|
Portakal Ağacı ve Küçük Kız |
|
|
|
Yazar ümran akça
|
 | |  | | Evimizin önünde küçük bir bahçe ve betonla kaplı olan bu bahçede tam pencerenin önünde büyüyen bir portakal ağacı vardı.
| |
 | Özellikle kışları sobanın gürül gürül yandığı o soğuk günlerde ,pencerenin önüne oturup ,yağmuru ,dışarıda akıp giden hayatı seyretmek ve sokaktan geçen o hiç tanımadığım insanlarla ilgili senaryolar yazmak en büyük eğlencemdi.Fakat portokal ağacı büyüdükçe pencereden bakmam zorlaşıyor ,evin içi daha çok kararıyordu.Herkesin evlerine çekildiği ,erkeklerin kahveye ,kadınların ev gezmelerine gittiği bu kış akşamlarında içimi karartan yalnızlıkta onunla birlikte büyüyüp içimde kök salıyordu.Ona ilk aşkımı anlatmıştım ,onu görünce yüreğimin nasıl çarptığını ,yüzümün nasıl kızardığını anlatmıştım.Öğretmenim haketmediği halde arkadaşıma beş verdiğind de öfkemi onunla paylaştım.Annem beni anlamıyor ,beni kimse anlamıyor gibi isyanlarla dolu ilk gençlik yıllarımda hep onunla paylaşırdım sırlarımı .
Portakal ağacına öyle kavramlar yüklemiştim ki ,zavallı benim dertlrimi ,sorunlarımı dinlemekten midir bilmem hiç meyve vermez olmuştu.Bir dili olsa da konuşsa neler anlatırdı kimbilir benimle ilgili.Yalnızlığımı paylaşan bu sevgili arkadaşımı ben üniversitedeyken bir gün kesmişler gövdesinden ,dalları ayırmışlar.Sevinçle eve döndüğüm bir günde kesilmiş olarak gördüğüm sırdaşım için ne kadar çok gözyaşı dökmüştüm anlatamam.Annem o gün benimle birlikte ağlamıştı,ilk defa onunla dugularımı Paylaşıyordum .O da yıllar sonra kızının evde ne kadar yalnız olduğunu farketti ,işten ,arkadaştan sonraki bir yerlerde yeri olan kızının aslında ne kadar önemli olduğunu farketti o gün.Annemin omuzunda ağlayarak uğurladım arkadaşımı ,alev alev yanan sobanın içine .
Onun için herhalde hala bir ağaç kesildiğinde ya da yandığında arkadaşımı katletmişler gibi hissederim.Kimin hayatta neye ,ne kadar değer verdiğini bilemiyoruz o yüzden ne olur birşeyleri yok ederken bir kere daha düşünün.
| | (0 Yorum) |