| |
|
|
Anasayfa Tüm Yazarlar Sureyya Turkoglu Pişmanlık
|
|
|
|
|
|
|
| |
|
|
Pişmanlık |
|
|
|
Yazar Süreyya Türkoğlu
|
 | |  | | Kendiyle yüzleşmek yüreğini acıtte
| |
 | Gecenin karanlığı, çakan şimşeklerle bölündü.
Sağnaktan boşanırcasına yağan yağmur , korkunç gök gürültüsüyle karışıtı. .
.Gökyüzü isyanlardaydı.
Pancurların arasından sızan ışık odayı aydınlatıyordu�
Zaman durmuştu sanki �
Sokak yıkanmaktaydı , su birikintileri önüne kattığı çöpleri , süpürüyordu�.
Düşünceleri durmuştu kadının. Hiçbir şey düşünemiyor , her şimşeğin ardından başını yastığa gömüyor, korkuyla karışık beklemelerde kalıyordu. Beklediği duyacağı ikinci üçüncü beşinci şimşeklerdi.
Uykuları bölünmüş , düşünceleri durmuştu�
Ah bir sabah olsaydı�
Yalnızlık fena koymaya başlamıştı
Pişmandı ölesiye pişmandı. Pişmanlık yüreğini burkuyor , başı çatlayacak gibi ağrıyordu..
Ne yazık ki son pişmanlık fayda etmiyordu. Köprülerin altından çok sular akmıştı.Mevsimler gelip geçmiş ,yıllar birbirini kovalamıştı.
On yıl öncesine dönebilmek, yaptığı hataları silebilmek istedi.
Bugünleri hiç aklına getirmemişti. Hayalleri boş bir balon gibi savrulup gitmişti.
Halbuki on yıl önce özgür olmayı kafasına takmıştı. Sorumluluklardan usanmış özgür bir hayat istediği için kocasından boşanmış çocukları da yanına almamıştı.
Sudan sebebler çıkarmış , kavgalarla adamı canından bezdirmişti�Özgürlük istiyor başka başka hayatlar yaşamak istiyordu.Gezip tozmak , erkekler tarafından beğenilmek arzulanmak istiyordu. Narsist bir kişiliğe sahipti. Saatlerce ayna karşısında süslenir kendi kendini güzel bulur , çevresindeki kadın arkadaşlarınada güzelliğinden bahseder , erkeklerin onu nasıl beğendiğini falan anlatır dururdu. Anlattığı her öyküdeki erkek yakışıklı ve mevki sahibi olurdu. Onu inanılmaz çekici bulurlardı , bu adamlar. Hepside kültürlü ve soylu ailelerden gelirlerdi. İsimleri olmazdı �.Ama bazen kendini o kadar kaptırırdı ki, her anlattığında söylediği yalanları unuttuğu için öykü biraz değişirdi.
Arkadaşlarını telefonla arar anlatacak bir sürü şey bulurdu�Kocası ile ilgili olmadık şeyler anlatırdı.. Tıpkı bir senaryo makinesi gibi , akla hayale gelmeyecek şeyler anlatırdı. Bir seferinde , siyah takım elbiseli siyah gözlüklü adamlar kocasını kaçırıyordu , bir başka gün adam kumarhanenin fedaileri tarafından dövülüyordu, Hastaneye zor yetiştiriliyordu , oysaki kocası ne dövülmüştü nede hastaneye gitmişti�Çevresindeki insanlar yavaş yavaş ondan uzaklaşmaya başlamıştı..
Kendiyle baş başa kaldığı bu akşamda eşini özlediğini , onu sevdiğini hatırladı.Hemde çok sevmişti eşini ..Kaçarak evlenmişler tüm ailesini karşısına almıştı. Annesiyle babası oğlu dünyaya geldikten sonra onunla barışmışlardı�
Nasıl bu durumlara gelmişlerdi..Oysaki eşide onu seviyor , bir dediğini iki etmiyor onu şımartıyordu�
Kendiyle yüzleşmek yüreğini acıttı..Eşinin kıymetini bilememişti , ve şımarmıştı..
Başka bir sebebi olamazdı bunların.
Eşini arayıp özür dilemeliydi ve barışmalarını istemeliydi.
Ah bir sabah olsaydı�Pişmandı ölesiye pişmandı..
Yüreği sancıyordu , nasıl böyle bir şeye izin vermişti ..Hatalıydı , hatasını telafi etmeliydi..
Eşi onu seviyordu hala da sevdiğinede emindi.
Sabah olur olmaz armaya karar verdi , Telefon kapalıydı..Günlerce aradı ulaşamadı..Çocukları ilede arası açılmıştı. Onlarlada aylardır konuşmuyordu. Büyük oğlu evlenmiş küçük oğluda askere gitmişti�
Bütün cesaretini toplayıp oğlunu aradı. Oğlum babana ulaşamıyorum nerde .
Anne babam bir hafta önce evlendi tatile gittiler dedi ..
Telefon elinden düştü ve yere yığıldı.. Saatler sonra kendine geldiğinde yüreğindeki pişmanlık daha ağır gelmeye başlamıştı. Çok büyük bir hata işlemişti sonuçlarınada katlanmalıydı.. Yüreğine söz geçirebilseydi , tüm bunlar yaşanmayacaktı..
Ağlamaktan gözleri şişmişti , Şimdi ne yapacaktı�Geriye kalan ömrünü yapayalnız geçmişi düşünerek mi geçirecekti.?
| | (1 Yorum) |
|
|
|
|
|
|
|
|
|
|
|