| Yarın yeni bir gün |
|
İşini kaybetmişti...Tüm yolların sonu karanlıktı ve çıkışı göremiyordu. Karanlık dipsiz bir kuyuya düşmüştü sanki. Umutsuzluk ve öfke dolu bir yüz ifadesiyle sandalyeye çöktüğünde fark edememişti güneşin denizle buluşmak üzere olduğunu. Oysa ne kadar çok severdi deniz kenarındaki bu kır kahvesini. Böylesi bir güzelliği kaçırmazdı başka zaman. Çay getirmesini söyledi yanında bekleyen garsona, selam vermeden. Garson elinde çay bardağı ile geri döndüğünde hala çözmeye çalışıyordu dost bildiği müşterisinin bu günkü yorgun yüz ifadesini. Çayından ilk yudumu aldığında gün içinde gelişen olayları irdelemeye başladı. Sabah işine gittiğinde hiçbir sorun yoktu. Her şey güzel başlamıştı. İşine son verildiğini öğrendiğinde inanamadı. Gerçekle yüzleştiğinde ise yıkıldı birden. Boğulur gibi olduğunu hissedince her zaman keyif aldığı bu kır kahvesinden medet umdu. Günü film şeridi gibi geçiverdi gözünün önünden. Nerelerde hata yapmıştı. Sanki yalnız günü değil tüm yaşamını irdeliyordu. Nedense hep aksilikler ve olumsuz anılar toplanmıştı çağrılmışcasına. Garsonun yenisini getirmesiyle fark etti çay bardağının boşalmış olduğunu. Düşünüyor fakat bir çıkış yolu bulamıyordu. Tüm yolların sonu karanlıktı ve çıkışı göremiyordu. Karanlık dipsiz bir kuyuya düşmüştü sanki. Sesin yükselmesiyle o ana kadar fark etmediği televizyona dikkat etti birden. Spiker üzgün bir ifadeyle bir kaza haberini veriyordu. Pikniğe gitmek üzere yolculuk eden bir ailenin dramını, kazadan sadece babanın kurtulmuş olduğunu bildirerek tamamlanmıştı haber. İçini derin bir hüzün kapladı. Çayından bir yudum aldı. Artık düşünceleri yalnız kalan o babanın çaresizliğine yoğunlaşmıştı. Birden az önce sonları karanlıkla kapanan çıkış yollarında aydınlık belirmeye başladı. Kötü geçen gününün getirdiği öfke ve kötümserlik ile sahip olduğu tüm değerleri unuttuğunu fark etti. Oysa ailesi, dostları, çevresinde saygın kişiliği ve geçerli mesleği herkesin sahip olmadığı değerlerdi. En önemlisi güneşin denizle buluşma anındaki renk cümbüşünü çayını yudumlayarak seyredebiliyordu. Karşıdan geçen kalabalığa baktı. Bir çoğunun kendisininkinden daha büyük sorunları olduğundan emindi. Öyle ise bu bıkkınlık niye diye geçirdi içinden. Mutlu olması için o kadar çok şeye sahipti ki. El işareti ile seslendiği garsona gülümseyerek, sevecen bir şekilde önceki çaylar için teşekkür ederken yenisini söyledi.ve ilave etti: "bu kır kahvesinde güneşin denizle buluşması ne güzel, ama eminim ki yarın sabah güneşin doğuşu çok daha güzel olacak" Yeni günleri heyecanla, umutla yaşamanız dileği ile.. Perihan Yazıcı |
