Hatunca.NET Psikoloji ve Kadin Sitesi
 
 
 

Ana Menu

Anasayfa
Bize ulaşın
Forum
Yardım
Reklam Ver

Psikoloji

Kişilik Bozuklukları
Genel Psikoloji
Yeme Bozuklukları
Tüm Psikoloji Yazıları

İçerikler

Çocuk ve Aile
Kişisel Gelişim
Tüm Yazılar
Arşiv

Psikoloji Testleri

Eğlence Testleri
Kişilik Testleri

Yazarlar

Perihan Yazıcı
Çiğdem Alper
Rüya Yüksel
İnci İlhan
Süreyya Türkoğlu
Dr. Meltem Kavcar Sırmalı
Erim Cebeci
Leyla Draman
Füsun Budak
Derya Akkaya
Şadan Hergüner
Ümran Akça
Özden Bayraktar
Tüm Yazarlar
 
Anasayfa arrow Tüm Yazılar arrow Kişisel Gelişim arrow Öfke
 
 
Öfke Yazdır E-Posta
Kullanıcı Oylama: / 25
KötüÇok iyi 
Yazar Cigdem Alper   

Herkes zaman zaman öfke hisseder. Fakat ilişkilere zarar veren öfkelenmek değil, öfke ile yapılan hareketlerdir.

Herkes öfkelenir

Öfkelenmek doğal bir durumdur ve kötü olarak nitelemek yanlış olur. Doğru kullanıldığında, öfkeniz belli bir durum hakkında size bilgi verebilir ve daha güçlü olmanıza yardım edebilir. Çoğunlukla öfkeyi takip eden davranışlar insanların başını derde sokar: Trafikte yolunuzu kesen sürücü ile aranızda çıkacak kavga, karşınızdaki kişiye ciğerlerinizin tüm gücü ile bağırmanız, insanlara hakaret etmeniz gibi. Esas sorun öfkelenmeniz değil, öfkenizi nasıl davranışlarınıza yansıttığınızdır. Öfkeniz sonucu ortaya çıkan tüm bu tepkiler aynı şekilde negatif sonuçlar doğurur. Duygularınızı kontrol etmeniz her zaman mümkün olmasa bile, davranışlarınız üzerinde kontrolünüz vardır. Ve öfkelendiğiniz zaman davranışlarınızı kontrol edebilmek başarabileceğiniz bir hedeftir.

Öfkenizi farkedebilmek

Öfkenizi kontrol etmenizde ilk adım ne zaman öfkelendiğinizi bilmektir. Fakat bu söylendiği kadar kolay değildir. Belli duyguları yaşarken insanın ne hissettiğini farkedememesi normal bir durumdur. Farkında olmadan öfkenizi taşıyor olabilirsiniz. Bunu anlamanın en kolay yolu vücudunuzu gözlemenizdir. Elleriniz yumruk halinde sıkılı mı? Kaşlarınız çatık halde mi? Genel olarak vücudunuz gergin mi? Bunlar genelde öfkenin işaretleridir.

Ek olarak düşünce yapınızı gözleyin. Eğer “Ondan nefret ediyorum!” yada “Bu haksızlık!” yada “Ben ona gününü gösteririm!” gibi düşünceler zihninizi meşgul ediyorsa, öfkeli olduğunuzu söyleyebilirsiniz. Bu durumda düşüncelerinizi ve duygularınızı yazmak oldukça faydalı olabilir. Ayrıca içinizi bu şekilde boşaltmak ne hissettiğinizi, üzgün mü yoksa kızgın mı olduğunuzu anlamanıza yardımcı olabilir.

Tetikleyen Düşünceler

Tetikleyen düşünceler otomatik olarak aklınıza gelen ve belli duyguları canlandıran düşüncelerdir. Tetikleyen düşünceler her hangi bir duyguyu canlandırabilir fakat öfke özellikle tetiklemelerden en çok etkilenen duygudur. Örneğin, odanın karşısında oturan insanların sizin tarafınıza baktıklarını ve sonra güldüklerini görünce şöyle düşünebilirsiniz, “Bu insanlar benimle alay ediyor!”. Bu düşünce tetikleyicidir ve öfkelenmenize yol açabilir. Bir sonraki adım duygularınızı davranışlarınıza yansıtmak ve kavga etmek olarak ortaya çıkabilir. Tetikleyen düşüncelerin gerçek olmayabileceğini hatırlamak oldukça önemlidir. Yukarda verdiğim örnekte olduğu gibi odanın karşısında oturan insanlar sizinle alay ediyor olabilirler yada olmayabilirler. Yada sizinle hiç ilgisi olmayan bir konuya gülüyor olabilirler.

Tetikleyen düşünceler ikiye ayrılır:
  1. Sizinle alay edildiğine yada küçük düşürüldüğünüze inanmak.

  2. Karşınızdaki kişinin size zarar vereceğine inanmak.

Tetikleyen düşüncelerin en önemli özelliği gerçek olmasa bile kişinin öfkelenmesine yol açabilecek olmasıdır. Dolayısıyla duygularınızı tetikleyen düşüncelerimizi farkedebilmemiz oldukça önemlidir, böylece geri adım atabilir ve ne kadar gerçeklere dayandığını sorgulayabiliriz. Bu şekilde kontrolünüzden çıkabilecek bir durumu daha işin başında engelleyebilirsiniz.

Alternatif Davranışlar

Öfkenizi farkettikten sonraki ikinci adım duygularınızı ifade etmenin başka yollarını bulmaktır. Bunun anlamı durumu daha kötüleştirebilecek davranışlar yerine durumu düzeltebilecek daha sağlıklı davranışlar geliştirmektir. Örneğin, önemli bir haber vermek için aradığınızda eşiniz telefonuna cevap vermediyse, durumu daha kötüleştirecek davranış eşinize bağırmak ve suçlamaktır. Bu davranışın sonucunda öfkeniz daha artacak, eşiniz savunmaya çekilecek ve size öfkelenecek, ve hatta geri alınmaz sözler sarfedilecektir. Oysa bağırmak yerine daha etkili bir davranış endişelendiğinizi ve bir sorun olduğunda kendisine ulaşabileceğiniz bir yol bulmak gerekiğini söylemenizdir. Elbetteki öfkeli olduğunuzda mantıklı olmak kolay değildir. Önemli nokta sürekli pratik yapmaktır. Kullanabileceğiniz alternatif davranış şekillerini pratik yapmanız öfkenizi kontrol etmek adına kendinize yapabileceğiniz en büyük yardımdır.

Hakkını Savunmak yada Agresif Olmak

Hakkınızı savunmak pozitif sonuçlar doğurur, buna karşılık agresif olmak negatif sonuçlar yaratır. Bu pek çok durum için geçerlidir ama özellikle öfke söz konusu olduğunda doğrudur. Hakkınızı savunmak ile agresif davranmak arasında fark olduğunu görmeniz çok önemlidir. Hakkınızı savunmak kişisel haklarınızın arkasında durmanız ve karşınızdaki kişinin haklarını çiğnemeden kendinizi direkt olarak ifade edebilmenizdir. Haklarınızı savunurken amaç karşılıklı olarak iletişim kurabilmektir. Agresif davranış ise direk olmayan bir yöntemle karşınızdakinin haklarını çiğneyerek haklarınızı savunmanızdır. Agresif davranışın amacı genelde hakimiyet kurmak ve “kazanmaktır.” Bu iki davranış şekli arasındaki farklar şöyle özetlenebilir:

Hakkını Savunmak
  1. “Ben” ile başlayan cümleler sarfedilir ve kişi kendi duygularının sorumluluğunu üstlenir. Ör: “Bu davranışın beni kızdırdı…”, “Bu yaklaşımın beni üzdü…” gibi

  2. Açık olarak ne istendiği söylenir. Ör: “Bana sesini yükseltmeni istemiyorum…” “Bana hakaret etmeni kabul etmiyorum…” gibi

  3. Spesifik problemi, davranışı ve neyin değişmesinin istendiği söylenir. Ör: “Kıyafetlerini yerde bıraktığında arkandan toplamak zorunda kalıyorum ve bu durumun artık değişmesi gerek, çünkü çok yoruluyorum ve sinirleniyorum…”

  4. Abartmaktan ve her zaman yada asla kelimeleri ile genelleştirmekten kaçınılır. Ör: “Kendinden başka hiç bir şey düşünmüyorsun…” demek yerine, “karnın aç olduğunda gözün hiç bir şey görmüyor…”

  5. Doğru davranış sakin bir şekilde tekrarlanır. Ör: “Defalarca söyledim, çöpleri dışarı çıkar!” , “Lütfen çöpleri dışarı çıkar, daha önce konuştuğumuz gibi eğer burda bırakırsan kokmaya başlıyor…”

Agresif Davranış
  1. “Sen” ile başlayan cümleler kullanır, suçlayıcı ve sindirme amaçlıdır. Ör: “Hiç bir işe yaramazsın…”, “İnsanların önünde beni rezil ettin…”, “O kıyafeti giymesen iyi olur…”

  2. Tehdite eder, aşağılar ve hakaret eder. Ör: “Seni parçalarım…”, “Seni pişman ederim…”, “Aptal…”, “Salak…”, “Gerizekalı…”, “Sende hiç beyin yok…”

  3. Anlaşma ortamı yerine “Kazanan-Kaybeden” durumu oluşturur. Ör: “O öyle yapılmaz, böyle yapılır…”, “Haksız olduğunu ıspatlayacağım…”

  4. Karşı tarafın bakış açısını dinlemez. Ör: “Bütün gün ben çalışırken sen evde yatıyordun. İki bulaşık yıkayınca insan yorulmaz…”

  5. Güç kullanarak insanları manipüle etmeye çalışır. Ör: “Bu evin parasını ben kazanıyorum, bari sende bir iş yap benim gömleklerimi ütüle…”

Öfke nereden gelir?

Yazının başında belirttiğim gibi öfke doğal bir duygudur ve kötü olarak nitelemek yanlış olur. Genelde hayatınızda yanlış giden durumları haber verir. Herkes zaman zaman öfke hisseder. Bazı kişiler daha öfkeli midir? Belki… Herkes öfkesini farklı şekilde mi ifade eder? Kesinlikle… Bunun nedenleri üzerine pek çok farklı teori var fakat insanların duygularını nasıl ifade edeceklerini, büyürken ailelerinden öğrendikleri herkes tarafından kabul edilir. Kendi tarzınızın farkına varmanız öfkenizi (yada diğer duygularınızı) neden belli şekillerde ifade ettiğinizi anlamanız açısından önemlidir.

Kendinize şu soruları sorarak kendi tarzınızı gözlemleyebilirsiniz:
  • Ailemde insanlar öfkelerini nasıl ifade eder?

  • Çocukken öfkelendiğimde ailem nasıl tepki verirdi? Öfkelendiğimde tolerans mı gösterildi yoksa yasaklandı mı?

  • Öfkemi nasıl göstereceğimi kontrol eden gizli mesajlar var mıydı?

  • Aile içinde birisi öfkelendiğinde hemen yatıştırılıp bu duygular unutulur muydu? Yoksa uzun süre devam eder miydi?

Bu soruların cevaplarına bakarak kendi öfkenizi ve başkalarına öfkenizi nasıl ifade ettiğinizi anlamanız mümkün olacaktır.

Son olarak bazen aşırı asabiyet ve öfke depresyonun yada anksiyetenin belirtisidir. Eğer uykunuz, iştahınız, moraliniz yada duygusal konularda sorunlar yaşıyorsanız bir uzman ile görüşmeniz faydalı olabilir.
(0 Yorum)
 
   

Login Form

Merhaba, Ziyaretçi. Lütfen giriş yapın veya üye olun.
Temmuz 05, 2008, 02:50:36 pm
Kullanıcı Adı: Şifre:
Kullanıcı adınızı, parolanızı ve aktif kalma süresini giriniz

Şifremi Unuttum

Linkler

Psikoloji
Kadın-Aile-Çocuk
Rehberlik-Danışmanlık
Diğer

Çiğdem Alper'in Psikoterapi Ofisi

Cigdem Alper's Psychotherapy Office

(0 Yorum)