| |
|
|
Anasayfa Tüm Yazarlar Şadan Hergüner Saklı Bahçe
|
|
|
|
|
|
|
| |
|
|
Saklı Bahçe |
|
|
|
Yazar Şadan Hergüner
|
 | |  | | Benim size önerim ilk önce, saklı bahçenizi oluşturup kendinizi negatif düşünce ve duygulardan arındırmak. Bu terapiyi her gün kendinize uygulamalısınız. Sadece bir bahçe hayal etmek zorunda değilsiniz. Sizi rahatlatacak başka bir hayal de olabilir.
| |
 | Bahçe deyince ilk aklıma gelen, iyi biçilmiş yemyeşil çimler ve kırmızı güller olur. Bir de hemen ıslak toprağın ve yeşil çimlerin kokusunu duyuveririm. Ne güzel kokudur o! Ardından çeşitli ağaçlar, doğanın tüm renklerini taşıyan harika çiçekler gözümün önünde beliriverir. Büyük bir huzur ve haz duyarım.
Düşünüyorum da kim sevmez ki bu güzelliği? Herkes için huzur vericidir doğa. Yeşilin ferahlatan, arındıran kokusunu içine çekmeyi, toprağın bolluk ve bereketini hissetmeyi kim sevmez ki?
Farkında olduğumdan beri doğa benim için ayrıcalıklı bir önem taşır. Yeşilin her tonuna, ağaçların kusursuz ihtişamına, eşsiz güzellikte yaratılmış çiçeklere, kuşlara, böceklere baktığımda, yaratıcı gücün muhteşemliğine bir kez daha hayran olurum. Nasıl olağanüstü bir uyum ve işlevlikle yaratmıştır her şeyi.
Doğayla iç içe olmak şifadır, huzurdur, siz hiç anlamadan temizler içinizi. Negatif enerjinizi alır, pozitif enerjiyle doldurur sizi. Doğadan uzaklaştıkça hastalanırız. Yalnız bedenimiz değil ruhumuz ve zihnimiz de hastalanır. Doğalı bırakıp yapayı tercih ettikçe özümüzden uzaklaşırız. Oysa önceki dönemlerde yaşayanlar gibi bizler de pek çok ihtiyacımızı doğanın bize sunduklarından karşılayabiliriz. Bu yüzden değil midir ki son yıllarda doğal ürünlere talep artı. Ekolojik tarım önem kazandı. Doğal çaylardan, doğal kozmetik ürünlere kadar çeşitli alanlarda doğal olana bir yönelme var. Tabi bu ürünler ne kadar doğaldır o da tartışılabilir.
Benim vurgulamak istediğimse tamamen doğaya ve doğala yönelmek. Biraz araştırmak, bilgi sahibi olmak ardından, bitki çaylarımızı bile aktardan aldığımız veya kendi topladığımız otlarla yapmak. Cildimize iyi gelecek, bakımını yapacak bitki yağlarını kendimiz hazırlamak. Ufak tefek hastalıklarımızı bitkilerle iyileştirmek. Üstelik bunlarla uğraşırken, zaman ayırırken alacağınız haz duygusu ruhunuza da iyi gelecektir. Fakat günümüz şartlarında doğa bu kadar kirletilirken, temiz bitkileri bulmanın, ne kadar zor olduğunu da gözardı edemeyiz.
Durum böyle olunca bence ilk yapılması gereken, kendimizi bilinçlendirip doğayı kirletmekten uzaklaşmaktır. Bunları çocuklarımıza da öğretmeliyiz. İnsanları uyarmalı, doğaya büyük zarar veren kuruluşları protesto etmeliyiz. Sonra, araştırıp en temiz olduğuna inandığımız bitkileri bulma yollarını öğrenmeliyiz.
İşte söz ettiğim bu zorluklardan dolayı hep büyük bir bahçesi olan evimin olmasını isterim. Bahçemde hem ruhumu arındıracak ağaçlar, çiçekler, yemyeşil çimler olmalı, hem de bedenimi şifalandıracak bitkiler, otlar, sebze ve meyveler olmalı. Hepsiyle ilgilenmeli, tabiyatın uyanışını sanki yoktan var oluyormuş gibi dirilişini gözlemlemeliyim. Ağaçlara sarılıp, çiçeklerle konuşup, onlara dokunup negatif enerjimi atmalıyım.
Bu dileyim gerçek olur mu bilemem ama onu istemeye, belki bir gün olur diye talep etmeye devam edeceğim. Şu anda böyle bir bahçeye sahip olamadığım için elimde olanla yetinmek durumundayım. Öncelikle mümkün olduğunda doğayla iç içe olabileceğim ortamlara gidiyorum. Ama bu çok sık olamıyor. Olamayınca da başka bir şey yapıyorum. Saklı Bahçe�ye gidiyorum. Orası nerde diye merak ettiyseniz hemen söyleyeyim.
Saklı Bahçe benim içimdeki, zihnimdeki bahçe. Onu çok seviyorum. Ne zaman yüreğim daralsa, içim sıkılsa hemen oraya koşuyorum. Tüm kasvetimi atmadan da çıkmıyorum. Öyle iyi geliyor ki, anlatamam.
Şimdi size başka bir örnek vereceğim. Çok sıkıntılı, hüzünlü ya da mutsuz olduğunuzda gözlerinizi birkaç dakikalığına kapatıp, kendinizi geçmişte yaşadığınız çok güzel bir anınıza odaklayıp, o zamanı tekrar yaşıyormuş gibi hayal ederseniz, hemen sıkıntınızdan kurtulursunuz. Çünkü o anda vücudunuzda salgılanan mutluluk hormonu sizin fiziksel ve ruhsal durumunuzu derhal değiştirir, kendinizi mutlu ve iyi hissetmenizi sağlar. Bu bilimsel bir gerçektir. Zihin ve inanç gücümüzle yapabileceğimiz pek çok şey vardır. Yeter ki zihnimizi kullanmayı bilelim ve bunu yapabileceğimize tüm hücrelerimizle inanalım. Tabi zihnimizi kullanma yollarını da öğrenelim.
İşte bu nedenle ben, sıkıntılı zamanlarımda içimdeki Saklı Bahçe�me gidiyorum. O bahçeyi daha önce gördüğüm, gezdiğim bahçelerden derleyerek yarattım zihnimde. Bu yüzden kusursuz bir güzelliğe sahip. Çimleri daha yeşil, toprağı çok bereketli, çiçekleri bir başka renkli ve canlı, kuşlarıysa daha bir güzel ötüyor. Ya ağaçları, irili ufaklı ağaçları? Onlar da daha heybetli ve ihtişamlı. Çünkü hepsi benim zihnimin ürünü. İnanıyorum ki, belli bir zaman sonra benim de gerçek yaşamda böyle güzel bir bahçem olacak. Çünkü zihnim o bahçeye sahip olmam için sürekli çalışıyor. Tıpkı daha önce hayalimde yaşattığım ve çok istediğim bazı şeylere sahip olmamı sağladığı gibi.
Sizler de bu gücünüzün farkına varmalısınız artık. Yaratıcımız bize muhteşem bir güç vermiş. Zihin gücü. Oysa biz onu ne kadar az kullanıyoruz. Bu gücünüzü geliştirmek için çaba sarf etmelisiniz, araştırmalısınız. Bu konularla ilgili birkaç kitap okumanız başlangıç için yeter. Biraz bilinçlendikten sonra zihniniz size yapmanız gerekeni söyleyecektir. O zaman göreceksiniz ki arzuladığınız olası şeylere kavuşuyorsunuz. Tabi, isteklerinizin çok uç noktalarda olmaması kaydıyla.
Benim size önerim ilk önce, saklı bahçenizi oluşturup kendinizi negatif düşünce ve duygulardan arındırmak. Bu terapiyi her gün kendinize uygulamalısınız. Sadece bir bahçe hayal etmek zorunda değilsiniz. Sizi rahatlatacak başka bir hayal de olabilir. Bu sizin seçiminize kalmış. Rahatlamış, dinginleşmiş bir zihin daha sonra size izlemeniz gereken yolu açacaktır.
Sağlıklı, huzurlu ve mutlu bir yaşam için zihninizi kullanın, doğayla bütünleşin. Çünkü başka bir şeye ihtiyacınız yok.
ŞADAN HERGÜNER 01.08.2004 Bursa
| | (1 Yorum) |
|
|
|
|
|
|
|
|
|
|
|