Hatunca.NET Psikoloji ve Kadin Sitesi
 
 
 

Ana Menu

Anasayfa
Bize ulaşın
Forum
Yardım
Reklam Ver

Psikoloji

Kişilik Bozuklukları
Genel Psikoloji
Yeme Bozuklukları
Tüm Psikoloji Yazıları

İçerikler

Çocuk ve Aile
Kişisel Gelişim
Tüm Yazılar
Arşiv

Psikoloji Testleri

Eğlence Testleri
Kişilik Testleri

Yazarlar

Perihan Yazıcı
Çiğdem Alper
Rüya Yüksel
İnci İlhan
Süreyya Türkoğlu
Dr. Meltem Kavcar Sırmalı
Erim Cebeci
Leyla Draman
Füsun Budak
Derya Akkaya
Şadan Hergüner
Ümran Akça
Özden Bayraktar
Tüm Yazarlar
 
Anasayfa arrow Forum arrow Hatunca.net arrow Hatunca.net Yazılar arrow Babamın İçindeki Küçük Babama
 
 
Babamın İçindeki Küçük Babama
Merhaba, Ziyaretçi. Lütfen giriş yapın veya üye olun.
Eylül 05, 2008, 02:02:57 pm
Ana Sayfa Yardım Giriş Yap Kayıt

+  Hatunca.NET Forum
|-+  Hatunca.net
| |-+  Hatunca.net Yazılar
| | |-+  Babamın İçindeki Küçük Babama
0 Üye ve 1 Ziyaretçi konuyu incelemekte. « önceki sonraki »
Sayfa: [1] 2 Aşağı git Yazdır
Gönderen Konu: Babamın İçindeki Küçük Babama  (Okunma Sayısı 4963 defa)
admin
Super Administrator
Profesör
*****
Offline Offline

Mesaj Sayısı: 467


« : Ekim 25, 2007, 07:42:03 pm »

http://www.hatunca.net/content/view/2356/59/
Alıntı
Ben bitirdim kırgınlarımı. Ben bağışladım seni babam. Sen ne zaman bağışlayacaksın kendini. Çok yalnız kaldın biliyorum. Sevilmeyi hak etmediğini düşünüyorsun biliyorum. Hala ağlıyorsun biliyorum. Küçük babam uzat elini.
. . .
Logged
tekbaşina
Asistan
**
Offline Offline

Mesaj Sayısı: 71



« Yanıtla #1 : Ekim 25, 2007, 10:10:04 pm »

büyüdükce küçülüyor insan
o kocaman sandığımız insanlar
çocuğumuz gibi oluyor
zamanla
şimdi onların en sevgiye muhtaç olduğu zaman
Logged

NE MUTLU TÜRKÜM DİYENE!!!!!!!!!
illüzyon
Profesör
****
Offline Offline

Mesaj Sayısı: 375


« Yanıtla #2 : Ekim 26, 2007, 04:59:33 pm »

Belki de zaten hep öylelerdi de biz onları fazla büyütmüştük içimizde. Yani anne-baba olmaları onların yetişkin oldukları anlamını taşımıyor. Ben bir çok çocuk anne-baba tanıyorum. Babam da bunlardan biri işte.
Logged

Ve de Öyledir...
karamyas
Ziyaretçi
« Yanıtla #3 : Ekim 26, 2007, 05:28:18 pm »

Ne denebilir ki çağlayanlar yaratmışsın işte yine... Kaleminiz çok sağlam sayın illüzyon hanım...Sanırım bu babalardan biride bizim evde yaşıyor...Çocuk desem çocuk değil yetişkin desem hiç değil yani.... Çok duygulandım okurken BABAM geldi aklıma..canım BABAM..BABAMın içindeki küçük BABAM... Bende affettim onu ama o kendisini çıkaramıyor o duvarların arasından... BABAM yıkmazsa o duvarları biliyorum ki hiçbirimiz yıkamayacağız...Elden gelen onu onun sınırlarında sevmek...
Logged
kardeniz
Ziyaretçi
« Yanıtla #4 : Kasım 02, 2007, 01:53:45 pm »

  NE guzel herkes affedebilmiş.Sadece ben mi varım affedemeyen?
Logged
illüzyon
Profesör
****
Offline Offline

Mesaj Sayısı: 375


« Yanıtla #5 : Kasım 02, 2007, 02:04:56 pm »

bu sayfada olan mesaj sayısına bakılırsa pek çok kişi affedememiş gibi görünüyor kardeniz ne dersin Göz kırpan

hoşgelmişsin...
Logged

Ve de Öyledir...
kardeniz
Ziyaretçi
« Yanıtla #6 : Kasım 02, 2007, 02:39:06 pm »

 Nasıl affedebilirsin ki .Anlayamıyorum! Yaşadığın bütün olumsuzlukların sorumlusu gördüğün birini sadece biyolojik bağların var diye nasıl affedebilirsin? Ben edemiyorum...Bunun yapılabildiğine de inanamıyorum.
Affetmek de istemiyorum zaten...

 Hoşbulduk. Bakma böyle gergin sözlerime .Bu konu beni o kadar sinirlendiriyorki...Öyle işte....
Logged
şila
Asistan
**
Offline Offline

Mesaj Sayısı: 83


« Yanıtla #7 : Kasım 02, 2007, 05:07:43 pm »

  affedebileceğim bir babam olsaydı keşke,ben babamı tanımadan ölmüş.hayalini bile kuramıyorum.
ne şanlısınız babanız var ve içinizde büyütüp,bağışlıyorsunuz.
Logged
defne
Asistan
**
Offline Offline

Mesaj Sayısı: 81



« Yanıtla #8 : Aralık 08, 2007, 03:35:39 pm »

 Ağlayan Ağlayan Ağlayan Ağlayan ağzına-yüreğine-eline sağlık,ne kadar güzel yazmışsın öle  Ağlayan  Ağlayan
Logged
SUDENAZZZ
Öğrenci
*
Offline Offline

Mesaj Sayısı: 4



« Yanıtla #9 : Aralık 15, 2007, 02:47:36 am »

''BABA'' SENİ SEVİYORUM
Logged
elyesa07
Öğrenci
*
Offline Offline

Mesaj Sayısı: 7


« Yanıtla #10 : Aralık 28, 2007, 08:48:23 pm »

çok güzel ifade etmişsiniz kendinizi...

ya anne babayı sevmek görev midir..sevgi bitti artıkda merhametim bitmesin diye zorlanmak..

yalnızlığın, kimsesizliğin hesabını sorsam, kime ? ve geçmiş için..artık çok geç..affetsek yaşadıklarımızla barışmak o kadar kolay...ömürden ömür..unuttum dediğinde bile karşına dikilen geçmiş varsa eğer...ve hala yalnızsan,yanında oldukları halde..hasta olduğunda bile terkedilmişsen, tek başına bırakılmışsan , geçmiş geçmişe teslim etmek çok zor..yeni anladım bunu ,on yıllık bir geçmişin hesabını yapıyorum hala..

bende yaralıyım bu konuda,bu yazıda bir parça ben de var varım ..
ama ben sevgimi bitirdim de , parça parça hergün yenilemeye çalışırken,hergün yenisevgiler doğurmaya çalışırken içimde ,bitttim..
elimde kalan, kırgın ve yorgun beni ayakata tutmaya çalışıyorum,yaşayabilmek için..tüm güvensizliğime karşı güçlü olabilmek için hayata...
Logged
gelecek
Öğrenci
*
Offline Offline

Mesaj Sayısı: 5


« Yanıtla #11 : Aralık 30, 2007, 10:13:04 pm »

sevgili elyasa07

yazdıklarını okurken  içimdeki duygulara tercuman olduğunu düşündüm. işte bu dedim. daha ne söylenebilir ki.....
Logged
kikuri
Ziyaretçi
« Yanıtla #12 : Ocak 09, 2008, 12:31:02 pm »

bende çocukken babamın beni çok sevdiğini görmedim...hissedemedim...

ama ben büyüdükçe ona evlat sevgisini öğrettim...o bana sarılmasada ben ona sarıldım...

o beni kucağına oturtmasada ben onun kucağına oturdum...ve hala öyle...

o beni öpmesede ben onun kelinden yanaklarından öptüm...

sonuçmu...artık sevgi dolu bir babam var...

bir bahane bulup beni arayıp soran...ve BİRİCİK KIZIM diyen babam var...
Logged
yanılsama
Öğrenci
*
Offline Offline

Mesaj Sayısı: 11


« Yanıtla #13 : Nisan 07, 2008, 07:39:00 pm »

Sevgili selma! İtiraf etmeliyimki yakın zamanda bu kadar dokunaklı bir yazı okumadım. İnsan sevgisine olduğu kadar öfkesinede sahip çıkabilmeli, hiç bir duygunun bastırılmasından yana değilim. Doğal olan ne varsa iççimizdaeki insana ait olandır. Dışımız; sosyalleşmamizle beraber oluşan ve bizi koruduğunu zannettiğimiz kabuğumuzdur. Buna ilk gençliğimzde ihtiyaç duysakta, ilerleyen yıllarda bu kabuğu kırmak için, kendi içimizde verdiğimiz vermek zorunda kaldığımız mücadeleyi sanırım hepimiz kabul ederiz. Dışımızı bir sır gibi sarmalayan bu kabuk ne kadar kalınsa insanları ve hayatı sevmekte o kadar zorlanırız, ince kabuklu olanlarımız(iyi eğitimli ve sevgili ortamlarda büyümüş olanlarımız) ki onlar çok şanslıdır, hayata diğerlerinden bir adım önde başlarlar. Zaten hayatta hepimiz birimiz önünde yada arkasında değilmiyiz. İşte kendi kabuğumuzu kırdıkça kendi gerçeklerimizi kabul etmeye diğer anlamda  kendimizle barışmaya başlar özümüze doğru yol alırız. Bu yolculuk bize insanları ve ailemizi olduğu gibi kabul  etmemizi öğretir,keşkelerimiz bu dönemde ortaya çıkar fakat bu birşeylerin geç olduğu anlamına gelmez. Eğer olaylardan ders çıkarabiliyor isek, keşkeler birer yol gösterici olarak hayatımıza zenginlik katarlar. Bilirsiniz  her insanda iyi ve kötü yanlar vardır ve onlara hangi elinizi uzatırsanız onlarında ayni ellerini kullanmaya zorlamış olursunuz. Baba ve çocuk ilişkisinde sorun çoğu zaman baba kaynaklı olabiliyor ve bu çocuğun haklı olduğu anlamına gelmez. Anlamak duyduğumuz öfkeyi ortadan kaldırmıyor maalesef, belki yüzleşmek panzehiri olabilir öfkenin. Hepimiz içimizdeki benle yüzleşebilirsek eğer, başkalarının içinide görme yetisine sahip olabiliriz diye düşünüyorum. Ortada bir sorun varsa bu mutlaka iki uçludur ama bir taraf kaynaklıdır, bir üyemizin" bende çocukken babamın beni çok sevdiğini görmedim, hissedemedim ama ben büyüdükçe ona evlat sevgisini öğrettim, o bana sarılmasada ben ona sarıldım, o beni kucağına oturtmasada ben onun kucağına oturdum, o beni öpmesede ben onun yanaklarından öptüm ve sonuçta beni arayıp soran sevgi dolu bir babam var" dediği gibi, sorunun çözümünü hep karşıdan beklememeliyiz aksine bu sorunda benim ne kadar payım var diye düşünmeliyiz her ne kadar sorun dış kaynaklı olsa dahi. Görüşmek dileğiyle. Sevgiyle kalın.
Logged
bengüsu
Öğretmen
***
Offline Offline

Mesaj Sayısı: 131



« Yanıtla #14 : Nisan 07, 2008, 09:25:10 pm »


Ahmet Erhan

Bir Baba İçin VI

Bu şiirleri toprağa gömeceğim
Sözcükleri tohum olacak
Çiçekler fışkıracak topraktan
Sevgilerin dal olacak baba
Uzanacaksın uzaktaki bir ışığı yakalamak için
Işık köklerine dolacak bir gün
Yorgunluğun o çiçekleri sulayan
Koca bir nehir olacak
Baba, acıların sürgün... 

babam seni çook seviyorum iyiki varsın
Logged

gülün asiliği takılsın ayaklarına
Sayfa: [1] 2 Yukarı git Yazdır 
« önceki sonraki »
Gitmek istediğiniz yer:  


Kullanıcı adınızı, parolanızı ve aktif kalma süresini giriniz

MySQL ile Güçlendirildi PHP ile Güçlendirildi Powered by SMF 1.1.1 | SMF © 2006, Simple Machines LLC XHTML 1.0 Geçerli! CSS Geçerli!
Bu Sayfa 2.166 Saniyede 17 Sorgu ile Oluşturuldu