Hatunca.NET Psikoloji ve Kadin Sitesi
 
 
 

Ana Menu

Anasayfa
Bize ulaşın
Forum
Yardım
Reklam Ver

Psikoloji

Kişilik Bozuklukları
Genel Psikoloji
Yeme Bozuklukları
Tüm Psikoloji Yazıları

İçerikler

Çocuk ve Aile
Kişisel Gelişim
Tüm Yazılar
Arşiv

Psikoloji Testleri

Eğlence Testleri
Kişilik Testleri

Yazarlar

Perihan Yazıcı
Çiğdem Alper
Rüya Yüksel
İnci İlhan
Süreyya Türkoğlu
Dr. Meltem Kavcar Sırmalı
Erim Cebeci
Leyla Draman
Füsun Budak
Derya Akkaya
Şadan Hergüner
Ümran Akça
Özden Bayraktar
Tüm Yazarlar
 
Anasayfa arrow Forum arrow Psikoloji-Terapi arrow Bulimia ve Anoreksiya arrow Savaşı Kazananlar olarak örnek bişeyler yazalımda arkadaşlar yolu bulsun :)
 
 
Savaşı Kazananlar olarak örnek bişeyler yazalımda arkadaşlar yolu bulsun :)
Merhaba, Ziyaretçi. Lütfen giriş yapın veya üye olun.
Eylül 05, 2008, 11:49:47 am
Ana Sayfa Yardım Giriş Yap Kayıt

+  Hatunca.NET Forum
|-+  Psikoloji-Terapi
| |-+  Bulimia ve Anoreksiya (Moderatör: crea)
| | |-+  Savaşı Kazananlar olarak örnek bişeyler yazalımda arkadaşlar yolu bulsun :)
0 Üye ve 1 Ziyaretçi konuyu incelemekte. « önceki sonraki »
Sayfa: [1] 2 Aşağı git Yazdır
Gönderen Konu: Savaşı Kazananlar olarak örnek bişeyler yazalımda arkadaşlar yolu bulsun :)  (Okunma Sayısı 3039 defa)
cekmecedenevar
Öğretmen
***
Offline Offline

Mesaj Sayısı: 150


Mutluluk Bir Tercihtir!


« : Temmuz 27, 2006, 02:46:23 pm »

Arkadaşlar burada herkes dertli. Bu hastalıkdan kurtulamayız sanıyorlar...
Nasıl yendiğimizi anlatmalıyız.
İmkansız olmadığını bilmeliler...
Buraya herkes aşamalarıyla neler yaptıklarını yazsın.
Doktora gidemeyenler olabilir. Hepimizin maddi durumu buna elverişli olmayabilir. Çünkü bir bulumia hastası haftada iki sefer terapi alıyor, en ucuz doktor 100 YTL buda haftada 200 ayda 800 YTL eder.  2 sene tedavi sürüyor, bu da 19.200 Ytl eder.  Masum Buna gücü yetende olur yetmeyende.
Hadi arkadaşlar yazalım arkadaşlara neler yaptık; hafızamızı zorlayalım...
Kolay gelsin hepimize  Kahkaha
Logged

Üşeniyorum, öyleyse yarın Dil çıkaran
crea
Moderator
Bilge
*****
Offline Offline

Mesaj Sayısı: 835



« Yanıtla #1 : Temmuz 27, 2006, 05:27:05 pm »

Merhaba, hoşgeldin foruma. İyileşen birini daha görmek harika! Burada iyileşen birkaç kişiyiz; tabiki şimdilik. Eski bölümleri incelersen zaten aylardır bu aşamaları paylaştık arkadaşlarımızla; şimdi ise onların en çok ihtiyacı olan hastalıklarını kabul edip (ki çoğu da etti zaten) bir an önce harekete geçmek için gerekli gücü ve isteği bulmak. Sen de aşamalarını yazarsan eminim çok faydalı olacaktır. Tekrar hoşgeldin, görüşmek üzere
Logged

Beden, zihnin hizmetçisidir


Düşünceleri yaratan benim. Olumlu ya da olumsuz, gerekli ya da gereksiz düşünceler üreten benim. Bedeni hareket ettiren, ona can veren benim. Öyleyse ben; düşüncelerden ve bedenden ayrı bir varlık, bir enerjiyim.
cekmecedenevar
Öğretmen
***
Offline Offline

Mesaj Sayısı: 150


Mutluluk Bir Tercihtir!


« Yanıtla #2 : Temmuz 28, 2006, 03:44:34 pm »

O zaman ben ilk olarak neler yaptığımı yavaş yavaş anlatim Gülümseme
İlk zamanlarımı hatırlıyorum... Ben evde oturup paketlerce makarna yapardım, soslu, ne bulursam yerdim... Hatta annemler artık eve alış veriş yapmıyor banada sadece 5 YTL veriyorlardı... Sonra annem beni bir psikolağa götürdü. Tabi 1 haftadan sonra ben savsaklamaya başladım. Sonrada aileme kendi kendi yeneceğimi söyledim. Babam için para çok kıymetlidir. Tabiki hemen kabul etti. Sonra 8 ay evde oturup kustum. Günde belki 30 kere. Minicik bişey yerdim hemen kusardım. Sonra annem beni gitar kursuna yazdırdı. 6 ayda 1 nota çalamadım Gülümseme beceriksizlikden değilllll... Gerçekden. Evde elime alamıyordum. Eve gelir gelmez hemen yemekkkkk.... Başka birşey yoktu aklımda. Sonra dokDr a yineeee. Anlaşıldı ki ben tek yapamıcam. 1 yıl psikolojik terapi ve projac tedavisi. İlaç sayesin gülüyordum hep Gülümseme Diyetisyende bana vitamin ve bir sürü liste yaptı. Vitaminlerimi hep kullandım. Ama o listedekileri asla yemedim Gülümseme aslında daha fazlasını yiyip çıkarttım.
Ailem beni tatile götürdü. Bodrumda 2 hafta 2 kulaç atamıyan bir tip düşünün. 37 kilo.... Kaslarım erimiş ve ben balık gibi yüzerdim Üzgün ailem yüzerken ben tekneden izledim. Sürekli mızmız, sinirliydim. Annem artık dayanamıyordu. Ne istesem yapıyorlardı. İşte bir yeme bozukluğu hastasının gücü budur arkadaşlar.... İnsanlara her istediğinizi yaptırıyorsunuz. Açıkcası bunu nasıl kullanacağımızı bilmiyoruz ama her istenilen yapılıyor.
Eğer aileden şiddet, dayak yada cinsel tacize maruz kalmalar sebep oluyormuş. Tabi bir intikam olmalı dimi Gülümseme ailelerimizi affetmemiz gerekiyor. Sonuçda onlar nasıl yetiştirildiyse bizede öyle davranıyorlar. Hangi aile evladının kötü olmasını ister.Ben bizikilerin çabasına karşı kayıtsız kalamadım. Öncelikle 1 yıl boyunca içimde hiç birşeyi değiştiremeyen psikoloğumu bıraktım. Sonrada ilemden psikolağa verdikleri parayı benim ingilizce kursuma vermelerini istedim. Son bir şans... Daha önce tek yapamamıştım çünkü...
Kursa başladım. Herkes 1 de kursdan çıkıyordu ben akşama kadar aktivitelerdeydim. Akşam eve geç geliyordum. Yemek yememeye çalışıyordum. Çünlkü bütün gün kendimi tutmuşum akşam öğggghh...
Ertesi gün yine savaş başlıyordu. Bu arada arkadaşlarım oldu. Bana doğum günü hazırlamışlardı Gülümseme düşünsenize daha kaç aydır tanışıyoruz Gülümseme 
Kurs bitti. İş buldum ... İşim zordu. Call center... Psikolojiyi aşırı derecede bozan bir iş... 1 sene call center sonra şirketin outbound (Dış arama) bölümü, şimdide tahsilat bölümü... Belki bu işden çıkıcam ama olsun Gülümseme hayat hep bizim elimizde olmadan değişiyor, onu olgunlukla kabul etmek şart...
Çalışırken mükemmel bir erkek arkadaşım oldu. Kendisi boşanma arifesindeyken tanıştık. Veee 1 yıldan fazladır yakasına yapışmış bir ex karısı var. Bir ev almadan ona boşanmıyor. Heliyle bunu ilk duyduğumda onca geldiğim yolu geri dönüp klozetle bütünleştim. Ama erkek arkadaşım o kadar iyi ve güvenilir bide beni seviyor ki... Bana verdiği değerle kendimi önemli hissetmemi sağladı...
Sonra kararımı hep şu yönde verdim ne yapman gerekiyorsa yap, yasakları çiğneme ve vijdanını hep rahat tut. Çünkü bulumia suçlulukla besleniyor Üzgün yani siz kusarken ben günah işledim diye düşünüyorsanız yanlış buda bulumiya yı besler. Suçlu değiliz. Kendinizi affedin. Kustunuz çünkü hasta oldunuz. Yada psikolojinizi rahatlattınız. Allahla ilgili değil. Dini inançlarınızla bu hastalığı beslemek daha günah olur ...
Yanlış bir şey yapmamaya çalışın...
Ders çalışmanız gerekiyorsa önce dersinizi çalışın... Çalışmadım ben kötü öğrenciyim diyemeyin, iş de çalışıyorsanız işinizi dürüstçe yapın, eşiniz varsa aldatmayın, kimseye yalan söylemeyin.
Ben kötü kadınım, kötü başarısızım dedirtmeyin içinizdeki canavara. O bunu size dedirtmeye çalışıyor.
İlk kusmayı bıraktığınızda belirli periyodlarla kusabilirsiniz yılmayacaksınız. Karar verdiyseniz boşverin. Yada haftada bir gün canavara izin verin boğulsun kusmukda o hafta canı ne istediyse yesin. Ama diğer günler vücudunuz sizin olmalı Gülümseme
Kusmadığınız günler az yemeniz normal, ağız tadını unutmuş olabilirsiniz, seçici davranabilirsiniz. İnsanların sizin ne yediğinize karışmasına asla izin vermeyin. Zamanla onlar gibi yiyebileceğinizi ama şu anda beyniniz neyi kabul ederse onu yiyeceğinizi söyleyin. Anlayışla karşılayacaklardır. Hep öyle oluyor.
Asla vazgeçmeyin.
Savaşı kim kazanacak kim kaybedecek?
Savaşı geleceğinizden çalınan her gün kazanacak, kaybedecek olanda sizin içinizdeki bulumia denen gelecek hırsızı. Sayesinde hayata 4 sene geciktim. Ama yılmadan kaybettiklerimi kazanmaya, kırdıklarımı tamir etmeye çalışıyorum.
Lütfen geleceğini çalmadan kurtulun...
Logged

Üşeniyorum, öyleyse yarın Dil çıkaran
feriya
Ziyaretçi
« Yanıtla #3 : Ağustos 22, 2006, 03:28:37 pm »

Merhaba arkadaşlar;
Uzun zamandır yazmıyordum ama bugün içimden sizlerle duygularımı paylaşmak geldi.Ama sanmayın ki, forumdan uzaktım.Hergün okuyordum yazdıklarınızı.
Ben bu hastalığı bıraktım arkadaşlar!Önceden hayal gibi gelirdi; ama isteyince bir günde karar verebilirsiniz benim gibi...Kusmak bana şu an o kadar uzak geliyor ki, sanki hiç yapmamışım gibi...Açlık da öyle...Mesela bugün acayip arnavut ciğeri, profiterol ve cornetto yedim.İşte bunlar hayatın zevki...Bilmiyorum bunu bir gün anlayacak mısınız?Artık yemekler düşman olarak değil, dostum olarak görüyorum...
  Duygularım, söylemek istediklerim karmakarışık...Mesela o haberlere çıkan 20 kiloluk kızı izlediniz mi?Korkunçtu değil mi?Annemle babam 2 gündür uyuyamıyor o görüntüler yüzünden...Düşünüyorlar ki, müdahale etmeselerdi, kendi halime bıraksalardı, ben de öyle olacaktım!Ama mesela dünkü görüntülerde, kızı tedaviden önce Sakarya'ya götürmüşler, balık- ekmek, makarna yerken çekmişler, ne kadar mutlu olmuş işte...Ya arkadaşlar, ne desem şu an boş gelebilir; ama hepinizin kurtulmasını istiyorum.Hep bir gün bir güç sizi doğru yola itecekmiş gibi gelir, beklersiniz, beklersiniz...Ama bir bok olmaz!Çünkü o güç zaten içinizde var!Kurtulmak için, kendi iradeniz dışında kimsenin gücüne de ihtiyacınız yok...Ben karar verdikten sonra hiç atak falan geçirmedim...Ama daha önceki debelenmelerimden değil, 10 gün önceki son kararımdan bahsediyorum.10 günden önceki 2 haftada bir ileri- bir geri pozisyondaydım.Ama kesin bir karar belirledim ve BİNGO!Atak matak yok...Bunların hepsini kafadan yazıyoruz, gel-gitlerimize kılıflar uyduruyoruz...Bir kararla insan tüm hayatını değiştirebilir...
Şu an tek sorunum inanılmaz hazımsızlık, gaz problemim var...Saçlarım da hala feci derecede dökülüyor...Daha kilo pek alamadım...
  Size ilerisi için planlarımdan bahsedeyim mi;
Biraz kilo alıp, dengeli bir beslenme düzeniyle bundan sonraki yaşamımı devam ettireceğim!Nefsimi istediği hiç birşeyden mahrum bırakmadan.Ve de spor benim için çok önemli birşey...İleriki yaşamımda da abartıdan uzak ve sporla iç içe bir yaşamım olacak...
Aylarca dertlerimizi paylaştık ve ben bunu yapabildiysem sizler için de neden olmasın?
  Hepinizin iyişeşeceği günleri sabırsızlıkla bekliyorum!Çünkü sizler benim bu yolda en önemli dert ortaklarım, dayanaklarımdınız...Sizleri seviyorum!Artık sizin için de harekete geçmenin zamanı geldi...Yeter ki isteyin, yapamayacağınız hiçbirşey yok!
 Sevgilerimle...
« Son Düzenleme: Ağustos 22, 2006, 03:31:03 pm Gönderen: feriya » Logged
hatice19
Ziyaretçi
« Yanıtla #4 : Ağustos 22, 2006, 04:02:19 pm »

feria inanamıyorun yaaaa sanki ben başarmışım ğibi sevindim ğerçekten seni kutluyorum canım inanki içten söylüyorum şu anda yakınında olsaydım seni sarılarak kutlardım çok sevindirdin beni bu hastalık yenile biliyomuş ve ben ve diğerleri senin ne aşamalardan ğeçtiğini biliyoruz BAŞARDIN SEN.inşallah bizde yapıcaz ama hala çırpınıyorum işte ğit ğeller olmuyo bende düz bi şekilde ilerliyorum çıkarmıyorum ama yemiyorumda.inşallah devam ediceksin yaaaaaa bu mutluluk bana önümüzdeki haftaya kadar yeter sanki yeni bişey kazanmış ğibiyim bizede dua et senin ğibi yenelim bu iğreç hastalığı kendine iyi bak oldumu canım
Logged
feriya
Ziyaretçi
« Yanıtla #5 : Ağustos 22, 2006, 07:16:03 pm »

Sağol Hatice'ciğim.İnan çıkarmayarak sen de bir yerlerden başladın.Şimdi sana bir tavsiyem var.Önce bol meyve, haşlanmış sebzeyle yemeye başla.Sonra yavaş yavaş yeme durumuna aluşacaksın mutlaka.Bunlar asla kilo aldırmaz.Sen hiç "Çok sebze- meyve yediğim için kilo aldım." diyen birine rastladın mı?Yağsız, ya da yarım yağlı süt iç.Lor peynir ye.Normal peynir şimdilik yemek istemiyorsan.Çünkü lor peynirin kalorisi o kadar az ki inanamazsın!Ne yap biliyor musun, ben hep yaparım ve de bayılırım; lorun içine çörek otu, keten tohumu pul biber, kimyon ve çok az kekik kar, loru iyice ez.Kalorisi çok az ve süper lezzetli.Ayrıca kalsiyumdan hiç kaçma; çünkü kalsiyum metabolizmayı sanılanın aksine inanılmaz hızlandırıyor.Bol yeşil çay iç.Çünkü yeşil çay metabolizmayı hızlandırır ve acayip bir antioksidandır.Hücre yeniler.İçilen her fincan yeşil çay, vücuda fazladan 70 kalori yaktırır.Keten tohumu ye.Her gün bir tatlı kaşığı keten tohumu yemek müshil etkisi yaparak kabızlığı önler, çok mükemmel bir östorojen kaynağıdır ve antioksidandır.Ayrıca daha hatırlayamadığım onlarca yararı var.Tohum olarak tüketirsen tadı da o kadar güzel ki, kavrulmuş susama benziyor.
  Hatice'ciğim ve de diğer arkadaşlar;
(Bilhassa Simge ve sen Hatice'ciğim.Çünkü siz anoreksiksiniz.)Mutlaka light şeylerden bir başlangıç yaparak yemeye başlayın.Bence 1-2 hafta sonra yiyerek(ama sağlıklı bir şekilde) öyle kilolar alınmadığını görünce insanın algısı düzelmeye başlıyor.Mesela ben artık vücuduma dokununca kemikten başka bir şey göremiyorum.Sırt üstü yatamıyorum.Çünkü tam kuyruk sokumumda 3 kemik iyice belirdi.Artık resmen kemiklerim batıyor.Bunu durdurmak istiyorum.42 kiloyum ve 10 gündür tek bir sefer bile çıkarmadığım halde ve de hep tatlı- abur cubur yediğim halde.Yani öyle hemen kilo almıyorsunuz arkadaşlar.Çünkü biz yemeyerek ya da çıkararak metebolik hızımızı durduruyoruz aslında.Bu konuda çok şey okudum.Uzmanlar diyor ki, yememe ya da çıkarma durumu sürekli hale gelirse vücut kendini savunmaya alıp, vücuda giren her besini yakmak yerine depo ediyormuş.Sağlıklı yeme durumuna geçince de vücut yavaş yavaş yakmayı öğreniyor.O yüzden de hemen kilolar alınmıyor.
  Ya yiyin arkadaşlar, birşeyler yiyin.Zaten yedikçe enerjiniz yerine gelecek.Suçluluk duyup kuscağınıza ya da laksatif midir nedir ondan alacağınıza çıkın bir yarım saat yürüyün.Adam gibi yiyince zaten insan enerjiyle doluyor.Hava mis gibi ...Çıkın, sevdiklerinizle yürüyüş yapın, insanların içine karışın.Bizler hepimiz çok genciz, yakarız.
  Ayrıca rejime başladık azmettiğimiz kiloların bile çok çok altına düştük.Çok büyük irade gösterdik.Bir kere ben şunu çok iyi anladım ki, o kiloları azmedip ( yanlış bir strateji izleyerek de olsa) veren bendim, bizdik.Asla öyle fazla kiloları olan insanlar olmayacağız; ama hadi diyelim ki olduk, biz yine aynı biziz.İstediğimiz an öyle bir yeniden veririz ki.Hem de bu sefer aç kalmadan, spo yaparak.Ama böyle bir şeye gerek kalmayacak.Çünkü mesela ben 57-58 kiloya kadar çıktığım yani rejime başladığım an olan kilomdan 42'ye düştüysem bence büyük konuşmayayım ama bir daha öyle olmama imkan yok!Yani hergün kazan devirsem o kadar kiloyu alamam, ki aptal değilim neden başa döneyim değil mi?Herşey elimizde.
  Bu güne kadar neden foruma yazmadım?Hemen cevaplamak istiyorum; sizlere yardımcı olabilecek düzeye gelmem için kendi içimde bir şeyleri halletmiş olmam gerekiyordu.Onu bekledim.Ve bu konuda kendimi geliştirdim çok okuyarak.Daha da öğrenecek çok şey var!10. dalyayı da yaptım ya, artık hergün sizleri de doğru yola sevketmek için elimden geleni yapacağım.Ne istiyorum biliyor musunuz, hepimiz, hepimiz kurtulalım ve o 20 kiloluk kız gibi olmayalım.O kız da kurtulsun ya balık ekmeği yerken, makarnayı yeren annesi falan nasıl da mutlu olmuş gördünüz mü?Kız da mutluydu.İçimden ağlamak geldi!
  Neyse bana yazın, hepinizi öpüyorum!
« Son Düzenleme: Ağustos 22, 2006, 07:20:18 pm Gönderen: feriya » Logged
crea
Moderator
Bilge
*****
Offline Offline

Mesaj Sayısı: 835



« Yanıtla #6 : Ağustos 22, 2006, 08:46:43 pm »

Ben senden bu güzel haberleri bekliyordum aslında, 2hafta öncesine kadar çok umutlu değildin ama ne kadar çok istediğini görebiliyordum sürekli çabalamandan, özel mesajlardaki sorularından, o yüzden çok şaşırmadım; sadece çok sevindim ve duygulandım.. Böyle erken bir yaşta bunu yaşayıp atlatabilmek sana başka konularda da eminim çok şey katacak, kendine güvenen; en önemlisi de seven bir insan olacaksın. Beslenme ve yeme bozuklukları hakkında bilgi sahibi olman da çok iyi olmuş! Bunun ben de çok faydasını görmüştüm; çünkü insan bilinçlendikçe aslında hiçbir şeyin imkansız olmadığını görüyor ve kendi kendine ne kadar yanlış düşüncelere sahip olduğunu da anlıyor. Bizler hastayken yemek yemeyi kilo almakla özdeşleştiriyoruz; aslında yemekten korkma nedeni de bu. Yemek yemek kilo almak demek değil; bedenen ve ruhen sağlıklı bir şekilde hayata devam edebilmek için gerekli olan şeyleri tüketmek; yani "yaşamak için yemek" olayı. Bu her insan için olmazsa olmaz bir ihtiyaç. Ve ihtiyacını alan insan da zaten herhangi bir problem yaşamaz; ihtiyacından fazla alırsan kilo alıyorsun; bu da zaten beslenmeyi öğrenince ortadan kalkıyor. Lütfen hepiniz yemeye bu şekilde yaklaşın. Yemek zorundasınız çünkü sağlıklı yaşamak istiyorsunuz! Feriyacım, arada sıkıntılar yaşayabilirsin, bunlar çok normal biliyorsun sen zaten, asla takılma bunlara. Artık bilinçlisin, zayıflığından memnun olmaman da algının düzelmeye başladığını gösteriyor bu da çok önemli! Sağlıklı beslenmeye devam et ve kendini biraz kilo alman gerektiği konusunda telkin et. Bunu da yine sen başarabilirsin. İnsan kilo alması gerektiğini bilse de ilk başlarda birkaç kilo alınca yine korkuya düşebiliyor; buna izin verme; çünkü biliyorsunki alman gerekiyor. Tellkin, telkin, telkin..Faydasını biliyorsun.
Kendine iyi bak, sağlıklı kal
Sevgiler
Logged

Beden, zihnin hizmetçisidir


Düşünceleri yaratan benim. Olumlu ya da olumsuz, gerekli ya da gereksiz düşünceler üreten benim. Bedeni hareket ettiren, ona can veren benim. Öyleyse ben; düşüncelerden ve bedenden ayrı bir varlık, bir enerjiyim.
simge86
Öğretmen
***
Offline Offline

Mesaj Sayısı: 122


Yarın, geride kalan hayatımızın ilk günüdür.


« Yanıtla #7 : Ağustos 23, 2006, 04:08:37 pm »

aman Tanrım ferianın yazısı da nedir böyle.okudum ve uçtum sevinçten.feriacım bu ne kadar güzel bir yazı.nasıl mutluyum anlatamam.daha öncede çabaşların olmuştu ama hiç bukadar başarılı ve emin görmemiştim seni.sen gerçekten artık çok iyisin.ne mutluki bizlere artık creaya kuzukuzuya ve diğer iyileşen arkadaslarla birlikte sanada soru sorabilicez.ne dersin yakınlarda haticede bende soru yanıtlayacak kadar iyi olur muyuz?inanıyorum olacaz.canım arkadasım gerçekten çok sevindim.o 20 kiloluk kıza bende kahroldum halada üzülüyorum ve onu anlıyorum.tavsiyelerini dinlicem.sana bir sorum var feriacım.şimdi ben normal yediğimde kilom çok düşükte olsa şişman hissediyorum herkes bana zayıf demekten ikna etmeye çalışmaktan bir hal oldu.sen kendini zayıf hissediyosun artık.peki bizde öyle hissetmek için napmalıyız.ve sence normal yemeye başlayıp tartılalım mı yani almadığımızı görmek iin?yoksa bir süre uzak mı kalmalı?ve benim en büyük amacım daha zayıflamak olduğu için sosyal hayattan uzaklaşıyorum diğer amaclarım önemsizleşiyor ve yemeye başlayınca sanki bir amacım kalmıyor.bu konularda kendini nasıl motive ediyorsun.ben şu an tatildeyim ve tartılamadıkça dahada az yiyorum korkudan.bunları paylaşırsan sevinirim.ve diğer arkadaslarada sevgiler.
Logged

Adem" tamamiyle bir insandı. BU her şeyi anlatır. O, elmayı elma olduğu için istememişti. O, onu yasak olduğu için istemişti.
feriya
Ziyaretçi
« Yanıtla #8 : Ağustos 24, 2006, 11:25:05 am »

Sevgili Simge;
Öncelikle şu an biraz olsun yol katedebildiysem, bu benim sayemde yani kendi kendime olmadı.Daha açık konuşayım mı?Ben şu an 17. yaşımı dolduruyorum 18'e giriyorum.Bu seneye kadar dayak yiyen, azar işiten, dışlanan, aşağılanan bir insan olmadım.Ama bu sene hayatım tam olarak mafoldu.İnan bana abartmıyorum bilhassa son aylarda (hastalığımın) kapıdan girdiğim andan, ya da yataktan kalktığım andan itibaren azar işitmeye, bağırtıları dinlemeye başlıyordum.Ailem beni hiçbir zaman kendi halime bırakmadı.Sağlığımla oynadığım, yemediğim için tam bir sene en yoğun olarak sorun sorun üstüneydi evde.O kadar çok dayak yedim ki bu yüzden...Bu seneye kadar el üstünde tutulan ben, ailenin paspasından beter bir konumdaydım.Ama hala yememeye, zorla yedirdikleriniyse kusmaya o kadar takmıştım ki, ailemle bozulan ilişkimi takmıyordum bile.Hatta yemekten kusarak veya hiç yemeyerek kurtuldukça o dedikleri bir kulağımdan giriyor, bir kulağımdan çıkıyordu.Ha kendi kendime kararlar verip, ertesi gün daha uygulamadan bozuyordum kararları...Bu arada annem zaten tansiyon ve şeker hastası; babam da da böbrek ve yüksek tansyon var.Benim yüzünden sağlıkları da günden güne bozuluyordu.Ama yememek için ne oyunlar yapardım Simge...Aklın hayalin durur!Yalnız kaldığımda yiyecekleri saklar, cebime koyar ve yiyip bitirmiş numarası yapardım.Daha neler neler...Çünkü yememekte direndikçe ailemle daha çok kavga ediyordum.Yani insan sabahtan akşama kadar azar işitebilip, dayak yiyebilir mi?Ben yiyordum.Daha da umrumda değildi...Günden güne eriyordum.Bu son bir senede yaşadıklarımı bana bilinçli olarak yaptıklarını  sonra sonra anlattılar.Beni dövdükten sonra, benimle konuşmayıp dışladıktan sonra içeri geçip kocaman insanların sabaha kadar yataklarında ağladıklarını, vicdan azbından kahrolduklarını...Bana hep sonradan yeni yeni anlatıyorlar...Sonra ailemle de bitmiyor!Komşular, akrabalar, resmen tüm çevrem bir senedir seferber oldu beni hayata döndürmek için Simge...İzledikleri yol yanlıştı belki de...Zorla, şiddetle, bağırıp çağırmayla yapmaya çalıştılar.Ama sana birşey söyleyeyim mi Simge, inan böyle olmasa, beni kendi halime bıraksaydı çevrem; ben şimdi herhalde 35 kilodan bile aşağıda, ya da en doğrusu çoktan kalpten falan gitmiş olurdum.Zaten çarpıntı, tansiyon falan oluyordu arada bende...
  Ben kendi çabamla bir yol katetmedim Simge!Akrabalarımı, ailemi, arkadaşlarımı kaybetmemek için korktum!Daha fazla beni dışlamalarına, azarlamalarına, dayanamadım.Annem yatıp kalkıp "Eğer birimizden birine birşey olursa tek sorumlusu sensin.Vallahi de vasiyet ediyorum, ölürsem seni mezarıma sokmasınlar, cenazeme almasınlar." diyordu.Beni red edeceklerdi Simge artık...İşte korkudan, bir yerlerden başladım.Sonra sonra kendi kendime algım da düzelmeye başladı galiba kendiliğinden...Şimdi ben yine çok sevdikleri evlatlarıyım, bağırışlar çığırışlar bıçak gibi kesildi.Herkes sevgiyle kucaklıyor, hediyelere boğuyor beni.Sence değmez mi?Ben eskiden kızardım, beni anlamadıklarını düşünürdüm; ama hayatta en değer verdiğimiz şey sevdiklerimiz; ailemiz, eşimiz dostumuz değil midir?Onların sevgisinden mahrum yaşayamazdım Simge...Artık bir yerlerden başlamam gerekiyordu.
  Kendini şimdi nasıl zayıf hissedebiliyorsun demişsin ya, anlatayım...Omuzlarım yuvalarından fırlamış gibi, sırtımda tüm kemiklerim sayılıyor, kuyruk sokumumdaki üç kemik feci, kollarım damar damar ve bir tek kemikten oluşuyor.Somalililer gibi aynı...Kafam vücuduma göre büyük görünüyor.Banyodan sonra geç aynanın karşısına bak bakalım...Aynısın göreceksindir kendinde...Objektif olarak, sanki başkasının vücuduymuş gibi görmeye çalış...Ayrıca sırt üstü yatamıyorum; çünkü kuyruk sokumumdaki kemikler batıyor.Yüzüstü yatınca da belimin iki yanındaki kemikler...Yatakta şöyle bir hızlı sağdan sola dönemiyorum; çünkü acıyor.E insan ister istemez bir yerden sonra artık gereğinden fazla zayıf olduğunu anlıyor.Ki zaten bana hep bunu hatırlatan bir ordu var çevremde!Sağolsunlar hiç bu konuda peşimi bırakmıyorlar(!).Ayrıca kambur duruyorum!Büküldüm mü nedir?Artık 1,70 olduğuma kimse inanmıyor!
  Bir de anlayamadığım nokta Simge'ciğim;
Sen yemedikçe buna karışan, ne bileyim engellemeye çalışan birileri yok mu çevrende...Benim her geri çevirdiğim yiyecek olay çıkarırdı evde...
  Ama bak birşey söyleyeyim mi, yediğim halde kilo alamadığım içindir herhalde bu kadar rahatım...Yoksa kilo almak düşüncesi hala biraz korkutuyor beni...Ama yavaş yavaş geçecektir...Bir de ben kendimi yemekten kalktıktan sonra midem şiş olunca çok kilolu hissediyorum.Göbeğim tabii ki de çıkamıyor bu zayıflıkla; ama sanki midem şişmiş gibi geliyor.Benim ablamı bilirsin, daha önce bahsetmiştim...Tam bir abur cubur delisidir.Neyse onunla konuşunca o dedi ki"Ben de yemekten sonra göbeğim çıkınca kendimi çok şişman hissederim." dedi.Ayrıca annem de "Tabii ki, insan yemekten sonra bir şişkinlik hisseder, bu normaldir." dedi.Yani bu his, normalmiş herkeste...Ben bunu öğrenince biraz daha rahatladım.Çok kötü olursam da midemdeki şişlik gidene kadar bir çıkıp dolaşıyorum, hareket ediyorum.İyi geliyor.Bir de çok fazla hazımsızlık ve gaz problemim var.Bunu aşamadım daha.Maden suyu alıyor babam, o biraz raharlatıyor işte...Neyse canım, şu an dışarı çıkacağız, gitmem lazım...(Dondurma yiyeceğiz dışarıda...)Öğleden sonra sana light hamurişi ya da tatlı önerilerinde bulunacağım.Görüşürüz...Aç kalma Simge!Böyle yaparsan metebolizman daha da durur'Hareket bile edemezsin.Hem sen tatilde değil misin, yüzmek ne kadar çok kalari yaktırıyor bilmiyor musun?Çikolata kazanına da düşsen kilo almazsın!Gir denize yüz, aç kalma!Ok mu?
« Son Düzenleme: Ağustos 24, 2006, 11:32:31 am Gönderen: feriya » Logged
simge86
Öğretmen
***
Offline Offline

Mesaj Sayısı: 122


Yarın, geride kalan hayatımızın ilk günüdür.


« Yanıtla #9 : Ağustos 25, 2006, 10:13:32 am »

selam feriacım.tatilden döner dönmez yazmaya koyuldum.söyledijklerinde çok haklısın bu senin gücün tabiki ve iyi olmana çok seviniyortum.sana yemeni söyleyen birileri yok mu demişsin.bizim evde de çok kavgalar çıkıyordu özellikle ablamlardan biri okadar bağırıyorduki bana.ama sonra beni psikiyatriste götürdüler ve dr ısrar etmemelerini söyledi.çünkü gerçekten ben onlar ısrar ettikçe yiyeceğim 2 lokmayıda yiyemiyorum.bugün tartıldım malesef 45 kilo ile gittiğim tatilden 43 kilo olaerak döndüm.annem öğrenince kahroldu.ailem çok üzülüyor napaxcağımı bilemiyorum.canım light tariflerini bekliyorum.sevgiler
Logged

Adem" tamamiyle bir insandı. BU her şeyi anlatır. O, elmayı elma olduğu için istememişti. O, onu yasak olduğu için istemişti.
vilan
Ziyaretçi
« Yanıtla #10 : Eylül 20, 2006, 11:31:01 am »

bana yazdıgın icin çok tesekur ederım senınle bende uzun uzun konusmak ısterım mail adresımı yazıyorum isteyen maıl ata bılır her an ulasa bılırız bırbırımıze sukrancecen@hotmail.com ben 15 yılık anoreksiyaydım şimdi çok iyiyim
Logged
bahtlı
Profesör
****
Offline Offline

Mesaj Sayısı: 302


« Yanıtla #11 : Kasım 05, 2006, 09:40:00 pm »

Arkadaşlar burda yazı yazarken bir takım akıllar verir şöyle yapsan daha iyi olur böyle olsa daha iyi olur diye yazarken aslında kendi içimde çok büyük problemler yaşıyordum eve yeme kusma ataklarımdan hala kurtulamamıştım....20 gündür bende kendimde olan değişikliği fark ettim hemde fark etmem birden bire oldu ben artık ne çok yiyorum nede ardından kusuyorum yeme yeme ataklarım yok oldu.Bundan bir kaç günden beri hasta olmam ve bu şekilde hasta olmama neden olan şeyin aslında kusma olayında boğazım iyice tahriş olması,öksürüklerimin bu kadar uzun sürmesi ve sıradan bir soğuk algınlığını bu kadar feci atlatmamın sebebimi algılamış olmamdan kaynaklanıyor çünkü direncim iyice azalmıştı.Bunun için kendimi hiç zorlamadım ve nasıl birden kesildi bende anlamış değilim ama çok mutluyum şimdi kaygı yaptığım şey tekrar buna geri dönermeyim diye düşünmek bunu düşünmek bile beni çok üzüyor.Umarım geri dönmem ve bu son olur...Sizlerle paylaşmak istedim ve çok mutluyum darısı diğer tüm bulimiklerin başına...
Logged
HAKIKAT
Ziyaretçi
« Yanıtla #12 : Aralık 02, 2006, 02:05:47 am »

siz b u hastaliktan muzdaripseniz, dunyada o kadar yokluk ceken var;

( TAMAM KINAYABILIRSINIZ BENI DERDINIZI ANLIYORUM VE PAYLASMADIGIM ICIN KINANABILIRIM BU NASIL MANTIK DIYE..)

bulimia ve anoreksiya hastalari, aclik ceken yoksullara yardimci olsunlar,belki mutlu olurlar kendileri ve birileri..!!
Logged
bahtlı
Profesör
****
Offline Offline

Mesaj Sayısı: 302


« Yanıtla #13 : Aralık 02, 2006, 11:43:27 am »

Yapma Hakikat çok ağır bu söylem bu bizler bence diğer arkadaşlarımda buna dail olmak üzere işin bu kısmını düşünmüyormuyuz sanıyorsun.Ama bu hastalık hakkında yeterince bilgi sahibi olmadan böyle bir şey yazaman pek doğru değil bence....Nasıl olduğunu ve neler çektiğimizi bilmiyorsun kaldıkı böyle bir psikolojik sorun zaten kendini çok fazla suçlu hissetmene neden oluyor şimdi sen bu hastalığını yakından bilmeyen tanımayan biri olarak bu şekilde bir şey yazman çok kötü herkesin daha fazla suçluluk duymasına sebep....
Logged
crea
Moderator
Bilge
*****
Offline Offline

Mesaj Sayısı: 835



« Yanıtla #14 : Aralık 02, 2006, 02:35:22 pm »

Ben böyle bir tepkiye şaşırmıyorum; yaşamayan ya da yakınında bulunmamış bir insanın bu hastalığı anlaması çok zor. Ailelerimiz, arkadaşlarımız vs. böyle tepkiler göstermediler mi ta ki bunun nasıl bir hastalık olduğunu anlayana kadar? Veya birçoğunuz bunu ailenizden, etrafınızdan saklamadınız mı ya da saklamıyor musunuz; aslında siz de böyle düşündüğünüz ve utandığınız için?
Evet böyle bir tepkiye şaşırmıyorum çünkü bilmediklerini biliyorum, bilseler zaten böyle konuşmak istemezler. Siz de yokluk çekenlerin yokluk çekme sebebinin siz olmadığını biliyor ve onlar için en az diğer insanlar kadar üzüldüğünüzü biliyorsunuz... Hissettiğiniz suçluluklara bunu da eklemeyin lütfen; bu, neler yaşadığınızı sadece kendinizin bildiği başka bir şey... Her şeyden önce bir hastalık.
Blumia ya da anoreksiya hastaları ihtiyacı olanlara yardım etmiyor mu sanki? Emin olun kendine etmesi gerekenden daha fazla ediyor...
Logged

Beden, zihnin hizmetçisidir


Düşünceleri yaratan benim. Olumlu ya da olumsuz, gerekli ya da gereksiz düşünceler üreten benim. Bedeni hareket ettiren, ona can veren benim. Öyleyse ben; düşüncelerden ve bedenden ayrı bir varlık, bir enerjiyim.
Sayfa: [1] 2 Yukarı git Yazdır 
« önceki sonraki »
Gitmek istediğiniz yer:  


Kullanıcı adınızı, parolanızı ve aktif kalma süresini giriniz

MySQL ile Güçlendirildi PHP ile Güçlendirildi Powered by SMF 1.1.1 | SMF © 2006, Simple Machines LLC XHTML 1.0 Geçerli! CSS Geçerli!
Bu Sayfa 5.349 Saniyede 17 Sorgu ile Oluşturuldu