Hatunca.NET Psikoloji ve Kadin Sitesi
 
 
 

Ana Menu

Anasayfa
Bize ulaşın
Forum
Yardım
Reklam Ver

Psikoloji

Kişilik Bozuklukları
Genel Psikoloji
Yeme Bozuklukları
Tüm Psikoloji Yazıları

İçerikler

Çocuk ve Aile
Kişisel Gelişim
Tüm Yazılar
Arşiv

Psikoloji Testleri

Eğlence Testleri
Kişilik Testleri

Yazarlar

Perihan Yazıcı
Çiğdem Alper
Rüya Yüksel
İnci İlhan
Süreyya Türkoğlu
Dr. Meltem Kavcar Sırmalı
Erim Cebeci
Leyla Draman
Füsun Budak
Derya Akkaya
Şadan Hergüner
Ümran Akça
Özden Bayraktar
Tüm Yazarlar
 
Anasayfa arrow Tüm Yazarlar arrow Erim Cebeci arrow Elma Şekeri
 
 
Elma Şekeri Yazdır E-Posta
Kullanıcı Oylama: / 63
KötüÇok iyi 
Yazar erim cebeci   

Kırmızı gömleğim vardı ama kotum hiç olmamıştı. Peki bu kırmızı da neyin nesiydi? Kan!

İlk hatırladığım, günün son saatlerini, ardından kovalayan dakikalara ve peşindeki saniyelere henüz kaptırmamış olduğumdu. Sol elimde uçan yeşil bir balon diğerinde elma şekeri, Etiler’in göbeğinde ne işim vardı? Kotumun bir paçası yırtılmış, boynuma sardığım atkı ayağıma dolanmak istercesine sarkmış, rüzgarla sallanıp duruyordu. Son hatırladığımı hatırlamak için kafamı iki yana salladığımda tek hissettiğim arı kovanı gibi uğuldayan başımın yerçekimine karşı direncinin gittikçe azaldığı oldu. Hafif adımlar atarak yürümeye başlamıştım ki, sol bileğimin “seksenbeş kiloluk ağırlığına artık dayanamıyacağım” isyan sinyali parça parça beynime ulaştı. Paçası yırtılmış kotumun amerikan bayrağından tek eksik yanı mavi ve kırmızının arasında beyaz rengin olmayışıydı. İstemediğim kadar yıldız ise etrafımda bilmem kaçıncı kez dönüyordu. Kırmızı mı? Kırmızı gömleğim vardı ama kotum hiç olmamıştı. Peki bu kırmızı da neyin nesiydi? Kan! Hayır gözlerimi kan bürümemişti ama paçamdaki, kandı. Henüz kırmızısı bayrak rengindeydi. Bu iyi mi? Kötü mü? İyi yanı toplar damar değildi kesilen, kanın rengi açıktı. Kötü olan pıhtılaşmamıştı, bu da kanamanın yeni olduğunu gösteriyordu. İyi de ben ne zaman yaralandım?

Uçan balonu sıkı sıkıya tutar halde elma şekerini diğer elime aktarıp ceplerimi yokladım. Cüzdanım kanatlanmış gitmişti. Benim ben olduğumun kanıtı tek bir şey yoktu yanımda. Param bile yoktu. Cebimde beş kuruşum kalmamışken kime telefon edip yardım isteyecektim ki? Ya da bir taksi. Birden karnımın müthiş bir şekilde acıktığını hissettim. Miğde özsularım fokurdaya fokurdaya yutağıma doğru çıkmaya çalışıyordu. Elma şekeri belki açlığımın geçici yatıştırıcısı olabilirdi. Balonun uçmamasına dikkat ederek jelatinini soymaya çalışırken sapından fırlayan elma şekeri yerçekimine hiç karşı koymada ayaklarımın dibine düşüverdi. Yasaklı meyveyi yakalama hamlem o kadar hızlı olmuştu ki eğilmemle miğde özsularının ekşi ve asitli tadı önce ağzıma oradadan da burnuma kadar geldi. Elma şekeri, ne zaman yağdığını hatırlamadığım yağmurdan ıslanmış caddede, bulaştığı sularda kırmızı şekerini bıraka bıraka yuvarlanıp benden uzaklaşırken, balonsuz elimle ağzımı kapamaya çalışıyordum. Öz sularımın akışını dah fazla engelleyemezken ayak bileğim de kendi ağırlığıma daha fazla dayanamadı, iki büklüm sağ yanıma doğru ağır çekim yıkılırken ağzımı kapatmaya çalıştığım elim düşüş şiddetini azaltmak için çabalıyordu. Yağmurdan serinlemiş asfalt on parçalık pazıl gibi ayrılmış hafızamın bir kaç parçasının bir araya gelmesini sağladı. İşte o an sol elimde tutuğum uçan balonun ardında sarı saçlı minik kızı görüverdim.

Annesini kaybettiğni söylediğini hatırlıyor gibiyim şimdi. Ağlamasını durdurmak için yolun karşısındaki tatlıcıdan elma şekeri aldığımı da, en son baloncuyu görmüştüm. Fıstık yeşili son uçan balonu minik kız için aldım. Sevincini uzaklardan bile hissetmek mümkündü. Sonra bana doğru hamle yaptı ama arabalar çok hızlıydı ve ben dur orada derken ona doğru koşmaya başladım. Şimdi karşımda işte. Balonu ona vermeliyim.

“al bakalım balonu”

Minik el uzanırken ben de balonu ipinden tutup ona vermeye çalıştım. Allahım bugün fizik kurallarının hepsi mi bana karşı? Elma şekeri düşüp yuvarlandı, şimdi de bu, adı üzerinde “uçan balon” ipini kaçırırsan ne olur? Uçar. Bu sefer atik davranıp balonu yakalamak için daha erken hamle yaptım ama nafile. Ne tür bir gaz var bunun içinde anlıyamıyorum bu ne hız, uçan balon değil kaçan balon mubarek. Daha hızlı daha yukarı uçarken ben de peşinden. Herkes niye bana bakıyor, hayır balona bakıyor ama ben yerde yatıyorum. Başımdaki kalablık da neyin nesi, peki ya o araba? Camı patlamış yanıbaşımda. Hay balon gibi, daha hızlı daha yukarı uçuyor, ben de peşinden. Yakalamalıyım.
(0 Yorum)
 
   

Login Form

Merhaba, Ziyaretçi. Lütfen giriş yapın veya üye olun.
Eylül 08, 2008, 05:47:03 pm
Kullanıcı Adı: Şifre:
Kullanıcı adınızı, parolanızı ve aktif kalma süresini giriniz

Şifremi Unuttum

Linkler

Psikoloji
Kadın-Aile-Çocuk
Rehberlik-Danışmanlık
Diğer

Çiğdem Alper'in Psikoterapi Ofisi

Cigdem Alper's Psychotherapy Office

(0 Yorum)