Hatunca.NET Psikoloji ve Kadin Sitesi
 
 
 

Ana Menu

Anasayfa
Bize ulaşın
Forum
Yardım

Psikoloji

Kişilik Bozuklukları
Genel Psikoloji
Yeme Bozuklukları
Tüm Psikoloji Yazıları

İçerikler

Çocuk ve Aile
Kişisel Gelişim
Tüm Yazılar
Arşiv

Psikoloji Testleri

Eğlence Testleri
Kişilik Testleri

Yazarlar

Perihan Yazıcı
Çiğdem Alper
Rüya Yüksel
İnci İlhan
Süreyya Türkoğlu
Dr. Meltem Kavcar Sırmalı
Erim Cebeci
Leyla Draman
Füsun Budak
Derya Akkaya
Ümran Akça
Özden Bayraktar
 
Anasayfa arrow Forum arrow Hatunca.net arrow Kişisel Gelişim arrow Daha önce çirkin ördek yavrularına konuştum, şimdi sıra ördeklerde...
 
 
Daha önce çirkin ördek yavrularına konuştum, şimdi sıra ördeklerde...
Merhaba, Ziyaretçi. Lütfen giriş yapın veya üye olun.
Ekim 16, 2008, 10:44:57 am
Ana Sayfa Yardım Giriş Yap Kayıt

+  Hatunca.NET Forum
|-+  Hatunca.net
| |-+  Kişisel Gelişim
| | |-+  Daha önce çirkin ördek yavrularına konuştum, şimdi sıra ördeklerde...
0 Üye ve 1 Ziyaretçi konuyu incelemekte. « önceki sonraki »
Sayfa: [1] Aşağı git Yazdır
Gönderen Konu: Daha önce çirkin ördek yavrularına konuştum, şimdi sıra ördeklerde...  (Okunma Sayısı 1112 defa)
admin
Super Administrator
Bilge
*****
Offline Offline

Mesaj Sayısı: 503


« : Ekim 21, 2007, 10:29:26 am »

Son zamanlarda pek çok başlık amacından uzaklaşmış durumda.  Adeta tüm forum konuları "Acaba bir konu nasıl tartışılmaz ve kişiselleştirilir" sorusuna cevap vermeye çalışır gibi...

Bazı forumlarda şu ifadeleler ile karşılaşıyorum: " ben sadece kendi düşüncelerimi söylüyorum... Ben kimseyi yargılamıyorum... Ben kimseyi üzmek istemiyorum... " 

Ama sonuca baktığımızda hep birileri sözleriniz yüzünden üzülüyor, kırılıyor ve inciniyor.  O zaman ortada bir çelişki yaşanıyor.  Birilerini kırmak ve üzmek istemiyorsunuz ama kendi içinizde ki gerçekleri gizleyemiyorsunuz... Yani iyi niyetlisiniz ve aynı zamanda dürüst olmaya çalışıyorsunuz.  Ne güzel meziyetler bunlar, fakat bir nedenle sürekli incittiğiniz ve kırdığınız insanlar tarafından yanlış anlaşılıyor, takdir edilmediğinizi hissediyorsunuz.  Niye?

Çünkü iyi niyetli ve dürüst olurken davranışlarınızın ve sözlerinizin merkezini nereye koyduğunuza dikkat etmeniz gerekiyor.  Evet bir insanın sözlerinin yanlış olduğunu düşünebilir ve bu düşünceyi söylemenin dürüstlük olduğuna inanabilirsiniz.  Bu düşünce yapısı sizin çıkış noktanızın "Ben" olduğunu gösterir.  Gerçekte yaptığınız, karşınızdakinin sözlerini sizin gerçekleriniz ile karşılaştırıp, inançlarınıza uyuyorsa doğru, uymuyorsa yanlış damgasını koymaktır.  Ve eğer karşınızdakinin yanlış olduğuna inanıyorsanız onu tamir etmek, düzeltmek, doğrultmak gibi ek bir görev üstlenirsiniz.  İşte insanları kıran bu yaklaşımdır.  Yani "Sen yanlışsın, ben doğruyum ve ben seni düzelteceğim" gizli mesajıdır...

Bu yaklaşım ile siz kendinizi iyi ve yardımsever biri olarak düşünebilirsiniz, ve hatta sizden yardım almayan insanları kadir kıymet bilmeyen kişiler olarak görebilirsiniz.  İşin gerçeği karşınızdaki insanı yanlış yaparak siz daha işin başında en büyük yıkımı yapmış olursunuz... Çünkü insanların aslında sizin onların yanlışlarını bulmanıza ve düzeltmenize değil, olduğu gibi kabul etmenize ihtiyacı vardır.  Sürekli olarak hataların vurgulanması, yanlışların hatırlatılması ve uyarılar, öneriler, akıl vermeler ile bu eksik, hatalı tarafların düzeltilmeye çalışması insanlarda kendine güvensizlik doğurur... Bu yüzden kişiler sizin iyi niyetli yıkım çalışmanıza hoşgörü ve anlayış ile yaklaşamaz...

Bir başka forumda çirkin ördek yavrusu hikayesini hatırlatmıştım ve kendine güven duymayan kişilere aslında nefis bir kuğu olduklarını söylemiştim.  Şimdi ise ördeklere seslenmek istiyorum. 

Birilerinin duygularını, düşüncelerini, yaşanmışlıklarını, inançlarını kendinizinkiler ile karşılaştırıp doğru yada yanlış yargılaması yapmak yerine, o insanın gerçeklerini onun dünyasında anlamaya çalıştığınız zaman bir insana yapabileceğiniz en büyük yardımı yaparsınız: Bir insanı gerçekten anlamış, görmüş, duymuş ve varlığını onaylamış olursunuz.  İşte o zaman merkezinde "Ben" olmadan ve tamamiyle  "O" ile hareket ederek, karşınızdake gerçekten yardım etmek mümkün olabilir..

Unutmayın herkes ördek olarak doğmuyor... Bazılarımız kuğu, bazılarımız kaz, bazılarımız flamingo, bazılarımız martı, bazılarımız güvercin, bazılarımız ise serçe olabiliyor.... Bir kuğuyu ördek yapmaya çalışmak yerine, kuğuların nasıl olması gerektiğini bulmasına yardım etmeniz fazlası ile yeterli olacaktır...
« Son Düzenleme: Ekim 21, 2007, 10:43:16 am Gönderen: admin » Logged
bilge
Öğretmen
***
Offline Offline

Mesaj Sayısı: 164



« Yanıtla #1 : Ekim 21, 2007, 05:25:16 pm »

yazdıklarınızı şimdi anlıyorum önceden mesaj yazarken yargılıyordum insanları ama sitede yazılanları okudukça anlıyorum yanlış yaptığımı bencillik edip herkese kendi düşündüğüm  kendi doğru bildiklermi söylediğimi  onların açısından bakmayı sizin yazınızı okuyunca anladım insanları yargılamadan ve incitmeden yazmaya çalışacağım olduğu gibi görüp kendimi onların yerine koyup.
Logged
karamyas
Ziyaretçi
« Yanıtla #2 : Ekim 21, 2007, 10:46:39 pm »

"- Hak var ise herkese olmalı"

Çok doğru bir tespit...

Birde şu var bazen bu sizin yadırgadığınız çıkışları yönetimde yapabiliyor..Herkes istediğini istediği gibi anlıyor ve istediği gibide cevaplıyor..Bu herkese bende dahilim... Allı pullu iki uyarım var bu yorumdan sonrada üç olur sonra da tasdiknamem elime verilir olur biter... Ne desen suçlu çıkıyorsun... Birini idam ediyorsun yada biri seni ediyor...
Ben ne kuğuyum ne serçe ne de bilmem ne....İnsanım.... Fikrim hür vijdanım hür... Yazmaktan ve dile getirmekten çekinmem... Sonuç ben sözlerimle birini idam ederim sonra karşılığında ennn yukarlardan biri beni idam eder... Hee bide şu varki...Bazen insanlar benim yorumlarımdan çok farklı şeyler çıkarıyorlar..Aslında benim aklımdan bile geçmemiş anlamlar yani...Doğal olarak yanlış anlaşılmayı düzeltmeye çalışıyorum..sonrada adım hep yanlış anlaşılana çıkıyor..İnsanlar okadar çok dikenin üzerine basmışlarki gördüğü herşeyi diken sanıyor... Çok bilmiş ördekler ve daha akıllı olan çirkin yavrular : Unutmayın ki akıl yaşta değil baştadır... ve insan yeri geliyor 3 yaşındaki çocuktan içten,çıkarsız ve samimi gülmeyi öğrenebiliyor...
« Son Düzenleme: Ekim 21, 2007, 10:59:59 pm Gönderen: karamyas » Logged
admin
Super Administrator
Bilge
*****
Offline Offline

Mesaj Sayısı: 503


« Yanıtla #3 : Ekim 22, 2007, 10:01:57 am »

Sevgili Alchemy

Evet herkesin kabullenilme ihtiyacı var ama hayatının en azından bir döneminde değil her döneminde...

Doğru aynalar ve doğru algılamak cümleleri herkes için tek bir doğru olduğu hissini veriyor.  Gerçekten herkes için tek bir doğru var mı? Hangi aynaların doğru olduğuna kim, nasıl karar veriyor?

Bir rengi bile aynı tonda görmeyi başaramazken, dünyayı farklı yoğunluklarla, duyularla, farklı yaşanmışlıklarla, geçmiş tecrübelerle algılarken neyin doğru neyin yanlış algılandığına kim karar verecek?
« Son Düzenleme: Ekim 22, 2007, 10:21:28 am Gönderen: admin » Logged
illüzyon
Profesör
****
Offline Offline

Mesaj Sayısı: 403


« Yanıtla #4 : Ekim 22, 2007, 06:11:06 pm »

Yukarıda yazılanlarla çok alakalı değil belki ama benim de bu konuya eklemek istediğim bir şey var. Doğru anlamadığımı ya da anlayamadığım bir durumu sorduğum zaman son zamanlarda aldığım "anlayan anladı","ben diyeceğimi dedim nasıl anlarsan anla" gibi yaklaşımların ne anlama geldiğini öğrenmek istiyorum. Tamam açıklayayım "şu sebepten dolayı" ve ya "neresini anlayamadın" gibi geri bildirimler olmadan birbirimizi anlamamız nasıl mümkün olacak. Belki benim hayatta yaşanmışlıklarım garip bir paranoya içerisinde olmama sebep oluyor ve iyi niyetli bile olsalar her şeyi kötü olarak algılıyorum. Ve sormak istiyorum senin gerçekte demek istediğin ne diye.

/İnsanlar okadar çok dikenin üzerine basmışlarki gördüğü herşeyi diken sanıyor.../ belki bu kadar değil karamyas. Ancak beyin yaşadığı olumsuzlukları unutmuyor. Üst üste yaşanan olumsuzluklar insanlara güvenilmez hissini yaşatıyor. Ve herkes tedirgin oluyor yaşadıklarından. Bence bunu çözmenin tek yolu ima dilini bırakmak. Söylenecek olan şeyleri ima etmeden, saldırmadan, öfkenin tuzağına kapılmadan söyleyebilmek.
« Son Düzenleme: Ekim 22, 2007, 06:14:19 pm Gönderen: illüzyon » Logged

Ve de Öyledir...
admin
Super Administrator
Bilge
*****
Offline Offline

Mesaj Sayısı: 503


« Yanıtla #5 : Ekim 22, 2007, 08:50:11 pm »

Sevgili Alchemy
Sana katılıyorum, sebebi ne olursa olsun gagalamak hiç bir taraf için bir hak değil.  Bu yazıları yazarken amacım herkesin bir birine hoş görü ile yaklaşabilmesi için bir ortam yaratabilmek.  Yargı sistemi değil, merak sistemi oluşturabilmek... Fakat herkesin herkesi yargıladığı, sürekli kişisel fikirlerin ve inançların empoze edildiği, sadece yanlışların vurgulandığı, sürekli cezalandırmanın uygulandığı, kimseye düşünmek ve kendi gerçeklerini bulmak için boşluk tanınmadığı, kimsenin kimseye toleransının olmadığı, alttan alarak ve anlayış ile yaklaşmanın enayilik yada zayıflık olarak algılandığı, hakkını aramak ve haddini bildirmek kavramlarının yüceleştirildiği bir ortamda bir yerden başlamak gerekiyor...
« Son Düzenleme: Ekim 22, 2007, 08:54:04 pm Gönderen: admin » Logged
netzete
Öğrenci
*
Offline Offline

Mesaj Sayısı: 6


« Yanıtla #6 : Şubat 02, 2008, 05:43:21 am »

 Gülümseme okumak , arastirmak, ve dusunmek, dusunmek, dusunmek..

damitmak, kendinden de katarak..

sonra ;

aci bir sekilde, huzunle karisik tebessum edebilmek.. Gülümseme

sonra

GEREKIRSE

 k o n u s m a k ...
« Son Düzenleme: Şubat 02, 2008, 05:45:13 am Gönderen: netzete » Logged

imza!
kartanesiolmak
Ziyaretçi
« Yanıtla #7 : Şubat 02, 2008, 11:09:44 am »

Alıntı
Unutmayın herkes ördek olarak doğmuyor... Bazılarımız kuğu, bazılarımız kaz, bazılarımız flamingo, bazılarımız martı, bazılarımız güvercin, bazılarımız ise serçe olabiliyor.... Bir kuğuyu ördek yapmaya çalışmak yerine, kuğuların nasıl olması gerektiğini bulmasına yardım etmeniz fazlası ile yeterli olacaktır...

durumu özetliyor gibi düşünüyorum...insanları neden hep değiştirme çabasındayız,birşeyler empoze etme çabasındayızki???evet belki farklı bir bakıs acısı yakalaması için ugraş verebiliriz ama mutlu olacaksa..buda zorla olmaz diye düşünüyorum..
Logged
Sayfa: [1] Yukarı git Yazdır 
« önceki sonraki »
Gitmek istediğiniz yer:  


Kullanıcı adınızı, parolanızı ve aktif kalma süresini giriniz

MySQL ile Güçlendirildi PHP ile Güçlendirildi Powered by SMF 1.1.1 | SMF © 2006, Simple Machines LLC XHTML 1.0 Geçerli! CSS Geçerli!
Bu Sayfa 1.164 Saniyede 16 Sorgu ile Oluşturuldu