Hatunca.NET Psikoloji ve Kadin Sitesi
 
 
 

Ana Menu

Anasayfa
Bize ulaşın
Forum
Yardım
Reklam Ver
HATUNCA BULUŞUYOR

Psikoloji

Kişilik Bozuklukları
Genel Psikoloji
Yeme Bozuklukları
Tüm Psikoloji Yazıları

İçerikler

Çocuk ve Aile
Kişisel Gelişim
Tüm Yazılar
Arşiv

Psikoloji Testleri

Eğlence Testleri
Kişilik Testleri

Yazarlar

Perihan Yazıcı
Çiğdem Alper
Rüya Yüksel
İnci İlhan
Süreyya Türkoğlu
Dr. Meltem Kavcar Sırmalı
Erim Cebeci
Leyla Draman
Füsun Budak
Derya Akkaya
Şadan Hergüner
Ümran Akça
Özden Bayraktar
Tüm Yazarlar

FA Coach Academy

Rumeli Cad. Suzi Bey Apt. No:14/8 Nişantaşı İSTANBUL

538 983 00 85

Ücretsiz ve Ücretli program için daha fazla bilgi

 

(0 Yorum)
 
Anasayfa arrow Tüm Yazarlar arrow Çiğdem Alper arrow Andropoz - Rumuz:Füsun
 
 
Andropoz - Rumuz:Füsun Yazdır E-Posta
Kullanıcı Oylama: / 29
KötüÇok iyi 
Yazar Cigdem Alper   

Andropoz bir çeşit psikolojik rahatsızlık mı? 

Merhaba,
Andropoz üzerine görüşlerinizi almak isterim. Bu bir çeşit psikolojik değişim içerdiğine göre rahatsızlık olarak kabul edilmeli midir? Tedavisi için ne gereklidir?
Sevgilerimle...
Füsun
Sayın Füsun Hanım

Öncelikle andropozun fiziksel bir hastalık ve tıpta testosteron hormonunun yavaş yavaş azalması olarak bilindiğini belirtmeme izin verin.

Genelde 40 yaşlarından itibaren bir erkeğin vücudu senede %1 oranında daha az testosteron hormonu üretmeye başlar. Bildiğiniz gibi bu hormon kasların ve kemiklerin gücünü, vücuttaki yağ dağılımını, sperm üretimini, seks enerjisini ve vücudun büyümesini sağlayan temel hormondur. Bir çok erkekte hormon seviyesi düşer ama gerçekte yaşamları boyunca vücudun ihtiyacı olan normal seviyesini korur (yani kadınlardaki gibi birden kesilmez).

Erkekler andropozun etkilerini farklı şekillerde yaşayabilirler. Örneğin:
  1. Şişman yada kilo almış hissetmek
  2. Uyku problemi yaşamak
  3. Sekse daha az ilgi duymak
  4. Huzursuz yada sinirli olmak
  5. Motivasyon kaybı
  6. İş yerinde çalışma isteğinin azalması
  7. Ereksiyon problemleri
  8. Gerginlik
  9. Hafıza ve konsantrasyon ile ilgili problemler
  10. Kararsızlık
  11. Kendine güvenin azalması
  12. Yorgunluk
  13. Kasların zayıflaması
  14. İdrara çıkma ihtiyacında artış
  15. Depresyon
  16. Duygularda ani değişimler
  17. Enerji kaybı
  18. Kemik erimesi
  19. Saç kaybı
Peki bütün bu değişimleri yaşayan erkeğin yaşamında neler olur?
  1. Çocuklar kendi yaşamlarını kuruyor ve evden gidiyorlar
  2. Anne-babalar vefat ediyorlar
  3. İş imkanları gittikçe bitiyor
  4. Evlilikler yıkılıyor
  5. Dostlar hastalanmaya başlıyor
  6. Ümitler bitiyor
  7. Hayaller gerçekleştirilmeden yaşam bitmiş oluyor
Şimdi aşağıdaki hikayeyi bu bilgiler ışığında okumaya çalışın, belki bu olaya objektif olarak bakmanıza yardım edebilir..

"42 yaşındaki Ahmet bey eşini boşayarak kendisinden 10 yaş daha genç bir kadın ile evlenmeyi planlıyor. Çünkü 20 yıllık evlilikten sonra yaşamın elinden kayıp gittiğini hissediyor. 15 kilo almış durumda, kendini "yaşlı ve çirkin hissediyor. Kariyerinin tıkandığını ve geleceğe yönelik adım atmak için hiç bir istek duymadığını farkediyor. Genellikle ani öfkeler ile kendi içine dönmeler arasında gidip geliyor. Uykusuzluk sorunu var ve geceleri en azından 4-5 defa idrarını yapmak için tuvalete kalkıyor. Seks yaşantısı büyük oranda azaldı ve olan seks ise şehvetten ziyade daha çok alışkanlığa dönüştü.  Karısı seks istediğinde ereksiyon sorunu yaşıyor ve bu durum onu dehşete düşürüyor.  Tabiki sorununu hiç kimse ile konuşamıyor.  Evde çocuklar ve karısı arasında sürekli bir çatışma var.  Karısı yaptığı her şeyi kritize ediyor ve evde bir baba yada koca gibi hissetmekten ziyade yaramaz bir çocuk gibi hissediyor.  Kendinden daha genç bir bayan hayranlık içinde ona yaklaştığında yeniden erkek gibi hissediyor. Akşam yemeğine çıkıyorlar, dans ediyorlar, hatta seks bile yapıyorlar ve her şey yolunda gibi görünüyor.  Bu yeni heyecan kendisine iyi geliyor.  Buna tutunmak istiyor..."

Bu hikayede anlatılan kişi, hormonlardaki azalma ile erkekliğini kaybettiğini düşünüyor.  Vücudu, çevresi, içinde bulunduğu yaşam, herkes artık zamanın bittiğini hatırlatıyor.  Ne evde, ne yatakta , ne de iş yerinde bir erkek gibi hissedemiyor.  Bütün bu sorunların yaşlanmayla ilgili olduğunu biliyor ama kabul edemiyor ve yeni bir aşk, yeni bir araba, hızlı motorlar yada benzeri bir sembol ile dünyaya hala genç olduğunu, hala erkek olduğunu göstermeye çalışıyor.

Andropozu atlatabilmek için ne yazık ki kişinin önce içinde bulunduğu durumu kabullenmesi gerekiyor. Aile bireylerinin anlayışlı olmaları önemli bir etken. Baba ve Koca olarak hala varlığını koruduğunu hissetmek, evdeki herkesin kendisine saygı ve sevgi ile destek olduğunu düşünmek kişinin kendini iyi hissetmesini sağlayabilir. Ayrıca yaşamdaki stresi ve üzüntüleri azaltmak etkili olabilir. Diğer taraftan seksi dostluk, sevgi, içtenlik gibi farklı boyutlarda yaşamayı öğrenmek, çiftlerin bu sorunu daha sorunsuz atlatmasını sağlayabilir.  

Saygılar

Çiğdem Alper
(0 Yorum)
 
   

Login Form

Merhaba, Ziyaretçi. Lütfen giriş yapın veya üye olun.
Mayıs 16, 2008, 07:47:08 am
Kullanıcı Adı: Şifre:
Kullanıcı adınızı, parolanızı ve aktif kalma süresini giriniz

Şifremi Unuttum

FA Coach Academy

Rumeli Cad. Suzi Bey Apt. No:14/8 Nişantaşı İSTANBUL

538 983 00 85

Ücretsiz ve Ücretli program için daha fazla bilgi

 

Linkler

Psikoloji
Kadın-Aile-Çocuk
Rehberlik-Danışmanlık
Diğer

Çiğdem Alper'in Psikoterapi Ofisi

Cigdem Alper's Psychotherapy Office

(0 Yorum)