|
Gerçekten ne istiyorsunuz? |
|
|
|
Yazar Ayşin Oya Attaroglu
|
 | |  | | ...."Hayat benim ve bir sorudan bu kadar da korkulmaz ki"....
| |
 |
Bugün ve Gelecek
Bir deniz vardı tam karşımda. Kocaman dipsiz bucaksız sanki sonu yoktu. Kayboluverdim o derin mavinin turkuvaza bakan ufkunda. Ben hep kaybolurdum zaten o denli derinliklerde
Birden yıllardır kendimden sakladığım o soruyu sordum kendime "Ne istiyorum?, Ben gerçekten ne istiyorum". Tuhaftı, ama gerçekti, ben ne istediğimi bulamıyordum. Kaybolmuştum yılların akışında ve kendime bu soruyu sorma itirafında dahi bulunamamıştım bir türlü. Yaşamıştım bunca seneleri fakat hep başkaları için. Yaşamıştım yaşadığımı sanarak. Ama kendime hiçbir zaman gerçekten ne istediğimi soramamıştım. Bunu itiraf etmek dahi beni ürkütmüştü. "Ya ne garip" diye düşündüm. "Hayat benim ve bir sorudan bu kadar da korkulmaz ki". Evet korkmamalı. Öyleyse ben şimdi neden tir tir titriyordum. Aslında bu çok basit bir soruydu. "Ben gerçekten ne istiyorum?" Hayatım gözlerimin önünden saniyeler hızıyla geçiverdi. Çok acıydı fakat bu yaşıma kadar sormadığım bu soruyu o anda dahi kendime itiraf edemiyordum. Bu saatten sonra ne değişir diye düşündüm. Ertelemek yine ertelemek geldi içimden. Yaş 75 ne değişecek ki? Yaşanmışlıklar yaşanmış, kaçırılan hayat mısraları da geri gelmeyecekti. Evet önümdeki yaşamın uzunluğu yada kısalığı hakkında elbette bir bilgim yoktu. Ölümüm kapıda mıydı? Yoksa 100 yaşına kadar mı yaşayacaktım? Elbette bu bilinmez bir süreçti. Peki, ben ne yapmalıydım şimdi? Gerçekten ömrümün geri kalanından ne istiyordum? Yaşanmamış hayat dizelerini nasıl yapılandırmak isterdim?
Fark ettim ki bu konu hakkında dahi bir yorum yapamıyordum çünkü hiçbir fikrim yoktu. Sadece acı vardı o anda, tek hissettiğim derin bir acıydı. Göğsüme saplanan o bıçak delip geçti bir anda bedenimi.
"Ey deniz, sonu görünmeyen ufku açık deniz, söyle bana ben gerçekten ne istiyorum?" diye avazım çıktığı kadar haykırdım gözlerim yaşlı vücudum titrek ve dişlerim kenetlenmiş...
Bir düşünün:
Gerçekten ne istiyorsunuz?
SIZ ne istiyorsunuz çevreniz değil?
"Mutluluk" sizin için ne ifade ediyor?
Şuan neredesiniz? Hayatınızda gelmiş olduğunuz noktanın bir resmini çizseniz bu nasıl bir resim olurdu?
Peki olmak istediğiniz ve yaşamak istediğiniz hayatın resmi nasıl?
Gerçekten istemeyi hiç tattınız mı?
Gönülden istemek sizce ne demek?
Peki ya;
Kaç kez zamanı ertelediniz?
En son ne zaman kendinize bir hediye aldınız?
Denizin rengi ne? Size ne hissettiriyor? Aynı deniz bir başkası için acaba ne ifade taşır?
Sizin gerçeğiniz herkesin gerçeği mi?
Hedefiniz var mı?
Değerleriniz nelerdir?
Benim gerçeğim banadır. Ve benim gerçeğimde geçerli olanlar şunlardır:
Her bir soru çok değerlidir ve hayatımın yapı taşlarını oluşturur. Bu sorulara gönülden sahip çıkıyorum ve onları ihtiyaç duyduğumda korkmadan cevaplandırıyorum.
Ömrüm cevapsız sorularla akıp gitmeyecek. Ben şuan burada varım ve hep var olacağım. Ne istediğimi biliyorum. Hayallerim hayal olarak kalmayacak çünkü onlar benim hedeflerim.
Her yeni "SORU"nun ardındaki hedeflerin gerçekleşmesi ümidiyle
Sevgiyle kalın
Ayşin Oya Attaroğlu , Yaşam Koçu
| | (2 Yorum) |