|
Yazar ümran akça
|
 | |  | | Bana kendi ailemden daha çok değer veren ve benim yetişmemde ailemden çok emeği olan sevgili öğretmenim,öğretmenler gününüz kutlu olsun diyordu e kartta.
| |
 | İki yıl boyunca derslerine girdiğim, belki de sınıfta en çok hakkını yediğim, en çok kızdığım öğrencim. Her kelimesini tekrar tekrar okuyarak ağladım. Benden çok uzaktaydı, yakın olsa gider evladım diye kucaklardı belki de.
Öğretmenlik ne kutsal, ne önemli bir görevmiş ya rabbim. İyi ki öğretmen olmuşum...
Bazen günlük telaşlara aldanıp, ne kadar çok hayıflanıyoruz. Öğrencimizle saatlerce bir tek harfi öğretmek, bir tek temizlik alışkanlığını kazandırmak için uğraşıyoruz. Uzaktan bakınca çok kolay gibi görünen bu meslek, hakikaten kutsal görevler yerine getiriyor. Her dönemde, ulusların gelişmesinde, insanların ilmi gelişimlerinin yanı sıra insani gelişimini de hızlandıran, bu gelişimi olumlu yönde besleyen kişiler öğretmenler. Bazen biz bile yaptığımız işin farkına varmadan yapıyoruz.
Oysa öğretmenin her türlü davranışını kopyalayan, onu örnek alan sevgili yavrularımıza ben annesinden babasından bile daha fazla emek veriyoruz. Evet belki onlardan fazla. Çünkü günün altı saati çocuk okulda. Öğretmeni ona hayatı anlatırken, matematik, resim, teknoloji vb pek çok dersi anlatırken, ailesinden daha fazla zaman ayırıyor ona. Ben kendi çocuğumun öğretmenini kıskanıyorum bu anlamda. Günümüz koşullarında anneler de çalışıyor, babalarda. Hayat zor ve hep mücadele ile geçiyor. Çocuklar çok küçük yaşlardan itibaren anne babalarını az görmenin ve onlarla az ilgilenilmesinin acısını çekselerde yaşam koşullarını değiştiremiyorlar. O yüzden öğretmenlik kutsal. Bilinçli veya cahil, iyi veya kötü niyetli de olsa kendi çocuklarımıza yeterli zamanı ayıramıyoruz.
Öğretmen yaptığı herşeyle çocuğa ve yaşadığı topluma örnek oluyor, olmalı. Öğretmene hakettiği değeri vermeliyiz. Bütün öğretmenlerimin saygıyla ellerinden öpüyor ve bende hayatımda çok önemli yeri olan öğretmenlerime sonsuz saygı ve şükranlarımı sunuyorum.
| | (0 Yorum) |