Hatunca.NET Psikoloji ve Kadin Sitesi
 
 
 

Ana Menu

Anasayfa
Bize ulaşın
Forum
Yardım

Psikoloji

Kişilik Bozuklukları
Genel Psikoloji
Yeme Bozuklukları
Tüm Psikoloji Yazıları

İçerikler

Çocuk ve Aile
Kişisel Gelişim
Tüm Yazılar
Arşiv

Psikoloji Testleri

Eğlence Testleri
Kişilik Testleri

Yazarlar

Perihan Yazıcı
Çiğdem Alper
Rüya Yüksel
İnci İlhan
Süreyya Türkoğlu
Dr. Meltem Kavcar Sırmalı
Erim Cebeci
Leyla Draman
Füsun Budak
Derya Akkaya
Şadan Hergüner
Ümran Akça
Özden Bayraktar
Tüm Yazarlar
 
Anasayfa arrow Tüm Yazarlar arrow Belgin Eryavuz arrow Sessiz Çığlık
 
 
Sessiz Çığlık Yazdır E-Posta
Kullanıcı Oylama: / 4
KötüÇok iyi 
Yazar belgin eryavuz   

Biliyor musunuz bu hareket beni umutlandırdı, insanlarımız içinde gerçekten bilinçli, kültürlü, kendisine sunulan her şeyi sadece kendi istekleri doğrultusunda benimseyen bir kesimin de var olduğunu bilmek öyle güzel ki…

TV’deki sabah kuşağı kadın programlarını saran absürd ilişkilerden kurtulduk sonunda. Sarı kurdele takarak, sessiz bir protesto ile çoğunluğun sesini duyurduk ilk defa!

Biliyor musunuz bu hareket beni umutlandırdı, insanlarımız içinde gerçekten bilinçli, kültürlü, kendisine sunulan her şeyi sadece kendi istekleri doğrultusunda benimseyen bir kesimin de var olduğunu bilmek öyle güzel ki… TV kanallarına saatlerce esir olmadan, başka alternatiflerle hayatlarını zenginleştiren, zamanlarını daha güzel ve yararlı şeylere harcayan tüm insanlara saygım ve sevgim sonsuz. Çünkü onlar hayatı seviyorlar, çünkü onlar zamanın boşa harcanamayacak kadar güzel, değerli ve kısa olduğunu biliyorlar.

Aslında hepimiz bu kadar bilinçli olarak yaklaşabilmeyi bilseydik; o malum programlar yayına dahi konmaz, bu kadar uzun zaman gündemi meşgul etmezdi. Ama maalesef bir kısım, evet bir kısım insanımız için ne yazık ki çok cazip geldi başkalarının hayatlarını izlemek, sözüm ona sevgi gösterilerini gerçek olarak algılayıp kendilerince yorumlar yapmak. Herbiri nevi şahsına münhasır bu insanlar mutlu mesut o kanaldan bu kanala koşturup durdular. Dikkati çeken en önemli husus ise ekranda gördüğümüz yüzlerin hep aynı yüzler olmasıydı.Programlar sırasında kurgulamanın sanal akışına kendisini kaptırarak öfkesine yenik düşen, kızan bağıran ve agresifleşen bu tipler, bir dakika sonra fondaki müzik eşliğinde gerdan kırıp göbek atarken; dünyayı umursamaz görüntüleri ile psikologları bile şaşkınlığa çevirecek bir ruh haline bürünüyorlardı ilginç bir şekilde. Her şeye yerli yersiz alkış tutup; “bence” diye kendilerini ilgilendirmeyen her konuya atlamak ve mutlaka söz alıp yorumlar yapmak da cabası…neyse, sonuçta çoğunluk sesini duyurdu ve onları bastırdı.

Ben kültürlü, bilinçli, nerede nasıl davranması gerektiğini bilen hiçbir insanın bu tarz düzmece programlardan hoşlanabileceğine inanmıyordum zaten. Demek ki bizler gibi düşünen insanlar da varmış dedim kendi kendime, üstelik çoğunluktaymış dedim ve çok mutlu oldum.

Darısı öğlen kuşağında dengeleri zaman zaman bozan; sadece reyting uğruna izleyicileri istismar etmeye çalışan diğer programların ve bir kısım dizi filmin başına diyelim ve bu sessiz çığlığın her türlü yozlaşan olay karşısında varlığını her zaman böyle naif olarak göstermesini dileyelim hem de canı gönülden.

Sizde bana katılır mısınız?

Sevgiyle kalın.
(0 Yorum)
 
   

Login Form

Merhaba, Ziyaretçi. Lütfen giriş yapın veya üye olun.
Ekim 11, 2008, 08:59:04 pm
Kullanıcı Adı: Şifre:
Kullanıcı adınızı, parolanızı ve aktif kalma süresini giriniz

Şifremi Unuttum

Linkler

Psikoloji
Kadın-Aile-Çocuk
Rehberlik-Danışmanlık
Diğer

Çiğdem Alper'in Psikoterapi Ofisi

Cigdem Alper's Psychotherapy Office

(0 Yorum)