Hatunca.NET Psikoloji ve Kadin Sitesi
 
 
 

Ana Menu

Anasayfa
Bize ulaşın
Forum
Yardım
Reklam Ver

Psikoloji

Kişilik Bozuklukları
Genel Psikoloji
Yeme Bozuklukları
Tüm Psikoloji Yazıları

İçerikler

Çocuk ve Aile
Kişisel Gelişim
Tüm Yazılar
Arşiv

Psikoloji Testleri

Eğlence Testleri
Kişilik Testleri

Yazarlar

Perihan Yazıcı
Çiğdem Alper
Rüya Yüksel
İnci İlhan
Süreyya Türkoğlu
Dr. Meltem Kavcar Sırmalı
Erim Cebeci
Leyla Draman
Füsun Budak
Derya Akkaya
Şadan Hergüner
Ümran Akça
Özden Bayraktar
Tüm Yazarlar
 
Anasayfa arrow Tüm Yazarlar arrow Oya Attaroğlu arrow Üzgünüm ama "bana ne!" diyemiyorum anne...
 
 
Üzgünüm ama "bana ne!" diyemiyorum anne... Yazdır E-Posta
Kullanıcı Oylama: / 56
KötüÇok iyi 
Yazar Ayşin Oya Attaroglu   

Olmuyor, bir türlü olmuyor. “Bana ne!” demeyi öğrenemiyorum

Her sabah uyandığımda kendi kendime “bugün hiçbir olaya tepki vermeyeceğimi etrafımda ne olursa olsun oluruna bırakacağım” diyerek güne başlıyorum fakat her gün kendimi yine birşeylere üzülmüş ve olanları sorgularken buluyorum.

Nasıl tepkisiz kalabilirim ki zaten. Sabah sabah yolda giderken ön arabanın camından dışarıya fırlatılan sigara paketi yada boş bir şaşal şişeyle güne başlamak hiç de motive edici olmuyor. Ayrıca bir de bu denli sıkışık bir trafikte sürekli olarak oradan ve buradan densizce öten krona sesleri varken. Sanki önümüz boşta biz ilerlemiyoruz. Oldum olası bu boş yere çalınan korna seslerini anlayamamışımdır zaten.

Sonra iş yerinde gazetelere göz atmaya başlıyorum ve yüreğim iki kat daha daralıyor “uyurken evi soyuldu...”, “kocasını ve çocuklarını vurdu”, “ kaptı kaçtı olayında ölüm”, “trafik canavarı bir kaç can daha aldı”, x ülkede deprem, y ülkede kasırga, “sporda kavga” vs. vs.

Tüm bunlar hayatımızın bir parçası olurken bir de iş yerindeki titre, statü, ego ve para savaşları içerinde boğuşuyor ve asıl yapmamız gereken yığınca iş varken bambaşka garip garip triplerle uğraşmak zorunda kalıyoruz. İşte maalesef “bana ne!” diyemiyorum.

Sonra akşam oluyor, iş bitiyor, işten çıkıp şöyle temiz hava almak için ve biraz hareket olsun diye metroya yada otobüs durağına kadar yürümeye başlıyorum ve hooooop yine sorunlar, bağıran insanlar, kornalar, bazı arabaların hız sınırını aşarak birikmiş suların üzerinden geçerek beni ıslatmaları, yol vermemek için arabayı üstüme üstüme kırmaları, yolda yürürken yayaların birbirlerine karşı “ben senden daha hızlıyım” edasıyla birbiri ardından omuz atmaları, metro yada otobüse binerken sıranın oluşturulmayıp “önce ben bineceğim ve boş olan yere ben oturacağım” yarışında bulunmaları, vs. vs. Ya olmuyor işte “bana ne!” diyemiyorum.

Kusura bakma anne, yapamıyorum. Senin istediğin gibi sakin kalamıyorum olanlar karşısında. Tepkisiz, kabullenmiş ve herşeyi oluruna bırakan bir uslubla güne başlasam da maalesef koşulların beni bu denli zorlamasıyla bu anlayışımı devam ettiremiyorum gün içerisinde. Üzülmemek, sinirlenmemek ve tepki göstermemek mümkün değil anne. Üzgünüm ama “bana ne!” diyemiyorum, senin istediğin gibi tepkisiz kalamıyorum...

Ayşin Oya Attaroğlu
(0 Yorum)
 
   

Login Form

Merhaba, Ziyaretçi. Lütfen giriş yapın veya üye olun.
Eylül 07, 2008, 10:03:04 pm
Kullanıcı Adı: Şifre:
Kullanıcı adınızı, parolanızı ve aktif kalma süresini giriniz

Şifremi Unuttum

Linkler

Psikoloji
Kadın-Aile-Çocuk
Rehberlik-Danışmanlık
Diğer

Çiğdem Alper'in Psikoterapi Ofisi

Cigdem Alper's Psychotherapy Office

(0 Yorum)