Ana Menu
Anasayfa
Bize ulaşın
Forum
Yardım
Psikoloji
Kişilik Bozuklukları
Genel Psikoloji
Yeme Bozuklukları
Tüm Psikoloji Yazıları
İçerikler
Çocuk ve Aile
Kişisel Gelişim
Tüm Yazılar
Arşiv
Psikoloji Testleri
Eğlence Testleri
Kişilik Testleri
Yazarlar
Perihan Yazıcı
Çiğdem Alper
Rüya Yüksel
İnci İlhan
Süreyya Türkoğlu
Dr. Meltem Kavcar Sırmalı
Erim Cebeci
Leyla Draman
Füsun Budak
Derya Akkaya
Şadan Hergüner
Ümran Akça
Özden Bayraktar
Tüm Yazarlar
Anasayfa
Forum
Psikoloji-Terapi
Bulimia ve Anoreksiya
YEME BOZUKLUKLARI - ORTAK GÜNLÜK
YEME BOZUKLUKLARI - ORTAK GÜNLÜK
Merhaba,
Ziyaretçi
. Lütfen
giriş yapın
veya
üye olun
.
Ekim 14, 2008, 01:49:18 am
Hatunca.NET Forum
Psikoloji-Terapi
Bulimia ve Anoreksiya
(Moderatör:
crea
)
YEME BOZUKLUKLARI - ORTAK GÜNLÜK
0 Üye ve 1 Ziyaretçi konuyu incelemekte.
« önceki
sonraki »
Sayfa:
1
2
[
3
]
4
5
6
7
8
9
10
...
166
Gönderen
Konu: YEME BOZUKLUKLARI - ORTAK GÜNLÜK (Okunma Sayısı 238842 defa)
crea
Moderator
Bilge
Offline
Mesaj Sayısı: 835
Ynt: ORTAK GÜNLÜK
«
Yanıtla #30 :
Temmuz 15, 2006, 07:04:55 am »
Sevgili günlük,
Dün çok yoğun geçti. Sabahtan akşama kadar iş, çıkışta arkadaşlarla buluşup yemeğe gittim, sonra ailemle görüştüm, eve geldim hemen uyudum birkaç saat, gece de 2ye kadar dışardaydım. Sosyal hayat zevk vermeyeli o kadar uzun yıllar olmuştu ki..Bazen arkadaşlarımla dışardayken düşünüyorum, çok değil daha 7-8 ay önce, oldu da bir şekilde dışarı çıkıp birileriyle buluştuğumda ne büyük stresler yaşıyordum..Hele de kalabalık bir yemek ortamıysa..Nasıl farkettirmeden önümdeki tabaktan kurtulabileceğimi planlamaktan hiçbir şeyin tadına varamıyordum. Zaten blumiayla yaşayanları asosyalleştiren de bu olay olsa gerek..Şimdi ise herkes gibi yemeğe değil de birarada olmaya odaklanabilmek, yemeği sadece ortamın bir parçası olarak görebilmek çok güzel..Arkadaşlarım aylardır cildimin, saçlarımın çok güzelleştiğini, ve yememe rağmen çok sağlıklı ve incecik göründüğümü söylüyorlar, onlara da tüyo vermemi istiyorlar. Ben de çok basit, sadece rejim yapmayın 6 öğün yiyin, doyduğunuzda bırakın, yağı azaltın sadece dediğimde inanamıyorlar. Aslında herkesin beslenme konusunda çok bilinçsiz olduğunu görüyorum, bilen insan zaten blumia vb. şeylerle zayıflamaya çalışmaz; çünkü sağlıklı beslenme dışındaki tüm zayıflama yolları ileride kalıcı kilo olarak geri dönecektir..
Sevgili hatice, biraz daha fazla çabalamalısın yemek korkunu yenmek için. En azından şimdilik, öğlen yemeğimin hepsini bitireceğim diye bir hedef koy. Bir de dışarıda yeme fikrine kendini alıştırmaya çalış, çünkü ne kadar kaçarsak bu ters etki yapacaktır. Ben hep kendimde şunu gözlemledim. İyileşmeye karar verdiğimde yemek seçeneklerime hergün bir şey eklemeyi hedef koydum, çünkü sürekli aynı tür yemek, tetikleyen bir şey. Bir gün salatalık, bir gün kaşar, birgün makarna, ekmek vs., böyle devam etti. İlk başlarda çok yiyemiyordum tabi suçluluk hissettiğim için, 1 kaşıkla başladım mesela, ama onu yiyebildiğimi görmek aşırı yeme isteğimi kesti her zaman. Ve bir şeyleri canım isteyince yemeyi öğrendim..
Çalışan insan - oturarak bile olsa - daha çok enerji harcadığı için evdeki insandan daha fazla beslenmek zorundadır. Yani yorgunluk hissetmen çok normal. Ve iş yerinde yaşanan bu tür korkular senin işi bırakmana ya da düşen veriminden dolayı çıkarılmana kadar gider, ben sırf bu yüzden işten ayrılmıştım..Forumda bir kitap tavsiye ettim:
Ozan Tunçer - Zayıflama Diyetleri Çöpe
Bu kitap sayesinde beslenme hakkında ve diyetin kalıcı kilolar aldırdığı hakkında çok şey öğrendim..Asıl bu şekilde devam edersen ileride obeziteye kadar giden kilo problemi yaşayabilirsin bunu unutma!
Kendini beslenme konusunda daha çok geliştir, bunun çok faydası olacak,
Sevgiler
Logged
Beden, zihnin hizmetçisidir
Düşünceleri yaratan benim. Olumlu ya da olumsuz, gerekli ya da gereksiz düşünceler üreten benim. Bedeni hareket ettiren, ona can veren benim. Öyleyse ben; düşüncelerden ve bedenden ayrı bir varlık, bir enerjiyim.
simge86
Öğretmen
Offline
Mesaj Sayısı: 127
Yarın, geride kalan hayatımızın ilk günüdür.
Ynt: ORTAK GÜNLÜK
«
Yanıtla #31 :
Temmuz 15, 2006, 07:11:37 am »
merhaba arkadaslar.dün gerçekten hayatımın en zor günlerinden biriydi.çok ama çok yakın bir akrabamı kanseden kaybettim.bu kadar çabuk beklemiyorduk.45yaşından genç hayat dolu bir insanı kansere kurban verdik.hani insanın kendine yaptığı kötülüğü kimse kimseye yapmaz derler ya aklıma o geldi.uzun yıllar içki sigara kullanımı sağlıksız beslenme stresli hayat mı onu bu genç yaşında trajik bir ölümle almıştı sevdiklerinden...elbette herşey ALLAHın takdiri en başta ama biz de kendimize bakacaz.bunu söyleyen ben miyim
bugün cenaze var.sattlerdir uyuyamadım kabuslar gördüm,çok sevdiğim bir insanı bir daha asla ama asla görmeyecek olmanın burukluğu acısı var içimde ve bugün geçecek zor günün korkusu...ve ölüm...insanın bir sevdiğini kaybetmesiyle beraber derin bir sorgulama süreci başlatan olay...okadar karmaşık duygulardayımki.benim canım ciğerim bugün kara toprağa gircek ve bir nefes için bir fazla nefes için okadar uğraşıldıki.ya ben?mükemmel işleyen kusursuz yaradılmış bir vücudu kendi elleriyle bile bile mahveden ben.tüm kaslarımda ağrılar var,sanki derim dökülüyo,saçlarımıj nasıl dküldüğünü anlatamam.sürekli müshil almaktan kimbilir bağırsaklarım ne halde.midem kusmaktan yorgun.ben napıyorum böyle.ölüm denen bişey var ve bu vücut bizim değil bize emanet.benki inançlı bir insanım.bilmiyorum belki yine zayıf olma sevdasıdvm edecek biz aman sonra ama en azından kendime verdiğim zararı minimuma indirmek yavaş yavaş kendimi toplamak zorundayım.çünkü ölüm bize gerçekten çok yakın.bunları anlattım arkadaslar çünkü benim durumumda olan bi çok insan var ve sanırım bu yazı hepimizi düşündürecek.bu bir psikolojik rahatsızlıksa bu olaydan yine psikolojik etkilerle duygularımızla kurtulmak mümkün belkide.ve feriacım.yazdıklarını okudum ama hastanede olduğum için geç okudum ve cvplıyorum.sölediklerin beni okadaretkiledi ve duygulandırdıki.en çokta seni tanımasamda seni çok seviyorum sarılmak isterdim yazmışınya orada gözyaşlarıma engel olamadım,sağol canım benim.işte böyle arkadaslar,yazımı bitirip kalkar cenaze evine gideriz belki,zor bi gün olacak.hepinizi seviyorum.
Logged
Adem" tamamiyle bir insandı. BU her şeyi anlatır. O, elmayı elma olduğu için istememişti. O, onu yasak olduğu için istemişti.
hatice19
Ziyaretçi
Ynt: ORTAK GÜNLÜK
«
Yanıtla #32 :
Temmuz 15, 2006, 08:43:07 pm »
crea inan bana çok istiyorum ama olmuyo buğün başım döndü ve acayip midem bulandı çaktırmamak için çok uğraştım ben artık normal olmak istiyorum sana bakıyorum ve okadar özeniyorumki bu ğünde aynıydı işte sadece neden bilmiyorum sürekli aglama nöbetleri geçirdim.kendimi çok işe yaramaz hissetmekten başka bişey olmuyo zaten arkadaşlar sizi seviyorum ailem ğibisiniz
Logged
feriya
Ziyaretçi
Ynt: ORTAK GÜNLÜK
«
Yanıtla #33 :
Temmuz 16, 2006, 10:39:37 am »
Hatice'ciğim;
Bilmem yazdıklarımı okuyor musun?Ben de bu sorunun aşmak için çırpınıp duranlardanım.Dün bahsettiğin mide bulantısı sonrasında yine çıkardın mı?
Bak canım, herşeyin senin elinde olduğunu biliyorsun.Kurtulmayı seçersen, direnirsen, belki de profosyönel bir yardım alırsan kurtulabileceğini, sağlıklı hoş bir kiloda yaşamını sürdüren, mutlu bir insan olabileceğini ve de ölene kadar bu güzel durumu devam ettirebileceğini biliyorsun.(Crea gibi...)Ama, kendi gücünü inkar edip, bu durumu kanıksayıp devam edersen, ancak ölmeyi beklersin.Bu sözler ağır gelebilir sana.Ama ben de 1,70 boyunda 42,5 kiloyken savaşmaya karar verdim.Neredeyse 3 haftadır ataklarımı durdurmaya, ya da tam tersi olan açlığı seçmemeye çalışıyorum.Bunun için resmen kendimle savaşıyorum.Ve o kadar şeyi hergün yemeye başlamama rağmen daha yalnızca birkaç yüz gram alabildim.Yani canım görüyorsun ki, insan hemen öyle balon gibi bir anda şişmiyor.Metabolizmamı o denli bozdum ki, belki de hiçbir zaman sağlıklı bir kiloya ulaşamayacağım.Eğer savaşmayı seçmeseydim olacakları söyleyeyim mi, zaten saçlarım inanılmaz derecede dökülüyordu.Kel kalacaktım.Derim döküle döküle artık kuruyup maf olacaktı.Halsizkilten merdiven bile çıkamıyordum.Ama sağlıklı beslenmeye daha yalnızca 3 hafta önce başladığım halde bu sorunlar büyük ölçüde azaldı.Ama tabii ki, sürekli atakalr yaşamya devam ediyorum.Ama azalıyor.Ben sürekli anoreksik- blumik kısır döngü içinde yaşar dururdum.Ya günlerce birşey yemez, ya da yediğim an çıkarırdım.Midemi de bitki çayları, kahve gibi şeylerle doldururdum ki, açlık hissetmeyeyim.Şu an tam bir kemik torbasıyım.Yani birşey için röntgen falan gerekse inan, çektirmeme gerek yok.Soyunup doktorun önüne çıksam zaten herşeyi, tüm kemiklerimi görür rahatlıkla...
Sen bildiğim kadarıyla çalışıyorsun.Zaten bu şekilde aç kalmaya devam edersen hayatta çalışacak enerjiyi bulamazsın Ya istifa etmek zorunda kalırsın, ya da seni performansın yetersiz diye zaten işten çıkarırlar.Bunu da bir düşün.Bir şeylere karar ver ve uygula.İnan yemek yemek o kadar güzel ki...Azar azar beslenmeye, güçlenmeye başalmalısın.Bence sen de bu gerçeğin farkındasın; ama korkuyorsun.Beyninin bir köşesinden seni yöneten kemk torbası, çirkin kız seni boyunduruğu altına almış.Tıpkı tüm bu hastalıktan muzdarip insanlar gibi.Gücünün farkına varıp, harekete geçtiğinde ona boyun eğmeyeceksin.Hayatının iplerini eline al.Çünkü sen yalnızca kafandaki bir imajın yönettiği kukla değilsin; hiç birimiz değiliz!
Seni seviyoruz.Hadi beraber savaşalım, ne dersin?
Logged
hatice19
Ziyaretçi
Ynt: ORTAK GÜNLÜK
«
Yanıtla #34 :
Temmuz 16, 2006, 11:10:22 am »
feriya zaten siz olmasaydınız ben halimden memnun yaşamaya devam edecektim yani yemeksiz bi yaşam.ama artık istemiyorum normal insanlar gibi yemek istiyorum okadar şaşırıyorumki iş yerindeki insanlara yemeklerini çok güzel yiyolar arkasına içeceklerini içiyolar daha sonrada fazla kaçırmışlarsa soda .ben olsam öğlen sadece bi soda yeterli ğelir ama onlar öyle değiller hiç bir zaman göbekleri ne durumda deye düşünmüyolar.ben sadece bi bardak su içtiğim zaman göbeğimin çıktığını düşünüyorum ve sürekli kontrol ediyorum. dediğin ğibi yemeden çalışmak beni çok zorluyo dün midem acayip bulandı ama kusmadım çünkü ben çıkarınca çok kötü oluyorum uyumam ğerekiyo o yüzden çıkarmamak için direndim zaten çıkarsam ne çıkcak ki sadece bi fincan çay içmiştim öğlen.canım inan bana seni çok iyi anlıyorum çünkü hepimiz aynı durumdayız artık tartılmak beni çok korkutuyo çünkü 2 haftada 47 kilodan 44 kiloya düşmüşüm.gelecek beni endişelendiriyo çalışmak istiyorum ama yapamıyorum seninle ve digerleriyle birlikte bu hastalıktan kurtulmak tek dileğim sizi hep yanımda hissediyorum inan bana
Logged
feriya
Ziyaretçi
Ynt: ORTAK GÜNLÜK
«
Yanıtla #35 :
Temmuz 17, 2006, 07:57:09 pm »
Merhaba günlük;
Bugün inanılmaz derecede kustum.Moralim çok bozuk.O yüzden şunu yaptım, bunu yaptım diye değil, yalnızca duygularımdan bahsetmek istiyorum.
Artık duygularımı dinliyor, iç sesime daha fazla kulak veriyorum.Ve farkettim ki, ne zaman annemle kavga etsem, inanılmaz bir intikam isteği içimde adeta kabarıyor.Annemin en nefret ettiği şeyse benim zayıflığım, hastalığım ve kusmam...Annemle bu konular yüzünden kavga etmek, beni hemen bir yeme krizine itiyor.Fakat bu krize kusacağımı bile bile giriyorum.Ve deeee malum şeyi yapıyorum.Bu tek neden değil; ama hastalığımdaki atakları tetikleyen en önemli şey...Galiba içten içe onun en nefret ettiği şeyi yaparak intikam alıyorum.
Bilmiyorum, moralim bozuk.Vicdan azabı çekiyorum.Yarın evde değilim.Dolayısıyla kriz falan yok.Rahat olacak yani.Neyse, geçecek, biliyorum.
Sevgilerimle...
Logged
crea
Moderator
Bilge
Offline
Mesaj Sayısı: 835
Ynt: ORTAK GÜNLÜK
«
Yanıtla #36 :
Temmuz 20, 2006, 04:45:34 pm »
Sevgili günlük,
Yine boş kalmışsın..Bugün artık sıcak ve nemi bünyem kaldırmadığı için eve erken geldim. Bu hafta hep iş-ders-ev üçgeninde geçti. Sıcaktan gelir gelmez uyuyorum, tansiyon düşüklüğüm de bir türlü düzelmedi. Bir de ilaçların yan etkileri sanki sıcakta daha çok oluyor. Ama yine de yoğun olmak güzel.. Ne kadar çalışırsam çalışiym, hastayken, hiçbir şey yapmamama rağmen, yaşadığım yorgunluk kadar olmuyor.. En zoru zihin yorgunluğuymuş gerçekten. Umarım herkes iyidir, sevgiler
Logged
Beden, zihnin hizmetçisidir
Düşünceleri yaratan benim. Olumlu ya da olumsuz, gerekli ya da gereksiz düşünceler üreten benim. Bedeni hareket ettiren, ona can veren benim. Öyleyse ben; düşüncelerden ve bedenden ayrı bir varlık, bir enerjiyim.
hatice19
Ziyaretçi
Ynt: ORTAK GÜNLÜK
«
Yanıtla #37 :
Temmuz 20, 2006, 10:26:44 pm »
ben buğün çok yoğun bi ğün ğeçirmedim aslında ama çok fena oldum başım döndü soğuk terler boşaldı ya.ne biliyim ölcemi falan düşündüm iş yerindekilere belli etmedim ama çok korktum.sabah kahvaltı yapmamıştım öğlende bişey yemedim işte öğleden sonra böyle oldumçsonra bi tost yaptırdım ne olursa olsun diye yaaa daha nereye kadar dayancak bu beden tostu yedikten arkasınada ayran içtikten sonra kendime ğeldim sorun midemle alakalıymış anladım ama işte yapamıorum bir ğün yolda düşüp bayılmaktan çok korkuyorum
Logged
kuzukuzu
Ziyaretçi
Ynt: ORTAK GÜNLÜK
«
Yanıtla #38 :
Temmuz 21, 2006, 03:18:26 pm »
Merhaba,
Foruma bugün üye oldum, aslında sevgili arkadaşım crea bir süre önce söz etmişti bu siteden. Hemen hemen sitede yer alan tüm başlıkları ve ortak yaşadığımız sıkıntıları göz yaşları içerisinde okudum.Ne kadar tanıdık, yedi ay öncesinde benim yaşadıklarım var bu yazılarda.
Ben 29 yaşındayım ve 14 sene blumiya hastası olarak yaşadım. Bunun son üç senesini çok ağır geçirdim. Defalarca hastanelik oldum, kliniklerde tedavi gördüm.
Hayatımın 14 senesini kaybettikten sonra bu gidişe bir dur demeye ilk defa kendim -KENDİM- karar verdim ve Ocak ayında artık bu eziyeti bitirdim . Daha önceleri ailemin, çevremin zorlamalarıyla bir adım bile yol alamamışken şu anda tam yedi aydır bu hastalıktan kurtulmuş durumdayım.
Hastayken en çok hissettiğim şey çaresizlikti. Bu hastalık asla geçmeyecek diyordum ve kimsenin beni anlamayacağını düşünüyordum. Daha önce ki deneyimlerimde ne psikaytristlerden ne kliniklerden ne de garip gurup ilaç tedavilerinden hiç bir sonuç alamamıştım. Sürekli doktorları beni anlamamakla, kilo aldırmaya çalışmakla, annemle babamı hastalığım için hiç bir şey yapmamakla suçluyordum. Ama şimdi görüyorum ki bir şey yapmayan biri varsa o benmişim.Asla gerçekten kurtulmak istememişim.
Şimdi ise bakıyorum ve anlıyorum ki ben Ocak ayında yaptığım seçimle yaşamayı-gerçekten yaşamayı hayatta kalmayı değil- seçmişim, hayat tezat aslında ölümden korkmuyordum hastayken sürekli kendi kusmuğumda boğulup ölmeyi diliyordum- özür dilerim bu tanım için ama doğru-. Hayatımın kayıp yılları. Yazık hem de çok yazık diyorum şimdi.
Bu yedi ayda siteden anladığım kadarıyla aynı size olduğu gibi bana da çok destek oldu crea. Canım benim.
İnanın bir çıkış yolu var. İnanın isterseniz yapabilirsiniz. Her şey kendi eliniz de . Bu sizin hayatınız ve nasıl yaşayacağınıza siz karar veriyorsunuz.
Ben demiyorum ki bitti dedim hastalık gitti. Hayır değil. Bu çok zor meşakatli ve uzun bir süreç ama inanın hasta yaşamaktan daha zor değil.
Doktor desteği olmadan yanlış bir yoldan başladım ben .İlk olarak kusmayı durdurmayı denedim, çünkü biraz daha kussam kalp krizinden ölecektim biliyordum, daha sonra altında ki psikoloji ile baş edebilirim dedim,sürekli okudum, hastalıkla ilgili bilgi edindim.
İlk aylarda ki ataklar sürekli ağlama krizlerine dönüştü,ama bir süre sonra azalmaya başladı ve yedi ayın sonunda bugün nedeyse hiç kusmamışım gibi hissediyorum.
Her atak anında beni anlayacak birileriyle konuşmayı denedim, - bu genelde crea yada çağla oldu- kendimi sevdiğim şeylerle oyaladım, köpek aldım köpeğimle uğraştım, günlük tuttum. İnanın isterseniz olur. Sadece gerçekten isteyin. Kendiniz için isteyin.
Kusmayı durdurduğum ilk ayların sonunda hala kilo ile ilgili saplantım devam ediyordu. Kusmak yerine çok fazla egzersiz yapıyordum. Ve beslenmeme bir türlü yeni besinler ekleyemiyordum . Hala kilo almak kabus oluyordu bana. Çok sık umutsuzluğa kapılıyordum ve geri düşüyordum.Ama vazgeçmedim ve direndim.
Şimdi ise yavaş yavaş algımı değiştirmeye çalışıyorum.Neden yemediğimi, kilo vererek neden inkitam aldığımı keşfediyorum, öfkemi dışarı vurmanın başka yollarını arıyorum, normal bir yeme düzeni kazanmak için diğer insanları izliyor ve sürekli okuyorum.
Bu hastalıktan kurtulma sürecinde hepimizin yolu ayrı olacak. Crea kurtulmaya karar verdi ve yaptı. Ben daha dolambaçlı yoldan bir noktaya vardım. Sizlerde kendi yolunuzu keşfedeceksiniz biliyorum. Hiç bir şey hasta yaşamak kadar zor değil.
Herkese bol sabır ve mutlu, aydınlık günler diliyorum.
Sevgilerimle
Logged
crea
Moderator
Bilge
Offline
Mesaj Sayısı: 835
Ynt: ORTAK GÜNLÜK
«
Yanıtla #39 :
Temmuz 21, 2006, 05:09:14 pm »
oooooo kuzu hoşgeldin! Senin de gelmen harika oldu, büyük bir başarı örneği daha! Birkaç haftadır işti, kurstu baya yoğunlaştım gündüz giremiyorum pek nete, bir de msnle ilgili bir problem yaşıyorum, bilgisayara format atmam gerekiyor, süper oldu buraya yazman, tam tahmin ettiğim gibi çok daha iyisin; çünkü -her kurtulmaya çalışan insan gibi- çok acı çeksen de, zorlansan da sabrettin ve kazandın! Sabır ve istikrar işte..atakların hiç geçmeyeceğini düşünüyordun; bak onlardan da kurtuldun, algın da düzeliyor! Canım benim çok sevindim, lütfen yaz buraya arada, desteğin önemini sen de çok iyi biliyorsun..Yakında msn'de görüşürüz zaten, öpücükler..
Ve sevgili günlük,
Bugün yine çok sıcak ama haftasonu için harika planlar yaptım, deniz, havuz, müzik, kalabalık..2 gün canım ne istiyorsa yapıcam. Herkese sevgiler
Logged
Beden, zihnin hizmetçisidir
Düşünceleri yaratan benim. Olumlu ya da olumsuz, gerekli ya da gereksiz düşünceler üreten benim. Bedeni hareket ettiren, ona can veren benim. Öyleyse ben; düşüncelerden ve bedenden ayrı bir varlık, bir enerjiyim.
feriya
Ziyaretçi
Ynt: ORTAK GÜNLÜK
«
Yanıtla #40 :
Temmuz 21, 2006, 07:07:30 pm »
Sevgili "kuzukuzu";
Senin gibi bir başarı örneğinin daha foruma katılmış olması, bizlere yeni bir umut ışığı olacak.(Bilmem yazılarımı okudun mu?Ben de ataklarla boğuşuyor, bir yandan da kurtulmak istiyorum.)
Kendinden biraz daha bahsedersen sevinirim.Mesela kilondan, kurtulmadan önceki ve şimdiki beslenme düzeninden, duygularından...
Sevgilerimle...
Logged
kuzukuzu
Ziyaretçi
Ynt: ORTAK GÜNLÜK
«
Yanıtla #41 :
Temmuz 21, 2006, 11:46:47 pm »
Sevgili Feriya,
Bir daha asla olmayacak..Nereye kadar?
Bu cümleler çok tanıdık di mi? Binlerce defa, her kustuktan sonra söyledim bunları kendime. Ama başarmam - gerçekten bu hastalıktan kurtulmam- yıllarımı aldı. Çünkü hep bir ŞEY bekledim, hep erteledim, ataklara yenildim, birinin beni kurtarmasını yada bir anda iyileşmiş olmayı diledim durdum.
Eminim sende aynı durumdasın ve kurtulmak için seni itecek bir güç bekliyorsun. Feriyacığım o güç aslında sensin. İçinde ki güç. Senin iraden ve senin seçimlerin.
Zor olduğunu biliyorum . Gerçekten çok zor. İnsan eğer hastalığın ileri derecelerindeyse her zaman kusmak için bir sebep bulabiliyor, kusmamaya ne kadar kararlı olursa olsun geri düşebiliyor, ama iyileşmeye kendini kna edebilmek,hasta olanın beyni olduğunu kabul etmek , hastalığın sebepleriyle yüzleşmek bir o kadar çaba ve sabır istiyor.
Neler yediğimi sormuşsun. Anlatayım. Hasta olduğum sürece benim için iki çeşit besin vardı. Serbest olanlar ve yasaklılar. Serbest olanlar ne yazık ki sadece üç taneydi
onlarda wasa, peynir ve domatesti.
Yasak besinler ise bu üçünün dışında ki dünyada ki her nimetti. Bir kırıntı yasak besin bile kusmama sebep oluyordu. Bu kadar kısıtlı beslenince de ataklar tahmin edersin ki çok sıktı. Günde on defa , sayısını bilmediğim kadar hatta kusuyordum. Bütün planlarımı işimi gücümü iptal edip yiye kusa yiye kusa saatler geçiriyordum evde.
İyileşmeye karar verdikten sonra ise, önce kusmamı durdurmaya karar verdim ama ataklar hala çok fazlaydı çünkü hala sadece serbest besinleri yiyebiliyordum. Diğerlerini yersem kusarım diye korkuyordum. Çünkü bu hastalığın tetiklenmesi çok kolay. Yani yıllardır her çikolata yediğimde kusmuşum eğer iyileşme sürecinde yersem sonum yine aynı olur diye korkuyordum.
Bu arada tabii kusmayı bıraktıktan kısa bir süre sonra yüzümde ve midemde oluşan tüm ödemler indi.Bu beni çok motive etti , fakat hiç bir şekilde hazmedemiyordum. E tabii alışmış vücut besini başka yollardan atmaya
. Hastalığın iyileşme süreciyle ilgili çok okuduğum için fazla panik yapmadan atlatabildim o günleri, bi de tabii creamın çok desteği var, ona soruyordum durmadan, sana da şu oldu mu bu oldu mu diye???
Ataklar devam ettiği müddetçe hep tek yönlü beslendim. Ataklar azaldıktan sonra da yavaş yavaş sebze yemeye başladım. Haşlanmış sebze. Hastayken onu bile kusuyordum.Sonra da azar azar meyve. Benim için müthiş büyük bir aşama. Yani belki bir gün içinde tek bir kayısı ama ilerleme ilerlemedir dedim ve sabrettim.
Bu arada ilk bir ayda biraz kilo aldım çünkü kalp ritmindeki bozukluğa rağmen her gün 45 dakika deli gibi koşarken koşmayı bıraktım ve sağolsun çevremde ki tüm insanlar nasılsın demeden kilo almışsın demeye başladı, bence bu süreçte besinleri bu kadar yavaş eklememin sebebi de o oldu çünkü o zaman hala önemsiyordum kilo almış olmayı veya insanların ne düşündüğünü.
Şimdi ise hala çikolata yada pasta yiyebilmiş değilim ama acıkmak ve doymak neydi onları hatırladım. Acıkınca yiyor doyunca durabiliyorum.Az ama sık yiyorum .Asla aç bırakmıyorum kendimi.Ataklarımı tetikleyecek gıdaları yanımda kimse olmadan yemiyorum.
Daha çok az kalorili ama sağlıklı şeyler yemeye çalışıyorum.Günde bir veya iki porsiyon meyve kesin yiyorum. Azar azar içtiğim şeylere süt katabiliyorum. Dışarıda yemek yediğim zaman normal insanlar gibi her şeyden sipariş verebiliyorum ama sadece doyana kadar yiyor ve bırakabiliyorum.
Sonuçta bu yedi aylık süreçte,
9 dişim çürüktü onları yaptırdım.
Kalbimde ritim bozukluğu vardı. Egzersizlerimi düzene soktum, artık cardio yapmıyor yani deli gibi koşmuyorum,
Midemde sarkma ve hazımsızlık vardı şu anda normal insanlar kadar hazmedebiliyorum.
Sinirlerim çok düzeldi,ağlama krizlerim geçti,
Reglim düzene girdi
Tutam tutam elimde kalan saçlarımın dökülmesi durdu
Rengim insan rengine
Afrikalı kolum da insan koluna dönüştü
Ben 42 kiloyken bile kendimi hep şişman hissederdim şu anda 52 kiloyum ve hayatımda olmadığım kadar kadınsı ve sağlıklı görünüyorum. İnanmayacaksın ama etlerim kemiklerimi örttükçe kendimi güzel bile hissediyorum. Yemek yemekten , yemek yerken kendimi kontrol edememekten korkmuyorum. Yakında hayatımda yasak besin diye bir şey kalmayacak bunun için çabalıyorum.
Ve yarınlardan çok şey bekliyorum. Telafi etmem gereken çok zaman var. Ne olur bir an önce ver kararını ve başla. Kendin için bir şey yap. Ve iyileşmeyi seç hasta yaşamayı değil.
Sevgiler
Logged
feriya
Ziyaretçi
Ynt: ORTAK GÜNLÜK
«
Yanıtla #42 :
Temmuz 22, 2006, 10:49:05 am »
Sevgili "kuzukuzu ve crea";
Yazdıklarınızı okumka bana güç veriyor, umut ışığı oluyor.Sağolun.İyi ki varsınız.
NOT:Dün en son yazdığım yazıdaki sözleri tutmaya var gücümle çalışacağımMesela bugün süper bir kahvaltı yaptım.
Sevgilerimle...
Logged
simge86
Öğretmen
Offline
Mesaj Sayısı: 127
Yarın, geride kalan hayatımızın ilk günüdür.
Ynt: ORTAK GÜNLÜK
«
Yanıtla #43 :
Temmuz 22, 2006, 08:04:03 pm »
selam arkadaslar.bayadır günlüğümüze yazamadım.bugün oldukça yoğun bir gündü kursum vardı çok iyi vakit geçirdim.dün 2kez tatlı yemek zorunda kaldım akşamkini kusarım diyordum ama çıkaramadım müshil almam imkansızdı çünkü artık acı veriyor.ama sabah tartıldı ve kilo almamıştım bir gram bile artmamıştı çok mutlu oldum ve dün yedim diye kendimi bugün ölümüne açlığa mahkum etmeyecem dedim.sabah yağsız sütle yapılmış diyet cornflakes yedimki vitamin ve demir açısından zenginmiş.saçlarmın dökülmesini durdurmam lazım
sonra öğlen 4-5köfte az salata bir dilim ekmek yedim.sonrada ablamla sütlü dondurma.saat 7de de 5-6kaşık yağsız makarna yedim.yarın sabah yine tartılacam bakalım nolacak.creanın öğütlerine dayanarak böyle sağlıklı dengeli yemeye çalışacam inanıyorum şişmediğimi görünce biraz rahatlicam.ve geçen 4 gün içinde2atağımı durdurdum.bugün yedklerime inanamıyorum bayadır yemedim bunları ama zorladım kendimi.bakalım nolacak çabalamam gerek.aslında şu an bile atağım gelecek gibi ama duracam.ben rejimde değilim diye düşününce daha az oluyor.şu zor günler artık geçsin istiyorum bugün kusmayacağıma kendi kendime sözler verdim.ayrıca kuzukuzuyada foruma hoşgeldin diyorum.inanıyorum ben ve benim gibi problem yaşayan arkadaslara çok destek olacak.ayrıca çok garip dün tatlı yedim ama kusamadım dedim ya bazen çıkmıyor işler ters gidebiliyor çok uğraşamamıştım dışardaydım çünkü.herneyse bir tabakla durabilmiş olmamada çok hoşuma gitti eve geldim yanlızdım ve tamam dedim yine malum şey olacakama yapmadım.umarım devamını getiricem.sevgili crea ve feria özletmeyin kendinizi
tüm arkadaslara sevgiler
Logged
Adem" tamamiyle bir insandı. BU her şeyi anlatır. O, elmayı elma olduğu için istememişti. O, onu yasak olduğu için istemişti.
feriya
Ziyaretçi
Ynt: ORTAK GÜNLÜK
«
Yanıtla #44 :
Temmuz 22, 2006, 09:28:56 pm »
Selam arkadaşlar,
Bugün sağlıklı bir kahvaltı yaptığımı söylemiştim.Öğlen yeni bir atak geçirdim.Yemeyi durduramadım ve o yediklerimin midemde kalmasına izin veremedim ve malum...Sonrasında yine pişmanlıklar...
Ama akşam yemeğinde bir kase tarhana çorbası, fırında patatesli sebzeli tavuk, bol salata ve yoğurt yedim.Öyle patlayana kadar kendimi durduramayıp yiyor, sonra da malum şeyi yapıyordum ya, bu sefer doyduğum an bıraktım.Ve kusmadım!Sonra da bir maden suyu içtim.Midemi iyice rahatlattım.
Çok zayıfladım arkadaşlar, galiba bu sefer yine 42 falan oldum.Aileme ve de sizlere 48 olacağıma dair söz vermiştim ya, bakalım şu ataklarla baş edebilirsem bu akşamki gibi, artık sağlıklı bir görüntüye kavuşmayı ben de çok istiyorum.Tam bir kemik torbası olduğumu biliyorum.
Bu arada inanılmaz kabızlık ve gaz problemin var.Yediklerimi hazmedemiyorum.Biliyorsunuz ki, 8-9 gün öncesine kadar deli gibi egzersiz yapıyordum.Ama babam bunu bilmiyordu.Benim bu kabızlık problemimi uzun süre anoreksik yaşamama ve de hareketsiz oluşuma bağlıyor.Ama kızacağını bildiğim için, "Baba ben bir hafta öncesine kadar deli gibi egzersiz yapıyordum.Sen beni hareketsiz mi sanıyorsun?" diyemedim. Tabii bir de babama hiçbir zaman kustuğumu söylemedi annemle ablam.(Onlara bu konuda minnettarım.)O beni yalnızca anoreksiktim diye biliyor.Neyse işte, kabızlığımı çözmek için önce hareketli bir yaşam tarzı gerektiğinden babam,3 gün önce artık 30-45 dk. arası yürüyüş yapmamı söyledi.Tabii benim canıma minnet, hemen bu fikre balıklama atladım.Ama ablamla annem bu işe pek sevinmediler.Çünkü yeniden spora başalrsam, asla kilo alamayacağımı düşünüyorlar.Babam onları ikna etmeyi başardı.Gerçekten bu sefer abartmadan yürüyüş yolunda 40-45 dakikayı geçirmeden orta tempoda yürüyorum.Sabah 8' e çeyrek kala evden çıkyoruz ablamla.(Bilyorsunuz o rejimde.Ve de 1,5 saat yürüyüş yapıyor her gün.Ona hayranım aslında abur vuburunu da yiyerek kilo veriyor.)
Diğer yürüyüş ya da koşu yapan tombul kadınlar ya da yaşlılar bazen bana bir garip bakıyorlar.Herhalde bu zayıflıkla neden spor yaptığıma bir anlam veremiyorlar.Ama işte spor, zayıflatmanın ötesinde ruh sağlığına da müthiş etki yapıyor.Yürürken rahatlıyor, birçok sorunu unutuyorum, kedi iç sesimi dinliyorum.Zayıflarken kaslarımı da erittim büyük ihtimalle.Kemklerime de iyi gelir umarım abartmadan yaptığım bu spor.Ve tabii kabızlığıma da...
Bu rada saçlarımı kestirmem lazım.Çok döküldü.Yakında kel kalacağım.Badem yağı da dökülen kaşalara ve de kirpiklera çok iyi geliyormuş.Birçok yerde okudum, dinledim.Bir de onu denemeye karar verdim.
Bu arada Simge'ciğim yazdıkların beni çok mutlu etti.Sen de benim yaşadığım gelişmelere mutlu olursun mutlaka...
Herkese sevgilerimi iletiyorum.
«
Son Düzenleme: Temmuz 22, 2006, 09:31:59 pm Gönderen: feriya
»
Logged
Sayfa:
1
2
[
3
]
4
5
6
7
8
9
10
...
166
« önceki
sonraki »
Gitmek istediğiniz yer:
Gitmek istediğiniz yer:
-----------------------------
Hatunca Yönetim
-----------------------------
=> Hatunca Yönetim
-----------------------------
Hatunca.net
-----------------------------
=> Günlük
=> Hatunca.net Yazılar
=> Kişisel Gelişim
=> Kişisel Gelişim ve Seminer Duyuruları
=> Yardım Merkezleri
=> Aile, Evlilik ve Çocuklar
=> İnsan İlişkileri
=> Kadınlar ve Erkekler
=> Dertler ve İtiraflar
=> Düşünüyorum
=> Kültür-Sanat
=> Kitap
=> Bilim ve Araştırma
-----------------------------
Psikoloji-Terapi
-----------------------------
=> Dr. Meltem Kavcar Sırmalı'ya Sorun
=> Kişilik Bozuklukları
=> Çocuk Psikolojisi
=> Bulimia ve Anoreksiya
=> Tecavüz, Şiddet ve Cinsellik
=> Madde bağımlılığı
=> Fobiler, Anksiyete, Panik Attak
=> Stres, Depresyon, Kayıp
1 Saat
1 Gün
1 Hafta
1 Ay
Her zaman
Kullanıcı adınızı, parolanızı ve aktif kalma süresini giriniz
Powered by SMF 1.1.1
|
SMF © 2006, Simple Machines LLC
Bu Sayfa 6.35 Saniyede 17 Sorgu ile Oluşturuldu
Yükleniyor...