| Yaşamdan İnsanlar 1 |
|
Ev ler vardı darmadağın , içinde mutsuz insanlar , yaşadıklarından pişman , Evler vardı, kahır yüklü, yaşamdan kopan, Evler vardı içinde tembel insanlar , yaşamaya üşenen..üretmeyen sadece tüketen , yaşamı , hayatları , günü yılları.
Birde evler vardı , penceresinde menekşeler, kapıdan girdiğinde tertemiz, tertipli, hani ev dekarasyon dergilerindeki gibi.. Evler vardı mutfağı reçel vanilya kokan, mutlu huzurlu, yaşanılası, günlerce evden çıkmasanda bunalmayacağın. Yaşamak emektir .. Ev emektir . Kadın Yaş 48 Kolej mezunu Ev hanımı çalışmıyor İki evlilik yapmış . İki oğlu var .Birisi ilk eşinden ikincisi ikinci eşinden. Eşinin önceki evliliğinden bir oğlu var. Kapıdan girince , tüm eşyaların üstüme geldiğini sandım. Evin içinde herşey , darmadağın.Koltuklara oturmak imkansız ..Çamaşırlar , dergiler , çantalar , ayrımına varamadığım bir sürü şey..Ortadaki küçük masada bir sürü bardak , içki şişesi , kola tenekeleri ve hazır yemek paketleri..İğne atsan düşecek yer yok. Kapıdan girince kocaman bir tümsek ne diye baktığımda fark ettim ki bir sürü ayakkabı. Ev sahibi kusura bakma henüz toparlayamdım dedi. Önemli değil ev hali dedim. Mutfağa gelsene yıkanacak bulaşıklarım var ben yıkarken bir yandanda konuşuruz dedi..Mutfağa yöneldik. Mutfak kapısına geldiğimde , içerdeki dağınıklığın kaç zamanda meydana geldiğini düşünmeden edemedim..Dolaplarda ki tüm eşyaların dışarı çıktığını anlamak için alim olmaya gerek yoktu..yerlerde bile kirli tabaklar tencereler vardı. Mutfakta masasında kurumuş , küflenmiş yiyecekler , karıncalar , sinekler görülmeye değerdi. Sandalyeye oturmak istedim ama oturacak yer bulmak imkansızdı. Bir süre ayakta bekledim ,ev sahibi bir sandalyeyi oturmam için boşaltınca oturdum. Ben karşılaştığım manzara karşısında şoktaydım... Bari pencereleri aç dedim , biraz zorlanarak ,içerisi havasız kokuyor. Gülerek pencereleri , balkon kapısını açtı , bilirsin çocuklar tertipli bırakmıyor dedi. Oysaki dağınıklık , kirli tabaklar , tencerelerdi ,çocukların bir katkısı pek yoktu. O bulaşıkları yıkamaya niyet etmişti etmesinede kaç saatte yıkayabileceğini düşünmeden edemedim..Etrafta göz gezdirmeye devam ettim. İnsan rüyasında bunları görse kabus gördüğünü düşünür..Köşede boyum yüksekliğinde iki adet gazete yığını duruyordu. Gazeteler , gazeteciden alındığı gibi , hiç okunmamış bir şekilde duruyorlardı merağıma dokunmuştu..İlginç bir durumdu. İnsan gazete alırda okumazmıydı?. Hem okumaz hemde neden böyle üst üste kordu. Evin içinde düzenli bir şekilde duran sadece gazetelerdi. Sormadan edemedim. Bu kadar gazeteyi neden biriktirdiniz dedim. Ev sahibi ,eşim attırmıyor , lazım olur diye saklıyoruz dedi. Ben dayanamadım. Ama hiçbiri henüz okunmamış deyince , ben onları sıralı koyuyorum , eşim onları sırayla okuyacak deyince gülmemek için kendimi zor tuttum.. Sen bir kaç yardımcı tutsan iyi olacak , bu bulaşıkları zor yıkarsın dedim.. Mutfağın karşında açık olan kapının çamaşırlık olduğu çamarşır makinesinden ve kapıdan yerlere saçılmış kirli çamaşırlardan belli oluyordu.. Ev sahibi anlatmaya başladı , Ben yaparım , yardımcıya gerek yok , yavaş yavaş yıkarım dedi. Niye biriktiyorsun dedim ,yemek yendikten hemen sonra onları hemen yıkasan kaldırsan, baksana makinende var dedim.. Yemekten kalkınca hiçbirşeye dokunmyorum , bir kaç saat uyuyorum. Daha sonra yıkıyorum deyince , bu bulaşıkların nerdeyse bir aylık bulaşık olduğunu kestirmek hiçde zor değildi...Ne kadarda uzun uyumuş diye düşündüm.. Eşim hiç bir şeyi attırmıyor. Ne eski ayakkabılar ne eski gömlekler , ceketler. O biliyorsun eskiden zayıftı , şimdi kilo aldı giyemiyor , zayıflayınca giyecek bir de çocuklar giyer diye saklıyoruz dedi..Gerçekten buda bana komik gelmişti , otuz , otuzbeş senelik kıyafetleri çocuklar giyer diye saklamak bana oldukça komik gelmişti..Bu kadar eşyayı nerde saklıyorsunz dedim.. Bahçedeki garajda saklıyoruz dedi.. Oysa benim bildiğim insanlar garaja arabalarını koyarladı, onlar eski kıyafetleri koyuyorlardı. Etraftaki dağınıklıktan ve pislikten adeta yorulmuştum...Kendimi dışarı atmak için içimde ani bir istek doğdu. Gitmeliydim , bir an önce burdan ayrılmalıydım..Kendimi çok kötü hissetmeye başladım.Bir insanın nasıl bu kadar vurdumduymaz ve sorumsuz olabileceğini anlamakta zorlandım. Bu kişinin kendisine yaptığı bir saygızlıktan başka bir şey olamazdı. İnsan kendine layık gördüğü yaşamı kendi yaratır inancındayım.İnsan düzenli bir hayatı yaşamı tercih ederse yaşamını düzenler.. Ne güzel oturacaktık niye kalkıyorsun dedi. Senin işin var ben gitsem iyi olacak zaten benimde işlerim var diyerek ordan ayrıldım Ev ler vardı darmadağın , içinde mutsuz insanlar , yaşadıklarından pişman , Evler vardı, kahır yüklü, yaşamdan kopan, Evler vardı içinde tembel insanlar , yaşamaya üşenen..üretmeyen sadece tüketen , yaşamı , hayatları , günü yılları. Birde evler vardı , penceresinde menekşeler, kapıdan girdiğinde tertemiz , tertipli , hani ev dekarasyon dergilerindeki gibi ..Evler vardı mutfağı reçel vanilya kokan, mutlu huzurlu , yaşanılası , günlerce evden çıkmasanda bunalmayacağın. Yaşamak emektir .. Ev emektir . |
