Hatunca.NET Psikoloji ve Kadin Sitesi
 
 
 

Ana Menu

Anasayfa
Bize ulaşın
Forum
Yardım

Psikoloji

Kişilik Bozuklukları
Genel Psikoloji
Yeme Bozuklukları
Tüm Psikoloji Yazıları

İçerikler

Çocuk ve Aile
Kişisel Gelişim
Tüm Yazılar
Arşiv

Psikoloji Testleri

Eğlence Testleri
Kişilik Testleri

Yazarlar

Perihan Yazıcı
Çiğdem Alper
Rüya Yüksel
İnci İlhan
Süreyya Türkoğlu
Dr. Meltem Kavcar Sırmalı
Erim Cebeci
Leyla Draman
Füsun Budak
Derya Akkaya
Şadan Hergüner
Ümran Akça
Özden Bayraktar
Tüm Yazarlar
 
Anasayfa arrow Tüm Yazarlar arrow Leyla Draman arrow Kabullenmek
 
 
Kabullenmek Yazdır E-Posta
Kullanıcı Oylama: / 7
KötüÇok iyi 
Yazar Leyla   

Yaşantımız içinde hepimizin çeşitli endişeleri oluyor. Bu endişeler yaşadığımız tecrübelerle değişebileceği gibi, bazı kişiler için de sanırım sabit kalan endişeler var.

Bir arkadaşım en büyük endişesinin hapse girmek olduğunu söylemişti. Özgürlüğünün kısıtlanmasına dayanamayacağını düşünüyor.

Benim de endişem ailemi kaybetmektir. Hayatın onlar olmadan pek bir şey ifade etmeyeceğine, hayatın üstesinden onlarsız gelemeyeceğime dair bir endişe vardır içimde.

Bizler çeşitleri sınırsız endişelerimizle cebelleşip dururken, hayatta boş durmayıp zaman zaman onlarla yüzleşmemizi sağlıyor. İşin ilginci, bu kayıp başıma gelirse ne yaparım, nasıl dayanırım dememize rağmen, gerçekleştiğinde hiçte sandığımız kadar aciz olmadığımızı görüyoruz. Çok üzülüyoruz, yıpranıyoruz, bir biçimde eksiliyoruz ama yıkılmıyoruz. Hatta tam tersine çevrenin de yardımıyla bir ucundan hayata asılmaya çalışıyoruz. Bu da hayatın en olmazsa olmaz yanlarından biri.

İçimizdeki güç düşüncemizi bile aşan bir kuvvetle bizi tutup ayağa kaldırıyor.

Geçen hafta hem bir yakınım, hem de çocukluk arkadaşım olan birini kaybettik. Oğlu onlarla yazı geçirmek üzere o sabah Amerika’dan gelmişti. Sadece 3 saat birlikte olabilmişler. Bilgisayarının başındayken gelen ani bir kalp krizi ile yaşamı o anda bitivermiş bu yakınımızın. Olay hepimizi şaşkına çevirdi. Eşi ile birkaç gün konuşmam mümkün olmadı çünki telefonlara çıkamıyordu. Nihayet 5-6 gün sonra ona ulaştığımda biraz kendini toparlamıştı. “Böyle bir ihtimal karşısında ne yapacağımı hiç konuşmamıştık, öyle kaldım tek başıma” dedi. Acısı çoktu ama arkadaşlarının sınırsız desteği ile ve ısrarları ile 1-2 gün sonra işe başlamayı deneyeceğini söyledi. Çünki yapılacak hiçbir şey yoktu. Yaşamaya devam etmek gerekiyordu. Onu içtenlikle anladım ve takdir ettim.

Hayat olayları gereğinden fazla dramatize etmeye cevap vermiyor. Başımıza ne gelirse gelsin, bunu en kolay biçimde nasıl atlatabilirim diye düşünmemiz, gerçektende atlatabilmemizde bize en büyük destek.

Belki yaşam içinde gördüğümüz acıları ve onlardan bir şekilde sıyrıldığımızı daha sık hatırlamak, bir gün bir şeyler başıma gelirse ne yaparım diye endişelenmekten kurtarır bizleri. Bize muhteşem bir güç verilmiş, kabullenmeyi ve devam etmeyi biliyoruz.

Leyla Draman
(3 Yorum)
 
   

Login Form

Merhaba, Ziyaretçi. Lütfen giriş yapın veya üye olun.
Ekim 07, 2008, 03:12:58 pm
Kullanıcı Adı: Şifre:
Kullanıcı adınızı, parolanızı ve aktif kalma süresini giriniz

Şifremi Unuttum

Linkler

Psikoloji
Kadın-Aile-Çocuk
Rehberlik-Danışmanlık
Diğer

Çiğdem Alper'in Psikoterapi Ofisi

Cigdem Alper's Psychotherapy Office