sayın ahmet bey yazınızın tamamını okudum. paylaşım için sonsuz teşekkürlerimi sunarım. oğlum 10 yaşını bitirmek üzere. evimizde şofben patladı. oğlum bu olaya şahit oldu. babasıyla birliktelerdi ve herşey gözlerinin önünde gerçekleşti. babasının onu aniden çekmesi ile sıcak suyla yanmaktan kurtuldu. sakinleştikten sonra dilim boğazıma yapışacak ve konuşamayacağım sandım babam ölseydi ben ne yapardım diye aklına geldikçe ağladı. tahminime göre dili tutulacaktı. bundan sonra gece ışıksız yatmıyor, okula beden dersleri için gidiyor, her sesimiz yükseldiğinde bizi kontrol altına almaya çalışıyor, istediği gibi olmayan her şey için aşırı sinirli ve yaygaracı. özellikle geceleri yatmak istememesi aramızda sorun yaratıyor. yapmak gitmek istemediği her koşulda midesi bulanıyor ve çıkarıyor.
ben çocuğuma nasıl davranması gerektiğini bilen bir anneyim. ama olayın çocukta bırakacağı arazlar çok daha fazla olacakken bizim tavırlarımızla bu kadara indirgeyebildik. o dönemde ki, 7-8 ay kadar oldu, geceleri ağlayarak yatağından fırlamaları, göğsüme başını sokup uyumaları her kıpırdanışımda bırakıp gidiyormuyum diye gözlerini kocaman açıp yüzüme bakmaları gündüz ve gece pek çok kişilik karmaşası yaşaması doğrusu beni çok endişelendiriyordu. psikiyatriye gitmeyi düşündümsede ilaç kullanmasını istemediğimden gitmedim. oysa meslektaşınız bir danışmanla oğlumu görüştürmek isteğindeydim. onunla ev içindeki diyaloğun nasıl olması gerektiğini gayet iyi biliyorum. okulunu da bu sene daha çok seviyor. ancak tutarsız söylemleri var. şöyleki; okuldaki dolabından ödevi olan kitabı yeminlerle aldığını söyler. genelde kitabı okuldaki dolabından çıkar. ödevimi yazdım der ama hemen her gün ödev kağıdı defteri kayıptır. bunları hep avaz avaz bağırarak ben almıştım ben yazmıştım diyerek söyler. ödev yapmak istemiyormu değil. ödevini yapamadığı zaman huzursuzlanır, kafasından öğretmeniyle ilgili bir sürü senaryo yazar yada ağlar. gün geçtikçe iyiye gidiyor ama iç dünyasında bir sorun kalmaması için ne yapmam gerekiyor. içinde geçmişin huzursuzluğunu taşımasını istemeyiz. zamanla büyüyecek ve bu olay içinde yara olarak kalırsa kendisininde ifade edemediği korkulara dönüşmesinden endişe ediyorum.
çitçitim geçmiş olsun. çok zor günler geçirmişsinizdir. dilerim şimdi daha iyisinizdir. iyi olduğunu söylesende üzüldüm.