Hatunca.NET Psikoloji ve Kadin Sitesi
 
 
 

Ana Menu

Anasayfa
Bize ulaşın
Forum
Yardım
Reklam Ver

Psikoloji

Kişilik Bozuklukları
Genel Psikoloji
Yeme Bozuklukları
Tüm Psikoloji Yazıları

İçerikler

Çocuk ve Aile
Kişisel Gelişim
Tüm Yazılar
Arşiv

Psikoloji Testleri

Eğlence Testleri
Kişilik Testleri

Yazarlar

Perihan Yazıcı
Çiğdem Alper
Rüya Yüksel
İnci İlhan
Süreyya Türkoğlu
Dr. Meltem Kavcar Sırmalı
Erim Cebeci
Leyla Draman
Füsun Budak
Derya Akkaya
Şadan Hergüner
Ümran Akça
Özden Bayraktar
Tüm Yazarlar
 
Anasayfa arrow Tüm Yazarlar arrow Leyla Draman arrow Hayatı Anlamak Zor
 
 
Hayatı Anlamak Zor Yazdır E-Posta
Kullanıcı Oylama: / 48
KötüÇok iyi 
Yazar Leyla   

Hayatın dengelerini anlamaya çalışırken, bu konudaki düşüncelerimi ve duyduklarımı sizlerle de paylaşmak istedim.

Hayat, her zorluğun arkasından bir ferahlık veriyor. Sanki bir ritmi var gibi. Hiçbir şey sürekli değil. Bugün başınıza gelen ve sizi üzen bir olay, zamanın akışı içinde lehinize dönebiliyor. Seneler önce, işimi kaybetmiştim. O kadar yıkılmıştım ki, kendime güvenim bile azalmıştı. Bir kaç ay iş aradıktan sonra bir arkadaşım yardımcı oldu ve çalışmaya başladım. Ve bu arada, daha önce başvurduğum bir danışmanlık şirketinden cevap geldi. Uluslararası bir firmada bana uygun bir iş vardı ve evime çok yakındı. Yıllarca servislerle, arabayla, erken saatlerde kalkarak trafikte verdiğim mücadele bitmişti. Uzun yıllardır bu işimdeyim ve hayatımın en üzücü olaylarından biri diye düşündüğüm işten ayrılma, bir zaman sonra bana kolaylık getirdi.

Hayat herkes için böyle sanırım. Bazen olanları sadece zamana bırakmak bile yetiyor. Hiç bir şey için çok üzülmemek ya da çok sevinmemek gerek galiba. Zaman olanları evirip çevirip değiştiriyor. Ve bize sadece mümkün olduğunca doğru seçimleri yapıp, beklemek düşüyor sanırım.

Bir geçmiş zaman hikayesi duymuştum. Bir ülkenin kralının parmağında bir yara çıkıyor. Kral, danışmanına bu yara hakkında ne düşündüğünü soruyor. O da "İyi de olabilir, kötü de" diye cevap veriyor. Bu soru-cevap bir süre devam ediyor ve sonunda kralın parmağı kangren oluyor ve kesiliyor. Buna çok sinirlenen kral, danışmanını hapse attırıyor. Ve her zaman danışmanı ile çıktığı ülke gezilerine yalnız çıkıyor. Bir ülkede başına bir olay geliyor. Ülke, yılın belli bir gününde tanrıya kurban olmak üzere ülkeye gelen insanları kurban ediyor ve o gün kralın, ülkeye gittiği güne rastlıyor. Ama kralın parmağı kesik olduğu için ve tanrıya böyle eksik bir sunak adayamayacaklarından kralı serbest bırakıyorlar. Ve tahmin ettiğiniz gibi, kral ülkesine dönünce, danışmanını serbest bırakıyor ve ona olanları anlatıyor. Ondan özür diliyor ve onun yorumunu soruyor. Danışman yine aynı cevabı veriyor. "Bu iyi de olabilir, kötü de bilemiyiz" diyor. Ve arkasından ekliyor:"Siz eksiktiniz ama ben tamdım". Eğer kral danışmanını hapsetmemiş olsa ve geziye yanında götürseydi, kurban edilecekti. Bu hikaye böyle sürüp gidiyor.

Zamanın hepimize iyilikler getirmesini dilerim
(0 Yorum)
 
   

Login Form

Merhaba, Ziyaretçi. Lütfen giriş yapın veya üye olun.
Ağustos 29, 2008, 09:31:00 pm
Kullanıcı Adı: Şifre:
Kullanıcı adınızı, parolanızı ve aktif kalma süresini giriniz

Şifremi Unuttum

Linkler

Psikoloji
Kadın-Aile-Çocuk
Rehberlik-Danışmanlık
Diğer

Çiğdem Alper'in Psikoterapi Ofisi

Cigdem Alper's Psychotherapy Office

(0 Yorum)