Hatunca.NET Psikoloji ve Kadin Sitesi
 
 
 

Ana Menu

Anasayfa
Bize ulaşın
Forum
Yardım
Reklam Ver

Psikoloji

Kişilik Bozuklukları
Genel Psikoloji
Yeme Bozuklukları
Tüm Psikoloji Yazıları

İçerikler

Çocuk ve Aile
Kişisel Gelişim
Tüm Yazılar
Arşiv

Psikoloji Testleri

Eğlence Testleri
Kişilik Testleri

Yazarlar

Perihan Yazıcı
Çiğdem Alper
Rüya Yüksel
İnci İlhan
Süreyya Türkoğlu
Dr. Meltem Kavcar Sırmalı
Erim Cebeci
Leyla Draman
Füsun Budak
Derya Akkaya
Şadan Hergüner
Ümran Akça
Özden Bayraktar
Tüm Yazarlar
 
Anasayfa arrow Forum arrow Psikoloji-Terapi arrow Çocuk Psikolojisi arrow Ynt: Çocuk nasıl eğitilmelidir sizce ?
 
 
Ynt: Çocuk nasıl eğitilmelidir sizce ?
Merhaba, Ziyaretçi. Lütfen giriş yapın veya üye olun.
Temmuz 25, 2008, 06:18:42 am
Ana Sayfa Yardım Giriş Yap Kayıt

+  Hatunca.NET Forum
|-+  Psikoloji-Terapi
| |-+  Çocuk Psikolojisi
| | |-+  Ynt: Çocuk nasıl eğitilmelidir sizce ?
0 Üye ve 1 Ziyaretçi konuyu incelemekte. « önceki sonraki »
Sayfa: [1] Aşağı git Yazdır
Gönderen Konu: Ynt: Çocuk nasıl eğitilmelidir sizce ?  (Okunma Sayısı 921 defa)
nesteren
Profesör
****
Offline Offline

Mesaj Sayısı: 383


kiz49


« : Kasım 21, 2007, 10:16:43 pm »

kurallar ve otorite dersem sakın beni sert ve katı bir anne zannetmeyin  Göz kırpan
çocukların yaşları da çok önemli verilen eğitim küçük yaşlarda verilmişse inanın bana sizin önünüze artı olarak çıkacaktır Göz kırpan
Logged

Cesur ol' Değilsen bile öyle davran!
Baba-Abi
Profesör
****
Offline Offline

Mesaj Sayısı: 300


@ YASATARAK @ YASAYIN @


« Yanıtla #1 : Kasım 21, 2007, 11:39:02 pm »

slm cocuklar islenmemis Beton gibidirler üzerlerine ne düsse iz yapar,cocuklara cocuk oldugunu hissettirecek ve kendisinde sorumluluklari oldugunu anlatacak ve kabul ettireceksiniz,cocuklarin yetismesinde anne ve babanin birbirlerine  ev icinde ve disinda davranislari ile örnek olacaklarini bilmelidirler.
Logged

Kendin icin istemedigin birseyi baskasi icinde isteme.
infinity
Bilge
*****
Offline Offline

Mesaj Sayısı: 883


Asıl içimde... içinde yüzdüğüm bir deniz var...


« Yanıtla #2 : Kasım 22, 2007, 03:41:06 pm »

Kuralcı ve otoriter bir yetiştirme şeklinde dozajı fazla kaçırırsak sanırım çocuk sürekli sıkılan ve belki ileride herşeyini anlatmayan paylaşmayan, bizlerden kopuk bir çocuk olacak diye düşünüyorum. Yapmaması veya yapması gerekenleri net bir şekilde sebep ve sonuçlarıyla açıklamaya ve anlatmaya çalışmak lazım onlara. Sürekli kural koyarak, belki de onu çok sıkarak bizden uzaklaşır diye korkarım açıkcası. Yani saklayacak, anlatsam kızar diyecek veya korkacak, sonrasında anlatamadıkları daha büyük sorun olarak gelecek karşımıza.

Aşırı esnek olmak da malum çok sağlıklı bir durum değil, yani ne isterse tamam, ne yaparsa olsun yapsın şeklinde bir durumda hoş değil. Yapması veya yapmaması gerekenler olduğunu bilmeli. Bir yerde okumuştum, çocuk aile içinde çok esnek koşullarda yetişiyorsa güven duygusu eksik olabiliyormuş, yani kurallar uygulayan ailelerin çocukları daha güvenli bir ortamda büyüdüklerini hissederlermiş, böylesi belki bir başıboşluk hissi yaratıyor çocukta, ölçüyü bilmek lazım galiba.

En tehlikelisi de tutarsızlık sanırım, bazen esnek bazen kuralcı olmak belki konusuna göre doğru bir yaklaşım. Ama aynı konuda bir gün esnek bir gün kuralcı yaklaşırsak, çocuk da yaratmaya çalıştığımız otoriden şüphe edecek ve belki hiç dikkate almayacak söylediklerimizi. Nasıl davranırsak davranalım davranışlarımızda mutlaka tutarlı olmak lazım.

Zor iş çocuk yetiştirmek, şimdi böyle teorik olarak konuşuyoruz ama pratikte hepimizin zorlandığı anları oluyor mutlaka. Her koşulda iletişimin kopmaması, sağlıklı bir duygu ve fikir alışverişi olması herşeyin başı sanırım. Bunlar oldukça her sorun daha kolay çözülür gibi geliyor bana.
Logged

Bu kalabalığın içinde yapayalnız hissetmektense dünyanın bir ucunda tek başımayım
Kir göstermeyen renkleriniz sizin olsun korkmaktansa bulanıklığın tam içinde bir başımayım
Benim belki de gizli bir bildiğim var
Elbette ağlarım benim can kırıklarım var
Senin gördüğün yanağımdan süzülenler...
melonsapka
Bilge
*****
Offline Offline

Mesaj Sayısı: 859


MeRMaİd


« Yanıtla #3 : Kasım 26, 2007, 01:21:48 am »

ÇOCUK İSTEDİĞİN GİBİ DEĞİL... YETİŞTİRDİĞİN GİBİ OLUR...

bence insan çocuğunu değil kendini yetiştirmeli....Etrafımda çok görüyorum bu örnegi......
çocuk zaten büyüklerine bakıp yetişmiyor mu.........
armut dibine düşmüyor mu?
kendimizde olmayan bir hali çocuktan nasıl isteriz....
Logged

Eger “9¨ canli olsaydin bile
En çok “8¨ kez kacabilirdin ölümden
Bil ki 7 düvele sultan olsan dahi
Yerin 6 mekan olacak sana
En fazla 5metre kumaş götürebileceksin
Kapatacaksin 4 açsanda gözünü
Bu dünya 3günlük dünya
Azrailin yaninda “2 kat olup yalvarsanda nafile…1 den değil 0 dan başlayac
melonsapka
Bilge
*****
Offline Offline

Mesaj Sayısı: 859


MeRMaİd


« Yanıtla #4 : Kasım 26, 2007, 01:25:01 am »

eğer bir çocuk sürekli eleştirilmişse,
kınamayı ve ayıplamayı öğrenir.......

eğer bir çocuk kin ortamında büyümüşse
kavga etmeyi öğrenir ...

eğer bir çocuk alay edilip aşşağılanmmışsa
sıkılıp utanmayı öğrenir ....


eğer bri çocuk sürekli sürekli utanç duygusuyla eğitilmişse
kendini suçlamayı öğrenir....

eğer bir çocuk hoşgörüyle yetiştirilmişse
sabırlı olmayı öğrenir ..........

eğer bir çocuk desteklenip yüreklendirilmişse
kendine güven duymayı öğrenir .....

eğer bir çocuk övülmüş ve beğenilmişse taktir etmeyi öğrenir ........

eğer bir çocuk güven ortamıı içinde yetişmişse
inançlı olmayı öğrenir ........

eğer bir çocuk kabul ve onay görmüşse
kendini sevmeyi öğrenir .......

eğer bir çocuk aile içinde dostluk ve arkadaşlık görmüşse

BU DÜNYADA MULTU OLMAYI ÖĞRENİR
Logged

Eger “9¨ canli olsaydin bile
En çok “8¨ kez kacabilirdin ölümden
Bil ki 7 düvele sultan olsan dahi
Yerin 6 mekan olacak sana
En fazla 5metre kumaş götürebileceksin
Kapatacaksin 4 açsanda gözünü
Bu dünya 3günlük dünya
Azrailin yaninda “2 kat olup yalvarsanda nafile…1 den değil 0 dan başlayac
nesteren
Profesör
****
Offline Offline

Mesaj Sayısı: 383


kiz49


« Yanıtla #5 : Kasım 26, 2007, 01:48:56 am »

işte budur meloncuğum  Göz kırpan
AÇEV eğitimlerinde vermişlerdi ve bu şiiri, çok sıklıkla okudum herkese de rehber olmalı,hatta herkes okusun diye tekrar bir konu başlığı olmalı bence  Göz kırpan
Logged

Cesur ol' Değilsen bile öyle davran!
gülsen
Öğrenci
*
Offline Offline

Mesaj Sayısı: 2


« Yanıtla #6 : Aralık 08, 2007, 02:36:59 pm »

herşeyden önce çocuğun ne istediğini bilmek çok önemlidir..çünkü her dönem çocuğun ihtiyaçları ve istekleri değişirr..doğru verilmemiş her cevap onun içinde büyür ve kargaşaya düşürür..baskı kelimesi bana çok uzakk helede korkutma ile yapılan saygı..sözcükler ve konuşma hayata geçmiş en büyük armağan..çocukların ne zaman neyi alacağını bilirsek bence ne fazla otoriteye ihtiyaç olur ne de fazla rahat bırakmaya..konuşarak herşey hallolur ama zamanında çocukluk döneminin sağlıklı geçirilmesi şartıyla yoksa çoook geç kalırız sonra da konuşmayla anlamıyoruz deriz lütfen sağlıklı çocuklar sağlıklı bir gelecek...
Logged
SUDENAZZZ
Öğrenci
*
Offline Offline

Mesaj Sayısı: 4



« Yanıtla #7 : Aralık 15, 2007, 10:11:57 pm »


ÇOCUKLARA SORUMLULUK KAZANDIRMAK 
Günümüzde anne-babalara Nasıl bir çocuk yetiştirmek istiyorsunuz? sorusunu sorduğumuzda alınan cevaplar, genelde benzer görüşleri kapsıyor: Başarılı, ne istediğini bilen, özgüven sahibi, kendini iyi ifade edebilen, yeteneklerini ön plana çıkartabilen, mutlu, yaşadığı çevreye uyum sağlayabilen... Aynı soruya bir eğitimcinin vereceği cevap da hiç şüphesiz temelde aynı olacaktır.

Anne-babaların ve eğitimcilerin ideal insan tanımına yaklaşan kişiler yetiştirebilmeleri için çocuklarına küçük yaşlarda kazandırmaları gereken bazı değerler vardır. Bu değerler, çocuğun yetişkinlik yaşantısında önemli bir yere sahiptir; çünkü bu değerler, aynı zamanda huzurlu, mutlu ve başarılı bir yaşantının da temel anahtarlarıdır.

İdeal yetişkin tanımında yer alan becerilerin kaynağındaki değerlerden bir tanesi de sorumluluk bilincidır. Yaptığı işi sonuna kadar götüren ve yapmakta olduğu bir davranışın olası sonuçlarına katlanmayı göze alan çocuğa sorumlu çocuk gözüyle bakabiliriz.

Sorumluluk bilincini kazanmak, oldukça uzun bir süreç olmakla birlikte, özellikle küçük yaşlarda kazanılmaya başlanması gereken bir değerdir. Elbette ki çocuklar sorumluluk duygusuyla doğmazlar. Ancak sorumluluk sahibi olmayı öğrenme pek çok kişinin sandığından daha erken bir yaşta başlar. Bir bebek dünyaya geldiği ilk andan itibaren çevresinde sezinlediği olaylardan etkilenir. Anne-babanın özenli yaklaşımları, bebeğin ihtiyaçlarına karşı gösterdikleri duyarlılıkları, bebeğin gereksinimlerini zamanında karşılamaları ile gelişmeye başlayan sorumluluk duygusu, ebeveynlerin çocuklarının yaşlarına uygun bazı görevleri vermesiyle de yerleşmeye başlar ve bir bilinç haline gelir.

Sorumluluğu bir değer olarak çocuklara nasıl kazandıracağımız konusuna geçmeden önce, sorumluluğun ne olduğunun iyi anlamamız gerekir.

Sorumluluk;
1) Kurallara uyma,
2) Tercihlerin ya da seçimlerin sonucuna katlanma,
3) Başka insanlara ve onların haklarına saygı gösterme,
olarak ele alınabilir.

Ancak sorumluluk, başkalarının söylediği her şeyi yerine getirme olarak düşünülmemelidir. Anne-babasının, öğretmeninin ya da çevresindeki herhangi birinin söylediklerini yerine getiren bir çocuğa, sorumlu çocuk, gözüyle bakamayız. Bu şekilde davranan bir çocuk, gerektiğinde, öncelik vermesi gereken konuların ayrımını yapamaz. Örn: Ertesi gün okulla ilgili bir görevi yerine getirmesi gerekirken, akşam gezmeye giden bir çocuk okula karşı sorumluluğunun aksamasına sebep olurken; şeker hastası bir çocuğun arkadaşlarını kıramayıp, ikram edilen şekeri yemesi de, kendisine karşı sorumluluğunun gelişmediğine bir işarettir. Yukarıda belirtilen örneklerdeki davranışlar, kayıtsız bir uyum olarak değerlendirilebilir. Ancak, bizim istediğimiz davranış modeli bu da değildir.

SORUMLULUK BİLİNCİ NASIL KAZANDIRILIR?
Yaşamda biz yetişkinler olarak, yerine getirmemiz gereken birçok sorumluluğumuz var. İstesek de istemesek de işe zamanında gitmek, yemek yapmak, çamaşır yıkamak, evin faturalarını yatırmak gibi sorumlulukları yerine getiriyoruz. Yetişkin bile olsak, zaman zaman bu sorumlulukları unutabiliyor ya da yerine getirmekte sıkıntı yaşabiliyoruz. Bu duruma bir de şu açıdan bakalım. Bazılarımız bir takım sorumlulukları almaya çok küçük yaşta başlamışızdır. Örneğin; çöpü dışarı çıkarmak, yemek masasını hazırlamak, giysilerimizi katlayıp yerleştirmek ya da harçlıklarımızı biriktirip, biriktirdiklerimizle özel bir oyuncak almak gibi… Sizde takdir edersiniz ki küçükken sorumluluk almaya alışkın olan her birey, yetişkin olduğunda daha büyük sorumluluklar alıp onları yerine getirmeye hazırdır. Çünkü gerekli temelleri atılmıştır. Buna karşın küçük yaşlarda hiç sorumluluk almayan, bütün istek ve ihtiyaçları ebeveynleri tarafından karşılanan çocuklar yetişkinlik döneminde doğal olarak sorumluluk alma konusunda hazırlıksız yakalanabilirler.
İşte bu nedenle çocuklarımıza en başta okul, sonra iş, sonra da aile yaşantılarında yaşlarına uygun ne kadar sorumluluk verirsek, ilerde o kadar faydasını göreceklerdir diye düşünüyoruz.
İlk aşamada çocuklarımıza sorumluluk kazandırmak ve sürekliliğini sağlamak zor olabilir. Oyuncaklarını ve odasını toplamak onun sorumluluğunda olduğu halde, çeşitli bahanelerle odasını toplamak istemeyebilir. Hatta bazen daha da ileri gidip, Her zaman odamı toplamak zorunda mıyım? Hep sizin istedikleriniz oluyor gibi sözlerle bağırıp, ağlayabilir. Çocuklar böyle davrandıklarında sabrınızı ve sınırlarınızı zorlayarak pes etmenizi sağlamaya çalışıyorlar demektir. Kararlı tutumunuzla, zaman içinde bu tarz tavırlarından vazgeçecek, sorumluluğunu almış çocuklar haline geleceklerdir. Ancak sabırlı ve kararlı olmak yerine, pes edip tamam bu gün odanı ve oyuncaklarını ben toplarım şeklinde bir yaklaşım sorumluluk kazandırma adına geri atılmış bir adım olacaktır. Anlık bir taviz, olumlu davranışların oluşmasını engelleyebilir. Bunun yanı sıra Sana daha kaç kez oyuncaklarını toplamanı söylemem gerekiyor? Artık yeter, bir kez daha odanı toplamazsan ben yapacağımı biliyorum. gibi kırıcı, duygularını hiçe sayan, anlamsız tehditler de hiç bir olumlu davranış kazandırmanıza yardımcı olmayacaktır. Çocuklar ebeveynlerinden nasıl sözler duyarlarsa kendilerini öyle hissedeceklerdir. Çocuğa kuralların uygulanmasında aktif görev ve sorumluluk vermek çocuğun kuralları benimsemesine yardımcı olur. Örneğin tabağındaki yemeği bitirmeden sofradan kalkmak yok demek yerine tabağına yiyebileceğin kadar yemeği sen koy ve hepsini bitirdikten sonra sofradan kalk demek daha iyi sonuç verir.

Çocuğumuzdan beklentilerimizin gerçekleşmesi durumuna göre onun sorumluluklarını yerine getirmeyi öğrendiğini ya da öğrenemediğini düşünürüz. Eğer beklentilerimize uygun davranışlar ortaya çıkmamışsa sorumluluk kazandırma sürecini gözden geçirmek gerekir. Elbette ki bu süreç her eve, her anne babaya göre farklı yaşanacaktır. Çünkü sorumluluğun gelişimi çocuktan çocuğa değişiklik gösterir. “Her çocuk aynı zamanda aynı sorumlukları alır.” diyemeyiz. Çocukların kişilik özellikleri, fiziksel yapıları mutlaka dikkate alınmalıdır. Ancak burada önemli olan anne-babanın, çocuğunun işini yapmayı bırakması ve kendi işini kendisinin yapması konusunda ısrarcı davranabilmesidir. Anne-babalar, çocuklarının yapabilecekleri şeyleri kendileri yaparak, yaşamları boyunca ihtiyaç duyabilecekleri karar verebilme, seçim yapabilme, girişken davranabilme gibi becerilerin gelişimini de engellemiş olurlar. Kişisel farklılıklar söz konusu olsa da, sorumluluk kazandırmaya yönelik her sürecin temel ve değişmez öğeleri vardır.

 Bilgilendirme: Çocuğun davranışında istenen değişimin gerçekleşebilmesi için önce çocuğun bu değişim hakkında bilgilendirilmesi gerekir. Çocuğun bu değişimi bir ihtiyaç olarak görebilmesi için, nedenleri hakkında bilgi vermek önemlidir. Kuralların neden konduğu ve sorumluluğun önemi anlatılmalıdır. Çocuklar, niçin bazı işleri yapmak zorunda olduklarını anlar ve bilirlerse, ne zaman ailelerine yardımcı olmaları gerektiğini, ne zaman bağımsız davranabileceklerini de öğrenmiş olurlar.

 Takip: Bilgilendirmeden sonra, çocuğun söz konusu davranışı gösterebilmesi için ona bir süre tanınması gerekir. Bu süre içerisinde yapılan takip sonucunda sorumlu davranışın ortaya çıkıp çıkmadığına, ne sürede ortaya çıktığına, hangi zamanlarda davranışın yapıldığına-yapılmadığına dikkat edilmelidir.

 Geri bildirim: Belli bir süre sonra gidişat hakkında bilgilendirmek gerekir. Eğer istenen sorumlu davranışın sayısında artış varsa uygun pekiştireçlerle motive edilmeli, eğer beklenen sorumlu davranışın ortaya çıkmasında sıkıntılar varsa, bu sıkıntılar ve olası nedenlerinin çocukla paylaşılması gerekir.

 Hatırlatma: İstenen davranış eğer gerçekleşmiyorsa yeniden hatırlatma sürecine gidilmelidir. Yeniden bilgilendirme ile başlayan bu süreç, davranış oturana kadar devam etmelidir.

Yukarıda anlatılan bu öğeler, sadece sorumluluk kazandırma sürecine ait değildir; temel alışkanlıkların oturmasında, kuralların belirlenmesinde, kısaca yaşantımızı düzenleyecek her türlü önlemde bulunması gereken öğelerdir ve ancak kararlı ve sabırlı bir tutumla yaklaşıldığında davranışın oturması sağlanabilir.

SORUMLULUK KAZANDIRMA SÜRECİNDE DİĞER BİLİNMESİ GEREKENLER...

Sorumluluğu öğretmek için sorumluluk vermeye istekli olmak gerekir.* Bazen anne-babaların küçük yaştaki çocuklarının yorulmasına dayanamadıkları için birçok şeyi onların yerlerine yaptıklarını görüyoruz. Bu tarz bir yaklaşım, çocuğun rahatlığa alışmasına ve ileride büyük sorunların ortaya çıkmasına neden olur. Küçük yaşlarda başkalarının kendisine ait işleri yaptığını gören çocuk, ileriki yaşlarda da bunu devam ettirmeye çalışır ki, bu da anne-baba-çocuk arasındaki çatışmaların da artmasına neden olur. Çünkü bir süre sonra anne-baba için de çocuğun sorumluluklarını takip etmek güçleşmeye başlar.
Anne-baba olarak, olayların biraz gerisinde durup bir şeylerin olmasına izin verme yürekliliğini göstermelisiniz. Bir çocuğun tek başına bazı işleri yapmasına müsaade etmek gereklidir. Bazen yanlış olduğunu bildiğimiz davranışları çocuğun yapmasına izin vermek, onun davranışının sonucunu görmesi için faydalıdır. (Siz hatırlatmadan okul çantasını unutmama sorumluluğu konusunda anlaşmaya vardığınız halde, bunu yapmayı unutuyorsa ve siz onun yerine çantayı okula götürüyorsanız, sorumluluk öğretmemiş olursunuz.)*

*Çocuğunuzun okulla ilgili sorunlarını çözebilirsiniz-Michael Martin, Cynthia Waltman-Greenwood-sf: 310

Her zaman çocuğun içinde bulunduğu yaş grubunu ve gelişimsel düzeyini düşünerek sorumluluk vermelisiniz. Her çocuğun farklı yetenekleri, farklı kişilik özellikleri, farklı bir fiziksel yapısı olduğu göz önünde bulundurulsa, aynı yaştaki her çocuğun aynı sorumlu davranışları yerine getirmesini elbette ki bekleyemeyiz. Sorumluluğun gelişimi çocuktan çocuğa farklılık gösterir. Ancak, genel gelişim özellikleri açısından değerlendirdiğimizde, çocukların evde yerine getirebilecekleri sorumluluklarını bilmek, bize beklentilerimizi ayarlayabilmemiz açısından yardımcı olabilir. Buna göre;

6’ıncı yaşta;
 Tek başına giyinip-soyunması,
 Sofrada tek başına yemeğini yemesi,
 Oyuncaklarını toplayabilmesi,
 Üzerinden çıkardığı kıyafetleri yardımla katlayabilmesi,
 El-yüz temizliğini yapabilmesi,

7’inci yaşta; (yukarıdakilere ek olarak)
 Dişlerini fırçalaması,
 Çantasını hazırlaması,
 Başladığı işi bitirmesi,
 Kuş, balık gibi hayvanları beslemesi,
 Proje ve ödevlerini hazırlaması,

8’inci yaşta; (yukarıdakilere ek olarak)
 Hatırlatmadan öz bakımını yapması ve odasını toplaması,
 Okuldan gelen mesajları iletebilmesi,
 Dersleriyle ilgili sorumlulukları alabilmesi,

9-11 yaşlar arası; (yukarıdakilere ek olarak)
 İlgilerini belirleyip, zaman planlaması ve günlük programlar yapabilmesi,
 Zamanını iyi kullanması,
 Ev dışı yakın yerlere gidip gelmesi,
 Arkadaşlarıyla iyi ilişkiler kurması,
 Alışveriş yapması,

12-17 yaşlar arası; (yukarıdakilere ek olarak)
 Başkalarının hakkına saygı göstermesi,
 Evde daha çok yardım gerektiren işler olduğunda, kendi isteğiyle yardım önerisinde bulunabilmesi,
 Eve dönüş saatlerine uyması,
sorumluklarını yerine getirebilirler.

Çocuğunuza seçme hakkı tanıyın: Çok küçük yaştan başlayarak bir çocuğa seçme hakkının tanınmasıyla sorumluluk kazandırma eğitimi verilebilir. Seçim yapabilme fırsatlarının çocuğa sunulması, çocuğun kişilik gelişimini olumlu yönde etkiler. Seçim yapabilme; karar verebilme ve seçimlerin sorumluluğunu alabilme becerisini geliştirir, kendilerini daha iyi tanımalarını sağlar, hayat boyu önlerine çıkacak zor kararlarda mücadele edebilmelerine yardımcı olur.

Model olun: Anne-baba olarak üstümüze düşen en önemli görevlerden birisi de iyi bir model olmaktır.Birçok davranışta olduğu gibi sorumluluk bilincini kazandırma sürecinde büyüklerin örnek davranışları önemlidir. Yetişkinlerin kendi yaşantılarına ait sorumluklara gereken özeni göstermeleri, küçük çocukların dikkatini çeker ve onların tutumlarını gözlemleyerek daha iyi öğrenirler. Özellikle erken yaşlarda çocuklar anne-babalarını model alırlar. Çocuklar her gün anne babasının sorumluluklarını yerine getirdiğini gördüğünde, kendine böyle bir model oluşturacaktır. Ancak faturalarını yatırmayı sürekli unutan, işe geç kalan, sorumluluklarını önemsemeyen bir ebeveyn çocuğuna olumsuz bir model olacaktır. Çünkü çocuklar, sözlerimizden çok davranışlarımızla ilgilenirler
Takdir edin: Çocuk kendisinden beklenen davranışı ortaya koyduğunda takdir edilmelidir. Böylece davranışın pekişmesi sağlanabilir. Örneğin çocuk oyuncaklarını toplamışsa Aferin, oyuncaklarını çok güzel toplamışsın, ben hatırlatmadan toplamana çok sevindim şeklindeki bir övgü çocuğun gelecek sefer oynadığında da oyuncaklarını toplamasını, bu davranışı isteyerek yapmasını sağlar.

Çocuğun Kendisine Güven Duygusu ve Sorumluluk Kazandırmaya ilişkin öneriler.

1. Çocuğunuzu sevdiğinizi, onun sizin için önemli olduğunu belirtiniz.

2. Çocuğa inanınız ve güveniniz, çocuktan iyi şeyler beklerseniz iyi şeyler görürsünüz.

2.
3. Çocuğun size yardım etmek veya kendi başına iş yapmak için gösterdiği ilk belirtileri gözden kaçırmayınız.

Girişimlerini destekleyiniz.

4. Çocuğun yaptığı yardımın bütün aileye oluğunu açıklatınız.

5. Çocuğa başarabileceği iş ve ödevler veriniz. Fazlasını yüklemeyiniz. Çocuk elinden geldiği kadar uğraşıyorsa

onu daha fazla zorlamak doğru değildir.

6. Hatalı yaptığı davranışları tenkit etmeyiniz. Onu incitmeden yavaş yavaş daha iyi sonuçlar elde etmesine yardımcı olunuz.

7. Çocuğun iyi yaptığı işleri övünüz. Çocuk övgü ile bu davranışını geliştirecektir. Ancak aşırı değil yerinde ve ölçülü olmalı.

8. Çocuk usanç belirtileri gösterdiği yada işleri baştan savma yapmaya başladığı zaman ona başka görevler veriniz.

9. İyi ve sorumlu olmayı bir pazarlık haline getirmeyiniz.

10. Neyin doğru neyin yanlış olduğu ve kendisinden ne beklediğinizi açıkça anlatınız.

11. Hataları fazla büyütmeyin, ancak görmezlikten de gelmeyin. Prensiplerinize bağlı kalmakla beraber daima şefkatli olunuz.

12. Çocuk daima aynı hatayı işliyorsa sebebini araştırıp, neden böyle davrandığını anlamaya çalışın.

13. Çocukların daima ana- baba-öğretmenlerin davranışlarını taklit edip benimsediklerini unutmayınız.

14. Çocuğun daha büyük sorumluluklar yüklenmeye hazır olduğu zamanları biliniz. Sonra bu sorumlulukları yüklenmesine

fırsatlar hazırlayınız.

15. Çocuğun öğretmeni ile sık sık görüşünüz. Ana-baba-öğretmen birbirlerini desteklemelidirler. Çocuk ancak bu suretle

evin ve okulun gerektirdiklerine saygı gösterip onlara uyabilir.

SORUMLULUK SÜRECİNİN DEĞERLENDİRMESİ
Eğer çocuğunuzun sorumluluk düzeyi sizleri meraklandırıyorsa, çocuğunuzdan ne tür beklentileriniz olduğunu ve çocuğunuzun bunun ne kadarını gerçekleştirebildiğini şu başlıklar altında değerlendirebilirsiniz:
 Benim çocuğumdan beklentilerim neler?
 Öğretmenlerinin beklentileri neler?
 Çocuğumun gösterdiği davranışlar, bunlardan ne kadar farklı?
 Çocuğumun bu davranışları onun yaşantısını olumsuz yönde etkiliyor mu? (Ders başarısı düşük mü, arkadaş ilişkileri kötüye mi gidiyor, unuttuğu sorumlulukları nedeniyle sürekli kaygılı mı, sık sık çatışmalara mı giriyor?)
 Çocuğumun bu davranışları başkalarının haklarını engelliyor mu?

 Not : Bu yazı alntıdır.
makale yazarı:bilinmiyor.
Sevgilerle,
Sudenaz,




Logged
berfim
Ziyaretçi
« Yanıtla #8 : Nisan 04, 2008, 04:08:39 pm »

bence 3. şık bazen esnek bazende kuralcı olmak lazım.....
esnek olursak çocuk şımarık her istediği olsun isteyen bencil biri olabilir
fazla kuralcı olmakta çocuğu pısırık yada çok öfkeli yapabilir
gerektiği zaman esnek gerektiği zaman kuralcı olmak en iyisi
 zor olan dengeyi kurmak 
Logged
delikız
Bilge
*****
Offline Offline

Mesaj Sayısı: 963



WWW
« Yanıtla #9 : Nisan 28, 2008, 04:42:49 pm »

çocuk yetiştirmek hem güzel hemde çok meşakkatli bir serüven.
serüven diyorum çünkü onları büyütürken hem eğleniyorum hemde hayat tecrübesi elde ediyorum.kızım daha küçükken anne çocuk eğitimi almıştım.
bana çok faydası oldu .etrafımdaki insanlar bir topluluktA  benim çocuklarımın terbiyesini görünce ,takdir ediyorlar .hemen şımarmıyoruz çünkü erken daha yolun başındayız .
kızım 8.5 yaşında onunla arkadaş gibi konuşuruz ama sorumluluklarını hatırlattığımda asla gevşemeyiz ,bazı kurallar vardır onlar işler.
oğlumsa daha 3.5 ama onuda yaşına göre iyi idare ediyoruz ,en basitinden diğer annelerin yaşadığı ,ayak diremelerle karşılaşmıyorum .belki de herşey bir düzen içinde olduğu için bilemiyorum dedim ya erken daha .gayem onların doğru ve sağlıklı yetiştirebilmek. Gülümseme
Logged

aslında düşündümde hersey elimizin altından kayıp gidiyor yasanılan seylerın farkına varmalı.
legolas
Öğrenci
*
Offline Offline

Mesaj Sayısı: 18


« Yanıtla #10 : Mayıs 11, 2008, 01:46:31 am »

cefakar hanımlara teşekkürler anne olmak iyi bir evlat yetiştirmek büyük bir erdemdir... Gülümseme
Logged
Sayfa: [1] Yukarı git Yazdır 
« önceki sonraki »
Gitmek istediğiniz yer:  


Kullanıcı adınızı, parolanızı ve aktif kalma süresini giriniz

MySQL ile Güçlendirildi PHP ile Güçlendirildi Powered by SMF 1.1.1 | SMF © 2006, Simple Machines LLC XHTML 1.0 Geçerli! CSS Geçerli!
Bu Sayfa 2.354 Saniyede 17 Sorgu ile Oluşturuldu