Ana Menu
Anasayfa
Bize ulaşın
Forum
Yardım
Reklam Ver
Psikoloji
Kişilik Bozuklukları
Genel Psikoloji
Yeme Bozuklukları
Tüm Psikoloji Yazıları
İçerikler
Çocuk ve Aile
Kişisel Gelişim
Tüm Yazılar
Arşiv
Psikoloji Testleri
Eğlence Testleri
Kişilik Testleri
Yazarlar
Perihan Yazıcı
Çiğdem Alper
Rüya Yüksel
İnci İlhan
Süreyya Türkoğlu
Dr. Meltem Kavcar Sırmalı
Erim Cebeci
Leyla Draman
Füsun Budak
Derya Akkaya
Şadan Hergüner
Ümran Akça
Özden Bayraktar
Tüm Yazarlar
Anasayfa
Forum
Hatunca.net
Günlük
**MERHABA**
**MERHABA**
Merhaba,
Ziyaretçi
. Lütfen
giriş yapın
veya
üye olun
.
Ağustos 30, 2008, 08:44:19 am
Hatunca.NET Forum
Hatunca.net
Günlük
**MERHABA**
0 Üye ve 1 Ziyaretçi konuyu incelemekte.
« önceki
sonraki »
Sayfa:
1
2
[
3
]
4
5
6
Gönderen
Konu: **MERHABA** (Okunma Sayısı 6222 defa)
mahviyet
Öğretmen
Offline
Mesaj Sayısı: 110
Ynt: **MERHABA**
«
Yanıtla #30 :
Nisan 06, 2008, 09:43:53 am »
Merhaba
,
Yeni bir güne..
Yenibir tebessümle..
Yeniliklerle, güzelliklerle..
Aydınlık girmek temennisiyle inşaallah..
Dün hem geç geldim, hemde yorgun olduğumdan konferansta aldığım notları yazamadım tabi doğal olarak..
Düzenlemem gerekiyor bu yeni, güzel ve değerli bilgileri..
Şukadarını diyebilirim, dolu dolu bir konferans akşamıydı..
Tanıdıkları, arkadaşları, dostları görmek..
Muhabbet etmek ise böyle anlara daha bi değer katar..
Unutulmazlaştırır..
Hele hele kocaman delikanlı olmuş 4 yaşından beri tanıdığınız talebelerinizle karşılaşırsanız..
Onların her yönleriyle İNSAN adayı olduğunu görürseniz..
Dünyalar sizin değil..
Dünyalar benim oldu inanaın, hamdolsun..
Anlatılmaz yaşanır denir ya, bu da öyle harikulade bir duyğu işte..
Sadece bir merhaba demek istedim şimdilik..
Gerisi gelecek merak etmeyin inşaallah..
Toprağa düşen cemre gönle, yüreğe düşer mi ki..?
GönlünüzdenSevgiYüzünüzdenTebessümEksikOlmasın..
Mahviyet
Logged
KoBendeKalmasınBenlik..!
mahviyet
Öğretmen
Offline
Mesaj Sayısı: 110
Ynt: **MERHABA**
«
Yanıtla #31 :
Nisan 08, 2008, 04:10:06 am »
Merhaba
,
Yoruldum..!
Çıkıyorum dedim..
Çıktım..
Yol nereye götürürse..
Yürek nereye götürürse..
Oraya..
Yoruldum insanların yalanlarından..
Yoruldum insanların süistimallerinden..
Yoruldum insanların
YÜZSÜZLÜKLERİNDEN..!
Gidiyorum dedim..
Gidiyorum..
Yol nereye götürürse..
Yürek nereye götürürse..
Oraya..
30mart2008
Diyar-ıGurbet
12.45
Toprağa düşen cemre gönle, yüreğe düşer mi ki..?
GönlünüzdenSevgiYüzünüzdenTebessümEksikOlmasın..
Mahviyet
«
Son Düzenleme: Mayıs 15, 2008, 02:29:10 am Gönderen: mahviyet
»
Logged
KoBendeKalmasınBenlik..!
mahviyet
Öğretmen
Offline
Mesaj Sayısı: 110
Ynt: **MERHABA**
«
Yanıtla #32 :
Nisan 08, 2008, 04:36:23 am »
Merhaba
,
Soluksuz kaldığımda..
Nefessiz kaldığımda..
Gelirim Huzur Köşeme..!
Soluk alabilmek için..
Nefes alabilmek için..
Bugün bayağı bir hareketli Maasnehri..
Durmadan yük gemileri gelip geciyor..
Yemyeşil çimenler arasında küçüçük küçüçük açıvermişler papatyalar..
Bembeyaz gülümsüyorlar sanki insana..
Maas durgun..
Şır şır, şırıl şırıl kıyıya vuran küçük dalğaların sesini işitiyorsunuz..
Bazen de kocamanlaşıveriyor dalğalar..
Tok seslerle şap şap kıyıya vuruyor..
Bulut, güneş, rüzğar yarışıyor birbirleriyle..
Kah rüzğar vuruyor üşütüyor bedenini..
Kah güneş gülümsüyor ısıtıyor yüreğini..
Bulut mu???
Hem rüzğara eşlik ediyor sertce esmesi için..
Hem de güneşe daha bi ısıtsın diye..
Bazen de yaramazlık yapıyor tabiiiii..
Yaramaz çocuklar gibi..!
Kapayıveriyor güneşin gülen yüzünü..
Kapayıveriyor güneşin ısıtan çehresini..
Üfleyiveriyor sertce essin rüzğar diye..
Karartıveriyor rüzğarı..
İnsan hayatıda böyle değil mi ki???
Çocuklaşmak istersiniz..
Yaramazlık istersiniz..
Bişeyler çıkarda perde oluverir..
Gölge oluveriri..
Kararıverir..
Karartıverir..
Beklenmedik anlarda..
Beklenmedik demlerde HAYATINIZI..!
7nisan2008
MaasNehriKıyısında
15.30
Toprağa düşen cemre gönle, yüreğe düşer mi ki..?
GönlünüzdenSevgiYüzünüzdenTebessümEksikOlmasın..
Mahviyet
Logged
KoBendeKalmasınBenlik..!
mahviyet
Öğretmen
Offline
Mesaj Sayısı: 110
Ynt: **MERHABA**
«
Yanıtla #33 :
Nisan 09, 2008, 01:25:21 am »
Merhaba
,
Buğün, değerli yazar Ömer Sevinçgül'ün beni etkileyen bir yazısını paylaşmak istiyorum..
Hep benden olacak değil ya paylaşımlar dimi..
Birazda alıntı olsun yani dermişim..
Felsefe yaşanır!
Kısaca “Epiktet” diyorlar ona. On dokuz asır öteden gelen bir ses. Zamanın dalgalarını aşabilen nadir insanlardan biri. Bir filozof, ama bir sürü soyut düşünceleri harmanlamakla zaman geçiren filozoflara hiç benzemiyor. Az ve öz konuşuyor. Söylediklerini sindiren ve uygulayan bir bilge. Hayatı hakkında fazla bilgimiz yok.
Ömrünün birinci devresinde esir. Zalim bir efendisi var. Epiktet’in bacağını kıskaca alıp eğlenecek kadar zalim. Zevke bak!
“Bacak kırılacak” diyor Epiktet.
Efendi dinlemiyor, kıskacı sıkmaya devam ediyor.
Çat! Bacak kırılıyor.
Filozofumuz gayet sakin, “Kırıldı işte, söylemiştim” diyor.
Bu yüzden topal... Sonra azat edilmiş. Bir sürgün, bir fakir. Küçük bir kulübede yaşıyor. Kapısız bir baraka. İçeride bir masa, bir sandalye, bir su kabı, bir de toprak lamba. Belli bir işi yok. Hiç evlenmemiş.
Onu tanımak istedim. Hayal gemisine binip zaman denizinde bir yolculuk yaptım... İşte karşımda filozofumuz. Yırtık pırtık elbisesi zayıf bedenini örtemiyor. Yüzünde hafif bir tebessüm.
“Epiktet, seninle söyleşi yapabilmek için çok uzaklardan geldim. İlgimi çekiyorsun, çünkü ben de felsefeyle ilgileniyorum.”
Yumuşak bir sesle şunu söylüyor Epiktet:
“Felsefeyle ilgileniyorum, deme. Kendimi kurtarıyorum, de!”
“Siz bunun için mi felsefe yapıyorsunuz?”
“Felsefe yapmak mı! Ne tuhaf! Felsefe yapılmaz, felsefe yaşanır. Felsefenin en önemli bölümü kuralların uygulanmasını anlatan bölümdür.
.............
«
Son Düzenleme: Nisan 09, 2008, 01:34:01 am Gönderen: mahviyet
»
Logged
KoBendeKalmasınBenlik..!
mahviyet
Öğretmen
Offline
Mesaj Sayısı: 110
Ynt: **MERHABA**
«
Yanıtla #34 :
Nisan 09, 2008, 01:28:15 am »
Mesela: Hiç yalan söylememeli. Felsefenin ikinci bölümü bunun ispatını içerir: Niçin yalan söylememeli? Üçüncü bölüm ise, bu kanıtlama biçiminin kurallarını ve yöntemlerini anlatır. Üçüncü, ikinci için, ikinci de birinci içindir. Ama asıl önemli olan birinci bölümdür, orada durmak gerekir: Yalan söylememek lazım! Genellikle bu düzeni tersine çevirir ve yalnız üçüncüye önem veririz. Bütün çabamız, bütün incelemelerimiz üçüncüsü içindir. Birinciyi, yani uygulama bölümünü unuturuz. Böylece, gerekince yalan söylemekten çekinmeyiz, ama yalan söylememek gerektiğini her zaman ispata hazırızdır! Hakiki filozof kendine filozof bile demez. Halkın yanında güzel sözler sayıp dökmez. Var gücüyle, söylediklerini hayatına uygulamaya çalışır. Sen de böyle yapmayı dene. Mesela, bir ziyafette nasıl yemek yenileceğini anlatma. Fakat nasıl yenmesi gerekirse öyle ye!”
“Enteresan bir yaklaşım... Bu fikrinizi yazıp herkese duyurmak isterim.”
“Yazarsın demek. Güzel konuşuyorsun, kitaplar yazıyorsun... Dostum, daha iyisini istersen, bana tutkularına gem vurduğunu, isteklerini düzene soktuğunu ve inançlarında gerçeğin yolundan gittiğini göster. Ne zindandan, ne sürgünden, ne acıdan, ne fakirlikten, ne de ölümden korkmadığına inandır beni. Önemli bir hatanız var. Felsefeyi dudaklarınızın ucuyla tadar tatmaz hemen lider rolüne soyunuyor, başkalarını yola getirmeye, dünyayı yeniden düzenlemeye yelteniyorsunuz. Dostum! Önce kendini düzelt! Sonra da insanlara felsefenin ıslah ettiği bir adam göster. Halk içinde yaşarken örnek kişiliğinle aydınlat onları. Bunlar olmayınca, ne kadar güzel kitaplar meydana getirirsen getir, şuna inan ki, sen ham bir adamsın.”
“Filozof! Lafını hiç sakınmıyorsun! Konuk olmam bile engel olamıyor içinden geleni söylemene.”
“Âh... Kendinizle yüzleşmekten kaçıyorsunuz ve sizinle bu kadar açık konuştuğum için öfkeleniyorsunuz! Size ne kötülük ettim? Sadece, sizi tıpatıp gösteren bir ayna koydum karşınıza.”
“Pekâlâ, teşekkür ederim. Bizim zamanımızda insanlar düşündüklerini genellikle kendilerine saklarlar. Söylemek zorunda kalırlarsa, üstüne biraz bal sürer de öyle söylerler. Alışık değilim böyle dobra dobra sözlere.”
Logged
KoBendeKalmasınBenlik..!
mahviyet
Öğretmen
Offline
Mesaj Sayısı: 110
Ynt: **MERHABA**
«
Yanıtla #35 :
Nisan 09, 2008, 01:33:00 am »
.............
Alışmalısın... Yumuşak peynirin olta iğnesinde kullanılacak bir yem olmaması gibi, ılık ve gevşek adamlar da felsefe yolunda yürüyemezler. Felsefe, hikmet ve hakikat sevgisidir. Bu yolda ilerlemek isteyen, kınayıcının kınamasından çekinmemeli ve ruhu ilgilendirmeyen işlerde aptal görünmekten korkmamalı.”
“Siz niçin bu yolu seçtiniz?”
“Hakiki insan olmak için elbette... Bülbül ya da kuğu kuşu olsaydım onların yaptıklarını yapacaktım. Hâlbuki ben bir insanım ve aklım var. Öyleyse ne yapmalıyım? Varlık sebebimi bilmeli, beni göndereni tanımalı ve Onu övmeliyim. İşte bütün hayatım boyunca yapacağım şey! Bu iş için bütün insanları da bana katılmaya çağırıyorum.”
“Ama ekser insanlar bu meseleleri düşünen ve konuşanlarla alay ediyorlar...”
“Olabilir! Eğer öküzlerle domuzlar konuşabilselerdi, yemden başka şey düşünenlerle alay ederlerdi!”
Bu cevaba gülmeden edemedim... Hava sıcaktı. Alnımda ter damlaları birikmişti. Epiktet bunu fark etmiş olmalı ki, yerinden kalktı, masanın üstündeki testiyle bana su getirdi. Birazını içtim, birazını da yüzümü ıslatmak için kullandım.
“Epiktet” dedim, “izin verirsen biraz da muhtelif konulardaki düşüncelerini öğrenmek istiyorum.”
Kabul etti. İlkin ölümü sordum ona.
“İnsanları üzen nesneler ve olaylar değildir, onlar hakkında besledikleri düşüncelerdir. Ölüm bir yıkım değildir aslında. Ama ölümün bir yıkım olduğuna inancımız, işte asıl yıkım budur.”
“Ya kayıplarımız..? Dünya ayrılıklarla dolu. Neye kalbimizi bağlasak elimizden alınıyor...”
“Her ne için olursa olsun, onu kaybettim, deme. Onu geri verdim, de. Çocuğun mu öldü? Onu geri verdin. Karın mı öldü? Onu da geri verdin. Tarlanı mı elinden aldılar? İşte yine bir geri verme.”
“Ya onu elimden kötü bir adam almışsa...?”
“Onu sana verenin, falan ya da filan vasıtasıyla geri almasının ne önemi var? Onu sende bıraktığı sürece, yolcuların otellerden faydalanmaları gibi, senin olan bir şey değilmiş gibi ondan faydalan. Zaten çocuklarının, karının, dostlarının ölümsüzlüklerini istiyorsan, sen delisin. Çünkü elinde olmayan şeylerin sana bağlı olmasını istiyorsun. Bir çömleği seviyorsan, topraktan yapılmış bir çömleği sevdiğini bil. Kırılırsa üzülmezsin... Aklını başına al ve sadece senin iradene bağlı olanları iste!”
“Köleymişsiniz bir zamanlar...”
“Evet... Peki, siz köle olmadınız mı hiç? Özgür müsünüz? Her insan paranın, ünün, makamın, bir kadının, hiç olmazsa nefsinin kölesi değil mi!”
Dönme zamanım gelmişti. “Filozof” dedim, “bana bir söz söyle, ömrüm oldukça yararlanacağım bir söz. Vaktim doldu çünkü. Gitmek zorundayım.”
“Peki... Madem felsefeye ilgi duyuyorsun, madem yazılar yazıyorsun, sana son sözümü söyleyeyim: Kitap, hayata hizmet etmeli. Bilgi, eylem içindir. Bil ve bilgini sindir, kendinde uygula. Bildiklerini anlatıp durma. Koyunlar ne kadar yem yediklerini gidip çobanlarına göstermezler, ama yedikleri yemi iyice sindirdikten sonra süt ve yün üretirler. Sen de böyle ol. Bilgini davranışlarınla göster.”
Ondan ayrıldım, geldim. Getirdiklerimin bir kısmı bunlardı. Şimdi de yediklerimi sindirmeye çalışıyorum!
( Ömer Sevinçgül )
Toprağa düşen cemre gönle, yüreğe düşer mi ki..?
GönlünüzdenSevgiYüzünüzdenTebessümEksikOlmasın..
Mahviyet
«
Son Düzenleme: Nisan 09, 2008, 01:45:10 am Gönderen: mahviyet
»
Logged
KoBendeKalmasınBenlik..!
mahviyet
Öğretmen
Offline
Mesaj Sayısı: 110
Ynt: **MERHABA**
«
Yanıtla #36 :
Nisan 09, 2008, 01:41:48 am »
Merhaba
,
BİR NUR…!!!
Gecenin karanlığını yırtan bir NUR,
Karanlık delhizleri delip;
Karamsarlığa inat Umuda,
Nefrete inat Muhabbede,
Düşmanlığa inat Dostluğa,
Savasa inat Barişa,
Bencilliğe inat Paylaşmaya,
Korkaklığa inat dayanışmaya...
Yolcular hazır...
İnsan olmaya,
İnsanca yaşamaya yolculuk var...
Muştulu bir yolcu...
Kutlu bir yolculuk var...
05- 12 – 2006
Toprağa düşen cemre gönle, yüreğe düşer mi ki..?
GönlünüzdenSevgiYüzünüzdenTebessümEksikOlmasın..
Mahviyet
Logged
KoBendeKalmasınBenlik..!
mahviyet
Öğretmen
Offline
Mesaj Sayısı: 110
Ynt: **MERHABA**
«
Yanıtla #37 :
Nisan 09, 2008, 11:50:03 am »
Merhaba
,
Gün aydınlıkkkkkkkk..
Gün sıcakkkkkkkkkkk..
Yürek aydınlıkkkkkkkk..
Yürek sıcakkkkkkkkkkkkk..
Nasıl olmasın ki..
Can dostunuzla konuşursunuz da..
Yün aydınlık, gün sıcak olmasın..
Yürek aydınlık, yürek sımsıcak olmasın dimi yani yaaaaaaa
Esra selam abla dedimi tamamdırrrrrrrrr
Benim yelkenler suya inmiştir o zaman..
Canım benim..
Canımsın canımsın canımsın dediklerimdendir..
Canım benim..
Yeter bu kadar ya..
Sabah sabah bu kadar yeterrrrrrrrrr
Toprağa düşen cemre gönle, yüreğe düşer mi ki..?
GönlünüzdenSevgiYüzünüzdenTebessümEksikOlmasın..
Mahviyet
«
Son Düzenleme: Nisan 09, 2008, 11:51:49 am Gönderen: mahviyet
»
Logged
KoBendeKalmasınBenlik..!
mahviyet
Öğretmen
Offline
Mesaj Sayısı: 110
Ynt: **MERHABA**
«
Yanıtla #38 :
Nisan 10, 2008, 04:06:00 am »
Merhba
,
Hasrettttt insanın yaratılmasıyla başlamış,
Taaa ötelere hasret...
O kadar çok ki hasret...
Bazen uzaklar olur hasret...
Bazen hasret olur yakınlar...
Bazen olur hüzne hasaret...
Bazen olur hasrete hasret...
Güle-Laleye-Sümbüle hasret...
Ana-baba-yare hasret...
Can Canana hasret...
Ben, bende var olan CANA hasret...
Ben, bende var olan YARE hasret…
Eeeee bitsin artık bu HASRET...
Bitsinnnnnnnnnnnn…
Yeter bu kadar dimi...
09nisan2008
21.21
Toprağa düşen cemre gönle, yüreğe düşer mi ki..?
GönlünüzdenSevgiYüzünüzdenTebessümEksikOlmasın..
Mahviyet
Logged
KoBendeKalmasınBenlik..!
mahviyet
Öğretmen
Offline
Mesaj Sayısı: 110
Ynt: **MERHABA**
«
Yanıtla #39 :
Nisan 10, 2008, 04:13:30 am »
Merhaba
,
Gömdüm..!
Gömdüm kendimi..
Kendimi kendime gömdüm..
Beni sana ..
Beni sensizliğe..
Beni sonsuzluğa gömdüm..!
Seni bana..
Seni bensizliğe..
Seni sonsuzluğa gömdüm..
Seni kendime gömdüm..!
Kendimi bana gömdüm..!
9nisan2008
09.35
MaasNehri..
Toprağa düşen cemre gönle, yüreğe düşer mi ki..?
GönlünüzdenSevgiYüzünüzdenTebessümEksikOlmasın..
Mahviyet
Logged
KoBendeKalmasınBenlik..!
mahviyet
Öğretmen
Offline
Mesaj Sayısı: 110
Ynt: **MERHABA**
«
Yanıtla #40 :
Nisan 11, 2008, 03:23:22 am »
Merhaba
,
Hayat Üflersiniz..!
Güneş gülüyor..
Kuşlar cıvıl cıvıl ötüyor..
Hadi biraz pozitif enerji ve motivasyon olsun dedim..
Üniversiteye gitmeden MaasNehri’ne yönelttim arabanın dümenini..
İndimmm..
Hımmm..!
Burcu burcu çayır-çimen kokusu sarıvardi benliğimi..
Yeni biçmişler daha..
Taptaze ne güzel kokuyor..
Yağmur yağınca nasıl burcu burcu kokarsa burnunuza toprak..
Öyle kokuyordu biçilmiş çimenler-çayırlar da..
Buram buram..
Burcu burcu..
Amaaa..
Gecen demiştim ya..
Yemyeşil çayırların arasında papatyalar açıvermiş..
Beyaz beyaz tebessüm ediyor insana diye..!
Çimenler-çayırlar biçilmiş deee..
Beyaz beyaz gülen papatyalarda biçilivermiş maalesef..
Süprizlerle..
Beklenmediklerle dolu değil mi hayat..?
Olumlu olumsuz..
Güzel çirkin..
Doğru yanlış..
Ne zaman ne olacağını kim biliyor ki, dimi..?
Vakti saati geldiğinde çıkverir karşınıza..
Yine vakti saati geldiğinde de gidiverir hayatınızdan..
Atılmıştır yüreğinize bir tohum..
Hayat enerjinizle beslersiniz..
Göz yaşı sularınızla sularsınız..
Nefesinizle hayat üflersiniz..
Sevginizle büyütürsünüz..
İncitmekten korkarsınız..
Şefkatle sarar sarmalarsınız..
Koymazsınız bir damla..
Bir zerre dahi keder, elem, hüzünden yana..
Koyamazsınız..
Fidanlaşır..
Tomurcuklaşır..
Açmaya meylederken..
Delicesine esen bir rüzgar açmasına izin vermez..
Soldurur..
Boynunu büktürür..
Öldürür belkide ..
Papatyanın beyaz tebessümünün, gülüşünün yok oluvermesi gibi..
Yok oluverir içinizdeki açmaya meyletmiş tomurcuk..
Yazık olmuştur..
Yazık etmişizdir..
Yok oluvermiştir..
Yok edmişizdir..
Yokkkkkkkkk..!!!
10nisan2008
Perşembe / MaasNehri
Saat: 10 .15
Toprağa düşen cemre gönle, yüreğe düşer mi ki..?
GönlünüzdenSevgiYüzünüzdenTebessümEksikOlmasın..
Mahviyet
Logged
KoBendeKalmasınBenlik..!
mahviyet
Öğretmen
Offline
Mesaj Sayısı: 110
Ynt: **MERHABA**
«
Yanıtla #41 :
Nisan 11, 2008, 03:45:12 am »
Merhaba
,
Notlarımı karıştırırken yıllar önce aldığım notlarım elime geliverdiler..
Düzenlenecek, dizyan edilecek o kadar çok notlarım var ki..
Hepside birbirinden değerli..
Hepside birbirinden kıymetli gönül insanlarının seminerlerinden, konferanslarından..
Not ettiğim ve benim için hakikatten çok ehemmiyetli olanlar..
Aslında kendimi uzunca bi süre inzivaya çekmem gerekiyor da..
Bi türlü yapamıyorum yada yaptırılmıyor..
Neyse canım..
İnziva vakti gelinceye kadar durmamak gerek yinede dimi..
İyi bende hemen başlıyorum zatennnnn..
Aynen alıyorum..
Eklemeler yada çıkarmalar olacaksa sonradan olmalı ki..
Nerede olduğumun farkına varabileyim dimi..
Toprağa düşen cemre gönle, yüreğe düşer mi ki..?
GönlünüzdenSevgiYüzünüzdenTebessümEksikOlmasın..
Mahviyet
Logged
KoBendeKalmasınBenlik..!
mahviyet
Öğretmen
Offline
Mesaj Sayısı: 110
Ynt: **MERHABA**
«
Yanıtla #42 :
Nisan 11, 2008, 04:02:48 am »
Merhaba
Akıl ve İhlas İlişkisi..!
Bugün 11 nisan 2003 Cuma ( şimdi yazdıgım zaman dilimide nisan..)..
İslam Üniversitesinin değerli öğretim görevlilerinden Prf. Dr. Bünyamim Duran Hocamızın,
‘’Akıl ve İhlas’’ konulu konferansından notlarımı paylaşmaya gayret edeceğim inşallah..
Muhterem hocam İhlasın alt yapısını şu şekilde sıraladı:
1. Gelişmiş bir HİS.
2. Uyanık bir AKIL.
3. Salih bişr KALP
.
4. Güçlü bir İRADE.
5. Sağlam bir KİŞİLİK.
Sayılan bu özellikler olmazsa İHLAS da olmaz..!
Toprağa düşen cemre gönle, yüreğe düşer mi ki..?
GönlünüzdenSevgiYüzünüzdenTebessümEksikOlmasın..
Mahviyet
Logged
KoBendeKalmasınBenlik..!
mahviyet
Öğretmen
Offline
Mesaj Sayısı: 110
Ynt: **MERHABA**
«
Yanıtla #43 :
Nisan 11, 2008, 04:04:59 am »
Merhaba
,
1. Gelişmiş bie HİS:
His = Estetik demektir.
Bu estetik duyguda BEDİHAT; insanilik, incelik ve yumuşak bir RUHA sahip olma vardır.
Bunlarada;
* insanlara TEŞEKKÜR hissi ile..
* insanlara SAYGI hissi ile..
* insanlara SEVGİ hissi ile sahip oluruz..
Bu duygular bizi Halıkımıza yaklaştıracaktır., Rabbimizle olan kurbiyetimizi ziyadeleştirecektir..
Kullarına sonsuz nimetler veren Cenab-ı Hakka ‘’Hamd’’ ve ‘’Sena’’ şuurlu olarak artacaktır..
Hamd cemalidir..
Cenab-ı Hakkın Cemaline bakar..
Tesbih-tazim Celalidir..
Cenab-ı Hakkın Celaline bakar..
Yani Allah’ın ( c.c ) yarattığı bütün mevcudatın harikalıklarına bakıp, görüp, müşahade edip HAYRET duyma..
Toprağa düşen cemre gönle, yüreğe düşer mi ki..?
GönlünüzdenSevgiYüzünüzdenTebessümEksikOlmasın..
Mahviyet
«
Son Düzenleme: Nisan 11, 2008, 04:07:26 am Gönderen: mahviyet
»
Logged
KoBendeKalmasınBenlik..!
mahviyet
Öğretmen
Offline
Mesaj Sayısı: 110
Ynt: **MERHABA**
«
Yanıtla #44 :
Nisan 11, 2008, 04:10:45 am »
Merhaba
,
2. Uyanık bir AKIL:
Sağlıklı düşünebilen bir akıl demektir..
Akıl bir muhasebe-kıyaslama aracıdır..
Akıl aktif, uyanık olması durumunda basit hazların peşinde koşup; gelecegin büyük hazlarından vazgecme der..
İNSANI uyarır, aklı selim düşünmeye çağırır..!!!
Onun içindir ki, İHLASIN ilk meyveleri acıdır..
Fedakarlık ister, azim ister, vefa ister..
Uzun dönemde ise İHLASIN meyveleri olgunlaşır, tatlılaşır, lezzetleşir..
Akıl İMANLA eşittir..
Onun için akıl KALP demektir..
Akıl göze inerse görmez..!
Görmediği içinde hissetmez..!
Ama, akıl kalbe inerse; kalp gözüyle, İman dürbünüyle görür..
KENDİNİ ve KAİNATI böylece uyanık, aktif ve sağlıklı bir AKIL ile temaşa eder..!
Toprağa düşen cemre gönle, yüreğe düşer mi ki..?
GönlünüzdenSevgiYüzünüzdenTebessümEksikOlmasın..
Mahviyet
Logged
KoBendeKalmasınBenlik..!
Sayfa:
1
2
[
3
]
4
5
6
« önceki
sonraki »
Gitmek istediğiniz yer:
Gitmek istediğiniz yer:
-----------------------------
Hatunca Yönetim
-----------------------------
=> Hatunca Yönetim
-----------------------------
Hatunca.net
-----------------------------
=> Günlük
=> Hatunca.net Yazılar
=> Kişisel Gelişim
=> Kişisel Gelişim ve Seminer Duyuruları
=> Yardım Merkezleri
=> Aile, Evlilik ve Çocuklar
=> İnsan İlişkileri
=> Kadınlar ve Erkekler
=> Dertler ve İtiraflar
=> Düşünüyorum
=> Kültür-Sanat
=> Kitap
=> Bilim ve Araştırma
-----------------------------
Psikoloji-Terapi
-----------------------------
=> Dr. Meltem Kavcar Sırmalı'ya Sorun
=> Kişilik Bozuklukları
=> Çocuk Psikolojisi
=> Bulimia ve Anoreksiya
=> Tecavüz, Şiddet ve Cinsellik
=> Madde bağımlılığı
=> Fobiler, Anksiyete, Panik Attak
=> Stres, Depresyon, Kayıp
1 Saat
1 Gün
1 Hafta
1 Ay
Her zaman
Kullanıcı adınızı, parolanızı ve aktif kalma süresini giriniz
Powered by SMF 1.1.1
|
SMF © 2006, Simple Machines LLC
Bu Sayfa 2.287 Saniyede 18 Sorgu ile Oluşturuldu
Yükleniyor...