Ana Menu
Anasayfa
Bize ulaşın
Forum
Yardım
Reklam Ver
Psikoloji
Kişilik Bozuklukları
Genel Psikoloji
Yeme Bozuklukları
Tüm Psikoloji Yazıları
İçerikler
Çocuk ve Aile
Kişisel Gelişim
Tüm Yazılar
Arşiv
Psikoloji Testleri
Eğlence Testleri
Kişilik Testleri
Yazarlar
Perihan Yazıcı
Çiğdem Alper
Rüya Yüksel
İnci İlhan
Süreyya Türkoğlu
Dr. Meltem Kavcar Sırmalı
Erim Cebeci
Leyla Draman
Füsun Budak
Derya Akkaya
Şadan Hergüner
Ümran Akça
Özden Bayraktar
Tüm Yazarlar
Anasayfa
Forum
Hatunca.net
Düşünüyorum
sizi seven biriylemi evlenirsiniz yoksa sevdiğiniz biriylemi evlenirsiniz ?
sizi seven biriylemi evlenirsiniz yoksa sevdiğiniz biriylemi evlenirsiniz ?
Merhaba,
Ziyaretçi
. Lütfen
giriş yapın
veya
üye olun
.
Eylül 07, 2008, 03:26:26 pm
Hatunca.NET Forum
Hatunca.net
Düşünüyorum
(Moderatör:
baharcan
)
sizi seven biriylemi evlenirsiniz yoksa sevdiğiniz biriylemi evlenirsiniz ?
0 Üye ve 1 Ziyaretçi konuyu incelemekte.
« önceki
sonraki »
Sayfa:
1
[
2
]
Gönderen
Konu: sizi seven biriylemi evlenirsiniz yoksa sevdiğiniz biriylemi evlenirsiniz ? (Okunma Sayısı 1827 defa)
ceylin
Öğrenci
Offline
Mesaj Sayısı: 24
Ynt: sizi seven biriylemi evlenirsiniz yoksa sevdiğiniz biriylemi evlenirsiniz ?
«
Yanıtla #15 :
Kasım 17, 2007, 01:05:03 am »
tabiki beni seven biriyle evlenirdim
Logged
Halide
Öğrenci
Offline
Mesaj Sayısı: 11
Ynt: sizi seven biriylemi evlenirsiniz yoksa sevdiğiniz biriylemi evlenirsiniz ?
«
Yanıtla #16 :
Kasım 19, 2007, 02:45:26 pm »
Merhaba Arkaşlar.
( ne güzel yazmıştım silindi bi daha yazamadımm
)
Bende kısa keserek '' Aslolan SEVMEKTİR ''
( İnsanın yüreği sıcak olmadıktan sonra sevgi ile ne hayat yaşanır ne yaşanacak bir hayat olur) ben sevgi budalasımıyım ne
.....ama sonunda kendinde de sıkılır insan elbet...
gün gelir terk edebilir sevdiklerini bile....
bir tek yalnızlığımız,ömür boyu yalnız bırakmaz bizi...
'' o yüzden bence ask tek kişiliktir...'' diyor biri sizler ne dersiniz bilemem.
Şİmdi size çok beğeneceğinizi umduğum bir hikaye gönderiyorum ...
sayılar selamlar.
Logged
Halide
Öğrenci
Offline
Mesaj Sayısı: 11
Ynt: sizi seven biriylemi evlenirsiniz yoksa sevdiğiniz biriylemi evlenirsiniz ?
«
Yanıtla #17 :
Kasım 19, 2007, 02:54:55 pm »
GENÇ KIZ....
Genç kız nihayet uyanmıştı. Tüm gece boyunca uyumuştu. Gözlerini ovuşturdu. Elbiselerini düzeltti. Şaşkındı.
- Neredeyim ben? Siz kimsiniz?
- Demek dün gece neler olduğunu hatırlamıyorsun?
- Çok içtiğimi hatırlıyorum o kadar...
- Evet, kapıyı sana açtığımda çok
sarhoştun gerçekten. Kapıyı açar açmaz bana ilk söylediğin söz şuydu:
"Ben Tanrı'nın hediyesiyim"
Genç kız bu söz karşısında utancını gizleyemiyordu. Bir şeyler söylemek istiyor ama nereden başlayacağınıda bilemiyordu. Şaşkınlığını biraz olsun gizlemek için:
- Peki ya sonra ? dedi.
- İşin doğrusu ben Tanrı'dan böyle bir hediye beklemiyordum. Şaşırdım bir an. Gerçeği arayan birisine senin gibi bir serabın gösterilmesi doğal gelmedi bana. Ben bunları düşünürken sen de şu anda yattığın yerde sızıp kaldın zaten.
- Dün geceden beri yerde mi yatıyordum? Diye sordu şaşkınlıkla.
- Evet, düşüp sızdığın yerden kaldırmadım. Biliyorsun seraba dokunulmaz. Bütün gece Tanrı'nın seni almasını bekledim. Ama görüyorsun ki hala gelmedi. Sahi söyler misin sen hangi Tanrı'nın hediyesisin böyle?
Ferda sitem dolu bir utangaçlıkla:
- Lütfen benimle alay etmeyin, dedi.
- Alay etmiyorum. Sadece seni anlamaya çalışıyorum. İstersen önce sana bir kahve yapayım da kendine gel.
Kemal kahveleri getirdiğinde Ferda biraz olsun kendine gelmişti. Üzerindeki yabancılığı atmaya, doğal olmaya çalışıyordu.
- Benim adım Ferda. İki sokak ilerideki sitelerde oturuyorum. Dün gece için özür dilerim. Arkadaşlarla yaşadığım bir çılgınlıktı o kadar. Çok utanıyorum.
- Ben de Kemal. Bu evde tek başıma yaşıyorum.
(bir an duraksadı Kemal). Senin hakkında ne düşündüğümü merak ediyorsun değil mi?
- Biraz öyle...
- Hiç... Hiçbir şey düşünmedim.
- Neden?
- Özel olarak hiçbir insan üzerinde düşünmem pek.
-Gecenin yarısında kapını çalıp evinde yatan bir kız hakkında bile mi?
- Evet...
- Çok garip bir insansın.
Kemal sustu... ve sonra
Logged
Halide
Öğrenci
Offline
Mesaj Sayısı: 11
Ynt: sizi seven biriylemi evlenirsiniz yoksa sevdiğiniz biriylemi evlenirsiniz ?
«
Yanıtla #18 :
Kasım 19, 2007, 02:56:40 pm »
- Söylesene maskeli bir baloda insanların gerçek yüzlerini tanımak mümkün müdür sence?
- Tabii ki değil.
- İşte şu toplumda gördüğün bir çok insan ve sen... Hepiniz maskelerinizle yaşıyorsunuz. Şu toplum maskeli bir balodan farksızdır bence. Hem de zamana, kişilere ve olaylara göre her an değişen maskelerin kullanıldığı bir balo... Bu yüzden pek anlamlı gelmiyor bana insanlar üzerinde düşünmek.
- Kendini soyutluyorsun insanlardan.
- Öyle de denebilir. Zaten toplum ferdin en büyük düşmanıdır bence. Bu yüzden insanlardan hiçbir şey almamayı yeğliyorum. Buna rağmen her şeyimi vermeye de hazırım onlara.
- İnsanların sevgisini de reddeder misin, örneğin?
- En başta onu. Bugünün sahte sevgileri bir insanın kalbini yaralamak için seçilen en tehlikeli yoldur.
- Ama insan hiç sevilmeden yaşayamaz ki...
- Bunda yanılıyorsun. İnsan sanıldığının aksine sevilerek değil severek yaşar. İnsan sevilmek ihtiyacında olan zayıf bir varlık değildir. Kısacası sorun bence sevilmek değil sevmektir.
- Sevdiğin halde sevilmiyorsan?
- Sevilmek senin sorunun değil onun sorunu. Bence sevmek bir insanı kendi içinde hissetmendir. Sevilmek ise kendini bir insanın içinde hissetmen. Anlayabiliyor musun? Sevmek seni zenginleştirir, sevilmek değil. Bunu evreni kapsayacak şekilde de düşünebilirsin.
- Nasıl yani?
- Evrensel anlamda sevmek kainatı kendinde seyretmek, sevilmek ise kendini kainatta seyretmektir.
Ferda'nın kafası karışmıştı. Hiç bu kadar derinlemesine düşünmemişti sevgi üzerine. Bunu farkeden Kemal:
- Bunları bir anda anlamak sana güç gelebilir. Ama biraz düşünürsen umarım anlayabilirsin. Şunu unutma ki insanlık bugün ikinci taş devrini yaşıyor. Birinci taş devrinde insanlar yumuşacıktı. Sevgi sayesinde her şey yumuşacıktı. Sadece evleri ve aletleri taştandı. Şimdi ise her şeyimiz yumuşacık, yüreklerimiz taş gibi. Hatta taştan da katı. Çünkü öyle taşlar vardır, üzerlerinde otlar yetişir ve öyleleri de vardır ki...
Kemal'in gözleri nemlendi bunları söylerken.
Yıllar inançlarını, ihanetlerini, burukluklarını, kelimelere döküyordu aslında. Ağlamaklı bir hale dönüşüyordu sesi kesik kesik...Uzun bir sessizlik oldu. Bütün bir hayat şeridi geçti Ferda'nın gözleri önünden. Eğer Kemal'in anlattıkları doğruysa sevgi hiç olmamıştı hayatında. Bir anda gözleri duvarda bir çerçevede olan mısralara takıldı:
"Donuk sevgiler çağındayız. Sıcak sevgiler cehennemde yanıyor. Sevgi...Yaşanmayacak kadar güzel, Fark edilmeyecek kadar sade, Duyulmayacak kadar doğaldır."
Kemal duvarda ağlayan bir çocuk portesi gösterdi Ferda'ya:
- Biliyor musun bir çocuğa verilecek en değerli besin şefkattir. Ve de cesaret. Bunlar öyle hassas bir dengeye sahiptir ki, denge bozuldu mu işte şu insanları görürsün karşında... Şefkat ve cesaret kurbanları... Kimileri aşırı şefkatin yanında cesaretsiz büyütülürler. Bu insanlar küçücük bir dünya kurmak isterler kendilerine. Güçsüzdür bu insanlar, kolayca kırılırlar. Dünya çok acımasızdır böylelerine göre... Kendilerini sevecek birilerini ararlar hep. O kadar yoğunlaşılar ki bazen şiddetli bir arzuyla birine doğru akmak isterler. Cesurca sevemezler. Cesareti öğrenememiştir bu insanlar. Öteyandan da cesur insanlar... Dünyayı bile devirebilirler. Ama basit bir sevgi oyunuyla kolayca yıkılıverirler. Dünyayı titretecek cesareti taşıyan bu insanlar kalplerine dokunan bir parmakla diz üstü çöküverirler yere. Ve şu sözleri duyar gibi olursun onlardan:
" Dağ düştü üstümüze. Yıkılmadık ama insan değdi tenimize Acısı yıktı bizi...!
Cesaret onları o kadar sertleştirmiştir ki sevdikleri insanı kolları ile kalpleri arasında neredeyse öldürür. Kemal sustu birden. Ferda bir şeylerin olduğunu hissetmişti. Çözmek istiyordu Kemal'i.
- Niye sustun?
- Bana ne şefkati öğrettiler ne de cesareti.
- Ama tüm bunları biliyorsun sen
- Nasıl olduğunu merak ediyorsun değil mi, anlatayım.
Bir an durdu sonra:
- İnsanların nefretinden sevgiyi ,ihanetlerinden sadakati, korkaklıklarından cesareti öğrendim.
- İnsanlar bu kadar acımasız mı? Gerçekten seven insanlar yok mu hiç?
- Bırak sevgilerini gülmeleri bile doğal değil onların. Seni senin için değil kendileri için severler. O kadar iyi o kadar güzel ve o kadar haince severler ki hayran olmamak elde değil biliyor musun? Sevgi ve ihaneti sanatsal bir uyarlamayla o kadar güzel sahneye koyarlar ki son sahnede öleceğini bilebile seyredersin oyunu. Mükemmel bir katildir onlar. Seve seve öldürürler seni. Dudaklarından sevgi sözcükleri yükselir. Yapacağın tek şey gözlerini kapatıp sevgi atmosferi içinde sevgi sözcüklerinin sağanak yağmuru altında ölümü beklemendir. Anlıyor musun?
- Sen sevilmekten korkuyorsun
- Belki...
- Neden?
- Neden mi? Ben her insanı kalbime misafir edebilirim, sevebilirim yani. Kalbimden eminim çünkü. Sevdiğim insanı rahatsız edecek hiçbir şey yok kalbimde. Ama kimsenin kalbine girmek istemem. Çünkü bilmiyorum nelerle karşılaşacağımı. Bilmiyorum hangi tuzaklar bekliyor beni. Ve bilmiyorum o insan bunlardan haberdar mı?
- Fikirlerimi alt üst ettin. Her şey karıştı. Sevmek sevilmek, nefret sevgi... Hatta şu ana kadar gerçekten yaşayıp yaşamadığımı düşünüyorum
- Aslında sana anlattığım her şeyi kendin de bulabilirsin.
Logged
Halide
Öğrenci
Offline
Mesaj Sayısı: 11
Ynt: sizi seven biriylemi evlenirsiniz yoksa sevdiğiniz biriylemi evlenirsiniz ?
«
Yanıtla #19 :
Kasım 19, 2007, 02:58:13 pm »
- Nasıl?
- Kendini tanıyarak... Yalnız kaldığın anlarda...
- Yalnızlıktan kaçmışımdır hep.
- Yalnızlıktan kaçmak kendinden kaçmaktır. Bir düşünsene, doğarken de yalnızsın, ölürken de. O halde yaşarken yalnızlıktan kaçmak anlamsız değil mi?
- Yalnızlıkta insan ne bulabilir ki sıkıntı ve boşluktan başka?
- Kendini gerçekten tanıyabilseydin uzaydaki derinlikten daha derin bir iç uzayın olduğunu görebilirdin. Bizler ruhumuzu öldürüyor sonra başına geçip ağıt yakıyoruz...
Benliğindeki zenginliği fark etseydin dünyada ikinci bir insan aramazdın biliyor musun?
- Anlamadım!
- Dünyada bir tek kişi vardır aslında. O bir tek kişinin içinde beş milyar insan.
- Benliğim bu kadar kalabalık mı?
- Evet. Benliğin tüm varlığın merkezidir. Tüm acılar ve sevinçler yüreğinde gizlidir senin. Ölenleri yüreğine gömdüğün gibi doğacak çocuğun kalbi de senin içinde atar. Hem acıyı hem sevinci yaşarsın iç içe, yan yana... Hatta o kadar acı çekersin ki acı, acı olmaktan çıkar..
- Sözlerin çok karışık.
- Belki haklısın bu konuda. Bazı insanlar başlı başına paradokstur. Düşünceleri de öyle. İnsanlar paradoksal düşünmeye alışık değiller. Bu yüzden anlaşılmıyoruz.
Zaman bir hayli ilerlemişti. Ferda izin istedi. Zihni o kadar dağılmıştı ki hiçbir şey söylemeden çıktı evden. Bütün gece boyunca Kemal'in sözleri ile uğraştı Ferda. Bazen onu anladığını düşünüyor, bazen saçmaladığına karar veriyordu. Her şeye rağmen hayranlık duyuyordu ona. Ara sıra arkadaşlarına anlatmak istiyordu onu. Ama kimsenin anlamayacağından emindi.
Günler geçiyor, yüreğinde Kemal'e, karşı konulmaz bir sevgi taşıdığını hissediyordu Ferda. Her geçen gün biraz daha büyüyordu sevgisi. Aylar geçmiş ama bir türlü ona gitmeye karar verememişti. Çekiniyordu. İnsanlardan bu kadar uzak biri onun gibi deli dolu bir kızı ciddiye alır mıydı?
"Hiç kimse sevgiyle dirilmeyecek kadar ölmüş değildir hiçbir zaman".
Evet, bu söz de onun değil miydi? Nihayet karar verdi Ferda. Gitmeli ve ona sevdiğini söylemeliydi. Ferda Kemal'in evine gittiğinde büyük bir şaşkınlık geçirdi. Evde kimse yoktu, taşınmıştı...
Evin bekçisi yaklaştı Ferda'ya:
- Kızım, adınızı öğrenebilir miyim?
- Adım Ferda, Kemal Bey taşındı mı?
- Evet kızım, taşındı. Ve kimseye söylemedi nereye gittiğini, bana bile. Bir mektup bıraktı sana. Gelirse verirsin dedi.
Ferda mektubu aldı. Tereddütlü adımlarla evine gitti. Yıkılmıştı. Derin bir boşluk hissetti yüreğinde. Birden ümitle doldu yüreği. Belki de onu yanına çığırıyordu. Sabırsızlıkla mektubu açtı.
"Ey sevgili, Seni sevip sevmediğimi söylemeyeceğim. Ama sevgiyi öğretebildim sana sanırım (ne kadar öğretilebiliyorsa). Dilerim kalbine kalbimden verdiğim şey yüreğinde yeşerip meyve verir. Böylece ne sen bende kaybolacaksın, ne de ben sende. Sen beni kendinde, ben seni kendimde bulmuş olacağım. O zaman hiç ayrılmayacağız. Sakın sevgimle seni tuzağa düşürdüğümü sanma. Sevgi hayatın hem çekirdeği hem de meyvesidir. Bir ağaç, meyvesiyle seni kendine çağırıyorsa bu bir aldatma sayılmaz. Unutma ki ağaç meyvesini çağırır, kendisini değil.
Ey sevgili, Sen bir sığınak arıyorsun ama ben durulmaz bir fırtınayım.
Sen kendinin sakini olmak istiyorsun ama ben evrenin sakini olmak istiyorum.
Sen olmayacak bir barışı arıyorsun. Bense tüm kötülüklerle savaşmak istiyorum.
Sen küçücük bir çocuksun. Ama ben küçükken çok büyüdüm.
Sen dünyadan kopup yıldızlara sığınmak istiyorsun. Bense kendimi yeryüzüne karşı sorumlu tutuyorum.
Sen bir agacın gölgesine sığınıp yaşamak istiyorsun. Bense ülkemi arıyorum. Yolları adınlık,insanları ümitli ve huzur dolu olan bir ülke.
Sen bende kaybolmak istiyorsun ama ben seni kaybetmek istemiyorum.
Sen susuyorsun, bense haykırıyorum.
SAKIN UNUTMA...
Kalbim paylaşılamayacak kadar senindir. Seninle bile...!!!
(Ama bilmiyorum sen bu kadar bende misin?)
ancak bu seılde gonderebıldım
selamlarr
Logged
Sweetcurse
Öğrenci
Offline
Mesaj Sayısı: 17
Derin olan kuyu değil, kısa olan iptir.
Ynt: sizi seven biriylemi evlenirsiniz yoksa sevdiğiniz biriylemi evlenirsiniz ?
«
Yanıtla #20 :
Kasım 19, 2007, 03:09:50 pm »
sizi seven biriylemi evlenirsiniz yoksa sevdiğiniz biriylemi evlenirsiniz ?
Bizi seven birisi olması kesin şart, bizimde onu sevmemiz şart...
aksi halde evlenmiş olsakta evliliği yürütmek mümkün deeldir...
tek kürekle sandal çekilmez, tek raylada tiren gitmez... bunun bir sürü örneği var işte...
Logged
kılıçhan
Öğrenci
Offline
Mesaj Sayısı: 22
Ynt: sizi seven biriylemi evlenirsiniz yoksa sevdiğiniz biriylemi evlenirsiniz ?
«
Yanıtla #21 :
Kasım 20, 2007, 02:39:37 pm »
sen sen ol seni seven biriyle evlen
Logged
elif_24
Öğrenci
Offline
Mesaj Sayısı: 22
Ynt: sizi seven biriylemi evlenirsiniz yoksa sevdiğiniz biriylemi evlenirsiniz ?
«
Yanıtla #22 :
Kasım 20, 2007, 04:33:32 pm »
mrb kılıçhan neden sevdğim biriyle degilde benı seven biriyle evlenmelıym
acaba
Logged
SAKINCALI
Öğretmen
Offline
Mesaj Sayısı: 118
Ynt: sizi seven biriylemi evlenirsiniz yoksa sevdiğiniz biriylemi evlenirsiniz ?
«
Yanıtla #23 :
Kasım 21, 2007, 10:25:48 am »
eğer beni seveen birini bende seviyorsam fakat ondan bana biir hayır gelmicekse mutlu edemicekse sevmediğim birini tercih ederim sevmediğim
Logged
Çitilemek lazım hiç leke kalmasın ruhumda zerre kadar....
kılıçhan
Öğrenci
Offline
Mesaj Sayısı: 22
Ynt: sizi seven biriylemi evlenirsiniz yoksa sevdiğiniz biriylemi evlenirsiniz ?
«
Yanıtla #24 :
Kasım 23, 2007, 04:25:03 pm »
çünki sen seversen ömür boyu peşinde koşmak zorunda kalabilirsin.o severse peşinden koşan o olur.sen yorulmazssın anladın sen onu
Logged
simurg
Öğrenci
Offline
Mesaj Sayısı: 7
Ynt: sizi seven biriylemi evlenirsiniz yoksa sevdiğiniz biriylemi evlenirsiniz ?
«
Yanıtla #25 :
Kasım 23, 2007, 06:08:23 pm »
sevhli illüzyon sana katılıyorum sevmek her şey değildir.Evlilikte farklılıklar başladığında sevgi kısmen azalıyor ve bir süre sonra çatışmalar başlayabiliyor.İnsan yaşadığı her süreç içerisinde birazda mantıklı kararlar almak zorunda iş içinde böyle aşk içinde
Logged
illüzyon
Profesör
Offline
Mesaj Sayısı: 376
Ynt: sizi seven biriylemi evlenirsiniz yoksa sevdiğiniz biriylemi evlenirsiniz ?
«
Yanıtla #26 :
Kasım 26, 2007, 08:02:29 pm »
Evlilik gerçekten oldukça zor ve insanı yontan, kenarlarından köşelerinden törpülayen bir müessese. Evet sevgiliden güzel sözler duymak, bir demek çiçek almak insanı mutlu ediyor. Ancak iş eşe geldiği zaman birlikte yaşamanın o dayanılmaz ağırlığı çöküyor insanın içine. Bu evde tek başıma yaşamıyorum, o halde neden herşeyi tek başıma yapmam gerekiyorlar geliyor bir süre sonra. Sonra maddiyat giriyor işin içine. Bu sırada aşk ne yapıyor dersiniz. Çıkıyor bir gökdelenin tepesine, atladı atlayacak. Sevgi evlikilklerde kesinlikle gereki kabul ettim. Yürütmenin, başka bir kişinin varlığına tahamülün başka yolu yok. Ancak yetmiyormuş. Bunu çok ağır tecribelerle öğrenmiş bulunuyorum
Logged
Ve de Öyledir...
kata
Bilge
Offline
Mesaj Sayısı: 1052
Ynt: sizi seven biriylemi evlenirsiniz yoksa sevdiğiniz biriylemi evlenirsiniz ?
«
Yanıtla #27 :
Kasım 30, 2007, 05:14:44 pm »
Evlenmek gibi bi niyetim olmadı şimdiye kadar. Birlikte olduğum kişiden devletin haberi olmasa da olur diye düşünüyorum. Ama illa olacaksa hem beni seven hemde benim sevdiğim birini seçerdim evlenmek için.
Ama illa bunlardan birini seçmem gerekiyorsa benim sevdiğim bbiriyle evlenmeyi seçerim. Partnerime de sevmediği biriyle evlendiği için acırdım...
Logged
SAKINCALI
Öğretmen
Offline
Mesaj Sayısı: 118
Ynt: sizi seven biriylemi evlenirsiniz yoksa sevdiğiniz biriylemi evlenirsiniz ?
«
Yanıtla #28 :
Aralık 03, 2007, 11:38:37 am »
ama kötü bir durum yaaa sevmediğin birisiyle evlenmek onunla bir ömür geçirmek belki insan sıcağı sıcağına bunu anlamayabilir ama zaman geçikten sonra çokk pişman olabilir acı çekebilir allah böyle durumlarla karşılaştırmasın düşünün sevdiğinle değilde sevmediğinle evlendiğini
Logged
Çitilemek lazım hiç leke kalmasın ruhumda zerre kadar....
Sayfa:
1
[
2
]
« önceki
sonraki »
Gitmek istediğiniz yer:
Gitmek istediğiniz yer:
-----------------------------
Hatunca Yönetim
-----------------------------
=> Hatunca Yönetim
-----------------------------
Hatunca.net
-----------------------------
=> Günlük
=> Hatunca.net Yazılar
=> Kişisel Gelişim
=> Kişisel Gelişim ve Seminer Duyuruları
=> Yardım Merkezleri
=> Aile, Evlilik ve Çocuklar
=> İnsan İlişkileri
=> Kadınlar ve Erkekler
=> Dertler ve İtiraflar
=> Düşünüyorum
=> Kültür-Sanat
=> Kitap
=> Bilim ve Araştırma
-----------------------------
Psikoloji-Terapi
-----------------------------
=> Dr. Meltem Kavcar Sırmalı'ya Sorun
=> Kişilik Bozuklukları
=> Çocuk Psikolojisi
=> Bulimia ve Anoreksiya
=> Tecavüz, Şiddet ve Cinsellik
=> Madde bağımlılığı
=> Fobiler, Anksiyete, Panik Attak
=> Stres, Depresyon, Kayıp
1 Saat
1 Gün
1 Hafta
1 Ay
Her zaman
Kullanıcı adınızı, parolanızı ve aktif kalma süresini giriniz
Powered by SMF 1.1.1
|
SMF © 2006, Simple Machines LLC
Bu Sayfa 3.263 Saniyede 17 Sorgu ile Oluşturuldu
Yükleniyor...