| Hayat Pencerenin Dışında |
|
Annelerimiz bizi o kadar çok seviyorlardı ki ,yaşamın bütün dikenlerinden korumak için bizim yerimize çektiler tüm acıları.
Hayatta karşılaştıkları güçlükleri değil de ,masallar anlattılar bizlere.Prenses veya Prens olduk hep onların gözlerinde.Arkadaşlarımızla kavga ettiğimizde ,0 kötü çocuk deyivermesi o yüzdendi . Düşmeyelim diye minderlerle donattı her yanımızı,yemeğin tadına ilk o baktı,kafamızı vurduğumuzda masaya kızması bu yüzdendi.Çok sevdi annelerimiz bizi.Yaşam acımasızdı;şiddet,yalan,riya,geçim sıkıntısı... Kendi hayatın sıkıntısını yaşarken tek bir 'ah'ını duyurmadı bize.Evin içini bu kadar sevdirmesi de o yüzdendi.Dışarıda akıp giden hayata karışıp,kırılmayalım diye.Hep sevdiği ,güvendiği insanları tanıdık . Oysa hayat pencerenin dışında idi.Yaşam tüm cazibesiyle bizi çağırırken,masallardaki prensesler gibi karşılanmayı bekledik.İyi niyetimiz karşılığını bulur sandık.Kötüler ve iyiler bir bakışta belli olur sandık.Çalışan hep kazanır sandık.Her istediğimizi elde etmeye çalışmamız bundandı.Elde edemeyince şımarık bir çocuk gibi ağlamamız ya da dünyanın sonu gelmiş gibi felaket çığlıkları atmamız hep bundandı.Prensestik ya,hatasız kabul ettik kendimizi,ulaşılmaz sandık.Değiştirmeye uğraşmadık,kendimizi geliştirmeye çalışmadık.Hoyratça kırıldıkça hayallerimiz ,yeniden oluşmaz sandık. Sonra pencereler oluşturduk kendimize,güvenebileceğimiz limanlara sığınmak istedik.Uzak diyarları keşfe çıkanları kıskansak ta ,kendimizi çürümeye bıraktığımız bu limanlarda yavaş yavaş öldüğümüzü farkedemedik... |
