Koç Ailesine Dünür Olsam
Kullanıcı Değerlendirmesi: / 6
ZayıfEn iyi 
Vehbi Koç oğluna iki mektup bırakıyor; birini öldükten, diğerini gömüldükten sonra açması için.Koç vefat ettikten sonra ilk mektubu açınca ''Hiçbir şey istemem sizden.Sadece beni çoraplarımla gömün.'' son isteğiyle karşılaşıyorlar. Rica ediyorlar imamdan ama imam dinimizce böyle bir şeyin mümkün olamayacağını söyleyip reddedince Vehbi Koç'u çorapsız gömüyorlar.İkinci mektubu açtıklarında ise Koç'tan şu öğüdü alıyorlar:''Gördün mü oğul?Bir çift çorap bile götürmedim!'' diyen bir ailenin dünya en zenginler listesine girmiş evlatları ...

ve benim ailem

Parayla ölçülebilen pek bir zenginliği yok ailemin,hele en zenginler listesine girmek gibi bir dertleri hiç olmadı.Bankada milyar dolarları olmadı,belki de hiç dolar almadılar.Fakat zengindiler,gökyüzündeki bütün yıldızlar onlarındı,sevdikleri ve sevildikleri bir hayatları vardı.İlk gençlik yıllarında çok küçümsediğimiz sıradan hayatlar yaşadılar.Severek çalıştıkları işleri ,arkadaşları vardı.Bir de biz vardık tabi.Her şey onlar için derlerdi ikide bir.Çocuklar onların mutluluk kaynağıydı ve bunu her fırsatta söylemekten gurur duyarlardı.Evlatlarına tek vasiyetleri ;biz bir çorabımızı bile götüremiyoruz,sakın ha dünya nimetlerine aldanıp,eziyet edenlerden,hak yiyenlerden olma ,insanlarla aranda büyük mesafeler açma idi.

İki ayrı kesimden bahsediyorum.Çocuklarına ,bir çorap bile götüremiyorum,fazla hırs yapmayın diyen, bütün ömrü iş,para ,v.b. ekseninde gezinmiş bir kesim ve bütün varı yoğu çocukları olmuş,bir ekmeğini bile komşusu veya arkadaşıyla paylaşmış diğer kesim.İşte, canım memleketimde yaşayan iki aile.
...
Varsayalım ki benim oğlum büyüyünce ,Ali Koç'un kızıyla evlenmek istiyor.Karşılaşmazlar ya,bir köşe başında karşılaştılar ve hatta çarpıştılar.Meşhur Eros'ta onları yakalayıp ,birbirlerine aşık olmalarını sağlayan oklardan fırlattı ve nı nı nınımmm Koç'larla dünür olma ihtimalim ortaya çıktı.Ali Koç Fenerbahçe'nin başkanı olmuş,dünyadaki en zenginler listesinin en üstlerinde ,sosyetenin gözdesi bir anne ve geniş ve zengin bir aileye kız istemeye giden bir memur aile.Efendim ,bendeniz kutsal bir mesleği icra etmekteyim,oğlum iki üniversite bitirmiş ,çalışkan bir genç.Kızınızla birbirlerini sevmişler.Allah'ın emri,peygamberin kavliyle ,kızınızı oğlumuza istiyoruz .da da da daaaaaam odada buz gibi bir hava esivermez mi dersiniz?

Ben buz gibi havayı dağıtmak için efenim,sizin dedeniz de,benim dedem de aynı vasiyeti bıraktılar,eşitiz,insanız,bir çorap bile alıp gidemeyeceğiz ,hem ben onpuntoda yazı yazarım,bir buçuk -iki ayda 6000 tıklamaya ulaşmışlığım ,100 civarında yazım vardı desem ,gençler birbirlerini sevmiş,sevenleri ayırmayalım desem verirler miydi acaba benim canım oğluma kızlarını?Biz onların bize benzemeyen hayatlarıyla karşılaştığımız ilk kapıda bırakıp aşkı ,koşar adım ,elimizde çiçeklerle ,geldiğimiz yere döner miydik acaba?Siz ayrı dünyaların insanlarısınız oğlum desek,anlar mıydı acaba biricik paşamın sevdalı kalbi ?Düşman mı olurdu acaba,kutsal,onurlu alın teri bilip çalıştığımız ama mortgage kredisiyle bile bir ev satın almamıza yetmeyen fakirliğimize lanet mi ederdi o an kimbilir.Bizim zenginliğimiz sensin,bizim hayatımız sana feda desek,aşkını kaybetmesine sebep olan ,bizleri affeder miydi*Affetmesini gerektirecek bir suç işlemiş olur muyduk biz?

Peki Ali Koç ve kızı neler yaşardı?Aynı dünyanın insanıyken,ayrı dünyaların insanı olmayı anlayabilirler,sorgulayabilirler miydi?İnsanlar hep birbirine benzerken,bu kadar büyük uçurumların hangi depremler sonunda oluştuğunu farkederler miydi acaba?Benzer zeka alt yapısına sahip,benzer çalışma potansiyeline sahip olup ta bu kadar farklı kazançlara sahip olmanın çocuklarımızın evliliğine ,bir ömür sürecek mutluluklarına zarar verdiğini farkedebilirler miydi acaba?