| |
|
|
Anasayfa Tüm Yazarlar Sureyya Turkoglu Yasemin Kokulu Şehir
|
|
|
|
|
|
|
| |
|
|
Yasemin Kokulu Şehir |
|
|
|
Yazar Süreyya Türkoğlu
|
 | |  | | Orda bir şehir var, Akdenizin incisi bir adada. Portakal çiçeği kokan bahçeleri, yosun kokan sahilleri, saksılara festikan eken köylü güzelleri, yasemin kokan başkenti..
| |
 | Şehir sustu , sonbaharın gölgesi düştü üstüne
Ayrı düştü yaseminlerinden de anlatamadı derdini kimseciklere
Kaç şehir daha vardır yasemin kokan , yaseminle özdeşen..
Sokaklarda kurumuş yapraklar , sarı , kahverengi, mor ,kırmızı � nesli tükenmekte olan kurumuş yasemin çiçekleri , uçuşmakta , rüzgar önüne katmış savrulmakta.
Yasemin kime anlatsın derdini , kimi yargılasın , kimden sorsun yaseminleri
Eskiden yasemin kokan sokaklar yasemin kokusuna hasret kaldı da duyan yok çığlıkları
Çocukluğumun yaz akşam üstleri , mahaldedeki çocuklarla bahçedeki yasemin leri toplar akşam eve gelecek babamız için ipliklere dizerdik�Hergün yeniden yeniden..
Fakir mahallelerden gelen çocuklar harçlıklarını çıkarmak için yasemin toplar , dizer yaz akşamları yazlık sinemaların önünde meraklılarına satardı.. Sinema başlamadan önce , sinemalar önünde satıcılar toplanır , illede Orhan Gencebay şarkıları çalardı.
Şehrin yüzü değişti
Kokusu artık tanıdık değil , bir yabancılaşma var �Eski bildik simalar yok artık..
Ne mahallenin dondurmacısı , ne çavuş dedesi nede korkup kaçtığımız torbalı mahalledeki çinganeler ne kıvırcık teyze nede at arabalı Cin dede
Sokaklar bildik sokalarda değil artık
Kız lisesi vardı bir zamanlar �Bina var ama okul değişti .Hani bir şarkı var ya ..Bütün kızlar toplanmış ..toplanmış..
Öylesine bir okul.
Katı kuralları disiplinli bir okul, amaç sadece okumak ve üniversiteye gidebilmek�Yok öyle kaytarmak , okuldan kaçmak , Hiç kimsenin aklından geçmezdİ okulu ekmek , kaçmak �
Okulun giriş kapısında bir adam dergi mecmua cep fotoromanlar satardı..Harçlıklardan biriktirilen paralar cep fotoromanlarına yatırılırdı.. Cep fotoromanlarda bir adam vardı , öylesine yakışıklı öylesine yakışıklı bütün kızlar ona aşıktı.. Bu yakışıklı prensin adını herkes ezbere bilirdi..de tek kelime İtalyanca bilmezdi.. Bizim yaşlarda olanlar onu anımsayacaklar , Franco Gaspari canım bizim Franco..Bu şehre Franco gelmişmiydi ?
düşlerden hiç gitmemiştiki.
Meşhur kuğulu parkın , önce mudavimleri değişti sonra adı�Kuğularda yok artık .Bir zamanlar erkek öğrenciler öğle paydosunda orda toplanır , kız lisesinden çıkcak kızları görmek için yol boyunca dizilirler kızları süzerler sadece laf atarlardı�
Şehir yorgun düştü , kirlendi ,kalabalığa karıştı , kendi kendini unuttu.. Birileri onu talan etti
Şehir boyun eğdi değişimlere , dili olsaydı neler anlatırdı.. Ne badireler atlatı , düşman kurşunlarına, havanlarına bombalarına hedef oldu da teslim olmadı..
Bahçeli evleri yıkmışlar , bahçeler talan , toprak öksüz , yaseminler yetim yaseminler öksüz , yaseminler kurumuş.Yerlerine koca koca apartmanlar dikmişlerde , yaseminleri köklerinden ayırmışlar.
Şehrin kokusunu çekti içine , o eski kokuyu aradı , anımsamaya çalıştı. Hafif bir esinti belli belirsiz bir yasemin kokusunu ona getirdi.Belli ki uzaklarda bir yerlede bir yasemin ağacı vardı.. Daha derin bir nefes aldı, istedi ki ciğerleri o eski kokuyu alsın.Bildik , tanıdık ,bir şeyler aradı . Aldığı koku hiç tanıdık değildi..Çocukluğunu anımsamaktı gayesi , Sanki yasemin kokusunu hissedebilseydi , duyabilseydi çocukluğuna dönecekti�
| | (0 Yorum) |
|
|
|
|
|
|
|
|
|
|
|