Hatunca.NET Psikoloji ve Kadin Sitesi
 
 
 

Ana Menu

Anasayfa
Bize ulaşın
Forum
Yardım
Reklam Ver

Psikoloji

Kişilik Bozuklukları
Genel Psikoloji
Yeme Bozuklukları
Tüm Psikoloji Yazıları

İçerikler

Çocuk ve Aile
Kişisel Gelişim
Tüm Yazılar
Arşiv

Psikoloji Testleri

Eğlence Testleri
Kişilik Testleri

Yazarlar

Perihan Yazıcı
Çiğdem Alper
Rüya Yüksel
İnci İlhan
Süreyya Türkoğlu
Dr. Meltem Kavcar Sırmalı
Erim Cebeci
Leyla Draman
Füsun Budak
Derya Akkaya
Şadan Hergüner
Ümran Akça
Özden Bayraktar
Tüm Yazarlar
 
Anasayfa arrow Tüm Yazarlar arrow Senem Yazıcı arrow Türkiye...Canım Türkiyem
 
 
Türkiye...Canım Türkiyem Yazdır E-Posta
Kullanıcı Oylama: / 37
KötüÇok iyi 

Uzun bir aradan sonra Kıbrıs'tan İngiltere`ye geri döndüm. Doktora tezim için veri topladım. Bugün uçakta ve orda gördüğüm insanlar ile yaşadığım izlenimleri aktarmaya çalışacağım.

Bugün ki yazımız daha çok bizimle yani Türkiye ve Türkiye`deki Turizm ile ilgili. Bir ara forumdanda takip etmişsinizdir. 3 farklı yazıma yazılan ama temelinde neredeyse aynı konulara değinilen yorumlar vardı. Eğitim görüldüğü üzere çok temelden başlıyor. Bu temel ile de bütün hayatımızı sürdürüyoruz. Eğer biz aldığımız temele birşeyler katabilirsek etrafımızdakilerden sıyrılıyoruz ya da kendimizi kaptırıp herkes gibi oluyoruz.

Türkiye eşi benzeri olmayan güzellikler diyarıdır. Her yurtdışına çıkan bunu daha iyi anlar. Özelliklerde uzun süre kalanlar için söz konusudur bu. Akıllarına hep daha önceden gittikleri ve güzel vakit geçirdikleri yerler gelir durur. Ama işlerinden ya da gelecek için verdikleri mücadeleden dolayı hep hayallerinde kalır bu yerler.

Heralde başlasak hiçbirimizin ömrü yetmez karış karış Türkiye`yi gezmeye. Ama neden gezmiyoruz oda ayrı bir mesele. Sadece tatillerde, bayramlarda güneye gitmek bizim için gezmek oluyor o kadar.

Size bir tatilimizden bahsetmek istiyorum. Daha lisede idim. Ailemle güney türü yapmaya karar verdik. Ve İstanbul`dan çıkıp Ankara Konya, Anamur diyip bütün güney araba ile geçilecek, Marmaris, İzmir üstünden geri İstanbul`a dönülecekti. Kural şu idi, harita üstünde 5 km anayoldan uzakta olan her tarihi ve turistik yerler dolaşılacak ve gece bir şehirde geçirilicekti. Bazen pansiyonda bazende güzel bir otelde kaldık. Aklımda kalanlar, Anamur'da aldığımız koskoca muz ağacı dicem çünkü bütün gezi boyunca bitmedi. Bütün tarihi yerler ve yol üstünde durup bahçesinden sular akan yerde yediğimiz salata ve insanların misafirperverliği. Öyle güzel bir tatildi ki hayatım boyunca unutmadım. Heralde beni turizm aşığı yapanda o tatildi.

Ama ne yazıkki çok az aileler bir arada böyle güzel geziler yapmaktadır. Genelde kendimizi bir otele kapatıyoruz ve 1 hafta sonra aynen geri dönüyoruz. Büyük bir kargaşa ile yenen sabah kahvaltilari, herşey dahil sistemlerin bize uymamasi ama biz ona uymak için verdiğimiz mücadele ile bir tatil geçirmiş oluyoruz.

Bir akşam televizyonda gezerken, tanıdık bazı şeyler gözüme çarptı. BBC`de (İngilizlerin milli kanalı) çok meşhur bir program var, iki motosikletli dünyayı dolaşarak gittikleri şehirlerin geleneksel yemeklerini öğrenip onları pişiriyorlar. Esasında bu bir yemek programı ama turizm ve yemek kültürü iç içe olduğu için çok güzel bir sentez çıkmış ortaya. Veee bu bizim şirin motosikletliler Van`a gitmişler. İnanamadım öyle güzel anlattılar ki Van`in meşhur kahvaltı salonlarını. Yani o an keşke sabah kalkıp Van`a gidebilsemde kahvaltı yapsam dedim. Emin olunki onu izleyen ve o bölgeye gitmeyi planlayan turistler kesin onların anlattığı yerlere gidecekler. Veya planlamayanlarda orda gördükten sonra gitmek isteyecekler.

Peki biz neden gitmiyoruz? Esasında 17 milyon (belki yanlış hatırlıyor olabilirim) İstanbul nüfusunda kaçımız kaç tane müzeye gittik diye sorsam daha doğru olur. Yani çok uzağa gitmeye gerek yok. Kendi ülkemizde gezilecek ne güzel yerler var. Eğer vakit bulursam söz size bu yerleri küçükde olsa anlatan yazılar yazıcam. Hele hele bir Karadeniz turu yaptım ki işde onu ayrıca anlatıcam, Ordu`ya gidip İkizevler Otelinde kalmadan gelinmemesi gereken bir tur o.

Yurtdışı da güzel oralarıda görmeliyiz ama insanlar hafta sonu için Londra`dan kalkıp, Amsterdam, Paris gibi şehirlere sırf hafta sonunu geçirmek için gidiyor ama biz hafta sonu sadece yorgunlukatarak geçiriyoruz.

Hadi bu hafta sonu farklı birşey yapın. Arabanıza atlayın ailece, bekarsanız arkadaşlarınızla KIYIKÖY`e gidin. Karadeniz`in Avrupa yakasında olan küçük bir balıkçı kasabası. Ordaki küçük pansiyonlarda kalabilirsiniz. Çünkü kalmanız lazım, iskeledeki balıkçılarda balık muhabbeti yapmadan geri dönmeyin.

Başka ne yapabilirsiniz? Artık biletler çok ucuz iç hatlarda. Daha önceden planlarsanız ben bu hafta sonu şuraya gidicem diye, çok ucuza bilet bulmanız mümkün, mesela Malatya`ya gidip bir Nemrut Dağını ziyaret etmek, hem spor olacak hemde bambaşka bir dünyaya götürecek sizi.

Hadi bunların hepsi maddi külfet diyenleri duyuyorum ama ne için çalışıyoruz. Arada ruhumuzu dinlendirmeniz lazım ve onun içinde para harcamanız lazım. Yani sağlıklı bir beden için sadece spor salonlarına gitmek yetmez, ruhunuz içinde yatırım yapmanız lazım. Onu alıp herzaman yaşanan sıkıntılardan, sorunlardan hafta sonu dahi olsa uzaklaştırın. Hiç paranız yoksa, genelde benim yaptığımı yapın, nerede yaşıyorsanız yaşayın elbet bir orman yada yürüyebileceğiniz bir yer vardır, çıkın ve yürüyün saatlerce. Doğa ile iç içe olun. Bir müzeye gidin yada arkadaşınız ile şehrin sokaklarını dolaşın, inanın bana öyle enteresan şeylerle karşılaşacaksınız ki gününüz daha bir güzel geçecektir.

Mesela bu yazıyı okuyan ve sadece görevi icabı Türkiye'nin bir şehrinde olup, burada da yapacak hiçbirşey yok diye şikayet etmektense, Turizm Danışma merkezleri var (esasında her insanımız Anadoluda ayaklı danışma merkezidir ama) size o yörenin haritalarını, küçük otellerini ve gezilecek yerleri söylerler. Internetten ya da telefonla önceden rezervasyon yaptırın ve küçük otellerde, pansiyonlarda kalın. Yanınıza almanız gereken sadece bir kac parça eşya. Haftada bir kez olsun dışarıda yemek yiyin ve değişik yerlere gidin. Mesela Turkiye'ye gelince ilk yapacağım şey Afyon'a gitmek ve kendimi hamama atmak olucak. Hamam kültürü o kadar güzel bir miras ki bize neden sahip çıkmıyoruz daha doğrusu böyle bir imkanımız varken kullanmıyoruz?

Sadece bizim hafta sonlarımızı ve ruh sağlığımızı kazanabileceğimiz küçük önerilerde bulunmaya çalıştım.

Hepinize bol turizmli günler dilerim.

Mutlu bir dünya için mutlu bir yaşam gerekir, mutlu bir yaşam için mutlu olucak yerler keşfedin kendinize.

SENEM

NOT: Emailleriniz için çok teşekkur ederim. Sayın Mustafa Tuna Bey'ede "İç Turizm Hakkında neden yazmıyorsunuz?" diye attığı email için çok teşekkur ederim. Bazen bir kıvılcım sayfalarca bilginin günışığına çıkmasına neden olur. En kısa sürede TURK Turist anılarımı anlatıcam. Bu konuda paylaşmak istediğiniz anılarınız varsa emaillerinizi bekliyorum.
(0 Yorum)
 
   

Login Form

Merhaba, Ziyaretçi. Lütfen giriş yapın veya üye olun.
Ağustos 29, 2008, 09:53:24 pm
Kullanıcı Adı: Şifre:
Kullanıcı adınızı, parolanızı ve aktif kalma süresini giriniz

Şifremi Unuttum

Linkler

Psikoloji
Kadın-Aile-Çocuk
Rehberlik-Danışmanlık
Diğer

Çiğdem Alper'in Psikoterapi Ofisi

Cigdem Alper's Psychotherapy Office

(0 Yorum)