Hatunca.NET Psikoloji ve Kadin Sitesi
 
 
 

Ana Menu

Anasayfa
Bize ulaşın
Forum
Yardım
Reklam Ver

Psikoloji

Kişilik Bozuklukları
Genel Psikoloji
Yeme Bozuklukları
Tüm Psikoloji Yazıları

İçerikler

Çocuk ve Aile
Kişisel Gelişim
Tüm Yazılar
Arşiv

Psikoloji Testleri

Eğlence Testleri
Kişilik Testleri

Yazarlar

Perihan Yazıcı
Çiğdem Alper
Rüya Yüksel
İnci İlhan
Süreyya Türkoğlu
Dr. Meltem Kavcar Sırmalı
Erim Cebeci
Leyla Draman
Füsun Budak
Derya Akkaya
Şadan Hergüner
Ümran Akça
Özden Bayraktar
Tüm Yazarlar
 
Anasayfa arrow Forum arrow Psikoloji-Terapi arrow Bulimia ve Anoreksiya arrow Bir hikaye daha...
 
 
Bir hikaye daha...
Merhaba, Ziyaretçi. Lütfen giriş yapın veya üye olun.
Ağustos 29, 2008, 10:21:33 pm
Ana Sayfa Yardım Giriş Yap Kayıt

+  Hatunca.NET Forum
|-+  Psikoloji-Terapi
| |-+  Bulimia ve Anoreksiya (Moderatör: crea)
| | |-+  Bir hikaye daha...
0 Üye ve 1 Ziyaretçi konuyu incelemekte. « önceki sonraki »
Sayfa: [1] 2 Aşağı git Yazdır
Gönderen Konu: Bir hikaye daha...  (Okunma Sayısı 2500 defa)
deniz87
Ziyaretçi
« : Haziran 18, 2006, 09:53:58 pm »

Mantık bu işin neresinde?

Şu satırları bile yazması çok zor, çünkü beni tam anlatmalılar, önce "word" de yazıyorum ki yanlışlıkla silinmesin veya bilgisayar kapanırsa kaybolmasın diye "vaktimi" harcadığım bu satırlar..., diğer yandan  ise yanımdaki koyu kahvenin yanında bir parça çikolata olsa nasıl olurdu diye hayal etmekten kendimi alamıyorum, ama en son çılgınca bugün yaptığım 20 milyonluk alışverişi önce tüketip sonra çöpe yolladıktan sonra ne midem ne de boğazım kaldırır...

19 yaşındayım, tıp fakültesi 2. sınıf bitiyor bu sene. (Yani işin mantıkla bilgiyle hiç alakası yok)ortalamam 90 civarı birşey, yani başarılı sayılırım, lisede de hep "örnek" öğrenciydim ama universiteye geçince başarılı olma zorunluluğum arttı... Aksi olamazdı...
Dışarıdan örnek gibi görünen bir tıp öğrencisi için pek tahmin edilesi şeyler yaşadım diyemem... Sorun hep "ben"dim. Şimdi de "ben"im... Kimseyi suçlamadım, suçlayamam... Ailem, sunulan olanaklar her zaman o kadar kusursuzdu ki, bazen "hasta" olmaktan utanıyorum... Küçük şımarık bir kız olmaktan, öyle algılanmaktan korkuyorum... Ama aksine lise hayatım boyunca hep o kaloriferin üzerinde oturan öğretmenleri tarafından çok sevilen, örnek gösterilen, kollarında yaralar olan o "garip" kız oldum... Üniversiteyi başka şehirde okumaya gidince, beni hiç kimsenin tanımadığı bir yerde yeni bir ben yaratmaya çalıştım... Sorunlu gözükmemem gerekiyordu, ve kariyerimi tehlikeye atmamalıydım... Lise dönemimde bıraktığım, hastane dönemini, ilaçları, kendime zarar verme davranışlarımı, depresyonlarımı zihnimin arkasında bir yere kaldırdım... Bana yapışan tek şey depersonalizayonum ve derealizasyonumdu... Neyse... Şimdiye gelelim... Bu arada belirtmeliyim ki eve gittiğim zamanlarda, 5senedir beni izleyen doktorumu görüyorum...
5-6 senelik psikiyatrik geçmişimde, yeme ile sorunum küçük bir dönem oldu, diğer esas faktörlerın altında pek kimse takmadı... Hastanede dayadıkları ilaçla hallediverdiler o "küçük"sorunu.. Ta ki ben üniversiteye başlayana, kendi sorumluluğumu ve özgürlüğümü alana kadar, özel bir yurtta tek kişilik odada kalıyorum (şanslı olduğumu söylemiştim)... İlk yılımda gayet iyi hatırlıyorum 2.haftadan itibaren yemek yememe özgürlüğümü kullanmaya başlamıştım... Dolayısıyla zayıflıyordum, zaten okul yeterince vaktımı alıyordu, tek yapmam gereken yurda gelince boğazımı tutmaktı... Pek kusmakla ilgili bir şey yoktu o zamanlar, o yılbaşına doğru sadece biraz kaçırırsam kusuyordum ama aşırı yeme-kusma döngüsü gibi değildi (özellikle şuanla karşılaştırınca...).
Sene sonunda yaklaşık 48 kiloya düşmüştüm... (Boyum 172cm... Başlangıç kilomu bilmiyorum ama 60 üstü olabilir). Etrafımdakiler farketmişti zaten yaklaşık 2 beden küçülmüştüm... Hiçbir kıyafet üstümde durmuyordu... Yaz tatilinde evde olduğum için ve ailemi bu işe bulaştırmama kararı ile sadece akşam kendime izin verdiğim küçük yeme-kusma seanslarım olabiliyordu, gece yarısı herkes uyurken! Onun dışında annemin tabiri ile çok az yiyordum, bana göre ise oldukça fazlaydı tabi... Kilom yazın cok değişmedi sanırım - belirtmeliyim ki o zamandan beri tartılmıyorum -... 2. sınıfa başladığımda önce adetlerim düzensizleşti, 9 aydır da olmuyorum. Açıkçası bu hem kendi adıma zayıflığımı kanıtlıyor hem de beni korkutuyor ve "tıp öğrencisi" olarak da mantığımı bu işe dahil edemiyorum... Tekrar söylemeliyim ki tüm risklerini biliyorum ama lütfen ne biçim bir tıp öğrencisi diye düşünmeyin! Şu aralar herkes iyice zayıfladığımı söylüyor, babam rüzgarlı havada dışarı çıkmamam konusunda espri yapıyor! Tartı ise benim için hala bir kabus... Son dönemlerde yeme-kusma döngülerini iyice abartttım... Eskiden kusamamaktan korkardım ve hiç yemezdim şimdi ise kusmak için eğilmem yetiyor... Günde 10 kere belki kendimi "kirletiyor" ve sonra "temizliyorum" bu şekilde... İğrensem de bırakmak istesem de yapamıyorum... Şuanda finallerime calışıyorum, dersler yok, ben de tüm gün yurttayım!!! Hergün alışveriş yapıp - 20-30 milyon kadar - hepsini tüketiyorum ve tabi kusuyorum... Dişlerim o kadar hassaslaştı ki bazen ağrısına dayanamıyorum ama diş hekimine gitmekten de korkuyorum... En büyük savaşı ders çalışırken veriyorum, ders çalışmak ve başarılı olmak bir stres unsuru olduğundan yeme kusma döngülerimin en büyük kaynağını oluşturuyor...
Beni sıkan bir başka şeyse annemlerin artık birçok şeyin düzeldiğini zannetmesi, annem eskiden hep "o kötü dönem" olarak bahsediyor... Oysa o kötü bir dönem değildi. O dönem bendim, bana aitti... Bunu bilinçli yapmadığının farkındayım. Onun bana ait hastalıklı bir dönemi daha kaldıracağını zannetmiyorum... Artık bıktım; yiyip yiyip kusmaktan, tam kusamadığımdan şüphe duymaktan, yiyeceklerin üzerindeki besin değerlerini yanlış okumuş olma korkusundan, diyet kola istediğimde kutuyla gelmediği taktirde ya yanlışlıkla normal kolaysa diye içememekten,  kusmalarımı poşetlerle gizlemeye calışmaktan, kendimden, üstümdeki her gram yağdan, ...
Ölümden korkuyorum, yaşlanmak ölüm demektir, büyümek yaşlanmak, kadın olmak büyümek, adet görmek kadın olmak...
Ama  öğrendiklerimden yaptığımın ne kadar ölümcül sonuçlar doğurabileceğini biliyorum ve ölümden korkan biri olarak bana bu tezat geliyor... Ama sanırım kontrolumu kaybetmek daha çok korkutuyor beni... Zaten ben ben olmazsam ölümümü de kontrol edemem ki...
Buraya kadar okuma sabrını gösterenlere teşekkürler;
Sadece bunları doktorumla da paylaşmak isterdim, ama annemi bir daha sorunlarımla üzmek istemiyorum o bunu haketmiyor... Ama yoruldum hem fiziksel hem ruhsal olarak, iyi bir doktor olmak istiyorum ve bütün bunların beni mahvetmesini istemiyorum... Sadece paylaşmak istedim... Bunu okuyanları ilk olduklarını bilebilir... Sanırım gerçekten biriyle paylaşmaya ihtiyacım varmış... Ve hala var, keşke doktorumla konuşabilsem, ama  dediğim gibi ya annem oğrenirse diye çok korkuyorum...
Buraya kadar okuma zahmetine giren herkese cok teşekkür ederim...
« Son Düzenleme: Aralık 24, 2006, 09:44:43 pm Gönderen: crea » Logged
teresa
Ziyaretçi
« Yanıtla #1 : Haziran 18, 2006, 10:24:53 pm »

merhaba deniz
emin ol seni çok iyi anlıyorum bende her gün aynı döngüyü yaşıyorum aynı pişmanlıklar aynı acılar ama bunun bi sonu yok ve emin ol ilerde yapacagım dedığın seyleri hiç yapamıyorsun...iyi bir doktor olmak istiyodum bende yurtdısında okurken işte tamda bu nedenden okulumu bıraktım çünkü yalnızdım ve sağlık olarak kusmaktan çökmüştüm.....lütfen deniz senin yerinde olmak isteyen biri var burada sakın o güzel bedenini ruhunu ve zekanı daha fazla yaralama ve yardım al bunun inan sonu yok ve sen anladığım kadarıyla yardım alabılecek bır dönemdesin ileriki aşamalarda iyileşmek çok daha zor oluyor...bunu 5 yıldır ye-kus döngüsünü yaşayan biri olarak söylüyorum ve çok çok istediği halde tıp okuyamamış biri....yazını okuyunca nasıl içim burkuldu anlatamam inan olduğum gibi hiçbir yazım kuralını dikkate almadan yazıyorum sadece sana ulaşıp erken birşeyler yapmanı saglayabılmek için.....annen herzaman yanında olacaktır emın ol benım annem 7 yıldır ugrasıyor benımle ve bıkmadım anneler emın ol cok uzulselerde bıkmazlar ve dayanırlar senin çöküşünü görmesine izin verme annene yapma bunu...mutlaka doktorundan yardım al bulumıa anoreksıa gibi tedavisi çok zor bır hastalık değil her hastalıkta oldugu gıbı erken baslandıysa tedavi...lütfen deniz.....lütfen kendini bulumia ya verme...sana bu ülkenın ailenin ihtiyacı var...ve en önemlisi sen yoksan eğer dünyada yok unutma....en önemlisi kendin için yapmalısın bunu...
LÜTFEN CİDDİYE AL SÖYLEDİKLERİMİ HİÇ BİR ÇIKARIM YOK BU YAZDIKLARIMDAN SADECE BİRİNİN DAHA(ÖZELLİKLE KALİTELİ BİR BEYNİN DAHA) BULUMİA YA TESLİM OLMASINI İSTEMİYORUM.....
sevgiyle kal kendine çok iyi bak ...
Logged
crea
Moderator
Bilge
*****
Offline Offline

Mesaj Sayısı: 835



« Yanıtla #2 : Haziran 19, 2006, 07:05:07 am »

Merhaba Deniz ve teresa, ikinizin yazdıklarını da okurken kendimden birçok şey buldum, bunlar madalyonun öbür yüzü malesef, bu hastalığı yaşayanlar bunların hepsini yaşıyor ve yaşayacak. Ama ümitsiz olmamalısınız. Ben de uzun yıllardan sonra bundan kurtulabildim çok şükür. 6 ayımı aldı kurtulmak, artık iyiyim diyebiliyorum. Ve 6 ay uzun bir zaman gibi görünse de aslında bunca yaşanana kıyasla çok kısa bir zaman. Bunu sadece zihnime ulaşarak başarabildim. Beni iyileştiren kişisel gelişim ve beslenme konusunda kendimi geliştirmek oldu. Artı, kendi kendimi telkin etmeyi öğrendim ki bence bu çok önemli. Zihin ve beden paralel çalışıyor. Zihninizin kontrolü elinizde olmadığı zaman doğal olarak asla kontrolu ele alamayacağınızı düşünüyorsunuz, ama zihninize ulaşıp siz yönlendirmeyi öğrendiğinizde tüm alışkanlıklarınızdan kurtulabilirsiniz. Ben aynı zamanda yoğun alkol de kullanıyordum 3 yıl gibi bir süredir, 5 aydır ağzıma koymadım, ve böyle bir ihtiyaç da hissetmiyorum. Günde 1 paket içtiğim sigara 3-5'e indi. Tamamen de bırakıcam, buna inanıyorum; çünkü artık zihnim ben nasıl istersem davranışlarımı o şekilde yönlendiriyor. Çok zorlandığım günler, aylar oldu ama bu hastalığı, bunun yanında birçok kötü alışkanlığımı ve 3 yıldır kronikleşmiş olan major depresyonumu yenebildim. Benim fiziki doğumum 25 yıl önce, ama manevi doğumum 6 ay önce oldu..Siz de önce iyileşebileceğinize inanmalı ve öncelikle kusma-kusmamaya değil de kendinizi ve zihninize yönelmelisiniz. Ben yapabildiysem sizin de yapmamanız için hiçbir engel yok, tek engel sizsiniz bunu asla unutmayın!
Sevgiler
Logged

Beden, zihnin hizmetçisidir


Düşünceleri yaratan benim. Olumlu ya da olumsuz, gerekli ya da gereksiz düşünceler üreten benim. Bedeni hareket ettiren, ona can veren benim. Öyleyse ben; düşüncelerden ve bedenden ayrı bir varlık, bir enerjiyim.
bulımik
Ziyaretçi
« Yanıtla #3 : Temmuz 14, 2006, 04:19:10 pm »

denizcim biliyorum mesajın cok eskiye ait ama ben daha yeni üye oldum bu siteye ve mesajını yeni okuyorum.umarım şimdi daha iyisindir.sana yazmak istedim çünkü kendimi sana cok yakın hissettm. basarılı bir oğrenci olman, ailende hiç kusur bulmaman, ruhsal acıdan hep sorunlar yasamış olman...işte tüm bunlar bende de var.
ben dört, beş aydır bulimia kabusunu yasıyorum. son 1, 2 aydır psikoloğa gidiyorum. artık cok daha kontrollüyüm ataklarım cok azaldı, hatta 2 haftadır hiç cıkarmadım. yemeğe bakış acımı da epey değiştirmeyi basardım. artık insanlarla yemek yerken pek bunalmıyorum. ben hiç bir zaman sağlığımı cok fazla tehtid eden bi kiloya düsmedim. doktorlar simdi iyi görünüyorsun diyorlar.şimdi ne durumdasın bilmiyorum ama emin ol basarabilirsin. kustuktan sonraki suçluluk duygusunu iyi biliyorum, sen de biliyorsun. bence bu duyguyu yasadığın an yazarak kaydet ve yine atak geldiğinde oku.o anki duygularını cok acık bi sekilde yaz.
bir diğer tavsiyemse iyileşmek için yemeye cok takılma yasamında seni mutsuz eden sebeplere odaklan bol bol yaz duygularını.seni sen yapan vucudun değil duyguların cunku. kimseyi suclamaktan korkma yazarken.duyguların doğrusu yanlışı olmaz cunku.
ayrıca bana yeme konusundAKİ ENDİŞELERİNİ YAZARSAN SEVİNİRİM.OKADAR YANLIŞ DUŞUNUYORUZ Kİ... BELKİ PAYLASIRSAK DOĞRUYU BULURUZ.
Logged
crea
Moderator
Bilge
*****
Offline Offline

Mesaj Sayısı: 835



« Yanıtla #4 : Temmuz 14, 2006, 10:44:15 pm »

Merhaba deniz,
Aslında dışarı çıkmam lazım hemen, forumu bi okuyup çıkacaktım ama yazını okuyunca yazmadan çıkamadım..
Çünkü bunların hepsini ben de yaşadım, ve blumiayla yaşamaya çalışan herkes de öyle veya böyle benzer şeyler yaşıyor. Senle ekstradan benzer yönlerimiz; ben de üniversite 2.sınıfa kadar- toplam 7 yıl- voleybol oynadım ve üniversiteyi ailemden ayrı bir şehirde yalnız yaşayarak okudum. Ya hep ya hiç, mükemmeliyetçilik had safhadaydı..
Üniversiteye gitmeden önce başlamıştı bu problem ama henüz ciddi boyutlarda değildi, ama yalnız yaşamak gözlerime perde indirdi sanki. Bir yandan okul, bir yandan voleybol, bir yandan blumia..Sonra voleybolu bıraktım, burslarla girdiğim üniversiteyi tırmalayarak bitirdim, dönem dönem hastalığımın hafiflediği oldu, bu dönemler iş hayatına girmiştim, her şey iyi derken yine başa döndüm..Tek nedeni ise benim kendi kendimi inandırmış olduğum bazı şeylerdi, şuan senin yapmış olduğun gibi..Belki de yıllar önce iyileşebilecekken sırf bu yanlış algı ve inançlarım yüzünden yıllarca sürdü bu. Aynı şekilde senin gibi bunu hayatımın bir parçası olarak görüyordum, bu artık kilo alıp-vermekten de öte bir şey halini almıştı, hem amaç hem araçtı..Blumia olmazsa hayatımın bomboş olacağını düşünüyordum; hem nefret ediyor hem de vazgeçemiyordum..
Şimdi baktığımda gördüğüm şey ise, asıl yapmak istediklerimin, amaçlarımın, her şeyin yıllarca süren bir döngüde bir o yana bir bu yana savrulmuş olduğu..Evet üniversiteyi bitirdim, çalıştım, kurslara gittim, ama artık o kadar yorulmuştum ki bu elde ettiklerimi yaşamımda uygulayacak halim kalmamıştı..İşi bıraktım, eve kapandım ve sadece düşündüm uzun bir süre. Kendimi, blumiayı, ailemi, hedeflerimi, isteklerimi, her şeyi..Ve ben algımda bir problem olduğunu ilk bu dönem farkettim. Her şey aslında benim kendi zihnimdeydi, ben nasıl algılıyor, düşünüyorsam hareketlerim, alışkanlıklarım da o şekilde gelişiyordu..Yani algımı değiştirerek bunları da değiştirebilirdim..Artık iyileşmek istiyordum; çünkü blumia benim için asla bir amaç veya araç değil, sadece zihnimdeki bir defectten kaynaklanan bir hastalıktı. Bunu 7 yıl sonra görebildim, kendimi daha önce nasıl blumik yaşamaya şartladıysam, bu sefer de sağlıklı yaşamaya şartladım, ve bunu başardım..Sen tıp okuyorsun, benden daha iyi biliyorsun ki bu doğuştan gelen bir hastalık değil, ve fizyolojik kökenli de değil; sonradan oluşan bir psikolojik rahatsızlık; nedenleri de sonuçları da çözümleri de kendi zihnimizde..
Lütfen bu hastalığa farklı açılardan bakmayı dene, ve kendine de. Gerçek hedeflerine, isteklerine, geleceğe dair yaşamak istediklerine..Ve inançlarını değiştirmeye başla, bunu sadece sen yapabilirsin mesela acıkma-doyma hakkındaki önyargın (ki bende de aynı durum vardı, yıllarca bu yüzden iyileşmeyi denemeyi bile düşünmedim..) Bilimsel olarak da kanıtlanan bir şey varki, insan acıkmayı 3, doymayı ise max. 15 günde öğreniyor. Bunların ve kendinin bilincinde ol ve kendini pozitif yönde telkin et, bu gerçekten çok önemli. Çünkü telkin çok güçlü bir şey; senin şuanki durumun dahil farkında olmadan kendi kendine yaptığın -hatalı ve yanlış algılara dayanan- telkin ve şartlandırmalarla bağlantılı. Bunu pozitife çevirebildiğinde zinhin de bu telkinleri alıyor ve davranışların da bu yönde değişiyor, denemelisin..
Kendine biraz zaman verip, sabredip önce inançlarını değiştirmeye odaklanmalısın; çünkü şuan seni iyileşmekten alıkoyan bu blumiasız yaşayamayacağın ve hayatının bomboş olacağı düşüncesinin, aslında blumiayla her şeyin boş olduğu şeklinde değiştiğini göreceksin. Adı üstünde, bu bir "döngü", yani dönüp dolaşıp aynı yere geliyorsun, bir yuvarlağın-hatta "sıfır"ın- etrafını dolanıp duruyorsun. En kötüsü de bu yuvarlak hep sabit kalıyor ama artık senin dolanıcak halin kalmıyor; genelde de bu dönemde insan sorgulamaya başlıyor bir şeyleri; çünkü artık "sıfır"ı da tüketmiş oluyor..Ve deniz, o dönem gerçekten çok zor bir dönem..O yüzden o noktaya gelmeden bundan kurtulmak için harekete geçmelisin. Ben bu noktada iyileşmeye karar verdim; daha doğrusu yaşamakla yaşamamak arasında bir tercih yaptım..Ve şimdi o yıllara ve kendime yaptıklarım için sadece kızıyorum; çünkü hayatı tadında yaşamak çok güzel..
Sevgiler
Logged

Beden, zihnin hizmetçisidir


Düşünceleri yaratan benim. Olumlu ya da olumsuz, gerekli ya da gereksiz düşünceler üreten benim. Bedeni hareket ettiren, ona can veren benim. Öyleyse ben; düşüncelerden ve bedenden ayrı bir varlık, bir enerjiyim.
bulımik
Ziyaretçi
« Yanıtla #5 : Temmuz 15, 2006, 03:23:35 pm »

merhaba deniz!
mesajımı okumana ve sana ulasabilmiş olmama sevindim. bu sorunla nasıl bas ettiğimi yazmışsın... aslında henüz tam olarak bas etmiş değilim ama ben de doktorum da çok yol kattedtiğimi soyluyor. bu nasıl mı oldu? öncelikle kendimi suçlamaktan vazgectim, kendimle ve duygularımla barışmaya calıştım ama bu sırada azalmış bile olsalar ataklarım devam ediyordu. ama bu ataklar sonrasında bile suçluluk hissettmemeye calıştım iyi olucağıma inanıyorum çünkü... kusmama falan cok takmamaya calıştım, kendime, özüme duydularıma yönelmeye calıştım. asıl ben onlar cunku görünüşüm değil. aslında ben gunluk bile tutmazdım, simdi ise hergun yazıyorum. neler hissettiğimi yazıyorum.
ben de senin gibi aileme soylemedim. psikolog da önermedi zaten. o da, ben de guvendik bana. zaten sadece 4 ay falan yasadım bulimiayı ve hemen hatamı anladım ve iyi olmaya calıştım. önce ben iyi olmak istedim. doktora parasını bile özel dersle kazandığım parayla gidiyorum. bunu sorumluluğu bana ait cunkü. ailem seninkiler gibi bana cok emek verdiler ama ben hep sinirli, huysuz, mutsuz çocuk oldum. olabilir... emek vermişler belki ama istemeden olmaması gereken gelişmeler de olmuş demek ki. onemli olan bas etme inancında olmak.
su an cok zayıf olduğunu soyluyorsun. bence sakın tartılma artık. ben zaten çok zayflamamıştım çünkü hiç kilolu olmadım.bu hastalık aldığım 3-4 kiloyu buyutmemle basladı. ben 5-6 kilo falan verdim. simdi ise kilo aldım ama asla tartılmadım kilo alırken çünkü korkardım. kilo alırken çok yedim ama 3 ayda falan kilo aldım. yani kilo oyle bi magnumla alınmıyo zaten devamlı hergün yersen alırsın. şimdi belki sen bile kendini zayıf buluyorsundur. tartılmadan yemeye calış topluluk içinde ye bu çok önemli ben encok bunda zorlandım. yerken zevk al. biraz kilo alsan ne olur ki zaten cok zayıfsın beğenmedin halıni o zaman duşun ama ben cok beğendim kendimi. eminim şimdi hasta gibi gorunuyorsundur. kilo alınca aslında yemek yiyince insanın siniri bile gecio.goruceksn cok mutlu olucaksın biraz midende kalsa yemek ne cıkar ki...
neyse canım bana yaz seni tanıdıgıma cok sevindim. ben sana cok güveniyorum.ben de psikoloji bolumu öğrencisiyim(1. sınıf bitti). dediğin gibi bu iş akla bakmıo.ama ikimizde hem basarılı hem sağlıklı olucaz okulu falan sen kendine guvendikçe asla bırakmıycaksın.
Logged
midda
Ziyaretçi
« Yanıtla #6 : Ağustos 04, 2006, 09:43:57 pm »

merhaba,ben de son 3 aydir yediklerimi kendi istegim disinda cikariyorum..ilk 1 ay 5 sonraki 2 ayda ise 4 kilo verdim..56 kiloyken 47 kiloya dustum..sizden farkim yediklerimin mideme inmesine bile izin vermeden,istek disi cikariyo olmam..yemek istiyor ama yiyemiyorum..baslarda yedikten sonra hemen istifra ediyordum..durum boyle olunca psikolojik olarak etkilenmemden olsa gerek,nasilsa tekrar cikartacagim dusuncesiyle yemek yemek bile istemiyorum..agzima aldigim bir lokmayi saatlerce cigneyebilirim..yutkunma fonksiyonumu yitirmis gibi hissediyorum..suan tv izlerken,ellerimi yikarken,araba kullanirken heran aklimda bu problem var..ve gunden gune psikolojik olarak cokuyorum..etrafimdaki herkes ne kadar cok kilo verdigimden bahsettikce daha da kotu hissediyorum..ozellikle erkek arkadasimla ilgili akliniza gelebilecek en ufak bir olay oldugunda dahi yemek yemis olayim veya olmayayim oguruyorum..
ilk zamanlar doktora da gittim,hicbirseyim olmadigini soyledi...simdi tekrar gitmeyi dusunuyorum..dusundukce cildirasim geliyor,bu daha ne kadar boyle surecek,eski halime ne zaman donecegim diye..
blumik olmadigimin farkindayim..ortak noktamiz her ogunden sonra kusuyo olmamiz...en azindan sizlere 'sunu yaparsan,bundan vazgecebilirsin' diyerek telkinde bulunulabiliyor..arastirmalarima gore ben hicbir kategoriye girmiyorum  Kararsız
kimse bu konu hakkinda psikolojik bir problem olabilecegi disinda bir fikir yurutemiyor...psikologa gitmek istiyorum,ancak saglik karnemin tarihi dolmus..yeniletmek icin 300kmlik bir yolu goze almak durumundayim..ozel bir psikologa gitme imkanim olmasina ragmen aileme yuk olmak istemiyorum..ne de olsa bu onlarin problemi degil diye dusunuyorum..
en korkuncu da 2 ay sonra okulum acilip,tek basima yasamaya basladigimda ne yapacagimi bilemiyor olmam..
 Kararsız
Logged
there.s.no.light
Asistan
**
Offline Offline

Mesaj Sayısı: 75


« Yanıtla #7 : Ağustos 29, 2006, 11:37:35 pm »

Ben su an yalnız yasıyorum ve ailemle oldugumdan daha iyi durumdayım.En azından uzerimdeki baskıları kalkınca- belki de onlara olan ofkem nedeniyle krize girdigim icin- rahatladım.Tabi ki ziyaretime geliyorlar ve isin ilginc yanı onalrsızken kriz aklıma bile gelmiyor ama gelip gitmelerinin arkası cok berbat oluyorum.Ozellikle de gelip buz dolabına planımda olmayan onca yiyecegi bırakıp gittikleri icin.Zaten hastalıgımı bilmiyorlar.Ya da yalnız onalrın dusuncesiyle surekli diyette diye dusunuyorlar.Benim tatlı borek pilav vs yi cok cok ender yedigimi hatta tadını bile cok bilmedigimi sanıyorlar, ne bilsinler o meretleri kilolarca tabaklarca tukettigimi onların adını bile bilmedikleri ne cesit seyleri kesfedip yiyip yemedigim tatmadıgım pek birsey kalmadıgını...Ama basta dedigim gibi onlarsız daha az kriz yasıyorum yemek planıma mudahele eden biri olmadıgı muddetce hic kriz yasamıyorum hatta.
Logged
bahtlı
Profesör
****
Offline Offline

Mesaj Sayısı: 302


« Yanıtla #8 : Eylül 07, 2006, 10:22:04 pm »

selam deniz.Hikayeni okuduğumda yendimde yeni bir şeyi daha kaşfettim aslında bende bu halimden memnunum.Yani bu bir hastalık değil sanki beni eğlendiren birşey.Bundan başka yapabilecek bir şey yok rahatlama yo lum yokmuş gibi ne bileyim.Mükemmelliyetçilik ben çok daha iyi yerlede  olmalıydım aslında hep eskiden en güzel kız en mükemmel kız en istenilen kız olmayı istemiştim.üniversite bitti uzun süren bir işsizlik dönemi ve gerçekler ile yüzleşen kendimi buldum.İngilizcem yoktu,tecrübem yoktu ve kimse kimsenin gözünün yaşına bakmıyordu.Gerçi bu hastalığım üniversite yıllarındada devam ediyordu hemde dahada şiddetli olarak ama sanki ne bileyim ben herzaman başka bir beni hayal ettim.Bütün hayallarim o tanımadığım ben üstündeydi çünkü o benden daha güzel daha mükemmel daha üstündü.
             Şimdi çalışıyorum ama hak ettiğime inandığım yerde değil belkide hiçbirşeyi hak etmemişde olabilir.Geleceğe dair umutlarım pek yok sanki herşeyde geç kalmış gibiyim bundan sonra birşey yapamam.Ve geleceğe baktığımda önümde gördüğüm hayatım çok sıradan çok boş herşeyi kabullenmişcesine kendi akışında.İşte beni birtek kusma rahatlatıyor çünkü bir süreliğinede olsa beni sanki kendime getiriyor bilmem tuhaf bir duygu bu ben pek çözemedim.Ama hayatım her zaman çok şükür etsemde istediğim gibi değil anlattığım üzere ve birtek mutluluğum bu sanırım ben bunu bırakamam...
Logged
Erika
Ziyaretçi
« Yanıtla #9 : Eylül 08, 2006, 12:52:44 pm »

merhaba ben de siteye yeni uye oldum 2 gundur gunde 1-2 kere kusuyorum istegimle ama her seyi kusmuyorum yani mide asidi gelene kadar degil kendimce yeteri kadar kusuyorum. boyum 1,67 m kilom da su an 64. ben de aileme hic kusur bulmuyorum hatta ben aileme duydugum vicdan azabindan basladim bu kusmalara. onlar bana her seyi veriyorlardi ama ben kotu bir cocuktum. derslerim cok iyi, ama yetmiyordu. her yerde parmakla gosterilen olmaliydim. zayiflikta da guzellikte de herkes beni ornek almaliydi. 16 yasindayim, yasitlarimin 3-4 tane ciktigi var ama benim bir tane bile yok. kendimi de degersiz buluyorum,, cunku kendimi bazen cok aptal buluyorum. aptal aptal seyler soyluyorum, mesela bir yere yemege gittikten sonra birisine "yemege gittik catal bicak verdiler" falan dedm o da dedi "e yok elinizle yiyecektiniz" bu kadar aptalca bir seyi dedigim icin kendimden utandim. e tabi bu kadar aptal olursam.. bilmiyorum, zekam sadece derslere isliyor galiba. onun disinda asosyal ve aptal bir insanim, hic arkadasim yok hem de hic. aileme aciklamak istemiyorum onlari da uzmek istemiyorum.. cok karisik oldu galiba ben bile psikolojimi cozemedim daha.. neyse,, cvplariniz icin simdiden tesekkurler bu arada online olan varsa msnden konusalim tomoromitebgud4sumthin@hotmail.com kopyalayip yapistirin Gülümseme
Logged
there.s.no.light
Asistan
**
Offline Offline

Mesaj Sayısı: 75


« Yanıtla #10 : Eylül 09, 2006, 09:11:17 pm »

Erika bu hastalık zaten asosyal ve yalnız yapıyor insanı.Daha onceleri cok sosyal mutlu bir insanken simdi yıllar sonra butun kopruleri atmıs oldugum icin geri donemiyorum hayata...eski arkadaslarımı teker teker kaybetmisim...ben 7 senedir anoreksi 2 senedir blumiya hastasıyım az sure degil cok dogal hayatla olan baglarımın zayıflaması...bir de ustune simdi isim nedeniyle sehir degistirdim ve burada yapayalnızım...eski yasadıgım sehirde cumartesi aksamı olacak ve ben evde oturuyor olucam ? su an aglıyorum durumuma ve yalnızlıgıma...hani the cure un bir video su vardı izleyen var mı bilmiyorum "lullaby" yatagın icine cekiliyordu yavas yavas ...yatak yutuyordu robert smithi aynen oyle hissediyorum ama daha kotusu sabah uyandıgımda yine ordayım ve hersey yeniden baslıyor...
Logged
Erika
Ziyaretçi
« Yanıtla #11 : Eylül 15, 2006, 12:21:58 pm »

theres no light ben bundan once de hep asosyaL bi insandm Üzgün ossye girecegim 2 sene sonra, bulimia yuzunden her seyin berbat oLmasindan korkuyorum ama biLmiyorum ben kendimi normaL hissediyordum ama okuL icin etek aLmamiz gerekiyodu 40 bedene zar zor girdim onu aLmadik tabii, 42 beden aLdik. ve ben kabinde agLadim. daha da tetikLedi bu beni. bazen de kusamiyorum Üzgün( o zaman gercekten uzuLuyorum. biLmiyorum kafayi yiyorum gaLiba,,,... geneLde aksam yemekLerinden sonra kusuyorum, sonra kuruyemis, abur cubur saLdiriyorum tabii.. ondan sonra kusmuyorum iste. neysee, karisik benm hikaye. bir sure sonra istemdisi ne yersem yiyeyim kusmaya basLarim.
Logged
bahtlı
Profesör
****
Offline Offline

Mesaj Sayısı: 302


« Yanıtla #12 : Eylül 15, 2006, 01:56:15 pm »

Sevgili erika bende böyle başladım inan bana lise yıllarında tam 68 kilo olan bir kızdım ben.Sonra sıkı bir diyet inan bana o zamanlar hiç istediğim kiloya kavuşamıyordum uzun süre aç kalsamda.Tabi bilinç yapılan diet ve hiçbirşey yememenin verdiği bir hırsla tekrar eski yediklerimi yemeye başladım ama baktım emeğim boşuna gidiyor hadi dedim kusmak en iyisi
ilk başlarda bende yapamıyordum ama şimdi...Daha yaşın genç inan bana insanın kilosu 20 sinden sonra oturuyor daha beden hatların oturucak seninde kusmak iyi değil inan bak diğer yazılanlarıda okumuşsundur zamanla her ne kadar zayıf olsanda cildin bozuluyor,diş etlerinde iltihaplar başlıyor sen bıtkın bir halde oluyorsun.Hem kustuktan sonra elin ayağın titriyor ve ben üniversite yıllarında hiç ders çalışamazdım kustuktan sonra çünkü kafam hiçbirşeyi almaz olurdu hala öyle.Kİ sen üniversite sınvalarına giricekmişsin lüften yol yakınken dön....Kilo veririr inan bana bende bir bulimiyim ama böyle düşünüyorum ama sen daha başlardasın çok ilerlememiş bu durumun bu bir hastalık bunu unutma ve ilerlemeden bırak bence.
          sevgilerimle....
Logged
Erika
Ziyaretçi
« Yanıtla #13 : Eylül 24, 2006, 08:49:04 pm »

bahtlı merhaba, yazın için teşekkür ederim. ama her hafta belimi ölçüyorum, 75 ten bir cm düşmüyorum ve kendimi kötü hissediyorum. kilo veremiyorum , okulumun haftada 41 saat olması nedeniyle spor da yapamıyorum hafta sonu da dersanem var tek çare kusmak gibi görünüyor ailemle de sorunluyum zaten her şeyden bi kaçış oluyor.. şmdi de annemle kavga ediyorum. eskiden suçluluk duyardım yaptığım şeylerden, çünkü ailem beni hoş tutardı, yaptıım her şeyi hoşgördüler. ama ben onlara kötü davranırdm. başklarına söylemekten ya da yapmaktan çekindigm şeyleri aileme yapardm. ama artk hissetmiyorum bi şey. kendimi suçlamaktan yoruldum!
Logged
bahtlı
Profesör
****
Offline Offline

Mesaj Sayısı: 302


« Yanıtla #14 : Eylül 24, 2006, 09:09:24 pm »

Bende kendimi suçlamaktan yoruldum ama bu durum bir süre sonra kendini suçlamana daha çok neden olucak.Çünkü bunu yaptıktan sonra heleki bir yeme krizi atağı sonrası kendini suçlu hissediyorsun yediklerinden ötürü ve çıkarmaya başlıyorsun.Yani bu durum inan bana kendini suçlu hissetmekten seni vazgeçiremiyecek.Kilo sonunda tek çaren bu değil inan bana başka şeyler düşünebilirsin önünde kendine koyduğun bir hedef var ve sen bu hedefi başardıktan sonra yani üniveriste sınavlarını kazandıktan sonra güzel ve sağlıklı bir rejimle istediğin kiloya kavuşabilirsin.

              Sana akıl veriyorum çünkü bende yaptım bunları aynı senin yaşındayken başladım ailemin vermiş olduğu stres üniveriste sınavlarının vermiş olduğu stres ve o zamanlar 68 kilo olan ben.Bir öcü gibi hissediyordum kendimi ama sonra sağlıksız ama zayıf bir hale dönüştüm.Hem dediğim gibi kusmalar sonrasında kafam hiçbirşeyi almıyor o kadar bitkin ve yorgun hissediyorsun ki kendini değil ders çalışmak kolunu kıpırdatmaya halin olmuyor işte bu yüzden yol yakınken bırak bunu bu işe bir son ver inan bana sonrası daha kötü olucaktır senin geçirdiğin evreleri geçiren biri olarak bunları söylüyorum ve hala düzelmemiş yaptıklarından pişman olan ve suçluluk duyan biri olarak...
Logged
Sayfa: [1] 2 Yukarı git Yazdır 
« önceki sonraki »
Gitmek istediğiniz yer:  


Kullanıcı adınızı, parolanızı ve aktif kalma süresini giriniz

MySQL ile Güçlendirildi PHP ile Güçlendirildi Powered by SMF 1.1.1 | SMF © 2006, Simple Machines LLC XHTML 1.0 Geçerli! CSS Geçerli!
Bu Sayfa 3.372 Saniyede 17 Sorgu ile Oluşturuldu