Hatunca.NET Psikoloji ve Kadin Sitesi
 
 
 

Ana Menu

Anasayfa
Bize ulaşın
Forum
Yardım
Reklam Ver
HATUNCA BULUŞUYOR

Psikoloji

Kişilik Bozuklukları
Genel Psikoloji
Yeme Bozuklukları
Tüm Psikoloji Yazıları

İçerikler

Çocuk ve Aile
Kişisel Gelişim
Tüm Yazılar
Arşiv

Psikoloji Testleri

Eğlence Testleri
Kişilik Testleri

Yazarlar

Perihan Yazıcı
Çiğdem Alper
Rüya Yüksel
İnci İlhan
Süreyya Türkoğlu
Dr. Meltem Kavcar Sırmalı
Erim Cebeci
Leyla Draman
Füsun Budak
Derya Akkaya
Şadan Hergüner
Ümran Akça
Özden Bayraktar
Tüm Yazarlar
 
Anasayfa arrow Tüm Yazarlar arrow Özden Bayraktar arrow Eğitimde Yeni Bir Yaklaşım Reggio Emilia Yaklaşımı
 
 
Eğitimde Yeni Bir Yaklaşım Reggio Emilia Yaklaşımı Yazdır E-Posta
Kullanıcı Oylama: / 8
KötüÇok iyi 
Yazar butterflyozden   

“Reggio Emilia okullarında, çocukların bedensel, zihinsel ve ruhsal yönden büyük önem verilerek ve saygı ile yetısirilir. Aynı zamanda çocuklar, eğlence, keyif, güzellik ve yoğun öğrenme ortamı bulurlar.” Howard Gardner

“Niente senza gioia!”!”
Loris Malaguzzi

(“Nothing without Joy!” “Neşesiz hiçbirşey olmaz!”)
Loris Malaguzzi

“Reggio Emilia okullarında, çocukların bedensel, zihinsel ve ruhsal yönden büyük önem verilerek ve saygı ile yetısirilir. Aynı zamanda çocuklar, eğlence, keyif, güzellik ve yoğun öğrenme ortamı bulurlar.”
Howard Gardner

Kasım 2004 tarihinde Reggio Emilia’da katıldığım eğitim programı sayesinde, bu yaklaşımın çok yönlü kapsamı ve içinde barındırdığı etkili öğretim teknikleri ile oldukça farklı bir sistem olduğunu fark ettim. Bu sistem ile yetişen çocukların, özgüveni gelişmiş, yaratıcılık düzeyleri yüksek, dayanışma içinde hareket eden bireyler olduğunu bizzat izleme fırsatı buldum.

Reggio Emilia, İtalya’nın kuzeyinde, Emilia Romagna bölgesinde, nüfusu 139200 civarında bir yerleşim birimidir. Bu bölge, İtalya’da ve tüm dünyada eğitim dalında “Reggio Emilia Yaklaşımı” ile adını duyurmuştur. Reggio Emilia’nın bir başka özelliği ise, düşük işsizlik ve suç oranı, yüksek refah düzeyi ve etkin yerel yönetimlere sahip olmasıdır. (Bohlen,95) Yapılmış olan bir araştırmaya göre, (Putnam, 93) vatandaşlık bilinci ve yerel kurumlara güvenin en yüksek olduğu bölgedir. Belediye’nin gelirinin %10’u Reggio Emilia okullarına ayırmaktadır.

Reggio Okulları, II.Dünya Savaşı yıkıntılarında ailelerin kendi okullarını inşa etmeye başlaması ile oluşmuştur. Felsefenin kurucusu olan psikolog Loris Malaguzzi belediye ve ailelerin yaptığı okullarda, geleneksel yapıları yıkan bir sistem oluşturmaya başlamıştır. 1950’lerde doğum oranının yükselmesi ve güneyden gelen göçler sayesinde , küçük çocuklar için okul ihtiyacı artmıştır.

Bu sistem bir takım faktörlerin bir araya gelmesi ile zaman içinde oluşmuştur. Öncelikle aileler tarafından kurulmuş, sonra yerel yönetim vasıtasıyla kasabalar da işin içine girmiştir. Faşist yönetimin sona ermesiyle oluşan serbest düşünce ve araştırma ortamı, kadınların kazandıkları haklara ve yeni sistemlere yer açmış, böylelikle Reggio Emilia okulları hızla yayılmaya başlamıştır. Ailelerin işlettiği okullar 1967’de Reggio Emilia Belediyesince yönetilmeye başlanmış, 1996 yılında, Eğitim Bakanlığı Reggio Emilia Belediyesi ile, öğretmen eğitimi için anlaşma imzalamıştır.

Reggio Emilia yaklaşım sisteminin genel özellikleri olarak, en belirgin noktalar şunlardır: Çocuk merkezli olması, aile ve öğretmen katılımlı olması, 4 ay-3 yaş (infant toddler) ve 3-6 yaş okulları olarak iki farklı yaş gruplarına hitap eden okullar olmasıdır.

Bu yaklaşım ile sistemlerini oluşturan okullarda özellikle aile katılımının etkisi çok büyüktür. Bunun sebebi olarak, okullardaki deneyimlerin çok özel ve kaliteli olması ve bu tutumun ailelerin katılımını teşvik etmesi gösterilmektedir. Günümüzde okullarda aileler ile yapılan çalışmalarda, ebeveynin okul aktivitelerine olan katılımı, sadece kendi çocuğunun çerçevesi içinde kalır. Oysa ki Reggio Emilia okullarında yapılan aktiviteler ve proje çalışmalarında aileler müthiş bir heyecan ve istek içinde, sadece kendi çocuklarının gelişimi için değil, tüm okulun gelişimi için destekleyici ve sürekli bir katılım içinde olurlar. Ailelerin bu sadık ve yüksek katılımı, öğretmenlerin de kendilerini geliştirmesi ve öğrenme süreçlerini hızlandırması için etkileyici bir faktör oluşturur. Böylelikle Reggio Okullarında olumlu ve hızlı bir öğrenme döngüsü oluşur.

Reggio Emilia okullarında çalışan öğretmenlerin profiline bakıldığında ise, öncelikle öğretmenlerin Reggio Emilia felsefesi adı altında, ciddi bir eğitim gördükleri göze çarpmaktadır. Özellikle bu felsefeyi çok iyi benimsemiş ve içselleştirmiş kişiler olmaları beklenmektedir. Öğretmenler, sadece çocukları eğiten bireyler değil, çocuklarla karşılıklı öğrenme sürecini yaşayan, asla yargılamayan, sadece yansıtan bireyler olarak eğitim sürecine katkıda bulunmaktadırlar. Bu yaklaşımın en önemli noktası ise, eğitmenlerin çocukların öğrenme sürecini dökümantasyon yöntemi ile ortaya çıkaran bireyler olmalarıdır.

Sistemin temel özellikleri olarak ilk göze çarpan “işbirliğine” dayalı bir öğrenme sistemi olmasıdır. Özellikle işbirliği nosyonu vurgulanarak, sosyal bir yapı içinde, “diyalog ile öğrenme” kavramı vurgulanmaktadır. “İşbirliği” kavramı Reggio Emilia yaklaşımının önemli mihenk taşlarından biridir. Çocuklara ve ayrıca tüm büyüklere, çalışanlara verilmek istenen unsur, “birlikte hareket etmeyi öğrenebilme”dir. Böylelikle, çocuklar, katılımcılık ve demokrasi kavramları içinde eğitimlerini sürdürmüş olurlar.

Öğrenme, tek yönlü bilgi aktarımı şeklinde değil, çocukların kendiliklerinden oluşturdukları fikirlerin “proje” adı altında eğitmenler tarafından çerçevelendirilmiş zaman dilimlerinde ve karşılıklı etkileşimlerle gelişmesi şeklinde oluşur. Bu sürece, öğretmen, atölye sorumlusu, anne ve babalar dahil olurlar.

Çocuklara verilmek istenen bilgiyi didaktik bir şekilde kazandırmak yerine, o bilgiyi proje sürecinde, çocuğun bir araç olarak kullanması beklenir. Dolayısı ile de , çocuklar yaşarken öğrenme metodunu tecrübe edinirler. Örneğin, resim dersinde, konu odaklı resim yapmak yerine , bir proje dahilinde, fikrini arkadaşlarına anlatmak için, kendini ifade etmek için resim yapabilmek önemlidir. Bu noktada “resim yapmak” bir dil olarak kullanılmaktadır.

Reggio Emilia akımının en önemli özelliklerinden bir diğeri de, “dokumantasyon” kavramıdır. Dökümantasyon kavramı ile anlatılmak istenen, öğretmenlerin gözlem yapmak, not almak ve video kamera gibi yöntemlerle çocukların iç dünyasını yakından tanımaya çalışmasıdır. Buradaki amaç, tek tek çocukların gelişiminin kayıt edilmesi değil, çocukların düşüncelerini ve öğrenme süreçlerini anlamak ve sorgulamaktır. Bu kavram, Amerikan okullarında kullanılan portfolio sisteminden farklı bir kavram olarak karşımıza çıkmaktadır. Portfolio çalışmalarında, çocuğun yaptığı resim ve artistik yaratımlar, kronolojik bir şekilde muhafaza edilir ve her çocuğun gelişim çizgisi tespit edilmiş olur. Ancak, Reggio Emilia okullarında, dökümantasyon sistemi sayesinde, tek bir çocuğa değil, tüm çocuklara odaklanılır. Tek çocuk ile ilgili bir kayıt yapılması halinde bile, amaç, çocuğun etkileşim içindeki gelişimini kaydetmektir. Ayrıca, dokumantasyon okul ruhunu yansıtır.

Eğitimciler tarafından dikkat edilen başka bir önemli nokta ise, “dinlemek” kavramıdır. İngilizce “infant” kelimesi, “not-speaking” yani “konuşamayan” anlamına geldiği için yetişkinler de adeta dinlememe hakkını elde etmiş olmaktadır. Ancak, çocukların ima ettikleri anlamları anlayacak, duyacak şekilde dinleyebilmek çok önemlidir. Özellikle Reggio Emilia yaklaşımında “dinlemek” konusu, Reggio’lu ressam Bruno Minori’ye konu olmuştur. Kendisi, “ Okullara gitmeden önce, kulaklarınızı yıkayın.”demiştir.

Reggio Okullarında “atölye” kavramı ise, yapılan projelerin ve sürecin çok önemli bir parçasını oluşturmaktadır. Atölye öğretmenleri, grup çalışmalarının içinde yer almaktadır. Atölye çalışmaları, yüzyıl başında Amerika’da, pedagojik bir uygulama olarak ortaya çıkmıştır. Ancak Reggio Emilia yaklaşımında en üst düzeyde uygulanan bir kavram olarak ortaya çıkmaktadır.

Kasım 2004 tarihinde Reggio Emilia’da katıldığım eğitim programı sayesinde, bu yaklaşımın çok yönlü kapsamı ve içinde barındırdığı etkili öğretim teknikleri ile oldukça farklı bir sistem olduğunu fark ettim. Bu sistem ile yetişen çocukların, özgüveni gelişmiş, yaratıcılık düzeyleri yüksek, dayanışma içinde hareket eden bireyler olduğunu bizzat izleme fırsatı buldum.
(0 Yorum)
 
   

Login Form

Merhaba, Ziyaretçi. Lütfen giriş yapın veya üye olun.
Mayıs 16, 2008, 04:29:46 pm
Kullanıcı Adı: Şifre:
Kullanıcı adınızı, parolanızı ve aktif kalma süresini giriniz

Şifremi Unuttum

FA Coach Academy

Rumeli Cad. Suzi Bey Apt. No:14/8 Nişantaşı İSTANBUL

538 983 00 85

Ücretsiz ve Ücretli program için daha fazla bilgi

 

Linkler

Psikoloji
Kadın-Aile-Çocuk
Rehberlik-Danışmanlık
Diğer

Çiğdem Alper'in Psikoterapi Ofisi

Cigdem Alper's Psychotherapy Office

(0 Yorum)