Hatunca.NET Psikoloji ve Kadin Sitesi
 
 
 

Ana Menu

Anasayfa
Bize ulaşın
Forum
Yardım

Psikoloji

Kişilik Bozuklukları
Genel Psikoloji
Yeme Bozuklukları
Tüm Psikoloji Yazıları

İçerikler

Çocuk ve Aile
Kişisel Gelişim
Tüm Yazılar
Arşiv

Psikoloji Testleri

Eğlence Testleri
Kişilik Testleri

Yazarlar

Perihan Yazıcı
Çiğdem Alper
Rüya Yüksel
İnci İlhan
Süreyya Türkoğlu
Dr. Meltem Kavcar Sırmalı
Erim Cebeci
Leyla Draman
Füsun Budak
Derya Akkaya
Şadan Hergüner
Ümran Akça
Özden Bayraktar
Tüm Yazarlar
 
Anasayfa arrow Tüm Yazarlar arrow Oya Attaroğlu arrow Yaşayarak Yaşamalı
 
 
Yaşayarak Yaşamalı Yazdır E-Posta
Kullanıcı Oylama: / 5
KötüÇok iyi 
Yazar Ayşin Oya Attaroglu   

Yaşam koşuyor ve biz de arkasında... Yaşayarak mı yaşıyoruz acaba?

Günlerden Çarşamba. Her zamanki gibi sabah kalktım ve beni işime ulaştıracak o tozlu yollara koyuldum. Diğer günlerden hiç bir farkı olmamasına rağmen bir kıpırtı vardı yüreğimde. Öyle güzel bir kıpırtı ki yüzümde gülücüklerle geçti sabah yolculuğum. Çok mutluydum ve bu mutlulukla kocaman bir

"Günaydın" la selamladım bina dışında duran güvenliği.
Adamcağız, şaşkın bir bakış ve “acaba cevap versem mi yoksa sadece gülümsesem mi” ifadesine bürünmüş bir vaziyette arkamdan

"Günaydınlar olsun efendim" diye seslendi.

Şaşırmıştım çünkü farkettim ki bunca senedir ofis binamızın dışında duran güvenlik görevlisinin sesini hiç duymamışım.

"Aaa yeni biri, bir hayırlı olsun dilemek gerek" diye düşündüm ve hemen geriye döndüm.

Adamcağızın yüzüne bakarak "hayırlı olsun yeni başladınız değil mi burada çalışmaya" dedim.

Önce şaşkın bir bakış sonra da hafif alaycı ve üzgün bir gülümsemeyle

"Hayır efendim, ben yaklaşık 1 senedir burada çalışıyorum" diye cevap verdi.

Bu kez adamcağızdaki şaşkınlık ve üzüntü bana geçmişti,

"Nasıl olur?" diye düşünerek "Kusura bakmayın, tabii ya, dalgınlık işte " diye mırıldandım ve tekrardan binanın girişine doğru yürümeye başladım. Bir yandan yürüyor ve bir yandan da yaşadıklarım aklımda şekilden şekile giriyordu. Sürekli keşke şöyle, keşke böyle, nasıl olur, hay allah diye diye ofisimden içeriye girdim. Hala mutluydum ama içimde bir burukluk da vardı. Çok ayıp olmuştu ve eminim adamcağız da kendini tuaf hissetmişti. İşin kötüsü güvenlik görevlisinin adını bile bilmiyor olmamdı. Evet, ben onun adını dahi bilmiyordum. "Nasıl olur, gerçekten bu nasıl olur" diye derin derin düşünmeye başladım. O andan itibaren aklıma her yeni güne nasıl başladığım, günümü nasıl geçirdiğim, iletişimimi nasıl kurduğum, gün içindeki tüm yaşadıklarım geldi. Odamı incelemeye başladım. Masamda çiçekler vardı, "hayret" diye düşündüm, çünkü ben çiçek almamıştım. Peki bu çiçekler nereden gelmişti? Kim getirmişti, acaba kim almıştı? Sonra farkettim ki etrafımdaki hiç birşey zihnimdeki fotoğrafa benzemiyordu. Ben bunca senedir aynı mekana aynı şekilde gidip geliyordum fakat farkında bile değildim; ne gidip geldiğimin ne de yaşadığımın. Farkında değildim çünkü zihnime yarattığım fotoğrafa bakıyordum her gün. Oysa o fotoğrafta her geçen saniye bir değişiklik olmuştu ama ben bunların hiçbirini yaşamamıştım. Peki ben yaşamış mıydım o zaman? Bu muydu yaşamak?

Hem evet hem de hayır çünkü kendi fotoğrafımı yaşamak, hayatı yaşamaktan farklıydı. "Peki yeni bir başlangıca ne dersin?" diye sordum yüreğime. Aldığım cevap muhteşemdi çünkü yüreğim hala kıpır kıpırdı. Mutluydum hem de çok.

O Çarşamba sabahı yaşama merhaba dedim ve artık yaşıyordum. Farkettim ki yaşıyorum ve bundan sonra da yaşarak yaşayacağım...

Oya Attaroğlu

(0 Yorum)
 
   

Login Form

Merhaba, Ziyaretçi. Lütfen giriş yapın veya üye olun.
Ekim 11, 2008, 06:17:49 am
Kullanıcı Adı: Şifre:
Kullanıcı adınızı, parolanızı ve aktif kalma süresini giriniz

Şifremi Unuttum

Linkler

Psikoloji
Kadın-Aile-Çocuk
Rehberlik-Danışmanlık
Diğer

Çiğdem Alper'in Psikoterapi Ofisi

Cigdem Alper's Psychotherapy Office