|
Üzgünüm ama "bana ne!" diyemiyorum anne... |
|
|
|
Yazar Ayşin Oya Attaroglu
|
 | |  | | Olmuyor, bir türlü olmuyor. “Bana ne!” demeyi öğrenemiyorum | |
 | Her sabah uyandığımda kendi kendime “bugün hiçbir olaya tepki vermeyeceğimi etrafımda ne olursa olsun oluruna bırakacağım” diyerek güne başlıyorum fakat her gün kendimi yine birşeylere üzülmüş ve olanları sorgularken buluyorum.
Nasıl tepkisiz kalabilirim ki zaten. Sabah sabah yolda giderken ön arabanın camından dışarıya fırlatılan sigara paketi yada boş bir şaşal şişeyle güne başlamak hiç de motive edici olmuyor. Ayrıca bir de bu denli sıkışık bir trafikte sürekli olarak oradan ve buradan densizce öten krona sesleri varken. Sanki önümüz boşta biz ilerlemiyoruz. Oldum olası bu boş yere çalınan korna seslerini anlayamamışımdır zaten.
Sonra iş yerinde gazetelere göz atmaya başlıyorum ve yüreğim iki kat daha daralıyor “uyurken evi soyuldu...”, “kocasını ve çocuklarını vurdu”, “ kaptı kaçtı olayında ölüm”, “trafik canavarı bir kaç can daha aldı”, x ülkede deprem, y ülkede kasırga, “sporda kavga” vs. vs.
Tüm bunlar hayatımızın bir parçası olurken bir de iş yerindeki titre, statü, ego ve para savaşları içerinde boğuşuyor ve asıl yapmamız gereken yığınca iş varken bambaşka garip garip triplerle uğraşmak zorunda kalıyoruz. İşte maalesef “bana ne!” diyemiyorum.
Sonra akşam oluyor, iş bitiyor, işten çıkıp şöyle temiz hava almak için ve biraz hareket olsun diye metroya yada otobüs durağına kadar yürümeye başlıyorum ve hooooop yine sorunlar, bağıran insanlar, kornalar, bazı arabaların hız sınırını aşarak birikmiş suların üzerinden geçerek beni ıslatmaları, yol vermemek için arabayı üstüme üstüme kırmaları, yolda yürürken yayaların birbirlerine karşı “ben senden daha hızlıyım” edasıyla birbiri ardından omuz atmaları, metro yada otobüse binerken sıranın oluşturulmayıp “önce ben bineceğim ve boş olan yere ben oturacağım” yarışında bulunmaları, vs. vs. Ya olmuyor işte “bana ne!” diyemiyorum.
Kusura bakma anne, yapamıyorum. Senin istediğin gibi sakin kalamıyorum olanlar karşısında. Tepkisiz, kabullenmiş ve herşeyi oluruna bırakan bir uslubla güne başlasam da maalesef koşulların beni bu denli zorlamasıyla bu anlayışımı devam ettiremiyorum gün içerisinde. Üzülmemek, sinirlenmemek ve tepki göstermemek mümkün değil anne. Üzgünüm ama “bana ne!” diyemiyorum, senin istediğin gibi tepkisiz kalamıyorum...
Ayşin Oya Attaroğlu | | (0 Yorum) |