Sevgili sakıncalı,
Annenle ilişkilerinizin bitme noktasına gelmiş olması kötü elbette ama anneler bizden çoğu zaman farklı düşünürler. Ben de annemle eskiden çok çatışırdım, en sevdiğim konularda annem anlayış göstermezdi. Örneğin bir sinemaya gitmem bile onun için sorun olurdu, boşa zaman kaybı derdi, onun yerine oturup ders çelışayım ya da paramı daha önemli şeyler için değerlendireyim. Oturup ağlardım annem beni neden anlamıyor diye.Tartışırdık anlatmaya çalışırdım ama bir işe yaramazdı pek. Yaş ilerledikçe bazı şeyleri anlamaya başlıyorsun. O öyle yetişmiş, inandıkları, doğruları başka, hayat onun için benim gördüğümden çok daha farklı. Birçok konuda aynı değiliz. Sonra düşünmeye başladım, annem yaşını başını almış, hayatta görmüş geçirmiş bir kadın, kendisine göre, ailesine göre ve idare etmek zorunda olduğu insanlara göre kişiliği,tutumları oturmuş bir kadın,değişmesi çok zor. Ama ben onu anlayabilirim. Biz daha farklı bir çevrede yetiştik, okuldan, arkadaşlarımızdan daha çok şeyler öğrendik. Onun hassas olduğu noktaları, sinirlendiği, yapmamı ve yapmamamı istediği şeyleri oturup tek tek düşündüm. Onun istediği gibi biri olmak için değil, sadece nasıl uzlaşabiliriz diye. Sinemaya giderken ona söylemedim mesela, boşuna çıkacak tartışmalar önlenmiş oldu. Çünkü yaptığım yanlış birşey değildi ama ona bunu anlatmam çok zordu. Ben biraz doğrucu olduğum için bana başlarda bu yaptığım çok sıkıntı verdi ama ortayı bulup, suyuna gitmeyi ve aynı zamanda hem kendi istediğini yapmayı hem de onu mutlu etmeyi öğrenmiş oldum. Tabi bunlar ufak tefek böyle masum şeyler için geçerli, yanlış anlaşılmasın, işini yalan dolanla hallet demiyorum kesinlikle. Sinema sadece bir örnek. Annenin onu anladığını düşünmesi sana karşı tutumunu değiştirecektir diye düşünüyorum. Ara sıra çıkan zıtlaşmalar çok normal, insan bazen kendisiyle bile çok ters düşebiliyor.
Sevdiğin insan içinse bence artık yeni bir sayfa aç. Sonuçta bir başkasıyla evlilik kararı almış. Olayların içeriğini bilmiyorum ama durum bu noktaya gelmişse sende kendi yolunu çizmelisin sanırım.Öyle çok sevdiğimiz geçip gidiyor ki hayatımızdan. Her seferinde sanki o acıları daha önce hiç yaşamamışız gibi sıfırdan çekiyoruz ama hepsi zamanla geçip gidiyor. Hayat insana aynı acıya takılıp kalma fırsatı vermiyor zaten. Biri bitiyor biri başlıyor. Bu yüzden acılarla başa çıkabilmeyi öğrenmeliyiz. Eğer iyi bir yaşam sürmek istiyorsak hayat böyle, acılı ve tatlı günlerle dolu, onu böyle kabul etmeliyiz.
Bak bahar geldi. Her anlamda eskileri kaldırmanın tam zamanı. Ben zamanımı dışarıda deli gibi eğlenip geçiren bir insan değilim, evimde olmayı seviyorum. Kendime koşullarıma göre ilgi alanları buldum. Sen de böyle yapabilirsin. Git mesela çok sevdiğin bir çiçeği al ve onu yetiştir, hergün onula ilgilen ya da ne bileyim başka uğraşlar bulabilirsin...
Önce istemeye başla olur mu, hayatın senin hayatın ve onu bir başkası ya da başkaları yüzünden karatma. Senin kendin için yapabileceğin o kadar çok şey var ki! Bunların farkına varmanın tam zamanı bence
