Hatunca.NET Psikoloji ve Kadin Sitesi
 
 
 

Ana Menu

Anasayfa
Bize ulaşın
Forum
Yardım
Reklam Ver

Psikoloji

Kişilik Bozuklukları
Genel Psikoloji
Yeme Bozuklukları
Tüm Psikoloji Yazıları

İçerikler

Çocuk ve Aile
Kişisel Gelişim
Tüm Yazılar
Arşiv

Psikoloji Testleri

Eğlence Testleri
Kişilik Testleri

Yazarlar

Perihan Yazıcı
Çiğdem Alper
Rüya Yüksel
İnci İlhan
Süreyya Türkoğlu
Dr. Meltem Kavcar Sırmalı
Erim Cebeci
Leyla Draman
Füsun Budak
Derya Akkaya
Şadan Hergüner
Ümran Akça
Özden Bayraktar
Tüm Yazarlar
 
Anasayfa arrow Tüm Yazarlar arrow Yeşim Şahin arrow Kaybettik
 
 
Kaybettik Yazdır E-Posta
Kullanıcı Oylama: / 19
KötüÇok iyi 

İçinizdeki sizi kaybetmeden ne olur kendinize bir iyilik yapın ve göze alamadığınız ne varsa onu yapmaya çalışın. Kim bilir biraz ötesini, kim bilir başka neleri kaybedeceğimizi.

Neleri kaybettiniz bugüne kadar? Çok istediğiniz halde o an uygun olmayan sebeplerden dolayı neleri gözden çıkardınız? Çok değil mi? Sayılamayacak kadar çok.

İlk kayıplarımıza bebekken başladık. Çok sevdiğimiz annemiz. Bizi seven, bizi besleyen, kirlenince altımızı değiştiren annemizin kucağını büyümeye başladıkça kaybettik. Daha bir kaç ay öncesine kadar ağladığımızda sığınak olan sımsıcak göğsü, büyük bir ağlamaya soğuk bir oyuncağa bıraktık.

Büyüdükçe elimize oyuncak tutuşturdular, oynayalım ağlamayı keselim istediler. Ağladık ağladık sustuk. Sevmenin, istemenin kaybetmek olduğunu gördük işte daha yolun başında. Yavaş yavaş emeklemeye başladık, sonra yürüdük. Yürümenin ilk adımlarında bizi destekleyen ellerimizi tutan elleri kaybettik yine.

Konuşmaya çabaladık. Ağzımızdan çıkan her kelime de ilk önce alkışlanmayı öğrendik. Sonrasında konuştukça yerli yersiz sorular sordukça "Sen sus çocuksun. Şimdi sırası değil, konuşma " sözleriyle tanıştık. Çok sevdiğimiz alkış seslerini kaybettik. Kendi halimizde yaşamayı öğrenmeye başladık. Biraz daha büyüdük yuvaya başladık, evdeki sıcacık yatağımızı oyuncaklarımızı kaybettik. Oyunlar, eğlenceler, yeni çevreler, arkadaşlıklar öğrendik. Öğrenmenin ne demek olduğunu, disiplinin okulda ki yerini gördük.

İlkokula başladık, çocukluk yıllarımızı kaybettik. İlkokulda her yeni gün yeni bir harf, hece öğrenirken hayallerimizi kaybetmeye başladık. Sorgulamalarımızı, merakımızı yok ettik. Kim kaç yılında doğdu, o musluktan akan suyla bu havuz kaç saatte dolar, Katmandu'nun başkenti neresi derken oyun oynamayı kaybettik. Her geçen yılda yeniliklere kucak açarken geçmişin değerlerini yok ettik. Büyüklere saygının, küçüklere sevginin gerekliliğini önemsemedik.

Ortaokul çağlarında ne olacağım derdine düşüp ilk duyguları kaybettik. Aklımız beş karış havadayken çocuk olmanın verdiği rahatlığı yitirdik. Ergen olduk, ilk aşkları yaşayamadan ağlamamayı öğrendik. Eski doğallığımızı kaybettik.

Üniversite yıllarında ilk gençlik hallerimize vahlanıp sorumsuz yaşamayı istedik. Nasıl olsa istediğimiz, hayal ettiğimiz yerdeydik; hayatımızı kazanacağımız bizi adam ya da kadın yapacak yerde. Kimimiz hayal ettiğimiz okullarımı geleceğin mesleği okullara kaptırdık. Daha başlamadan kaybettik.

Mezun olduk, keplerimizi havaya atarken en güzel anlarımızın o üniversite yıllarında kaldığını bilemedik. Kendimizce tek düşünce olan "Ah bir okul bitse" yi "Akşam olsa da eve gitsek" sözleriyle yer değiştirdik. Geçen yıllarda ki mutlulukları hep bir sonraki adımı düşünerek nasıl yaşadığımızı anlayamadan kaybettik.

Sevgilerimiz oldu ya çok sevildik ya da çok sevdik. Bir gün dost olanı yarın kaybettik. İte kakıla iyice hayatı öğrendik. Yalnızlığın kötü bir şey olmadığını etrafımızdaki dostlarımızdan yediğimiz her kazıkta öğrendik. Kötü olsa da kimseye güvenmemeyi öğrendik. Güven duygumuzu kaybettik.

Yeni evler kurduk, yeni aileler oluşturduk. Annemizin, babamızın varlığını kaybettik. Onlar vardı ama kendi dünyamızla o kadar meşguldük ki onlara ayıracağımız vakitleri kaybettik. Sevgimizi tam anlamıyla yaşayamadan hayat derdiyle mutluluğumuzu unuttuk. Elimize geçen fırsatları " Aman vakti değil, aman nasıl olur "derken başkasına vererek kaybettik. Belki doğru anda doğru işler yaptık kim bilir ama hep bir yanımızı eksik hissettik. Hissettik çünkü kaybetmeyi çok erken öğrendik.

En kötüsü ne kaybettik biliyor musunuz? Gün geçtikçe yaşama tutunmak adına BİZ OLMAYI KAYBETTİK. Seni seviyorum demenin, zor bir söz olmadığını öğrenemedik. Gördüğümüz sevdiğimiz insanı son kez görecekmiş gibi düşünemedik. Hep yarını düşünüp, hep yarını yaşadık. Ayrıldık, kırıldık, zorlandık, kaybettik ANI YAŞAMANIN MUTLULUĞUNU bilemedik.

İçinizdeki sizi kaybetmeden ne olur kendinize bir iyilik yapın ve göze alamadığınız ne varsa onu yapmaya çalışın. Kim bilir biraz ötesini, kim bilir başka neleri kaybedeceğimizi.

Kazananlardan olmanız dileğiyle,

Yeşim Şahin
(0 Yorum)
 
   

Login Form

Merhaba, Ziyaretçi. Lütfen giriş yapın veya üye olun.
Eylül 06, 2008, 10:10:39 pm
Kullanıcı Adı: Şifre:
Kullanıcı adınızı, parolanızı ve aktif kalma süresini giriniz

Şifremi Unuttum

Linkler

Psikoloji
Kadın-Aile-Çocuk
Rehberlik-Danışmanlık
Diğer

Çiğdem Alper'in Psikoterapi Ofisi

Cigdem Alper's Psychotherapy Office

(0 Yorum)