| |
|
|
Anasayfa Tüm Yazarlar Ümran Akça Oynatmaya Az Kaldı
|
|
|
|
|
|
|
| |
|
|
Oynatmaya Az Kaldı |
|
|
|
Yazar ümran akça
|
 | |  | | Genel bir depresyon halinde olduğumuzu düşünüyorum ben.Aşırı kaygı,sıkıntı durumundan sulu kule havasını geçiverişlerimiz,haber izlemekten bile korkarken haber kahramanı olma sevdamız ,git gel ruh halimiz hiç te hayra alamet değil.Yoksa toplu bir delilik midir,nedir bu?
| |
 | Delirsek mi delirmesek mi ?
Yediğimiz meyvelerin,sebzelerin hormonlu mu zirai ilaç kalıntılı mı olduğunu düşünmekten bütün taze meyvelere ,sebzelere düşman gözüyle bakar olduk.Manav tezgahlarında birbirinden albenili yiyecekler rüyalarımıza girip seni zehirlyeceğim,hormonlarını bozacağım diye üstümüze üstümüze gelmeye başladılar.Bir taraftan da türlü parlatmalarla ,her yerde karşımıza çıkar oldular.Sinsi bir düşman gibi domatesin ,elmanın,biberin bünyemizi yoketmeye çalışan ajanlar olduğunu düşünmeye bile başlayanlarımız olmaya başladı...
Eskiden kırlara çıkardık,bahçeli evlerimiz vardı.Tozla toprakla oynardık.Şimdi zaten pek bir toz toprak kalmadı da,kalan topraklarda,parklarda,çayırlarda,ormanlık alanlarda kene korkusundan,börtü böcek korkusundan dostlarımızla ,eşimiz dostumuzla gezemez,pikniğe çıkamaz olduk.Kuş gribi korkusundan ağaç altından geçemez,martılara,güvercinlere bakamaz olduk.Köpekleri sevsek kuduz mu diye düşünüyoruz,zaten ki artık ortada ne köpek kaldı,ne ona gerçekten sahip çıkacak birileri.Et ürünleri yememiz,protein almamız önerilirken etlerde brusela,deli dana vb hastalıkların olabileceği de fısıltı gazetesinde sürekli manşetlerde dolaşıyor.Hayvanların yaydığı ve bulaştırdığı hastalıklar hergün biraz daha farklı cephelerden yaşamımızı sararken,onlarla birlikte yaşamayı,sevmeyi bilemeden birbirimizi yok etme noktasına götürüyor bizi.Zaten bu et fiyatları ile çoğu insan,etin yenebilen bir şey olduğunu unuttu,bir kısmı da minicik kuşların etlerine göz diker oldu...
Ev içinde kullandığımız,işyerinde vazgeçilmezimiz olan pek çok teknolojik alet bir şekilde hayatımızı zehirliyormuş bunu da duyuyoruz hergün.Sinirlerimizi bozuyor,radyasyon yayıyor,gelişimimizi olumsuz etkiliyormuş.Bilgisayar,televizyon,telefon gibi.Bunları kullan-mayan veya etkisine maruz kalmayan kaç sağlıklı insan sayabiliriz ki şunun şurasında.Ne kadar yapay,ne kadar sağlıksız bir yaşam sürmekteyiz görüyor musunuz?
Ondan sonra insanlar neden park sorunu yüzünden birbirini öldürüyor,selam verdi diye dayak yiyiyor,annesi kızını,kızı babasını parça parça ediyor,kimse kimseye güvenmiyor, insanlar futbol takımı tutar gibi yaşam felsefesini şekillendiriyor,düşünmüyor ama devamlı düşünmemekten yakınıyor,çalışmıyor ama devamlı çalışamamaktan yakınıyor,üretmiyor ama devamlı üretim istiyor,inanmıyor ama kendisine kayıtsız şartsız inanılmasını istiyor,kendisini dahi sevemiyorken herkesin kendisini bağımlılık derecesinde sevmesini bekliyor diye kara kara düşünüyoruz.Kendi toprak yapımız kendi ellerimizle bozduktan sonra organik tarım diye bağırmak gibi birşey yaptığımız.Birileri yap diyor,yapıyoruz.Birileri denetliyor gibi,birileri çalışıyor gibi,birileri düşünüyor gibi,birileri ağlıyor gibi,birileri seviyor gibi,paramız çoook var gibi ,birileri birileri gibi yaşıyor...
Genel bir depresyon halinde olduğumuzu düşünüyorum ben.Aşırı kaygı,sıkıntı durumundan sulu kule havasını geçiverişlerimiz,haber izlemekten bile korkarken haber kahramanı olma sevdamız ,git gel ruh halimiz hiç te hayra alamet değil.Yoksa toplu bir delilik midir,nedir bu?
Eğer böyle bir durum varsa,kim kiminle evlenecek,eşini televizyon kanalından seç,seçmece bunlar,kimin eli kimin cebinde modundan bir an önce terapi programlarına,toplu seanslara geçme vakti gelmiş demektir
| | (0 Yorum) |
|
|
|
|
|
|
|
|
|
|
|