 | |  | | Her birey veya toplum, kendi fikir ve düşüncelerini özgürce ifade edebilmeli | |
 | “Kültürel Farklılıklar” Globalleşmiş Yeni Dünyamızın “Renkli” bir mozaiği olarak en hoşgörüye muhtaç olan “Kavramı” bence.
Ahenkli bir toplum hayatının vazgeçilmez unsuru. Mademki bu gün için gidebileceğimiz bir başka “Gezegen” yok, o halde bu mozaiğin fertleri “Sevgi, Saygı,Anlayış” üçgeni içinde birbirlerini oldukları gibi kabul etmek durumundadırlar.
Din, dil, ırk, mezhep, millet farklılıkları; hepimizin “İNSAN” olduğumuz bilinci içinde irdelenmeli, her biri aynı “YARATICI” nın harikulade eseri olarak değerlendirilmeli, şayet bir ayrım yapılacaksa bu sadece “Ahlâki” ölçüler bazında olmalıdır.
İnsanların, mensup oldukları toplumlara paralel “Dinî ve Millî,” hatta örf, adet, gelenekler açısından doğal olarak kazandıkları “Bakış açıları”na, bir de şahsî görüşleri eklenince, tabiidir ki yaşayış biçimleri, güncel olaylara bakış açıları farklı olacaktır. Bu konudaki ahengi temin edecek yegâne “Gerek ve Yeter Şart”, farklılıklara “EMPATİ” ile yaklaşabilmektir.
Her birey veya toplum, kendi fikir ve düşüncelerini özgürce ifade edebilmeli fakat bu düşüncelerini muhataplarına “Empoze” etmeye çalışmamalıdır. Hiçbir şahıs veya toplum, mensubu olduğu topluma has “Giyim- kuşam, İnanç” v.b önceliklerinden taviz vermeye zorlanmamalı fakat yaşadığı ortamın değer yargılarını da “Yok Sayacak” pervasızlıklara hakkı olmadığının bilincini kaybetmemelidir.
Çok iyi bilinmelidir ki “Her bireyin Hürriyeti, diğer bireylerin Hürriyeti ile sınırlıdır.”
İfade etmek istediğim konu ile ilgili düşüncelerimi çok hoşuma giden ve beni oldukça etkileyen güzel bir örnekle noktalamak istiyorum.
Arap yarımadasında “İslâm” dininin doğduğu ve hızla ilerlediği VII. Yüzyıllarda yaşayan ve “Musevi” dinine mensup bir şahsın örnek davranışı……
Ramazan ayıdır. Tüm Müslümanların “Oruç” tuttuğu saatlerde elinde bir dilim ekmek olduğu halde sokakta oyun oynayan çocuğunun yanına telaşla yaklaşan bu şahsın işte “Örnek sözleri”…
- Oğlum.! Bu gün Müslüman kardeşlerimizin Oruç ibadetlerini yaptıkları bir gündür. Onlar şu saatlerde inançları gereği “Aç ve Susuz” akşam azanının okunmasını beklemektedirler. Onların karınlarının aç olduğu şu saatlerde, senin onlara göstererek bir şeyler yemen hiç doğru olmaz. Gir yiyeceğini evinde ye…….
Kalın sağlıcakla. | | (0 Yorum) |