|
Yazar Süreyya Türkoğlu
|
 | |  | | Pencereden dışarı bakıyorum.Dışarısı soğuk mu , soğuk.Rüzgar adeta ıslık çalıyor.
| |
 | Pencerenin önünde otururken gözüm karşı binalardaki pencerelere takılıyor.Binlerce pencere , binlerce bina�.Koca şehir binalarla özdeşleşmiş�Binlerce bina , apartman ,ev, hotel ,iş merkezleri ,birbirne yoldaş , yılların yükünü , gizemini taşıyor.Yapılar birbilerine benzemesede , mutlaka pencereleri vardır.Binalardaki ,binlerce pencere dış dünyaya göz kırpmakta, perdeler arkasına saklanmış milyonlarca hayat , üstünü örtükleri yaşamlarını , gözlerden ırak yaşamaya çalışan milyonlarca insan.Pencereleri perdelerle süslerken , aslında hayatların özelliğini korumak , çıplak kalmamak için özen gösterilmiş.Penceresiz binalar olabilirmiydi , Gün ışığından yararlanamayan binalar düşünebilirmiydiniz?
Hava kararmaya başladığı andan itibaren , ışıklar tek tek yanmaya başlar. Işıklar karanlığı delerken , evlerde, binalarda birilerinin olduğunu bilirsiniz. Binaların pencerelerinden yansıyan ışıklar , geceye saçılmış yıldızlar gibidirler.Saatler ilerledikçe ,ışıklar geceye veda ederler ve tek tek sönmeye başlar.Gece uyukuya dalarken pencereler yine şahittir yaşamlara .Onlar hiç uykuya yatmazlar .Yirmi dört saat sizi gelebilecek tehlikelerden korurken tek şahidiniz ve sırdaşınızdırlar
| | (0 Yorum) |