 | |  | | Başlanmış göz aranmaya. Nihayet bir gün, bir hayır sever gözlerini bağışlamış bu kıza. Ameliyat başarılı geçmiş ve kız artık görmeye başlamış. | |
 | ANA GİBİ YÂR OLMAZ; BAĞDAT GİBİ DİYÂR OLMAZ
Zamanın birinde, bir kız çocuğu doğmuş bir yerlerde. Anneciği onu çok ama çok sevmiş.
Günler günleri kovalamış. Kız büyümeye başlamış. Ama günden güne güzelleşeceği yerde aksine çirkinleşmiş de çirkinleşmiş. Ama, anneciği onu,
-Benim güzel kızım, diye severmiş.
Kız büyüdükçe annesinin bu sözleri onu çok üzmeye başlamış. Aynanın karşısına geçer ve sinir olurmuş.
- Bu annemde bana neden böyle der durmadan. diye kızar dururmuş.
Bu kızın çirkinliğine bedel bir de gözleri oldukça bozukmuş. Ve annesi onu
-Badem gözlüm. Hurma burunlum. Kiraz dudaklım der sevdikçe severmiş.
Geçen günler kızcağızın çirkinliğine, çirkinlik katmaya devam etmiş. Gözleri de artık tamamen göremez hale gelmiş. Doktorlar
-Çaresiz göz nakli gerek buna. Artık başka türlü göremez. Demesinler mi?
Başlanmış göz aranmaya. Nihayet bir gün, bir hayır sever gözlerini bağışlamış bu kıza. Ameliyat başarılı geçmiş ve kız artık görmeye başlamış.
İlk işi aynanın karşısına geçmek olmuş. Bir de ne görsün. Gerçekten BADEM GÖZLER, HURMA BURUN KİRAZ DUDAKLAR yok mu yüzünde. Hayret etmiş, kendini hayran, hayran seyretmeye başilamış.
Gideyim de bu işin sırrını dopktora bir sorayım. Bana ne oldu böyle öğreneyim demiş.
-Doktor amca, bana ne oldu böyle. Doktor şaşırmış.
-Gözlerin açıldı kızım, artık görüyorsun işte. demiş pek de bir şey anlamadan. Kız dayanamamış
-Ama ben çok güzelleşmişim. Gözlerim aynı annemin dediği gibi birer BADEM.
Burnum aynı annemin söylediği gibi HURMA.
Dudaklarım tıpkı KİRAZ.
Doktor bilge bir kişiymiş. Şöyle demiş.
-Tabi öyle görürsün yavrum.
ÇÜNKÜ ARTIK SEN, ANNENİN GÖZLERİYLE GÖRÜYORSUN. | | (0 Yorum) |