Paralelevrenler'in yorumunu okuduğumda birden aklıma tanık olduğum bir diyalog geldi, sanırım 'Umutun dinamikliği' ile ilgili çağrışımlar yaptı bende, gerçi; öyküden bu çağrışımı yakalamak zor gibi olabilir ama yaşanan ve etkilenilen herşeyi yansıtma yeteneğimin azlığındandır. Ben umut yanında yaşama sevgisini, yaşamayı sevmeyi de eklemek istiyorum. Öyküye gelince; annemin babaannesi, resmi kayıtlara göre 115 yaşında vefat etmişti! Torununun torununu görenlerden

, son dönemlerde sık sık hastalandığı için eve aynı sıklıkta gelen doktorla konuşmalarını hiç unutamam;
- Oğlum, neyim var benim?
- Nine, yaşlılıktan, birşeyin yok işte.
- Eee, siz de yeter artık, yaşlılık yaşlılık tutturmuşsunuz bir. Ne yaşadım, hepsi hepsi 115 yıl!
Tanık olduğum bu diyalog, hayatımın diyalogudur
