| Korkun Kadınlardan |
|
Dünya var olduğundan beri kadınlar erkekler tarafından hep suçlanmıştır herhalde.Erkekler ne zaman sıkıntı yaşasa suçu kadının üstüne atıp rahatlamışlar,kendileri orada burada gezerken yaşamın devamını sağlayan kadın,kendine bile zaman ayıramadan ....
Dünya var olduğundan beri kadınlar erkekler tarafından hep suçlanmıştır herhalde.Erkekler ne zaman sıkıntı yaşasa suçu kadının üstüne atıp rahatlamışlar,kendileri orada burada gezerken yaşamın devamını sağlayan kadın,kendine bile zaman ayıramadan ....
Düşünün bir kadın ev hanımı olsun, bütün gün yemek yapan,çocuk büyüten,akrabaların ve eşinin kaprislerini çeken bir ev hanımı.Bu ev hanımlarından kaç ta kaçı sevdiği,seçtiği biriyle evlenmiştir?Evliliğinde eşinin aşağılamasına maruz kalmamıştır?Kendi istediği gibi bir hayatı sürmektedir?Emeklerinin karşılığını maddi manevi almaktadır? Evlenince böyle de evlenmeden önce farklı mı sanki ?Başta annesi olmak üzere erkek kardeşinden daha az sevildiğini bilerek büyür genelde kadınlar.Nedense hep erkek çocuklar sevilir,abartılı oyuncaklar,övgü dolu sözler hep erkekler içindir.Günümüzde öyle değil demeyin bana ,şimdi de görüyorum,tamam kız çocukları eskisinden daha çok seviliyor ama yine de yeri erkeğin arkasında bir yerlerde.En demokrasi aşığı sendika veya partide bile kadına dair söylemler olsa bile,uygulamada kadını kabullenen,benimseyen veya önemseyen bir uygulamayı görmek çok zordur.Kadınlar bir şekilde ön plana alınsalar bile vitrin görevi görmekten daha öteye gidememiştir.Burada sadece erkekleri suçlamak ta acımasız bir önyargı olur tabii ki.Kendini geliştirmeyen,kadın haklarını önemsemeyen ve hep bir adım geride durmayı seçen bizzat kadındır çoğu zaman.Şimdi bakıyorsunuz önemli bir kademede görev alıyor ama konuşmaları o yeri hak etmediğini gösteren cümlelerle dolu.Elbette kendini yetiştirerek gelen,bulunduğu konumu hakeden,görüntüsüyle örtüşen kadınlar da var.Örnek:Güler Sabancı,Arzuhan Doğan Yalçındağ,Türkan Saylan,Engin Arık,Gülse Birsel ... Çok başarılı kadınlar var,kadın gibi,insan gibi ,ana gibi...mesele kendini tanımak,olduğun gibi var olmak ve sadece başkası için yaşamamakla ilgili biraz.Kadınlar bunu başarabilse,kendileri ile barışabilseler,kendilerine güvenebilseler ve kendilerini saç tokasıyla,elbise ile güzelleştirmek yerine okuyarak,öğrenerek ve isteyerek güzelleştirebilseler dünya yüzeyindeki çirkinlikler de azalacak gibi geliyor bana.Kadınlar kendilerini sevmeyi başarabilseler,başkalarından sevgi ve ilgi beklemeyi bırakabilseler çok şey değişecek.Ama zor tabi yüzyıllar boyunca kadın hep aşağılanmış,hep her suçun sebebi görülmüş,gülmesi, ağlaması,yürümesi,saçı, her şeyi suç olmuş.Alınmış,satılmış,savaş ganimeti sayılmış,dövülmüş en sevdikleri tarafından,hırpalanmış,aşağılanmış,yok sayılmış,ama kadın yine de hiç durmadan sevgi dağıtmış,umut olmuş,çare olmuş.Diri diri toprağa gömenler,kalın çarşaflara,parmaklıklar arkasındaki evlere saklasa da bülbül olmuş şakımış,çiçek olmuş,balkonları şenlendirmiş, çocuklarının yaşam öğretmeni olmuş... Kadınlar artık kendilerinin farkına varmaya başladılar.Kendine güvenen ne istediğini bilen,çalışan,düşünen ve düşünceleri ile de var olan kadınların sayısı giderek artıyor.Korkun kadınlardan :) |
