Hatunca.NET Psikoloji ve Kadin Sitesi
 
 
 

Ana Menu

Anasayfa
Bize ulaşın
Forum
Yardım
Reklam Ver

Psikoloji

Kişilik Bozuklukları
Genel Psikoloji
Yeme Bozuklukları
Tüm Psikoloji Yazıları

İçerikler

Çocuk ve Aile
Kişisel Gelişim
Tüm Yazılar
Arşiv

Psikoloji Testleri

Eğlence Testleri
Kişilik Testleri

Yazarlar

Perihan Yazıcı
Çiğdem Alper
Rüya Yüksel
İnci İlhan
Süreyya Türkoğlu
Dr. Meltem Kavcar Sırmalı
Erim Cebeci
Leyla Draman
Füsun Budak
Derya Akkaya
Şadan Hergüner
Ümran Akça
Özden Bayraktar
Tüm Yazarlar
 
Anasayfa arrow Forum arrow Hatunca.net arrow İnsan İlişkileri arrow UMUT BİREYDEDİR ÖNCE!!!
 
 
UMUT BİREYDEDİR ÖNCE!!!
Merhaba, Ziyaretçi. Lütfen giriş yapın veya üye olun.
Eylül 05, 2008, 12:15:29 pm
Ana Sayfa Yardım Giriş Yap Kayıt

+  Hatunca.NET Forum
|-+  Hatunca.net
| |-+  İnsan İlişkileri
| | |-+  UMUT BİREYDEDİR ÖNCE!!!
0 Üye ve 1 Ziyaretçi konuyu incelemekte. « önceki sonraki »
Sayfa: [1] Aşağı git Yazdır
Gönderen Konu: UMUT BİREYDEDİR ÖNCE!!!  (Okunma Sayısı 192 defa)
bahrewan
Asistan
**
Offline Offline

Mesaj Sayısı: 96


insanları dinliyerek,konuşmayı seviyorum.


« : Haziran 22, 2008, 03:23:50 pm »

UMUT BİREYDEDİR ÖNCE!!!UMUT BİREYDEDİR ÖNCE!!!

 

 

‘Puslu bir gecede dolunay nasıl cilveli duruyorsa…

Sabun köpüğü su ile nasıl tatlı düellodaysa…

İnsan ve umut

Tıpkı mürekkebi olmayan bir kalem gibi…’



 

Bugünlerde pencereden yüzüme vuran güneşle filizlenen tohum misaliyimJ…Düşlerimi yüreğimden aldım umut serpiştiriyorum yarınlarıma…avuçlarımla…Hani derler ya ‘umut yoksulun ekmeği’,yoksulluğum maddiyat değildir! Hiçte özenmedim varsıl olanlara! Şöyle zengin olsam da Paris’in o ünlü demir kulesinde Eyfel’de kahvaltı yapsam ya da Roma’nın o ünlü Aşk Çeşmesi’ne gözlerimi kapatıp,bozuk para atıp bir dilek tutsam demedim…Hayallerim ve umutlarım da hep cümrüm kadar oldu,1.60’lıkJ…Kız Kulesi ve Sultanahmet Meydanı’ndaki Alman Çeşme’si ne güne duruyor!!!

Ve ben umudu kısa vadelerde yakalayanlardanım.Sanırım en kısa vadeler de sabah çıkabilmek,en uzun vadelisi de sağlıklı ve uzun yaşamak,zamanı gelince de acı çekmeden öteki tarafa gitmektir bana göre…Kaç hasta bedeni tükendiğinde hayata veda eder?Bu toplum için değil önce kendisi için yaşamayı düşleyerek döner hayata ve yener ölümü!Umudu önce kendisindedir…



‘Varsın gülsün insanlar,

Dünya denilen şu tiyatro salonunda.

Dramlarını komedi sanarak

Umuda yürüyorum…

Onların şuh kahkahalarına ,onlar için ağlıyarak…’



 

Mangal yaparken sinsice etrafımızı saran kediler  n asılda bakar gözbebeklerimize,bir parçada midesine indirmek için.Çünkü umudu vardır o bir lokmada..Kelebekler özsuyu bulmak umuduyla konar çiçekten çiçeğe…birkaç günlük ömrü olduğunu bile bile…Umut her yerde ve her canlıdadır;Bir kapının arkasındadır/zilindedir,bir trenin sirenindedir,bir telefonun sesindedir,parmaklarımızın ucundadır/e-mail box tadır,bir sokağın başındadır,bir yazının özündedir,bir şarkının sözündedir, sevgilinin gözündedir umut…

Bir çocuğun bakışındadır,bir annenin emeğindedir,bir karıncanın sırtında taşımaya çalıştığı kırıntılardadır umut…

Bireydedir ki umut yaşamda umutla beslensin, serpilsin…Zerre kadar da olsa her canlıda var olan ortak duygudur.Bir uçurumun kıyısından geri dönmektir umut!Tek başına göğüs gerebilmektir fırtınaya karşı Don Kişot misali!!!İçimizdeki umudu kesersek nasıl nefes alabiliriz?Nasıl yürekten okuyabiliriz şiirlerimizi kitlelere?Ya da nasıl okşayabiliriz sevgilinin saçlarını gül parmaklarımızla?Umut ölürse biz yaşayabilir miyiz?

Toplumdan bir beklentisi olmasa da umutlu olamaz mı insan?...’Gocuklu celep sopayı kaldırdığında sürüye dalıveren’ ve tepenin arkasında pusu kuran aç kurtları göremeyecek kadar mankurt misali karnını doyurmaya odaklanmış bir sürüden ne beklenebilir ki…



‘Bunca acıda,

Bunca özlemde

Düşmeden duruyorum işte

Bileği bükülmedi düşlerimin.’





 

 

‘Puslu bir gecede dolunay nasıl cilveli duruyorsa…

Sabun köpüğü su ile nasıl tatlı düellodaysa…

İnsan ve umut

Tıpkı mürekkebi olmayan bir kalem gibi…’



 

Bugünlerde pencereden yüzüme vuran güneşle filizlenen tohum misaliyimJ…Düşlerimi yüreğimden aldım umut serpiştiriyorum yarınlarıma…avuçlarımla…Hani derler ya ‘umut yoksulun ekmeği’,yoksulluğum maddiyat değildir! Hiçte özenmedim varsıl olanlara! Şöyle zengin olsam da Paris’in o ünlü demir kulesinde Eyfel’de kahvaltı yapsam ya da Roma’nın o ünlü Aşk Çeşmesi’ne gözlerimi kapatıp,bozuk para atıp bir dilek tutsam demedim…Hayallerim ve umutlarım da hep cümrüm kadar oldu,1.60’lıkJ…Kız Kulesi ve Sultanahmet Meydanı’ndaki Alman Çeşme’si ne güne duruyor!!!

Ve ben umudu kısa vadelerde yakalayanlardanım.Sanırım en kısa vadeler de sabah çıkabilmek,en uzun vadelisi de sağlıklı ve uzun yaşamak,zamanı gelince de acı çekmeden öteki tarafa gitmektir bana göre…Kaç hasta bedeni tükendiğinde hayata veda eder?Bu toplum için değil önce kendisi için yaşamayı düşleyerek döner hayata ve yener ölümü!Umudu önce kendisindedir…



‘Varsın gülsün insanlar,

Dünya denilen şu tiyatro salonunda.

Dramlarını komedi sanarak

Umuda yürüyorum…

Onların şuh kahkahalarına ,onlar için ağlıyarak…’



 

Mangal yaparken sinsice etrafımızı saran kediler  n asılda bakar gözbebeklerimize,bir parçada midesine indirmek için.Çünkü umudu vardır o bir lokmada..Kelebekler özsuyu bulmak umuduyla konar çiçekten çiçeğe…birkaç günlük ömrü olduğunu bile bile…Umut her yerde ve her canlıdadır;Bir kapının arkasındadır/zilindedir,bir trenin sirenindedir,bir telefonun sesindedir,parmaklarımızın ucundadır/e-mail box tadır,bir sokağın başındadır,bir yazının özündedir,bir şarkının sözündedir, sevgilinin gözündedir umut…

Bir çocuğun bakışındadır,bir annenin emeğindedir,bir karıncanın sırtında taşımaya çalıştığı kırıntılardadır umut…

Bireydedir ki umut yaşamda umutla beslensin, serpilsin…Zerre kadar da olsa her canlıda var olan ortak duygudur.Bir uçurumun kıyısından geri dönmektir umut!Tek başına göğüs gerebilmektir fırtınaya karşı Don Kişot misali!!!İçimizdeki umudu kesersek nasıl nefes alabiliriz?Nasıl yürekten okuyabiliriz şiirlerimizi kitlelere?Ya da nasıl okşayabiliriz sevgilinin saçlarını gül parmaklarımızla?Umut ölürse biz yaşayabilir miyiz?

Toplumdan bir beklentisi olmasa da umutlu olamaz mı insan?...’Gocuklu celep sopayı kaldırdığında sürüye dalıveren’ ve tepenin arkasında pusu kuran aç kurtları göremeyecek kadar mankurt misali karnını doyurmaya odaklanmış bir sürüden ne beklenebilir ki…



‘Bunca acıda,

Bunca özlemde

Düşmeden duruyorum işte

Bileği bükülmedi düşlerimin.’


(alntdır)
Logged

SEVĞİ ÜRETMİYORSA EĞER YÜREĞİNİZ,
İYİ BİR ÜRETİCİ DEĞİLSİNİZ DEMEKTİR...
Sayfa: [1] Yukarı git Yazdır 
« önceki sonraki »
Gitmek istediğiniz yer:  


Kullanıcı adınızı, parolanızı ve aktif kalma süresini giriniz

MySQL ile Güçlendirildi PHP ile Güçlendirildi Powered by SMF 1.1.1 | SMF © 2006, Simple Machines LLC XHTML 1.0 Geçerli! CSS Geçerli!
Bu Sayfa 1.125 Saniyede 17 Sorgu ile Oluşturuldu