Ana Menu
Anasayfa
Bize ulaşın
Forum
Yardım
Reklam Ver
Psikoloji
Kişilik Bozuklukları
Genel Psikoloji
Yeme Bozuklukları
Tüm Psikoloji Yazıları
İçerikler
Çocuk ve Aile
Kişisel Gelişim
Tüm Yazılar
Arşiv
Psikoloji Testleri
Eğlence Testleri
Kişilik Testleri
Yazarlar
Perihan Yazıcı
Çiğdem Alper
Rüya Yüksel
İnci İlhan
Süreyya Türkoğlu
Dr. Meltem Kavcar Sırmalı
Erim Cebeci
Leyla Draman
Füsun Budak
Derya Akkaya
Şadan Hergüner
Ümran Akça
Özden Bayraktar
Tüm Yazarlar
Anasayfa
Forum
Psikoloji-Terapi
Bulimia ve Anoreksiya
BASINDA YEME BOZUKLUKLARI
BASINDA YEME BOZUKLUKLARI
Merhaba,
Ziyaretçi
. Lütfen
giriş yapın
veya
üye olun
.
Ağustos 30, 2008, 04:12:37 pm
Hatunca.NET Forum
Psikoloji-Terapi
Bulimia ve Anoreksiya
(Moderatör:
crea
)
BASINDA YEME BOZUKLUKLARI
0 Üye ve 2 Ziyaretçi konuyu incelemekte.
« önceki
sonraki »
Sayfa:
1
2
3
4
5
6
7
8
[
9
]
Gönderen
Konu: BASINDA YEME BOZUKLUKLARI (Okunma Sayısı 51972 defa)
crea
Moderator
Bilge
Offline
Mesaj Sayısı: 835
"Sıfır Beden Tutkusu"
«
Yanıtla #120 :
Ağustos 20, 2007, 10:40:28 am »
19. 08. 2007
İhlas Haber Ajansı
Sıfır Beden Tutkusu
Özel İmperial Hastanesi Başhekimi Psikiyatrist.Dr. İrfan Coşkun, sıfır beden tutkusunun bazen ölüme sebep olacağını belirterek "Açlıkla oluşan biyokimyasal değişiklikler ve hissedilen utanç ve suçluluk duyguları zamanla depresyonu tetikler" dedi.
Dr. Coşkun, sıfır beden uğruna kişinin, yemek yemeyi reddedip sürekli diyet uygulayarak aşırı kilo kaybedip daha sonra da kilo kaybını durduramadığını hatta hayatını kaybettiğini söyledi. Dr. Coşkun, anoreksiya, nevroza bozukluluğunun genel olarak ergenliğin ilk dönemlerinden orta dönemlerine doğru genellikle bir diyet dönemi sonunda ve önemli stresör olaydan sonra başladığını anlattı. Bu teşhisi koyabilmek için dört önemli nokta olduğunu belirten Dr. Coşkun, şöyle konuştu: "Kişi normal vücut ağırlığında olmayı reddetmekte olduğu için kilo vermenin temelde aç kalmayla sağlanacağına inanır. İkincisi, kişi kilo almaktan çok korkar, kilo verse dahi bu onun kilo kaygısını azaltmaz. Üçüncü önemli nokta, kızlarda aşırı zayıflama ile 'menstrüasyon'ların ardışık olarak üç kez olmamasıdır ve bu zamanla menstruasyon dönemlerinin düzensizleşmesine hatta kaybolmasına yol açar. Dördüncü nokta ise bu kişiler beden biçimlerini çarpık olarak algılar, aşırı incelemelerine rağmen halen kendilerini kilolu olarak algılar ve kimse onları bu fikirlerinden vazgeçiremez. Anoreksiya sıklıkla depresyona yol açar. Açlıkla oluşan biyokimyasal değişiklik ve hissedilen utanç ve suçluluk duyguları zamanla depresyonu tetikler."
Dr. Coşkun, anoreksiyanın gidişatını umut verici olmaktan uzak bir şekilde değerlendirerek şöyle konuştu: "Çünkü kişi de biyolojik açıdan önemli değişmeler olur, hormon düzeyleri değişir, kansızlık, kemik yoğunluğunda azalma ve kan basıncında düşme oluşur. Anoreksiya rahatsızlığı olan hastaların kendilerine yönelik yanlış ve bozuk algılarını değiştirmek popüler kültürün ince olmaya verdiği değerden dolayı oldukça zor. Tüm bunlardan dolayı anoreksiya yaşamı tehdit edici çok önemli bir hastalıktır ve bu hastalıktan ancak yüzde 50'si tedavi edilebilmektedir. Ölüm genellikle kalp rahatsızlığı gibi hastalığın fiziksel komplikasyonları ve intihardan kaynaklanır."
Dr. Coşkun, bu konuda kendinde ya da yakınlarında bir problem hissedenlerin en kısa zamanda bir ruh sağlığı uzmanına başvurmasını tavsiye etti.
Logged
Beden, zihnin hizmetçisidir
Düşünceleri yaratan benim. Olumlu ya da olumsuz, gerekli ya da gereksiz düşünceler üreten benim. Bedeni hareket ettiren, ona can veren benim. Öyleyse ben; düşüncelerden ve bedenden ayrı bir varlık, bir enerjiyim.
crea
Moderator
Bilge
Offline
Mesaj Sayısı: 835
"Yememe takıntısı yayılıyor mu"
«
Yanıtla #121 :
Aralık 12, 2007, 10:08:04 am »
14. 09. 2004
Hürriyet Gazetesi
Yememe takıntısı yayılıyor mu
Aşırı miktarda besin tüketimi (Bulimia) veya sağlığı tehdit edici boyutlarda besin reddi (Anoreksiya) ile ortaya çıkan ‘yeme bozuklukları’ ciddi hastalıklardır.
Her ikisinde de metabolizma ve hormonal sistemler süratle bozulur. Hipoglisemi (kan şekerinde düşme), kalp büyümesi, kalp krizi, kansızlık, pankreatit, osteoporoz (kemik kırılganlığı artışı), kısırlık, bellek sorunları hızla ortaya çıkar. Anoreksiyalıların yüzde 5’inin, Bulimia ile boğuşanların yüzde 1’inin yaşamlarını kaybetme tehlikesi vardır.
ANOREKSİYA ve Bulimia hastaları, genellikle ergenlik çağı ve sonrası fırtınalı yaşayan genç kızlardır. Anorektikler, ‘yememe ve iyice zayıflama takıntısı’ nedeniyle olmaları gereken ağırlıktan en az yüzde 15 daha ince bir bedene sahip olabilmek için sürekli aç kalırlar. Uyumlu, iyi huylu ve sorunsuz görünmekte ısrarlı olan bu zayıflama takıntılı genç kızların ortak özellikleri, yeme bozukluklarını gizlemeleri, problemlerine ilişkin sorunlara aldatıcı yanıtlar vermeleri ve çoğu kez sorundan habersiz gibi davranmalarıdır. Derslerinde genellikle başarılıdırlar. Çoğu kez okul aktivitelerinde de popüler olan bu gençler ‘yüksek performanslı ve gayretli biri’ olmaya özen gösterirler. Çok uysaldırlar. Öğretmenleri, arkadaşları ve okul yönetimi ile problem çıkarmazlar. Duygularını içe atan, hislerini konuşarak anlatmaktan ve paylaşmaktan kaçınan bu ‘iyi, uyumlu ve çalışkan’ kızlar, aslında birer kapalı kutudurlar. Kızgınlık, kıskançlık, olumsuzluk gibi hislerini pek belli etmezler. ‘Olumlu ve uyumlu insan’ maskesini ustaca taşırlar. Aileler çocuklarının yaşadıkları sorunu uzun süre bu nedenle farketmez, endişe duymaz.
ÇOĞU GİZLİ KALIYOR
‘Sorunu gizleme, dürüst ve açık olmama’ yeme sorununun ikisinde de ortak özelliklerdir. Ya ‘öğle yemeğinde çok fazla yediklerinden dolayı akşam yemeği için henüz tokturlar’ ya da ‘akşam üzeri bir şeyler atıştırmışlar’ veya‘akşam yemeğini arkadaşlarında yemişlerdir.’ Sofraya oturduklarında yiyeceklerini çok küçük parçalara bölerek vakit kazanmak, yiyeceklerini tabaklarının çevresine itmek gibi bazı ortak davranışlar sergilerler.Kozmetik (dış görünüşe ilişkin) nedenlerle sürekli kilo vermeye çabalayan kilosu çok fazla azalmış bu gençlerin gerekçeleri hep aynıdır: Sağlıklarını yeniden kazanmak, formda kalıp incelmek. İncecik, yağsız hoş bir kız olabilmek...
AŞIRI YEME: BULİMİA
Aşırı ve kontrolsüz yeme eğiliminde olan bulimia hastalarının durumu da üzücüdür. Kısa sürede aşırı miktarda besin tüketen bu gençler, aldıkları fazla kalorilerden ya bağırsaklarını boşaltarak ya da kusarak kurtulurlar. Sorun, ‘kusarak veya laksatiflerle ishal olup temizlenerek kurtulmak’ gelgitleri içinde gizlice sürer gider. Aşırı gıda tüketimi de, kusma veya bağırsaklar yoluyla temizleme de ailelerden gizli olarak gerçekleştirilir ve genellikle geceleri yapılır. Yeme bozuklukları yayılma eğiliminde olan ciddi ve tehlikeli hastalıklardır. Ailelerin, öğretmen ve okul danışmanlarının genç kızları bu konuda uyarmaları ve profesyonel bir merkezle işbirliği yapmaları zorunludur.
Olsen kardeşler
Amerikalı iki genç televizyon yıldızı olan Mary ve Kate Olsen kardeşlerden Mary (solda), bu yıl anoreksiya yüzünden çok sıkıntılı günler geçirdi. Henüz 18 yaşında olan Mary Olsen, ABD’nin en zengin gençleri arasında. Mary, bir klinikte tedavi gördükten sonra ikizi Kate Olsen’le birlikte yeniden sosyal yaşama dönebildi.
YEME BOZUKLUKLARININ İŞARETLERİ
Aşırı ve hızlı zayıflamak
Zayıflama ile aşırı derecede ilgilenmek
Sürekli daha da çok zayıflamayı arzulamak
Kıyafet bedenleri, ayna ve tartılma takıntılarına kapılmak
Sürekli diyet ürünleri kullanmak
Zayıflama ve kilo verme ile ilgili yayınlarla fazla ilgilenmek
Kalorilerden ve yağlardan çok sık bahsetmek
Yemekle veya hemen sonrasında sık sık lavabo banyo ziyaretleri yapmak/kalori yükünden (!) kurtulmak için banyoya gidişleri sıklaştırmak
Sık sık öğün atlamak
Besinleri kalori içerikleri ve yağ-şeker muhtevaları ile fazlaca ilgilenmek
Yiyecekleri çok küçük parçalara ayırmak yiyormuş gibi görünmek
Tek yönlü beslenmeye yönelmek, sürekli aynı şeyi yemek
Aniden vejeteryan olmak
Şekersiz ve kafeini bol içeceklere yönelmek
Laksatif (bağırsak temizleyici) kullanmaya başlamak
Osman Müftüoğlu
Logged
Beden, zihnin hizmetçisidir
Düşünceleri yaratan benim. Olumlu ya da olumsuz, gerekli ya da gereksiz düşünceler üreten benim. Bedeni hareket ettiren, ona can veren benim. Öyleyse ben; düşüncelerden ve bedenden ayrı bir varlık, bir enerjiyim.
crea
Moderator
Bilge
Offline
Mesaj Sayısı: 835
"Yeme bozukluğu cildin düşmanı"
«
Yanıtla #122 :
Şubat 03, 2008, 12:46:02 pm »
05.02.2005
Takvim Gazetesi
Yeme bozukluğu cildin düşmanı
Zayıf kalarak daha güzel görünmek amacıyla gençler arasında giderek artan yeme bozuklukları, ciltte tahribata neden oluyor.
Yeme bozukluğu olanlar, vücut şekillerinden rahatsızlık duyar ve karşı konulmaz bir zayıf olma hissi taşır. Psikiyatrik bozuklukların fiziksel belirtileri olarak adlandırılan Anoreksiya Nervoza (AN) ve Bulimiya Nervoza (BN), çok fazla vücut yağı olduğuna dair kaygıların bir sonucu olarak gelişiyor. Alman Nişantaşı Kliniği dermotoloji uzmanlarından Dr. Belma Bayraktar, yeme bozukluklarının, özellikle zayıflığın çekici bir ideal olarak göz önünde bulundurulduğu (örneğin mankenler ve sinema yıldızları) endüstri toplumlarında çok yaygın olduğunu söyledi. Yaklaşık 300 yıldır bu hastalığın var olduğuna dair ellerinde kanıtların bulunduğunu belirten Dr. Belma Bayraktar, şunları anlattı:
'KİLO RAHATSIZ EDİYOR'
"Kadınlar kilolarından oldukça fazla rahatsızlık duyar ve kendilerini olduğundan daha ağır görür. Bu algılama yüzünden, kadınlar erkeklerden daha fazla ağırlıklarını azaltmaya gayret eder. Yeme bozuklukları olan kadınlar, ciltlerinin görüntüsünden de belirgin ölçüde rahatsızlık duyar.
'OLUMSUZ ETKİLER'
Yeme bozukluklarının, insan sağlığına çok sayıda olumsuz etkisi bulunuyor. Yeme bozuklukları, vücutta belirgin tıbbi komplikasyonlara yol açmaktadır. Bunların başında da; beyin, kalp-damar sistemi, sindirim sistemi, sinir sistemi, kan tablosu, endokrin sistem, metabolizma, kemikler ve dişler gelmektedir. Ciltte ise ayva tüylerinin artmasına, sürekli elini ağzına sokarak kusma girişiminden dolayı kişilerin ellerinin dış kısmında nasır oluşmasına yol açar. Ayrıca, yüksek asidik mide suyunun etkisiyle, diş minesi erozyonları meydana gelir. Bunların yanı sıra ciltte pek çok sorun ortaya çıkar. Cilt kuruması da yeme bozukluğunun sonuçlarından biridir. Kuruluk renk artışıyla daha sık görülür. Bu görünüme 'kirli cilt' de denilir. Yağ bezi aktivitesindeki azalma, hipotiroidi, vitamin ve element yetersizliğine bağlı cilt yağlarındaki azalma bu durumdan sorumludur. Sivilce ile soğuk eller ve ayaklar da sık rastlanan bulgulardandır."
Logged
Beden, zihnin hizmetçisidir
Düşünceleri yaratan benim. Olumlu ya da olumsuz, gerekli ya da gereksiz düşünceler üreten benim. Bedeni hareket ettiren, ona can veren benim. Öyleyse ben; düşüncelerden ve bedenden ayrı bir varlık, bir enerjiyim.
crea
Moderator
Bilge
Offline
Mesaj Sayısı: 835
"İlacı üç yıl kullandım az kalsın ölüyordum"
«
Yanıtla #123 :
Nisan 20, 2008, 03:19:14 pm »
9/09/2007
Sabah Gazetesi
'İlacı üç yıl kullandım az kalsın ölüyordum'
* CEYDA DÜVENCİ (oyuncu)
DİYETİSYEN kontrolünde üç yıl zayıflama ilacını kullandım. İlacı bırakınca tekrar kilo aldığım için bırakamadım. İşe yaradıkları kesin, zayıflamayı kolaylaştırıyor ama İlaç kullanmayı kestikten hemen sonra bir yılım kâbus gibi geçti. Altı ay içinde hızla on kilo aldım. Karaciğerim yağlandı, sivilcelerim çıktı... İlacın yan etkilerinden kurtulmak için çok ciddi tedavi gördüm. Bana bu ilacı yazan ve vücudumu dağıtan diyetisyene bir ara dava açma boyutuna geldim. Şimdi doktor kontrolünde düzenli beslenme tedavisi görüyorum. Az kalsın ölüyordum, tek söyleyeceğim şey ucuz kurtulduğumdur. Bugün gazetede haberleri okuyunca "Allah beni kurtardı" diye dua ediyorum.
Logged
Beden, zihnin hizmetçisidir
Düşünceleri yaratan benim. Olumlu ya da olumsuz, gerekli ya da gereksiz düşünceler üreten benim. Bedeni hareket ettiren, ona can veren benim. Öyleyse ben; düşüncelerden ve bedenden ayrı bir varlık, bir enerjiyim.
crea
Moderator
Bilge
Offline
Mesaj Sayısı: 835
"Dört seansta kusma hastalığını bitirdi"
«
Yanıtla #124 :
Nisan 20, 2008, 03:27:18 pm »
21/01/2004
Sabah Gazetesi
Dört seansta kusma hastalığını bitirdi
Psikiyatrist Dr. Tuncay Özer, manken hastalığı olarak anılan bulimiaya yakalanan bir hastasını dört seansta iyileştirdi. Dr. Tuncay Özer, hipnoz terapisinin notlarını bizimle paylaştı.
Psikiyatrist Dr. Tuncay Özer, Bayan C. adını verdiği bulimia hastasının 4 seanslık hipnoz terapisinin notlarını bizimle paylaştı. Bayan C. hipnoterapi öncesi yaptığım ön görüşmeye, "Annemden nefret ederim ve babama acırım" diye başladı ve şöyle devam etti: "Ben hayatı beceremedim çünkü güçsüzüm ve depresyondayım. Hayattan korkuyorum. Annemin ölümünden sonra sap gibi ortada kaldım ve 5 yıl içinde 30 kilo aldım. Bu vücut bana ait olamaz. Bilinçaltımdaki tüm olumsuzlukları cerrahi bir müdahale ile aldırmak istiyorum." Evini ve yalnızlığı sevmediğini söyledi. Adet düzensizliği oluyordu. Bulimia ve tırnak yeme sorunu vardı. Daha önce psikoterapiye gitmiş, ancak başarı sağlayamamıştı.
1. SEANS (8 saat sürdü)
Hipnoza başladık. Hipnoz halinde olduğuna inandırmak zaman aldı. Birinci seansta görünen en ilginç şey, hipnoterapik rüya oldu: "Kendimi sarı kumlarla örtülü bir çölde görüyorum. Yerde delik açıyor. Deliğin etrafında bebek dolaşıyor. Kaktüsler var."Çöldeki delikten geçmek, rüyada annesini sembolize ediyordu. Yalnız kaldığını düşünüyordu. Annesinin onu rahatsız edici davranışları yüzünden kaktüsleri görüyordu.
2. SEANS (8 saat sürdü)
Seansa başlamadan önce ayaklarının uyuşur gibi olduğunu söyledi. Bunun bilinçaltındaki anlamının, buraya gelmek istememesi olduğunu söyleyince, uyuşukluk kalmadı. Ona hipnoterapide ayaklarıyla bağlantı kurmasını söyledim. Migren ağrıları başlamıştı. Bunun anlamı pişmanlıktı. Geçmişte ne zaman pişmanlık çekse, bu ağrılar geliyordu. Hipnozdayken Bayan C.'yi tekrar rüyanın gerçekleştiği çöl sahnesine geri götürdüm. Deliğin etrafında dolaşan bebeği (kendisini yani) aynı yerde gördüğünü söyledi. "Az ileride bir çiçek var onu görüyor musun" dedim. "Evet mor bir çiçek" dedi ve yüzünde gülümseme oldu. "Biraz daha uzakta farklı renkte bir çiçek daha var" dedim. "Gül" yanıtını verdi. Biraz daha yaklaşınca, küçük bir orman olduğunu hatırlattım. Uzun süre dolaştıktan sonra, "Erenköy'deki evine git ve orayı temizle" dedim. Çöpleri kutuya atmasını istedim. Hayatındaki tüm olumsuz şeyleri o deliğe atmasını istedim. Annesini sığdırmakta zorluk çekti. Aynı seans sırasında anlamlı ve özel bir rüya görmesini istedim. "Bir evdeyim. Ama ev ikiye ayrılmış. Benim bulunduğum yer tertemiz. Evin diğer tarafı insanı ürpertiyor" dedi. Eski hayatına bir set çekmişti. Bu seanstan sonra hemen yeni bir ev kiraladı. Artık kusmadığını söyledi. Korku duyduğu işine başlamak için garip bir heyecan duyuyordu. Dördüncü seansta tırnak yeme alışkanlığı da bitti.
(crea: Dort seans bana cok kisa bir sure gibi gelse de hipnozun bagimliliklarda cok faydali oldugunu kesinlikle savunuyorum;)
Logged
Beden, zihnin hizmetçisidir
Düşünceleri yaratan benim. Olumlu ya da olumsuz, gerekli ya da gereksiz düşünceler üreten benim. Bedeni hareket ettiren, ona can veren benim. Öyleyse ben; düşüncelerden ve bedenden ayrı bir varlık, bir enerjiyim.
hollywood_m
Öğrenci
Offline
Mesaj Sayısı: 31
Ynt: BASINDA YEME BOZUKLUKLARI
«
Yanıtla #125 :
Haziran 26, 2008, 04:55:56 pm »
şimdi size birşey söyliyeceğim ama inanmayacaksınız..ingiliz mankenler kilo almamak için gün içinde sadece meyve suyuna batırılmış pamuk yutuyorlarmış ve hiçbir şey yemiyorlarmış..o pamuk midede şişerek senin tok kalmanı sağlıyormuş.bence çok aptalca bunu gazetede okumuştum
Logged
Sayfa:
1
2
3
4
5
6
7
8
[
9
]
« önceki
sonraki »
Gitmek istediğiniz yer:
Gitmek istediğiniz yer:
-----------------------------
Hatunca Yönetim
-----------------------------
=> Hatunca Yönetim
-----------------------------
Hatunca.net
-----------------------------
=> Günlük
=> Hatunca.net Yazılar
=> Kişisel Gelişim
=> Kişisel Gelişim ve Seminer Duyuruları
=> Yardım Merkezleri
=> Aile, Evlilik ve Çocuklar
=> İnsan İlişkileri
=> Kadınlar ve Erkekler
=> Dertler ve İtiraflar
=> Düşünüyorum
=> Kültür-Sanat
=> Kitap
=> Bilim ve Araştırma
-----------------------------
Psikoloji-Terapi
-----------------------------
=> Dr. Meltem Kavcar Sırmalı'ya Sorun
=> Kişilik Bozuklukları
=> Çocuk Psikolojisi
=> Bulimia ve Anoreksiya
=> Tecavüz, Şiddet ve Cinsellik
=> Madde bağımlılığı
=> Fobiler, Anksiyete, Panik Attak
=> Stres, Depresyon, Kayıp
1 Saat
1 Gün
1 Hafta
1 Ay
Her zaman
Kullanıcı adınızı, parolanızı ve aktif kalma süresini giriniz
Powered by SMF 1.1.1
|
SMF © 2006, Simple Machines LLC
Bu Sayfa 3.21 Saniyede 17 Sorgu ile Oluşturuldu
Yükleniyor...