Sevgili frida28
Çok güzel noktalara değinmişsiniz. Evet bir çoğumuz söyleyebilecek güzel bir sözümüz varsa kendini iyi hisseder ve eğer yoksa kötü hisseder, geriye çekilir hatta göz önünden yok olur. Bir konuda bilgi sahibi olmak ve bunu ifade edebilmek elbetteki kendine güven için çok gerekli. Fakat acaba bir konuda bilgi sahibi olmadan da kişi kendine güvenmeyi başaramaz mı? Gerçekten kendine güven kavramı bilgi seviyesi ile ilgili bir durum mu?
Sözlerinizin altında adeta şu inanç yatıyor gibi: "Ben herşeyi bilmeliyim, eğer bilmiyorsam utanç duymalıyım"... Adeta dünya sizden her içinde bulunduğunuz durum hakkında profesyonel olmanızı bekliyor gibi hissediyorsunuz... Eğer konuyu çok iyi bilmiyorsanız, yeterince hakim değilseniz ve söyleyecek değerli sözleriniz yoksa o zaman kenara çekilip susmalısınız...
Kendine güven duygusu eğer bilginize bağlı ise, ve insanların herşeyi bilmelerinin mümkün olmadığı bir gerçek ise, o zaman kendinize olan güveninizin zaman zaman göklere çıkıp, zaman zaman yerlerde sürünmesi çok normal değil mi? Peki çevremizde kendine güveni sarsılmaz olan, hiç kimsenin ve hiç bir olayın zayıflatamadığı, karakteri çok sağlam insanlar nerden alıyor bu gücü? Sarsılmaz bir kendine güven duygusu nasıl sağlanabilir?
Bunun cevabı sizinde tahmin edebileceğiniz gibi: Bilgiye güven ile Kendine güven arasında bir ayırım olduğunu farketmekte yatıyor...
Örneğin, kendinize güveniyorsanız hayatınızda hiç yapmadığınız ve bilmediğiniz konulara bile "Ben bu işi yaparım..." diye başlarsınız... Böylece bilginin sizde var olmasını beklemezsiniz, bilginin işi yaparken size geleceğini bilirsiniz... Dolayısıyla bilmedikleriniz için utanç, eziklik ve korku hissetmezsiniz aksine bilmedikleriniz için merak ve heyecan duyarsınız... Hata yapmaktan korkmazsınız, aksine hiç denememekten, yaşamamaktan ve öğrenmemekten korkarsınız...
İkinci olarak kendine güvenen insan hata yapmaktan kaçınmaz yada korkmaz... Ama bilgiye güvenen insan hata yapmaktan korkar.. Çünkü bilgiye güvenen kişi "Ben biliyorum" diye ortaya çıkar ve hata yapması bu iddianın yanlış olduğu anlamına gelir... Oysa kendine güvenen kişi "Ben bilmiyorum ama öğrenirim" diye yola çıkar ve hata yapsa bile bu hatalar onun öğrenme sürecinin bir parçası olduğu için iddiasını doğrular... Çünkü insanlar ancak hata yaparak öğrenir...
...
Çünkü hiç bir zaman biz biliyoruz iddiası ile yola çıkmadık... Hep dedik ki... Birlikte öğreniyoruz... Üzerinizde ki tüm baskıları kaldıran, rahatlatıcı bir düşünce değil mi? Dünyaya böyle bakınca, bir anda üzerinizde ki tüm beklentiler kalkıyor, ve önünüzde keşfedebileceğiniz sınırsız bir dünya uzanıyor... Korkusuzca test edip, deneyebileceğiniz, inceleyip araştırabileceğiniz bir dünya... Başkaları sizi anlamayabilir, hatta size suçluluk duygusu ve utanç yüklemeye kalkabilir... Bir an için düşünün gerçekten o insanların ne söylediği önemli mi?
Kendine güven ve saygi çok önemli bir konu. Aslinda güven bazen hayatimizin içinde en dorukta oluyor sanki dünyanin en güçlü insani oluyorum bazende onu kaybettigimizde güçsüz korkak bir insana dönüsüyorum. Simdi sahsen ben kutbun ikisinide yasadim. Bunun sebebide ilk zamanlar tutumdugum kayanin yikilmaz oldugunu düsünmem ve hiç bir alternatif sunmamamdi yada o kayanin dayaniklilirligini hiç düsünmemis olmamdan kaynakliydi.
Hep bu kayanin elimin altinda olaçagini düsünüyordum. Sanirim ne kadar kendimize güvenimizi artiraçak saglam kayalari çogaltirsak o kadarda kendimize güvenimiz zorlu anlara daha dayanikli olaçatir.
Mesala bizim is yerinde bir çocuk var. Is hayatinda çok büyük hayelleri bazen onu çok inançli görüyorum ama ne zamanki umutlari üzerine bir sorun olsa bir panik havasina giriyor. çünkü savundugu degerler pekte saglam degil hatta amaçladigi seylerin kendine verebileçeklerini asiri abartiyor sanki hayat is yeriyle baslayip is yeriyle bitiyormus gibi.
Simdi tutundugumuz kayanin sürekli sekil ve yer degistirdigini düsünelim o zaman ister istemez bir panik havasinda yasayaçagiz çünkü her zaman kayayi tutunma kaygisiyla yasayaçagiz.
Aslinda kendine güven GÜVEN duygusunu büyültmekle de oluyor. Yani insanlara güvenmek, yasamin varolan dengesine güvenmek, geleçege güvenmek, farkliliklara güvenmek, zorluklarin bize verebileçeklerine güvenmek vesayire... Yani kendimize güvenip disardaki toplumdan korkarakta yasayamayiz.
Sanirim güveni sarsan önemli faktörlerden bir taneside korkuya verdigimiz DEGER ve ZAMAN.
güvenimizi beslemektense korkulari beslemek isteyebiliyoruz. Bence her firsatta korkularimizi dogal haline indirgemek lazim (Korku aslinda yasamamiz için gerekli bir duygu bizi tehlikelerden koruma amaçli, yani onu yoketmemiz mümkün degil vede iyide degil). Gereksiz korkulari bir çöp tenekesine atilaçak kagit parçalarina çevirmek dogal olanida kendi haline birakmak lazim. Sunu iyi anlamak çok önemli onlari çok güçlü yapanda bizim düsüncelerimiz etkisiz hala getirebileçekte bizim düsüncelerimiz, hatta korkularimizi komik hallere bile sokabiliriz, onun bütün güçü sizin ona vermek istediginiz güçte.
sürekli ben korkmayaçagim korkmayagim yerine kendime güveniyorum çevreneme güveniyorum, zorluklara basadeçegime güveniyorum demek bence daha iyi. Güvendiginiz degerler ne kadar evrenselle sizin güveninizi sarsmakta o kadar zor olaçaktir.