Hatunca.NET Psikoloji ve Kadin Sitesi
 
 
 

Ana Menu

Anasayfa
Bize ulaşın
Forum
Yardım

Psikoloji

Kişilik Bozuklukları
Genel Psikoloji
Yeme Bozuklukları
Tüm Psikoloji Yazıları

İçerikler

Çocuk ve Aile
Kişisel Gelişim
Tüm Yazılar
Arşiv

Psikoloji Testleri

Eğlence Testleri
Kişilik Testleri

Yazarlar

Perihan Yazıcı
Çiğdem Alper
Rüya Yüksel
İnci İlhan
Süreyya Türkoğlu
Dr. Meltem Kavcar Sırmalı
Erim Cebeci
Leyla Draman
Füsun Budak
Derya Akkaya
Şadan Hergüner
Ümran Akça
Özden Bayraktar
Tüm Yazarlar
 
Anasayfa arrow Forum arrow Psikoloji-Terapi arrow Kişilik Bozuklukları arrow Çekingen Kişilik Bozukluğu
 
 
Çekingen Kişilik Bozukluğu
Merhaba, Ziyaretçi. Lütfen giriş yapın veya üye olun.
Ekim 07, 2008, 10:51:03 pm
Ana Sayfa Yardım Giriş Yap Kayıt

+  Hatunca.NET Forum
|-+  Psikoloji-Terapi
| |-+  Kişilik Bozuklukları
| | |-+  Çekingen Kişilik Bozukluğu
0 Üye ve 1 Ziyaretçi konuyu incelemekte. « önceki sonraki »
Sayfa: [1] 2 3 4 5 6 Aşağı git Yazdır
Gönderen Konu: Çekingen Kişilik Bozukluğu  (Okunma Sayısı 22603 defa)
nehir
Profesör
****
Offline Offline

Mesaj Sayısı: 382


Sızlayan yerinden sevmeye başlamalı bir insanı!..


« : Mart 20, 2006, 03:53:34 pm »

http://www.hatunca.net/content/view/319/109/
Alıntı

Çekingen kişilik bozukluğu sosyal ortamlarda rahatsızlık hissetmek, başkalarının kendisini yargılaması ve çocukluktan itibaren süregelen çekingenlik olarak kendini gösterir.



Bende bir dönem kendimi böyle hissetmiştim. Bir psikoloğa gittiğimde ki bu benim için çok zor alınan bir karardı, kendisi bana ilaç tedavisi uygulamayı uygun gördü.Okuduğum bu yazıda başvurduğumuz hekimlerin ne kadar önemli bir rol oynadığını bir kez daha anladım. Doktor bana o bahsedilen güveni sağlayamadığı için kendimi daha kötü hissetmiş ve doktorda bir kusur aramak o an için aklıma bile gelmemişti...
Benim için gerçekten çok zor bir dönemdi. Tekrar o günlere dönmek istemem. Şimdi bile zaman zaman kendimi böyle hissettiğim anlar olur. Hemen panik oluyor ve yine kendimi etrafımdaki insanlardan soyutlamaya başlarsam diye çok korkuyorum.
Mutlu bir birey olabilmek için özgüven şart. İşe kendimizi sevmekle başlamalıyız.
« Son Düzenleme: Mart 20, 2006, 08:30:50 pm Gönderen: admin » Logged

Suskunluğum asaletimdendir, her lafa verilecek cevabım var ama bir lafa bakarım laf mı diye, bir de lafı söyleyene bakarım adam mı diye...
admin
Super Administrator
Profesör
*****
Offline Offline

Mesaj Sayısı: 494


« Yanıtla #1 : Mart 20, 2006, 08:45:59 pm »

Sevgili Nehir

Bu konuyu tartışmaya açtığın için teşekkür ederim.  Oldukça önemli bir konuya değindin. 

Ne yazık ki eski sistem ile yetişen Psikolog ve Psikiyatristler hasta ile terapist arasında kurulması gereken ilişki üzerinde fazla durmadılar.  Eskiden terapist bir doktor gibi mesafeli ve hastanın sorununu bilmesi gereken bir yönetici gibi düşünülürdü.  Dolayısıyla kişi bir sorun ile gelir ve doktor çoğu kez bir ilaç ile bu sorunu çözmeye çalışırdı.   Günümüzde bu düşünce yapısı değişmeye başladı.  Artık terapist ile hasta arasında kurulacak ilişkinin tedavinin en önemli parçası olduğu düşünülüyor.  İlaç tedavisinden önce alternatif metodlar sonuna kadar deneniyor ve en son çare olarak, eğer hasta günlük yaşamını devam ettiremiyorsa ilaç tedavisi düşünülüyor. 

Bu yeni görüşe göre hasta terapistine güvenebilmeli, anlaşıldığını hissetmeli, rahat olabilmelidir.  Terapist herşeyi bilen idareci pozisyonunu bırakıp, hastasından öğrenmesi gerektiğini ve çözümü birlikte bulacaklarını farkedebilmelidir.  Sonuç olarak kişiler en uygun terapisti bulana kadar araştırmaya devam etmeli ve tedaviye başlamadan önce mutlaka soru sorarak karşılarındaki doktoru tanımaya çalışmalıdır.
Logged
nehir
Profesör
****
Offline Offline

Mesaj Sayısı: 382


Sızlayan yerinden sevmeye başlamalı bir insanı!..


« Yanıtla #2 : Mart 21, 2006, 07:58:18 am »

Merhaba Çiğdem hanım.
Düşüncelerinize kesinlikle katılıyorum. Benim bulunduğum yerde dediğiniz gibi kendini geliştirmiş bir terapist bulmaya çalıştım ama sanırım yok. Şuan gitmekte olduğum doktorumla konuşuyoruz, kendiside bana yaşantısından örnekler veriyor ama daha çok beni dinliyor, yani sizin dediğiniz gibi karşılıklı bir konuşma ve yol gösterme eğilimli bir sohbetimiz yok diye düşünüyorum. Belkide onun yöntemi farklıdır, yani anlattıklarından yola çıkarak birşeyler bulmamı düşünüyordur. Bunun ne kadar doğru olduğunu ve bana herhangi bir yararının olacağını ise bilmiyorum. Ama doktor seçeneklerim de fazla değil. Açıkçası nasıl bir çözüm bulmalıyım onu da bilmiyorum.
Logged

Suskunluğum asaletimdendir, her lafa verilecek cevabım var ama bir lafa bakarım laf mı diye, bir de lafı söyleyene bakarım adam mı diye...
admin
Super Administrator
Profesör
*****
Offline Offline

Mesaj Sayısı: 494


« Yanıtla #3 : Mart 21, 2006, 09:18:26 am »

Sevgili Nehir

Belki doktorun ile konuşup tam olarak bu ilişkiden ne istediğini ve kendisinden ne beklediğini açıkça ifade etmeyi deneyebilirsin.  İnanıyorum doktorunda elinden geldiğince sana yardımcı olmaya çalışıyordur.  Ama bazen kişinin kendi ihtiyaçlarını açıkça ifade edebilmesi doktoru ile daha başarılı bir ilişki kurmasında yardımcı olabilir.
Logged
berill
Ziyaretçi
« Yanıtla #4 : Mart 21, 2006, 05:21:47 pm »

Çekingen yapının sadece çabuk kırılan duygusal kişiliklerde olduğunu düşünürdüm.Fakat çok sosyal gibi görünen,kendini fazlaca önemseyen ve daima söyleyecek bir lafı bulunan iddialı kişiliklerin,çoğunun aslında içlerinde çekingen,kolay kırılır bir taraflarının olduğunu,ve kırılmamak adına kırdıklarını farkettim.
Logged
kata
Bilge
*****
Offline Offline

Mesaj Sayısı: 1052


« Yanıtla #5 : Ekim 24, 2006, 07:05:40 pm »

kendiside bana yaşantısından örnekler veriyor ama daha çok beni dinliyor, yani sizin dediğiniz gibi karşılıklı bir konuşma ve yol gösterme eğilimli bir sohbetimiz yok diye düşünüyorum. Belkide onun yöntemi farklıdır, yani anlattıklarından yola çıkarak birşeyler bulmamı düşünüyordur.
psikanaliz yöntemiyle yardım etmeye çalışıyor size.bence yanlız terapi de değil yakın arkadaşınızla bile serbest çağrışım yöntemiyle konuşabilirsiniz.sonuçta sorunun kaynağı bilinçaltında onu bi şekilde inşallah dışarı çıkarırsınız
Logged
cancer
Öğrenci
*
Offline Offline

Mesaj Sayısı: 33


« Yanıtla #6 : Ekim 28, 2006, 10:16:43 pm »

peki insan çekingenliği üzerinden nasıl atar?çekingenlik bi karakter özelliği değil midir?
Logged
emy
Ziyaretçi
« Yanıtla #7 : Ekim 28, 2006, 11:01:25 pm »

öncelikle merhaba.ben yeni katılan bir üyeyim.benim sorunumda kişilik bozukluğu.bazı ortamlardan kaçmak en doğru çözüm diye düşünüyorum.örneğin bir soru sorulduğunda yüzüm kıpkırmızı oluyor ve sanki insanlar benden çok üstünmüş gibi geliyor.yani ezik hissetmede var bende.bunun için özel ilişkimde yaşadığım sorunlar aile içinde yaşadığım sorunlar ve kişilik bozukluğumla ilgili sorunlar için psiyatriste başvurdum.fakat sadece beni dinliyor.ilaçda verdi bana ve konuşmanın benim için daha faydalı olcağını söyledim.biraz benimle konuştuktan sonra ilaç almaya ikna etti.2 aydır doktora gidiyorum fakat bende bi değişiklik olduğunu göremiyorum.....
Logged
nehir
Profesör
****
Offline Offline

Mesaj Sayısı: 382


Sızlayan yerinden sevmeye başlamalı bir insanı!..


« Yanıtla #8 : Ekim 29, 2006, 12:48:02 pm »

Merhaba emy, öncelikle hoşgeldin diyim:)
Çekingenlik ya da bir soru sorulduğu zaman insanın kendisini kötü hissetmesi ya da yüzünün kızarması, kişiye çok rahatsızlık verici bir durum.Kendini diğer insanlardan ezik hissettiğini de yazmışsın. Bence bu hepsinden daha önemli bir durum.Ne kadar doğrudur bilemem tabi ama ben bunun temelinde insanın kendisini çok iyi tanımamasının yattığını düşünüyorum. İnsan neleri başarabileceğinin farkında olamıyor ve kaybetme ya da becerememe korkusundan dolayıda aslında nelerin üstesinden gelebileceğini hiçbir zaman öğrenemiyor. Bu birazda şuna benziyor aslında;
Bir insan çok güzel bir resim görür ve der ki "ne kadar güzel resim yapan insanlar var". Kendisi belki de resim yapmayı hiç denemediği için resim yapıp yapamadığının farkında bile değildir ve her zaman bir başkasının yaptıklarını güzel bulmakla kalan hayatına devam eder.Yani bazen kendi başarısızlığımızdan o kadar emin oluyoruz ki bir işe başlamaya gerek bile duymuyoruz.Ve kimbilir aslında neleri erteliyoruz.
Sevgili emy, lafı biraz uzattım sanırım ama demek istediğim önce kendinin farkına varmaya çalış, yani neler yapabileceğini anlaman için önce kendine şans vermeyi öğren. Belkide ilk yaptıklarımız bizi hayal kırıklıklarına uğratacaktır ama bir sonrakiler hep bir öncekinden daha başarılı olur.Bu hayatta kendimize güvenmeyi ve önce kendimizi tanımayı öğrenmeliyiz. Bence hayatındaki yakın bir bölümü kendini tanımak için ayırmalısın.Hayatındaki en önemli insan sensin. Bu insanı ihmal edersen başkalarına verecek fazla bir şeyin olmayabilir.
Ve unutma, birşeyleri başarmak ya da en azından bunun için çaba harcamak insanı her zaman bir adım daha ileriye götürür.
Buraya gelip bizlerle hergün neler yaptığını paylaş, hergün kendinle ilgili neleri keşfettiğini paylaş. Bu hepimiz için iyi olabilir, sonuçta insanların birbirlerinden öğrenecekleri çok şey var...
« Son Düzenleme: Ekim 29, 2006, 12:54:02 pm Gönderen: nehir » Logged

Suskunluğum asaletimdendir, her lafa verilecek cevabım var ama bir lafa bakarım laf mı diye, bir de lafı söyleyene bakarım adam mı diye...
dduuyygguuccuukk
Ziyaretçi
« Yanıtla #9 : Kasım 04, 2006, 11:19:31 pm »

ben sitenize yeni üye oldum.. psikolojik sorunlarım olduğuna inanıyorum bu yüzden bu sorunumun ne olduğuna karar vermeye çalışırken kendimi sitenizde buldum.bu arada bir psikoloğa asla gidemeyeceğim için sorunumun ne olduğunu kendim bulmaya çalışıyorum.tüm kişilik bozukluklarını okudum..çekingen kişilik bozukluğu başlığı altında yazılanlar tam bana göre...... Utandım
Logged
dduuyygguuccuukk
Ziyaretçi
« Yanıtla #10 : Kasım 04, 2006, 11:24:00 pm »

bana da her ne şekilde olursa olsun cvp yazanlar olursa seviniri...
Logged
nehir
Profesör
****
Offline Offline

Mesaj Sayısı: 382


Sızlayan yerinden sevmeye başlamalı bir insanı!..


« Yanıtla #11 : Kasım 05, 2006, 01:28:01 am »

Merhaba duygucuk. Öncelikle aramıza hoşgeldin.
Sen de zamanla anlayacaksın ama ben yine de söyleyeyim. Buradaki birçok insan birbirine yardımcı olmak için elinden gelen herşeyi yapıyor. Burada samimi bir ortam bulacağına eminim.
Sonra gelelim "Psikoloğa asla gidemem " demene... Bunun elbette bir nedeni vardır ama gitmenin sana gerçekten çok büyük faydaları olacaktır. Eğer çok özel değilse nedenlerini paylaşmanı isterdim. Bu şekilde sana daha çok yardımcı olabiliriz.
Benim altta emy için söylediklerim sadece onun için değil, herkes için geçerli. Eğer elimden gelen birşey olacaksa bunu seve seve yaparım. Yeter ki sende paylaşımlarını esirgeme.  Göz kırpan
Logged

Suskunluğum asaletimdendir, her lafa verilecek cevabım var ama bir lafa bakarım laf mı diye, bir de lafı söyleyene bakarım adam mı diye...
dduuyygguuccuukk
Ziyaretçi
« Yanıtla #12 : Kasım 05, 2006, 10:41:21 pm »

öncelikle bu kadar çabuk cvp almayı beklemiyordum.ilginiz için çok teşekkür ederim..ben aslında insanlarla yakın ilişkileri olan insanların samimi bulduğu cana yakın bi insan olmak istiyorum ama bunu hiç başaramıyorum.. zaman zaman da insanların benim için soğuk bi kız dediklerini arkadaşlarımdan filan duyuyorum.. hayatımda her zaman 1  2 tane sıkı dostun benim için yeterli olduğunu düşündüm ve insanlarla fazla diyaloğa girmedim..şimdi bunun çok yanlış olduğunu anladım.çünkü ben üniversite öğrencisiyim ve o 1   2 dostum da şuan mezun olup gittiler .kendimi çok yalnız hissediyorum.normal arkadaşlarım var onlarla daha samimi olmaya çalışıyorum ama kendim samimi olmaya çalıştığımı bildiğim için bunu da karşı tarafın sanki fark ettiğini düşünüp yapmıyorum.yeni bir ortama filan girdiğimde de zaten ağzımı bıçak açmıyor.bazı konularda fikrim olsada söyleyemiyorum ya fikrime katılmayan biri olursa diye çekiniyorum.burası sanal ortam olduğu için bunları paylaşabiliyorum ama bir kişinin veya doktorun karşısında bunları anlatalam kendimi tanıyorum anlatamam. Üzgün
Logged
benfeslegen
Profesör
****
Offline Offline

Mesaj Sayısı: 380


« Yanıtla #13 : Kasım 05, 2006, 11:15:54 pm »

bazı konularda fikrim olsada söyleyemiyorum ya fikrime katılmayan biri olursa diye çekiniyorum.

canım herkes aynı  fıkırde olmak zorunda degılkı...

kaldıkı dunyanın en yanlıs fıkrı bıle olsa O SENIN FIKRIN... senı kabul eden ınsanlarda kısılıgınle fıkırlerınle kabul etmek zorundalar... eger gercektende yanlıs bır fıkrı savunup yanlıs davranırsanda nasılsa bırılerı senı elestırır sende durum degerlendırmesı yapabılırsın degılmı?

ayrıca sen bu kadar ınce dusunup guvensızlık yasıyorsun.

INAN BANA CEKINMENI GEREKTIRECEK HICBIRSEY YOK...
Logged
cagan17
Ziyaretçi
« Yanıtla #14 : Kasım 17, 2006, 04:08:39 pm »

mrb bnm sorunumda çekingen Kişilik Bozukluğu olduğunu düşünüorum çünkü kalabalık ortamlarda sıkılıorumm,insanların gözlerinin içine bakamıorum,hoşlandığım bir kişiyle konuşamıorum açıkçası kendimi hiç beğenmiorum...tşk ederimm
Logged
Sayfa: [1] 2 3 4 5 6 Yukarı git Yazdır 
« önceki sonraki »
Gitmek istediğiniz yer:  


Kullanıcı adınızı, parolanızı ve aktif kalma süresini giriniz

MySQL ile Güçlendirildi PHP ile Güçlendirildi Powered by SMF 1.1.1 | SMF © 2006, Simple Machines LLC XHTML 1.0 Geçerli! CSS Geçerli!
Bu Sayfa 1.196 Saniyede 18 Sorgu ile Oluşturuldu