Herkese Merhaba....
Bende de fazla yeme isteği var ve olmam gereken kilodan en azından 20 kg. fazlayım diye düşünüyorum. Öyle yiyip çıkarmak da istemiyorum, bu o an da beni hasta ediyor çünkü. Zaten bu da sağlıklı değil diye düşünüyorum.
Benim hatam "Yeme konusunda iradesizliğim" Aslında üç öğün sofra yemeklerini fazla da yemiyorum.
Hani Şu iki kaşık yemekle çokça ekmek yiyenler var ya işte ben onlardanım.
Ya da yemek yaparken veya aklı esince ekmek arası yapıp yiyenlerdenim.
Börekler ve kremalı pastalar tam benlik. Biraz tadıp bıraksam ya... Olmuyor.
Kuruyemişler deseniz favorim. Tatlıların üzerinde krema ya da süt kaymağına bayılıyorum.
Bir de şu var ; Hani kimisi dertten, kimisi sevinçten yermiş ya; benim için ikisi de değil.. Ben dertli ya da sevinçli olursam yemiyorum. Eğer kendime sevdiğim bir meşgale bulamamışsam, sıkılıyorsam birşeyler yiyorum..
Evde yemeklerden biraz biraz artınca ne mi oluyor? "Dökülmesin, bitiriverin" diyorum, hiç kimse oralı olmuyor. Eh, benim midem kazan ya, ya da tabiri caizse fazlalıklar atıklar deposu ya, hemen hallediyorum.
Veeee; fazlaca yemek yapma alışkanlığımdan kurtulmalıyım. Hani bizlerde adettir, yemek hazırlarkan bir kap fazla olsun bir gelen olur, aç kalmasın, ikramımız olsun gibilerden...
Ben de (İlkokullu yıllarım hariç) genç kızlık dönemlerimde öyle çöp gibi değildim yani. Ama normaldim. Sonraki yıllarda ergenlikle beraber kilolarım arttı. İlkokul yıllarımdaki fotoğrafa bakıyorum da dizlerimin kemikleri görünüyormuş..
Sonra ne mi oldu? Annem sağolsun, "Can boğazdan gelir" felsefesini uyguladı. Ye birşey olmaz... Ye.. Ye.. Ye... Mideyi genişlettik sizin anlayacağınız.
İki evladım var Allah (C.C.) bağışlasın. Doğumlardan sonra epey zayıf oluyordum. Hamilelik döneminde aldığım gıdalar bebeklere yarıyordu zahir..
Kısacası kilo sorunum hep oldu ve bu konuda çok aşırı kilolu olmadım ama hep dengesiz gittim... Ancak Allah'a şükür ki yapı olarak kiloyu dengeli aldığımdan (yani tüm vücuda eşit dağıldığından) görüntüm daima güzeldi.
Bunun bana yeme konusundaki zararını ise çevrem, yakınlarım ve arkadaşlarım verdi. Bana hep, çok kilom olmadığını, bana yakıştığını, vb. söylediler.. Geldik bugünlere...
Şimdi menepoza girdim. Hayatı seven bir bayanım. Yani psikolojik olarak menepoz krizlerim yok. Ancak artık yaş itibariyle de sağlıklı olmanın önemini - geç de olsa- daha iyi anlıyorum.
Şimdi o gençlik yıllarımda neden daha dengelei yemedim, sağlığıma ve estetiğime neden destek vermedim diyorum. Başta annem olmak üzere, eşimin ve arkadaşlarımın da katkıları olduğunu biliyorum.
Tv. da bir canlı yayına telefonla katılan bayanı da duyunca dehşete kapıldım.
Hanım; menepoza girdiğini ve 5-6 yıl içerisinde 45-50 kg. aldığını ve 120 kiloya ulaştığını söylemez mi? Tedavi oluyormuş... Ha o, ha biz.. Hepimiz bayanız.. Boğazlar sorunu hangimizde yok ki???
Ve karar verdim :
Bu saatten sonre kimseleri suçlamanın faydası yok.
Zaten bu doğru da değil.
Ağız ve mide benim.
İrade de benim.
Ben yaparsam bir yere gelirim. Yapmazsam da sorumlusu benim. Bebek değiliz ki ağzımıza tıksınlar.
Kalori hesabı yapmaya başladım.. Şöyle kaba taslak yani...

-Yemeklere zaten sıvı yağ kullanıyordum ama miktarı azalttım.

-Yemekleri fazla yapmıyıyorum, gelen birisi olursa paylaşırız yemeğimizi, bu da bir avantaj olur yani.

-Sabahları ılık suya 1 tatlı kaşığı elma sirkesi karıştırıp aç karnına mutlaka içiyorum.
-Şekerin arterleri bozduğunu öğrendim....

Çaydan şekeri kestim. Düşünebiliyormusunuz 1 kesme şekerle günde 10 bardak çay 240 kalori imiş, ben en az 2 şeker kullanıyordum
Tatlıyı zaten meyvelerden alıyorum. Arada birazcık bal da alabilirim.
Anemilik (genelde bayanların sorunudur) olduğundan günde 5-10 tane çekirdekli kuru üzüm ve 2-3 tane kuru kayısı, 1-2 ceviz, 4-5 fındık da alabiliyorum.
-Öğünlerde en fazle 1-2 dilim ekmek yiyorum yemekle.
-Tabağımı porsiyon olarak ölçülü dolduruyorum. Ve tabağımda yiyeceğim, yani mideye dolduracağım neler var bir müddet bakıyorum. Önce gözümü doyuruyorum yani.

-Çerezleri kestim. (Çok canım çekmişse 1-2 tane alıp ağzımda uzun süre tutarak yiyorum çünkü ben de damak tadı önemliydi.)

- Günlük 8-10 bardak su içmeye çalışıyorum.
-Hemen hergün yaya olarak çarşıya çıkıyorum ve 3-5 km. yürüyorum.
En önemlisi artık böyle

değilim.
Kararlıyım ve irademe sahip olduğumu hissediyorum.
Sağlık elden gidince hamur işleri kurtaramaz beni diye düşünüyorum. Şimdi hiç değilse tadabiliyorum. Hasta olunca hepten yasaklanmazmı yani...

Herşeyin aşırısı zararmış... Anladık ama geç anladık ...

Yine de hiçbir şey için geç değildir diyorum... ü
Herkese sevgi ve selamlar....
