Hatunca.NET Psikoloji ve Kadin Sitesi
 
 
 

Ana Menu

Anasayfa
Bize ulaşın
Forum
Yardım
Reklam Ver

Psikoloji

Kişilik Bozuklukları
Genel Psikoloji
Yeme Bozuklukları
Tüm Psikoloji Yazıları

İçerikler

Çocuk ve Aile
Kişisel Gelişim
Tüm Yazılar
Arşiv

Psikoloji Testleri

Eğlence Testleri
Kişilik Testleri

Yazarlar

Perihan Yazıcı
Çiğdem Alper
Rüya Yüksel
İnci İlhan
Süreyya Türkoğlu
Dr. Meltem Kavcar Sırmalı
Erim Cebeci
Leyla Draman
Füsun Budak
Derya Akkaya
Şadan Hergüner
Ümran Akça
Özden Bayraktar
Tüm Yazarlar
 
Anasayfa arrow Forum arrow Hatunca.net arrow Günlük arrow günlüğüm...
 
 
günlüğüm...
Merhaba, Ziyaretçi. Lütfen giriş yapın veya üye olun.
Ağustos 30, 2008, 07:19:52 pm
Ana Sayfa Yardım Giriş Yap Kayıt

+  Hatunca.NET Forum
|-+  Hatunca.net
| |-+  Günlük
| | |-+  günlüğüm...
0 Üye ve 1 Ziyaretçi konuyu incelemekte. « önceki sonraki »
Sayfa: [1] 2 3 4 Aşağı git Yazdır
Gönderen Konu: günlüğüm...  (Okunma Sayısı 4537 defa)
esin
Profesör
****
Offline Offline

Mesaj Sayısı: 274


« : Eylül 20, 2007, 02:42:58 pm »

Meraba sevgili günlük...
Neden seni yazmakta zorlanıyorum,neden seni yazıya dökünce kelimler kayboluyor?Aslında nedeni,kendimizi saklamak,ya da gerçek olanla yüz yüze gelmekten korkmak veya yaşananları yaşamamak üzere unutmak olabilir.
Ama ne yaparsak yapalım,ben var olduğum sürece sen de olacaksın günlüğüm...Hayatımdan kopmayan bir parçamsın.Evet seni güzel bir şekilde karşılamak,ağırlamak,el ele verip güzel günlere adımlar atmak ve bu güzel günlere koşmak isterdim.Günüm,günlüğüm senin değerini bilemedim ve şimdi de bilmiyorum, ki eğer bilmiş olsaydım şuan yaşadıklarımızdan çok farklı bir hayat,farklı günler bizi bekliyor olacaktı.
Günlüğüm,günümüz hep aynı,düşüncelerimiz,hayata bakışımız,gün içinde çektiğimiz yaşam sancıları aynı...adeta koca bir ömrü bir güne sığdırmışız.Senle öyle  monoton bir hayat yaşıyoruz ki,yarının bize ne sunacağı o kadar belli ki...Neyse ya günlüğüm,senle alıştık artık bu değişmeyen, ne sana ne de bana faydası dokunmayan yaşama.
Ama korktuğum bir şey de var,ki seni bu kadar değersiz kıldığım için cezamı çekeceğimi ve bu dünyada ki hayattan sonra beni bekleyen çetin bir hayatın beklediği ve orda her anın heseba çekileceği ve bana sorulacak olan"ömrünü nerde geçirdin,zamanını nasıl harcadın"sorulara cevabım olmayacağıdır.Evet günlüğüm bugünlük bu kadar.ama senle düşünmemiz gereken çooook şey var.
Logged
esin
Profesör
****
Offline Offline

Mesaj Sayısı: 274


« Yanıtla #1 : Eylül 22, 2007, 06:26:42 pm »

Bugün çoook yorucu bir gün geçirdik. Çok yorgunum.Ama değer yorulmanında nedenini bilmek ve o yorgunluktan tat almak ve yorgunluğun sonrasında gelen o insanı saran huzurun ve bir şey yapıldı diye birilerinin sevinmesini,mutlu olmasını görmek dünyalara bedel.
Ve şimdi olduğumuz yerdeyiz.Beni ve seni saran zamanın içindeyiz  ve bazen de o zamanın dışına çıkıpta özgür olabiliyoruz.Özgürlük deyince istenilen şeyi yapmak değil,belki onu hayal etmektir bizim için.Ama inan ki günlüğüm, hayallerle yaşamak,yaşayıpta pişman olmaktan beterdir.Hayaller sadece bizi gerçek olandan uzaklaştırır, ya da olmasını istediğin har hangi bir şeyi ulaşılmaz kılar.Hedef hayal olsa,sadece hayalden ibaret kalır.Yani günlüğüm biz hayallerin peşinden koşmayı bırakacaz.Bil ki,hayal sadece bize,sanal bir dünyada düşüncelerin belirsiz bir şekilde oynamasından başka bir şey kazandırmaz.
 Gün içinde beynime sinyal verip gider hayal...Ama Allah'tan bu kalıcı bir şey olarak kalmıyor.Buna inanıyorum ki,zamanla hayallerden tamamen arınmış,sırf gerçek olanla irtibat kurmuş bir hayat yaşayacaz günlüğüm...

 
Logged
esin
Profesör
****
Offline Offline

Mesaj Sayısı: 274


« Yanıtla #2 : Eylül 23, 2007, 06:09:33 pm »

Bir günü de devirmek üzereyiz,ömrümüzden bir gün daha eksildi,ölüme bir adım daha yaklaştık,fani olandan bir gün daha uzaklaştık ve bakiye doğru hızla ilerliyoruz.
Zaman çok çabuk geçiyor günlüğüm.Yıllar aylara,aylar günlere,günler de bir anlık adeta.Ey çok hızlı bir şekilde geçen günüm,ben bu günün içinde nerdeyim,nerde duruyorum?Niçin  senin varlığından bile habersiz kalabiliyorum.Senden bunu "bak ben geldim,senin için yeni doğan bir günüm"demeni bekleyemem.Hakkım yok,olmamalı.
Evet bir günü daha geçirdik.Geçirmek için zaman her anımızı kolluyor.
Bazen insanın bedeninde bir rahatsızlık oldumu,bunu dışa vurmayı ,sağlıklı insanlar  gibi olmadığı için,çektiği acıyı başkalarının duymasını istemesi ve onların duymasıyla acının hafiflediğini hisseder ve hatta bu acı ruh halini etkiliyordur.Bugün de bedenimde bir acı vardı.Ama belli etmemeye çalıştım.Çünkü onların bana yardımcı olamayacaklarını biliyordum.Ama ister istmez ruhum da bu rahatsızlıktan az da olsa etkilendi.
Herşeyin mutlaka bir sebebi ve herşeyde de bir hayır vardır.bugün yaşadığım bana sağlığın,sağlığımın ne kadar önemli olduğunu,sağlıklı olduğumuz için heran Rabbime şükretmem gerektiğini ve rahatsız olduğum için de,Rabbime yöneldiğimi,O na el açıp yarvardığımı,O ndan herşeyin geldiğini bilmem de bu rahatsızlığın oluşmasına sebep olan Allah'a, şükür borçlu olduğumu anladım.
Logged
esin
Profesör
****
Offline Offline

Mesaj Sayısı: 274


« Yanıtla #3 : Eylül 25, 2007, 10:09:37 pm »

 Yorucu bir gecenin sonrasında doğan bir gündü.Ama bugün benim için güzel bir gündü.Acım dinmişti,kendimi iyi hissediyordum.sanki dünyalar benim olmuştu.
 Ne güzel birşeydir,hayata güzel bakan gözlerin olması ve o gözlerin sahbine,o gözleri güzel görmesine neden olan Rabb'e sığınmak,O na güvenmek.Hamd alemlerin Rabb'i olan Allah 'a mahsustur.
 Tamam da bunları biliyorsun,Allah'a iman ediyorsun ama düşünsene koca günün içinde O'nu nerde,nasıl  ve ne zaman anıyorsun.Yok yok ne yazık ki,O'nu unutuyorsun,bir insana vermen gereken önemin,yarısını bile O na vermiyorsun.Şimdi dünde gününe bak,nasıl beyhude bir şekilde geçmiş ve bunun farkında olupta geçirmeye devam ediyorsun.Ne kötü ya!
 Birşeyin doğru veya yanlış olduğunu bilirsin.Tabi ki,bu doğru ve yanlış olan insanın bakış açısına bağlı genelde.Ve insan doğru bildiğinin peşinde yürümeye,onu takip etmeye çalışır.Ki,bu bazende yanlışa sürükleyebilir.dediğim gibi kişinin doğru bildiği gerçekten yanlış çıkabiliyor. Ve şimdi ben doğruyu,gerçek olanı o kadar açık bir şekilde görebiliyorum ki,adeta doğru olan,  yanıbaşımda benim gelmemi bekliyordur.Ama gerçek olan şu ki günlüğüm,o gerçek olana,doğru yola bir türlü adım atamıyoruz,bir türlü O'na yaklaşamıyoruz.O nu gün içinde hakkıyla anmıyoruz ki,O na yaklaşalım.
 Zamanın hakkını vererek yaşamaya ve yüreğimde ki,güzellikleri gün yüzüne çıkarma dileklerimle günlüğüm...
Logged
esin
Profesör
****
Offline Offline

Mesaj Sayısı: 274


« Yanıtla #4 : Eylül 28, 2007, 09:55:45 pm »

  Merhaba günlüğüm...
Sessiz,karanlık bir gece de seni üzlediğimi farkettim.Senin o ulaşılmaz anını düşündüm de üzlemenin,gidenin ardından ahh vah etmenin hiç mi hiç yararı,değeri olmadığını anladım.Giden gitmişti,giden dün gibi kaybolmuştur.
Yine o ışığın sızmadığı,ışığın eserini, ortaya koyacağı aydınlığın adı geçmediği gecenin karanlığına tutundum.O gece ki,beni içine alan,bana huzur veren ve içimdeki karamsarlığı kürükleyen bir lav misali.
Evet ben karamsarlığı seviyorum.Karamsarlık her ne kadar kötü ise de, beni ben olmaktan çıkartıyor.Kendi mi düşünmediğim bir sahnede ve bilmediğim bir rol oynayarak kendimi tatmim edebiliyorum.Bu her ne kadar bana zarar veriyorsa da, böyle olmasını istediğim için kabulleniyorum.
Ama unutma ki;en karanlık gecede bile,mutlaka parlayan bir yıldız vardır.Unutma ki günlüğüm,yarınlar bugünlerine kıyanlarındır.
Logged
esin
Profesör
****
Offline Offline

Mesaj Sayısı: 274


« Yanıtla #5 : Eylül 29, 2007, 10:05:09 pm »

   Meraba sevgili günlüğüm...
Bugünün sonunda yine birbirimizin sesine kulak vermek için burdayız.Günün sonuna yaklaşmaktayız.Günün sonuna ne kadar da çabuk varıyoruz ve ne kadar çabuk bir günü devirdikten sonra,yeni doğan bir güne başlıyoruz.Ömür ne kadar da çabuk geçiyor,ne kadar da çabuk güneş doğup,doğmasıyla birlikte batabiliyor.
 Günlüğüm,bizi sırtına alan,bizi ruhen diyardan diyara gezdiren,bazen de bizi çıkmaz sokaklara sürükleyen zamanla yaşıyoruz,zamanla yarışıyoruz.
 günlüğüm gün içinde özel birşey yaşamadık,hep monoton bir hayat yaşattım sana.Değişmesini istediğim halde,değişen birşey olmadı.Ama bunu bile bile sana açıklamak ve bazen defalarca dile getirmek saçma olur.Sende günlüğüm,bende farkındayız.Farkındayız ne yaptığımızın,neler yapacağımızın ve bizi nelerin beklediğinin farkındayız.Ama inan ki günlüğüm bazen gerçeklerin farkında olupta,o gerçekleri yaşamamak,bile bile gizlemek,kendimize ifade etmekten bile korkmak,hayatı o kadar yaşanmaz hale sokuyor ki...keşke hiç olmasaydım da,şuan bu durumda olmasaydım demek geliyor insanın içinden,gözleri görüpte ama olan,kulakları duyupda sağır kesilen,gönlü ilahi aşkla yanmak isterken, bir türlü onu yaşayamayan biri nasıl olurda yaşıyorum diye nefes alabilir.Zor,hayatı derinlemesine düşünen için,yaşam zordur.Gerçekler zor elde edildiği gibi,onu bilincede,gerçekleri hakkıyla tanıyınca da,artık ondan kopmak çok zor olur.adeta ayrılmaz bir parçamız haline gelir.Hakkı tanıyınca,Hakk olanı yaşayınca biz onu bırakmadığımız sürece o bizden ayrılmak istemez.
 
Logged
esin
Profesör
****
Offline Offline

Mesaj Sayısı: 274


« Yanıtla #6 : Eylül 30, 2007, 09:59:07 pm »

  Gün serin,rüzgarlı birazda gökten düşen damlalarla süslenmişti.Genelde bulutlu havalar içimi karartır,bulutlu havalarda nasıl yağmurun yağacağı belli olurcasına,benimde yüreğim ağlar.Sebebini bilmediğim bir sıkıntıdır başlar,beklerim güneşin o sıcak,o parlayan,o içe huzur veren havasını...
  Ama herşeyde de mutlaka  bir güzellik  vardır. Ki bunu bilmek için olanlara güzel bakmak şart.Düşünsene herşeyin bir sebebi olduğunu,bulutların,rüzgarın,yağmurun...ve bunlara muhtaç olan yeryüzünün bütün canlıları...Rabb'im ne kadar da düzenli,herşeyin yerli yerinde olduğu, kontrolun altında bulunan bir hayat vermişsin bize.
 günüm,bir baksana yaşadığın şu anın öncesine,kendimizce birşeyler yaşadık,güldük ya da ağladık,sıkıntılı veya huzurlu,emin veya ürkek adımlarla gelen anı karşıladık,nasıl geçtiyse geçti.Artık günüm sen tarihe karıştın,artık sen benim geçirmiş olduğum kaderimsin,iyisiyle kötüsüyle senden sorumlu olacağım ve belkide senin de benden sorumlu olabileceğin günü yaşadık.
  Zaman  su misali...O suyu yudumlayan ve bazen de kana kana içmeye çalışan biz, dengeyi sağlamakta zorlanabiliyoruz.Her şeyin  bir ölçüsü var,ne o ölçüyü aşmak ne de ölçüden uzak kalmak...
  Günüm,batmana çok az kaldı.Bir daha elde edemiyeceğim günle birlikte anlar gidiyor.Günüm,ben senden ayrılırken,içimde bir burukluk doğar.Biliyorum ki,seni hakkıyla yaşayamadım,yaşatamadım.Sen benden ayrılırken nasıl bir duygudasın acaba,"oh be bugünde bitti,bugünde bana aynı şeyleri yaşatan kişiyle bir günüm eksildi"der misin?
  Bilmiyorum,zamanın bize ne göstereceği o kadar meçhul ki...En iyisi,ki bunu başarabilmek önemli,bize gelene her zaman güllerle karşılamak,tebessümle ağırlamak,bir gün gelecekmiş gibi uğurlamak gerekir.
 
Logged
esin
Profesör
****
Offline Offline

Mesaj Sayısı: 274


« Yanıtla #7 : Ekim 01, 2007, 11:39:13 pm »

  Gelecek endişesi,geçmiş olan zamanda yaşadıklarımız bir türlü yakamızı bırakmıyor.O gitmek istese bile,biz onu terketmiyoruz,terketmeyi düşünsek ne yaparız diye, dünya da asılı bir ipe tutunmuşcasına onu bırakınca ipten düşüp bir yerimizi kırmaktan korkuyor olabiliyoruz.Türlü türlü düşünceler gün boyu beyne hücum eder.Onların arasında en doğrusunu,gerçek olanı seçmeye çalışırsın.Bazen bu doğru olan sana acı verebilir,ruhuna diken batırabilir ama hiç olmazsa yanlış düşüncelere,yanlış fikirlerere uymaktan yeğdir.Bazı anlar vardır ki,kendini en son düşünecek durumda hisseder ve bulursun.Bu ise,bizi ya sabrın sınırını zorlatır ya da sükunetle yaşadığımız hayatı kabullenmek zorunda bırakır.Her ikisinde de,isteğimiz dışında tekerrür bulduğu için memnun olmayız.
  Bugün de,Ramazan'ın o bereketli havası esiyordu.Bugünün bereketinden feyz almak isteyen her insan,gün içinde yaşadığı her anını ince duygularla ele almalı,düşünmelidir.Bugünümüz bir daha elde edilmeyecek kadar kıymetli,ki bir daha elde edileceğini kim bilebilir ki...Sen sen ol ki günüm, günlerin enn kıymetlisi olan bu ayın günlerini dolu dolu yaşamaya,hakkını vererek geçirmeye çalış.
Logged
esin
Profesör
****
Offline Offline

Mesaj Sayısı: 274


« Yanıtla #8 : Ekim 04, 2007, 05:05:11 pm »

  Bir günde bitmek üzere,bir gün daha ömrümüzden eksilmek üzere...
Günün içinde bulunduğum iç alemim çalkantılı süreçler içinde bocalanıp duruyor.Birşey yapmazsın aslında,çünkü yapılmış birşey yoktur.Ama ruhunda,ruhunu saran o düşüncelerden kurtulmak ve düşünenleri bırakmak çok zordur.Ben ile ruh adeta bir beden de iki kişi gibiyiz.
  Gün batmak üzere...gün, batışıyla karanlığın çıkışıyla yeni,taze bir güne gebedir.Önümüzde tertemiz,sayfası bize açık,nasıl geçirmemizde bizi özgür bırakan bir gün vardır.Onu dilediğimiz gibi kullanabiliyoruz.Onu beslediğimiz iyiliklerle,güzelliklerle ya da kötülüklerle,kıskançlıkla,kinle,bencillikle..v.s süsleyebiliyoruz.Bir bakışımız günümüzün akışını değiştirebiliyor.Ümitsiz bir şekilde olumsuz düşüncelere dalınca gün,bize çekilmesi işkence olan bir zaman dilimine dönüşür.Yok umutla,pzotif düşüncelerle bakılacak olursa yaşanılacak en kötü durumda bile,bir güzellik,bir sebep-sonuç ilişkisine dayanılarak bir çözüm bulunur.Yeterki biz,günümüzü,ona verilmesi gereken değeri vermesini bilelim.Ya ben hep bunlara değiniyorum,gün ve güne verilmesi gereken değerden.Ama kendime bakıyorumda" sen ne yapıyorsun,senin böyle konuşmaya hakkın var mı,sen bilipte uygulamayansın,neden boşuna bunları söyleyip,bile bile gözardı edersin"diye sorulara verecek cevabım olmuyor ve bile bile gerçekleri görmezlikten geliyorum.Neyse ben biraz günlük yaşantımdan bahsedeyim.
 Sabahın geç saatlerinde kalktım.İlk önce evişleri,sonra sılayı rahim.sonra yine evdeyim,yemek hazırlıkları,aç olan karnı doyurmak gerekiyor haliyle,dünyadayız ve ona göre yaşıyoruz,yaşamak zorundayız.Ama gerçektende gün içinde yaşadıklarımı yazmak zor oluyor.Nedir ya!hep aynı şeyler.
 Şikayetçi olduğunu görürüm,buna da hakkın yok.Dedim ya,yeni doğan,tertemiz bir sayfa olan günü,şekilden şekile sokan sensin.Her insan ektiğini biçermiş,bizde günü nasıl süslersek,karşılığını ona göre alırız.Eğer sen şikayetçi olupta,gününden vazgeçmek ve çok farklı bir şekilde,istediğin gibi bir günü yaşamak istersen,isteklerine ulaşmak için yaşananlar için dizine vurmaktan çok çabalayacaksın,yorulacaksın,isteklerine kavuşma yolunda,ayağına batan dikenden,yürürken tökezlemekten dolayı bir ahh bile çekmeyeceksin.
 Olacak inşallah,daha güzel,aydınlık,yürüyeceğimiz yollarda adımımızı atar atmaz nereye varacağımızı bileceğimiz günler görecez günlüğüm...
 
Logged
esin
Profesör
****
Offline Offline

Mesaj Sayısı: 274


« Yanıtla #9 : Ekim 05, 2007, 08:15:15 pm »

   Meraba günlüğüm...nasılsın,günün nasıl geçti,geçmiş olan bugünümüzden memnun kaldın mı?Daha bir çok cevapsız kalan sorular...Ama bugün okuduğum bir Hadis-i Şerif kafama takıldı.Hadis şöyleydi"Ademoğlu sabaha erdi mi,bütün azaları, dile temenna edip:'Bizim hakkımızdan Allah'tan kork.Zira biz sana tabiyiz.Sen istikamette olursan biz de istikamette oluruz,sen sapıtırsan biz de sapıtırız."buyurulur.Gerçekten iyi düşünülünce,gerçeği idrak edince insan ne yapacağını,şuana kadar geçirmiş olduğu zamanın boşuna olduğunu ve hatta aldığı,verdiği her nefesin hesabını vereceğini anlayınca dünya başına yıkılır.Baksana günlüğüm,hadislerin hepsi bizi uyarılmak için söylenmiş,bize gerçekleri göstermek ve bilmediğimiz şeylerden sorumlu tutulmamamız için herşeyi açık bir şekilde önümüze serilmiş.
  Gün içinde neler yaşamıyoruz ki,gözleri nereye sürükler,dili bize yakışmayan bir şekilde kullanır,dedikoduyu,gıybeti kulağa hoş getirecek bir şekilde terbiye eder,ayakları divane bir şekilde peşinden sürükler,elleri daha çok boş,işlenmez bir şekilde bırakarak ve daha bir çok gerekçelerle vücüdumuzu istediğimiz şekilde kullanıyoruz.Ve bir gün bu azalar dile gelecek,o bizi bekleyen zor,sıkıntılı,kimsenin kimseyle ilgilenmediği o günde, azalarımız bizim onlara yaşattığımız hayattan dolayı bizleri heseba çekecektir.Rabb'imin karşısında hatalarımızı,günahlarımızı yüzümüze vura vura sayıp dökecekler.Biz bu dünyada yaptıklarımızdan utanıp,saklarken orda bizlerin saklamış olduklarımızı kendi ellerimizle,kendi kendimize şahit olarak anlatacaz.Ne kadar da zor bir durum.Allah o gün bize rahmet etsin,bugün yanlış yaptığımızın farkında olup,kendimizi O'na göre yönlendirmeyi,O'nun istediği bir şekilde azalarımızı kullanmayı nasip etsin inşAllah...
Logged
esin
Profesör
****
Offline Offline

Mesaj Sayısı: 274


« Yanıtla #10 : Ekim 06, 2007, 06:07:35 pm »

  Merhaba günlüğüm...Nasılsın günüm,nasılsın ruhum,nasılsın eyy çıkmaz yollara sürükleyen,her yaşanan anda,güzelliklere adını koyan,adını mıh gibi yüreğe kazımaya çalıan  nefsim, nasılsın?..
   Günün sesine kulak verince,bana  "Ben aynıyım,bildiğin gibiyim işte,her günden farksız bir gün işte, ama doğrusunu söylemek gerekirse,ben bu günü,bu geçen günleri hayal etmemiştim.Benim yaşamak istediğim,hayalini korupda,o hayalle büyüdüğüm günleri ararım her günde..."dediğini duyar gibiyim.
   Ruhun sesine kulak verince,bana "Ben iyi değilim.Ben ,kapısız,penceresiz,herşeyle bağlantısını kesmiş bir yerde haps olmuşum adeta...Ben bir bedende kalmış ve kortulmaya çalışan,özgürlüğü hayal eder bir durumdayım.Bana acı veriyorsun,beni isteklerine zorluyor,isteklerimi ise görmezden geliyorsun.Halbuki,böyle olmaması gerekirdi.Biz yani senle ben,el ele verdik mi,bir birimizi görerek, birbirimizi düşünerek bu dünya da hareket edersek  başaramayacağımız bir şey olmaz.En önemlisi ise sen kendinden,ben de kendi bulunduğum durumdan memnun olup çıkarız"dediğini duyar gibiyim...
   Nefsin sesine kulak verince,bana "Ben çoook iyiyim,keyfime diyecek yok.Sen beni seviyorsun,bana değer veriyorsun,genelde hep benim sözüm geçtiği için ben de seni seviyorum ve senden memnun olmamak elde değil ki...Biz hep böyle anlayışla devam edersek,ve senin benim dediklerimi yapmanla güzel günlere ayak basacağımız o kadar gerçek ki.Baksana günü günlük yaşıyoruz.Bugün varız,yarın var olacağımız belli değil,gel sen her zaman elimi tut ve benim gittiğim yolda yürü,beni takip et,asla pişman olmazsın"dediğini duyar gibiyim.
  İşte, içinde bulunduğumuz bir günün başlangıcı ve sonu,ne kadar da açık,ne kadar da bize yakın ve bir o kadar da uzak...
Logged
esin
Profesör
****
Offline Offline

Mesaj Sayısı: 274


« Yanıtla #11 : Ekim 07, 2007, 07:16:41 pm »

  Bugün biraz evden uzakta,arkadaşımın evine kadar gittim.Hep evde kalacak halimiz yok ya!Ama gene dönüp dolaşıyoruz ve aynı yere geliyoruz.Aynı yer,aynı insanlar,aynı çevre,aynı hayat,aynı zaman velhasıl aynılarla dolu bir gün...
  Yine güzel bir Hadis-i Şerif e değinmeden geçemiyeceğim."İki günü birbirine denk olanlar aldanmıştır"diye buyurmuştur Peygamberimiz.Baksana bize,baksana günlüğüm yaşantımıza.Biliyorsun ki,biz hep bundan yakındık,zamanın aynı geçmesinden,aynı nedenlerle havayı teneffüs etmemizden...Baksana  Allah'ın Resulü ne demiş,bizi nasıl uyarmış,bizi ateşe sürükleyen boş,gereksiz,faydası dokunmayan zamandan kurtarmak için...
  Ama günlüğüm ders almıyoruz,söylenen güzel sözlerden,yaşanan örnek hayatlardan,sonucu belli olan dipsiz,karanlık koyudan ders almıyoruz.Ne desem sana boş,sana söylenen bütün sözler bir boşlukta kalmaya mahkum...Çünkü sen,gerçekleri görmede kör,gerçekleri yaşamada korkaksın.. Sen kaçıyorsun,sen kendinden kaçıyorsun,sen sesini duyuramayacağın,kimsenin olmadığı,ruhunun özgürce hareket ettiği,yanlızlığın derinliğine gömülmek istiyorsun.
  Ne yaşarsak yaşayalım günüm,bir gün bu yaşamın,alıp verdiğimiz nefeslerin son bulacağı o kadar gerçek ve bir o kadar da bize yakın ki..Kendimde,yazdıklarımda şunu farkediyorum ,ben günün içindeki zamanı boşa harcadığım için,o günün sorumluluğunu bile bile ve sorumluluğu taşımak zorunda olduğum halde,günün haketmediği şekilde onu kullanmam beni üzdüğü ve bu üzüntüyü taşıdığım halde üzüntünün bazı alınan ilaçlarla giderebileceğini bile bile o ilaçları almayarak üzüntümün gid gide bütün vücudumu sararak,ölümcül bir vakaya tutulması gibi görebiliriz.Hakikatler bilindiği halde,yaşanılmazsa solmaya,ölmeye yüztutar.Yaşadıklarımızda günlüğüm, böyle birşey.Bizi bekleyen son, bugünden kendini gösteriyor.
Logged
esin
Profesör
****
Offline Offline

Mesaj Sayısı: 274


« Yanıtla #12 : Ekim 15, 2007, 05:04:06 pm »

  Merhaba günlüğüm.uzun zamandır sana uğramadım,uzun zaman oldu hal hatırını sormayalı.Ama biliyorsun ki,sebepler vardı,sonuçlanmış olan kötü sebepler...
   Kötü günler geçirdik,kötü günler her an kapıda,gelecek artık ne benim için,ne sevdiklerim için ne de senin için günüm...gelecek artık onu kirletmeye çalışan,içleri kararmış,Hakk ı unutmuş kendine insan diyen insanlar için varolacak.Ben çekiliyorum günlüğüm,ben dünyanın gidişatından sıyrılıp,insanları dünyayı süslemekle yanlız bırakıyorum.
   Günüm,evet acı günler yaşadık,o acılar şuan bile kor gibi içimi yakabilir ama olan olmuş,gidenin ardından gidilmez,bizimde zamanımız gelince gidenin ardına düşeriz.Her şey o kadar güzel bir el tarafından yönetiliyor ki,ona karşı gelmekhadimiz mi?Karşıde gelinmez ki,çünkü O nun bize yaşattığı şüphesiz ki bizim kendimiz için düşündüklerimizden hayırlıdır ve en iyisidir.
.   Bugünlük bu kadar günlüğüm,en kısa zaman da tekrar görüşmek üzere.
Logged
esin
Profesör
****
Offline Offline

Mesaj Sayısı: 274


« Yanıtla #13 : Ekim 16, 2007, 05:21:32 pm »

   Merhaba günlüğüm...
   Yorucu bir günün sonundayız.Giden bir günün arkasından bakmaktayız.Giden günleri düşünerek,giden günlerde çeken acıları hissederek bugünü uğurlamaktayız.
    İnsanın farkında olması gereken bir gerçek vardır.O gerçek düşüncelerimizdir.Ne düşündüğümüz o kadar önemlidir ki...Ne düşündüğümüz,yaşadığımız hayattır,nefesin iyi mi kötü mü alınıp verişidir,davranışlarımızdır kısacası bizi biz yapandır.Herşey düşündüklerimizle başlar ve onunla biter.Hayata güzel düşüncelerle bakmayı bilen kazanmıştır,hayat o'nun için mutluluklar sonmuştur.o ne görürse görsün umrunda mı ki,bir kere o güzel bakmayı öğrenmştir.Ayağa batan bir iğneden tutun,yakınına gelen en büyük zarardan tutun onu etkilemez.çünkü o güzel bakmayı öğrenmiştir.Bundan ötesi yok.
    Yani demek istediğim günlüğüm,biz yaşanan her günden bir ders çıkarmalı,herşeyin gerçekleşmesinde bir sebebin olduğunu bilmeli ve her olacakta da Rabb'imin izni olduğunu,herşeyde bir hayrın olduğunu unutmamalıyız.
Logged
esin
Profesör
****
Offline Offline

Mesaj Sayısı: 274


« Yanıtla #14 : Ekim 17, 2007, 10:41:39 pm »

   Çok karmaşık duygular içerisindeydim bugün.Hayat o kadar anlamsız,zor,elini uzatıpta elinin boşlukta kaldığı ve hayatın neresinde bulunduğumu anlamayan bir durumdaydım.Herşey üstüme üstüme geliyordu,ne yapacağımı,nereye sığınacağımı,içimdeki anlamsız,bilinmez duyguların sebebini bilmeden kime dert yanacağımı bilmeden geçirdim.Ama şunu da kafadan çıkarmıyordum.Allah ın varlığını,O na sığınılacak yerin en güvenilir yer olduğunu ve O nu anınca huzur bulunacağını...
    Neden bu kadar acılarda çabuk yenilebiliyoruz.Neder olumsuzluklar,bu kadar çabuk yıkabiliyor,neden bu kadar hayata zayıf bakışlarla bakabiliyor,yaşadığımız en küçük olayda ile kendi kabuğumuza çekilebiliyruz.Nedenlerle dolu bir sürü cevapsız kalmış soru...
    Offff bile çekmek bazen zor geliyor.Off deyip de offf un nedenini anlamadan,yüreğin dağlandığını hissetmek...
     Evet bugün iyi olmadığım,tabiki ruhen iyi olmadıım için sürekli ruhumu yansıtan sözler kullanıyorum.ama bu benim elimde değil ki,bende çok daha güzel şeyler,iç açıcı,olumlu cümleler kormak isterdim.İnsanlar ne düşünüyorsa onu yaşıyor.
Logged
Sayfa: [1] 2 3 4 Yukarı git Yazdır 
« önceki sonraki »
Gitmek istediğiniz yer:  


Kullanıcı adınızı, parolanızı ve aktif kalma süresini giriniz

MySQL ile Güçlendirildi PHP ile Güçlendirildi Powered by SMF 1.1.1 | SMF © 2006, Simple Machines LLC XHTML 1.0 Geçerli! CSS Geçerli!
Bu Sayfa 2.292 Saniyede 18 Sorgu ile Oluşturuldu