bahrewan
Öğretmen
  
Offline
Mesaj Sayısı: 102

insanları dinliyerek,konuşmayı seviyorum.
|
 |
« : Haziran 22, 2008, 03:23:50 pm » |
|
UMUT BİREYDEDİR ÖNCE!!!UMUT BİREYDEDİR ÖNCE!!!
‘Puslu bir gecede dolunay nasıl cilveli duruyorsa…
Sabun köpüğü su ile nasıl tatlı düellodaysa…
İnsan ve umut
Tıpkı mürekkebi olmayan bir kalem gibi…’
…
Bugünlerde pencereden yüzüme vuran güneşle filizlenen tohum misaliyimJ…Düşlerimi yüreğimden aldım umut serpiştiriyorum yarınlarıma…avuçlarımla…Hani derler ya ‘umut yoksulun ekmeği’,yoksulluğum maddiyat değildir! Hiçte özenmedim varsıl olanlara! Şöyle zengin olsam da Paris’in o ünlü demir kulesinde Eyfel’de kahvaltı yapsam ya da Roma’nın o ünlü Aşk Çeşmesi’ne gözlerimi kapatıp,bozuk para atıp bir dilek tutsam demedim…Hayallerim ve umutlarım da hep cümrüm kadar oldu,1.60’lıkJ…Kız Kulesi ve Sultanahmet Meydanı’ndaki Alman Çeşme’si ne güne duruyor!!!
Ve ben umudu kısa vadelerde yakalayanlardanım.Sanırım en kısa vadeler de sabah çıkabilmek,en uzun vadelisi de sağlıklı ve uzun yaşamak,zamanı gelince de acı çekmeden öteki tarafa gitmektir bana göre…Kaç hasta bedeni tükendiğinde hayata veda eder?Bu toplum için değil önce kendisi için yaşamayı düşleyerek döner hayata ve yener ölümü!Umudu önce kendisindedir…
…
‘Varsın gülsün insanlar,
Dünya denilen şu tiyatro salonunda.
Dramlarını komedi sanarak
Umuda yürüyorum…
Onların şuh kahkahalarına ,onlar için ağlıyarak…’
…
Mangal yaparken sinsice etrafımızı saran kediler n asılda bakar gözbebeklerimize,bir parçada midesine indirmek için.Çünkü umudu vardır o bir lokmada..Kelebekler özsuyu bulmak umuduyla konar çiçekten çiçeğe…birkaç günlük ömrü olduğunu bile bile…Umut her yerde ve her canlıdadır;Bir kapının arkasındadır/zilindedir,bir trenin sirenindedir,bir telefonun sesindedir,parmaklarımızın ucundadır/e-mail box tadır,bir sokağın başındadır,bir yazının özündedir,bir şarkının sözündedir, sevgilinin gözündedir umut…
Bir çocuğun bakışındadır,bir annenin emeğindedir,bir karıncanın sırtında taşımaya çalıştığı kırıntılardadır umut…
Bireydedir ki umut yaşamda umutla beslensin, serpilsin…Zerre kadar da olsa her canlıda var olan ortak duygudur.Bir uçurumun kıyısından geri dönmektir umut!Tek başına göğüs gerebilmektir fırtınaya karşı Don Kişot misali!!!İçimizdeki umudu kesersek nasıl nefes alabiliriz?Nasıl yürekten okuyabiliriz şiirlerimizi kitlelere?Ya da nasıl okşayabiliriz sevgilinin saçlarını gül parmaklarımızla?Umut ölürse biz yaşayabilir miyiz?
Toplumdan bir beklentisi olmasa da umutlu olamaz mı insan?...’Gocuklu celep sopayı kaldırdığında sürüye dalıveren’ ve tepenin arkasında pusu kuran aç kurtları göremeyecek kadar mankurt misali karnını doyurmaya odaklanmış bir sürüden ne beklenebilir ki…
…
‘Bunca acıda,
Bunca özlemde
Düşmeden duruyorum işte
Bileği bükülmedi düşlerimin.’
…
‘Puslu bir gecede dolunay nasıl cilveli duruyorsa…
Sabun köpüğü su ile nasıl tatlı düellodaysa…
İnsan ve umut
Tıpkı mürekkebi olmayan bir kalem gibi…’
…
Bugünlerde pencereden yüzüme vuran güneşle filizlenen tohum misaliyimJ…Düşlerimi yüreğimden aldım umut serpiştiriyorum yarınlarıma…avuçlarımla…Hani derler ya ‘umut yoksulun ekmeği’,yoksulluğum maddiyat değildir! Hiçte özenmedim varsıl olanlara! Şöyle zengin olsam da Paris’in o ünlü demir kulesinde Eyfel’de kahvaltı yapsam ya da Roma’nın o ünlü Aşk Çeşmesi’ne gözlerimi kapatıp,bozuk para atıp bir dilek tutsam demedim…Hayallerim ve umutlarım da hep cümrüm kadar oldu,1.60’lıkJ…Kız Kulesi ve Sultanahmet Meydanı’ndaki Alman Çeşme’si ne güne duruyor!!!
Ve ben umudu kısa vadelerde yakalayanlardanım.Sanırım en kısa vadeler de sabah çıkabilmek,en uzun vadelisi de sağlıklı ve uzun yaşamak,zamanı gelince de acı çekmeden öteki tarafa gitmektir bana göre…Kaç hasta bedeni tükendiğinde hayata veda eder?Bu toplum için değil önce kendisi için yaşamayı düşleyerek döner hayata ve yener ölümü!Umudu önce kendisindedir…
…
‘Varsın gülsün insanlar,
Dünya denilen şu tiyatro salonunda.
Dramlarını komedi sanarak
Umuda yürüyorum…
Onların şuh kahkahalarına ,onlar için ağlıyarak…’
…
Mangal yaparken sinsice etrafımızı saran kediler n asılda bakar gözbebeklerimize,bir parçada midesine indirmek için.Çünkü umudu vardır o bir lokmada..Kelebekler özsuyu bulmak umuduyla konar çiçekten çiçeğe…birkaç günlük ömrü olduğunu bile bile…Umut her yerde ve her canlıdadır;Bir kapının arkasındadır/zilindedir,bir trenin sirenindedir,bir telefonun sesindedir,parmaklarımızın ucundadır/e-mail box tadır,bir sokağın başındadır,bir yazının özündedir,bir şarkının sözündedir, sevgilinin gözündedir umut…
Bir çocuğun bakışındadır,bir annenin emeğindedir,bir karıncanın sırtında taşımaya çalıştığı kırıntılardadır umut…
Bireydedir ki umut yaşamda umutla beslensin, serpilsin…Zerre kadar da olsa her canlıda var olan ortak duygudur.Bir uçurumun kıyısından geri dönmektir umut!Tek başına göğüs gerebilmektir fırtınaya karşı Don Kişot misali!!!İçimizdeki umudu kesersek nasıl nefes alabiliriz?Nasıl yürekten okuyabiliriz şiirlerimizi kitlelere?Ya da nasıl okşayabiliriz sevgilinin saçlarını gül parmaklarımızla?Umut ölürse biz yaşayabilir miyiz?
Toplumdan bir beklentisi olmasa da umutlu olamaz mı insan?...’Gocuklu celep sopayı kaldırdığında sürüye dalıveren’ ve tepenin arkasında pusu kuran aç kurtları göremeyecek kadar mankurt misali karnını doyurmaya odaklanmış bir sürüden ne beklenebilir ki…
…
‘Bunca acıda,
Bunca özlemde
Düşmeden duruyorum işte
Bileği bükülmedi düşlerimin.’
… (alntdır)
|