Hatunca.NET Psikoloji ve Kadin Sitesi
 
 
 

Ana Menu

Anasayfa
Bize ulaşın
Forum
Yardım
Reklam Ver

Psikoloji

Kişilik Bozuklukları
Genel Psikoloji
Yeme Bozuklukları
Tüm Psikoloji Yazıları

İçerikler

Çocuk ve Aile
Kişisel Gelişim
Tüm Yazılar
Arşiv

Psikoloji Testleri

Eğlence Testleri
Kişilik Testleri

Yazarlar

Perihan Yazıcı
Çiğdem Alper
Rüya Yüksel
İnci İlhan
Süreyya Türkoğlu
Dr. Meltem Kavcar Sırmalı
Erim Cebeci
Leyla Draman
Füsun Budak
Derya Akkaya
Şadan Hergüner
Ümran Akça
Özden Bayraktar
Tüm Yazarlar
 
Anasayfa arrow Tüm Yazarlar arrow Erim Cebeci arrow Çocukluk Aşkı
 
 
Çocukluk Aşkı Yazdır E-Posta
Kullanıcı Oylama: / 47
KötüÇok iyi 
Yazar erim cebeci   

el yazısı ile yazılmış uzunlu kısalı aşk şiirlerini göz pınarlarımdan akan damlalardan zor kurtarmıştım

Dedem öleli yıllar olmuştu ama ölmeden önce ağzından çıkan iki kelime bir ömür boyu ailemizi meşgul etmeye yetmişti. Hasta yatağında son nefesini vermeden “ Hazinemi bulun” deyivermiş, “dede hangi hazineden bahsediyorsun” sorusuna cevap alamadan hakkın rahmetine kavuşmuştu bir yaz günü. Ondört yaşımdaydım dedem öldüğünde. Dedemin son sözlerine en çok itibar eden ben ve oniki yaşındaki kuzenim Sadegül olmuştu o gün.

Biz şehirde yaşamış, büyümüştük ama akrabaların bir kısmı köy, kasaba derken şehre pek ulaşamamışlardı. Dedem de son yıllarını köydeki akrabaların yanında geçirmişti. Senede bir iki köye gider dedemi ziyaret ederdim. Alfabeyi söktüğümden beridir şiir yazdığımı bildiği için uzun sohbetlerimiz olurdu şairler ve eserleri hakkında. Şiirlerimi dinler yorumlarda bulunur, beğenmedikleriyle “bunu netekim paşa mı yazmış?” diyerek üstü kapalı gırgır geçerdi. Cumhuriyet döneminin canlı tanığıydı dedem, Atatürk der başka lider tanımazdı. Ölmeden önce kitaplarının bana verilmesini vasiyet etmiş, annem de bir gidişinde yüklenip getirmişti köyden.

Dedem öldüğünde en çok ağlayan Sadegül oldu. Bir gün önce uçurtma uçurmaya söz vermiş ama sözünü tutmadan öbür dünyaya uçmuştu dedem. Sadegül ağlarken kolundan çekip dışarı çıkarmış “ağlamak adınla bağdaşmıyor, senin sadece gülmen lazım” deyip biraz olsun neşelendirmeye çalışmıştım. Cenaze sonrası dedemin müthiş vasiyetini yerine getirmek için bahçede kazılmadık yer bırakmamıştık. Annem peşimizden bizi kovalarken açılan çukurlara en çok çıkan solucanları kapışan tavuklar sevinmişti. Sanırım Buda çok üzülmüştür. Dayım ve diğer akrabalar işi biraz daha abartmış yıllarca köyün çevresinde dedektörlerle hazine aramışlardı. Bense çocukluk hevesim bitince hazine mazine aklıma dahi getirmez olmuştum taaki üniversiteyi bitirdikten yıllar sonra dedemin kitaplarına elimi sürünceye kadar.

Bir Pazar günüydü dedemin kitaplarına gözüm iliştiğinde. Tozlu raflar arasında deri kaplı kitapları tek tek indirip incelemeye koyuldum. Çoğu Arapça kelimelerden bezeli aşk romanlarıydı. Bir iki ünlü romancının eserleri arasında birkaç da araştırma kitabı vardı. Yıllanmış olmaları dışında kayda değer özellikleri yok diye düşünürken deri kaplı bir kitabın aslında bir defter olduğunu görünce bir heyecan dalgası içimi sardı. Defterin sayfaları açıldığında ise dedemin el yazısı ile yazılmış uzunlu kısalı aşk şiirlerini göz pınarlarımdan akan damlalardan zor kurtarmıştım. Şiirleri okudukça dedemin derin bir sevgi ve aşkla bağlandığı kadını tanıma fırsatı bulmuştum. “Bu kadın anneannem mi” diye düşünürken defterin sonunda açılıp katlanmaktan yorulmuş, sararmış bir kağıt parçasındaki ilginç notlara takılmıştım. “ Kazım’dan otuz metre doğuya ilerle, Neriman’ı bul, güneye dön, elli metre sonra kara çınardan çatal yolun solundan devam et Pertev’i bul, ……..” uzun bir paragraf böyle devam edip giderken kağıdın sonunda “Asri Mezarlık batı kapısı” diye bir not düşüldüğünü gördüm. İçim içime sığmaz olmuş, yıllar öncesine dönmüş, dedemin “hazinemi bulun” sözleri kulaklarımda çınlamaya başlamıştı. Hiç yolu yok hazineye bulmak bu kağıttan geçiyordu.

Ertesi günü işten izin alıp doğru mezarlığa vardım. Daha kapıdan girer girmez Kazım’ı buldum, yani Kazım’ın mezarını. Kağıttakiler, mezarlıkta yatanların mezarlarına göre bir yol tarif ediyordu. Sırayla Neriman, Pertev ve diğerleri geçti önümden, son tariften sonra hazinenin olduğu mezara gelmiştim.

“ Hafize Hatun’, doğum, ölüm ve ruhuna fatiha. Kafam allak bullak, mermer kaplı mezarın içindeki oya çiçekleriyle bezeli renkli güllerin ahengine bakarken arkamdan biri seslenmişti “ abi sen mi gönderiyordun?”

“ haşa, ben göndermiyorum, takdiri ilahi, ölüp kendileri geliyorlar”

“yok abi onu demek istemedim, mezar bakım parasını sen mi göndereceksin, iki yıldır gelmiyor da”

Birden aklıma annemin yıllar sonra bir ihbar mektubu alıp kapatmaya gittiği dedemin banka hesabı geldi.Yıllardır dokunulmayan fon hesabı. “Demek buraya para yolluyormuş” dedim kendi kendime.

“Geçen gün genç bir hanım geldi, mezarı yaptıranı sordu, bilmediğimi söylemiştim, bana telefonunu bıraktı, sana vereyim istersen” diye devam etti mezarlıktaki adam.

Dedem, Hafize Hatun ve genç bir kadın, üç bilinmeyenli tek denklemin cevabı telefon numarasında gizliydi. “Alo, Yasemen hanım, ben Hafize Hatunun mezarı başındayım, sanırım mezarı dedem Nurullah efendi yaptırmış”

“Dedeniz Nurullah efendi mi? Ama o benim de dedem”

Bir pastanede buluştuk Pervin ile, anlattı bana hikayeyi. Dedem daha köydeyken aşık olmuş onüçlük Hafize’ye, gidip istemişler. Hafize’nin ağa babası kızı vermemiş daha genç diye. Dedem tam Hafizeyi kaçıracakken savaş patlak vermiş. Dedem cepheye, hamile Hafize’de şehre kaçmış, töre adaletine kurban gitmemek için. Anneannem, annemi doğururken ölmüştü. Dedem de yıllar sonra köyde rastlamış Hafize Hatun’a. Hafize Hatun hiç evlenmemiş bir daha. Durumu öğrenen dedem basmış nikahı Hafize’ye mertçe, çocuğuna piç demesinler diye.

Kimseye söylememişti dedem bunları, kimselere anlatmamıştı çocukluk aşkını. Ne zamanki ben şiirleri okumuştum, o zaman bulmuştuk dedemin hazinesini, ölüm döşeğinde dili sürçmüştü dedemin, çocukluk aşkı Hafize olmuştu hazine. Belki de gerçekten hazinesiydi dedemin Hafize Hatun, kim bilir.
(0 Yorum)
 
   

Login Form

Merhaba, Ziyaretçi. Lütfen giriş yapın veya üye olun.
Ağustos 30, 2008, 05:26:12 am
Kullanıcı Adı: Şifre:
Kullanıcı adınızı, parolanızı ve aktif kalma süresini giriniz

Şifremi Unuttum

Linkler

Psikoloji
Kadın-Aile-Çocuk
Rehberlik-Danışmanlık
Diğer
Link ekle
 

Çiğdem Alper'in Psikoterapi Ofisi

Cigdem Alper's Psychotherapy Office

(0 Yorum)