Ana Menu
Anasayfa
Bize ulaşın
Forum
Yardım
Reklam Ver
Psikoloji
Kişilik Bozuklukları
Genel Psikoloji
Yeme Bozuklukları
Tüm Psikoloji Yazıları
İçerikler
Çocuk ve Aile
Kişisel Gelişim
Tüm Yazılar
Arşiv
Psikoloji Testleri
Eğlence Testleri
Kişilik Testleri
Yazarlar
Perihan Yazıcı
Çiğdem Alper
Rüya Yüksel
İnci İlhan
Süreyya Türkoğlu
Dr. Meltem Kavcar Sırmalı
Erim Cebeci
Leyla Draman
Füsun Budak
Derya Akkaya
Şadan Hergüner
Ümran Akça
Özden Bayraktar
Tüm Yazarlar
Anasayfa
Forum
Hatunca.net
Günlük
günlüğüm...
günlüğüm...
Merhaba,
Ziyaretçi
. Lütfen
giriş yapın
veya
üye olun
.
Eylül 07, 2008, 06:50:56 pm
Hatunca.NET Forum
Hatunca.net
Günlük
günlüğüm...
0 Üye ve 1 Ziyaretçi konuyu incelemekte.
« önceki
sonraki »
Sayfa:
1
2
[
3
]
4
Gönderen
Konu: günlüğüm... (Okunma Sayısı 4585 defa)
esin
Profesör
Offline
Mesaj Sayısı: 274
Ynt: günlüğüm...
«
Yanıtla #30 :
Aralık 04, 2007, 11:44:38 pm »
merhaba günlüğüm...
Gün evde geçti.Artık kalabalık bir aileyiz.Benim bu kalabalık ortama alışmam biraz zor görünüyor.Ama ne yapalım,hayat deyip geçmek gerek.Ne haddime ki,bütün hayatı,yaşamı,insanları karşıma alıpta düşüncelerimi onlara haykırayım.Olmuyor,benim düşündüklerimle,hayal ettiklerimle,olmasını istediğim isteklerle;hayatın bana sonduğu yaşam çok farklı.
Elimden geldiği kadar günümü değerli bir şekilde kullanmak için,kitaba sarılıyorum daha çok.bugünde okumaya çalıştım,ama gerçekten okuduklarımı idrak etmek biraz zor oluyor.Ortam kalabalık,her ağızdan bir ses,aynı şeyler tekerrür edercesine devam eden bir hayat..
Hayat ne kadar da girip,yoksa garip olan biz insanlar mıyız?Biz kendimizce başlı başına bir dünyayız.Bize sonulanlar ise,adı hayat olan bu yaşam, bizden çok farklı.Farklılıkların yaşanması,farklılıklar için bir hayatı yaşatmak zor olduğu kadar güzeldir.Yeterki biz,onun ve kendimizin farkındalığında olup,terazide belirli bir dengeyi kuralım.
Ben na kadar da değişik duyguları,düşünceleri bir arada yaşatabiliyorum.Sanki olumlu ve olumsuz düşünceler,hayaller bir anda beyne hücum edip, beni etkisi altına alarak,etkisiz hale getirip,ağlarına düşürebiliyor.Hele özellikle olumsuz düşünceler,tam bir karamsarlık abidesi kesiliyor.İşte, bunun sebebi , ne kadar zayıf bir karektere sahip olduğumun kanıtı.Bu kadar çabuk yenilmem;dış etkenlerden dolayı,içimin zedelenmesi bundan dolayı oluyordur.İçime söz geçirmek o kadar zor ki.Beni dinleyende olmuyor.Dinlemek yerine,genelde insanlar söylenmeyi tercih ediyor.Herkes bir ben varmışım gibi algılayıp,kendi etrafında dönmeye başlamış.Egoistlik bütün benlikleri sarmış.Neyseki şunu biliyorum ki,beni her an gören,yaşadığımı bilen,dinleyen birinin olduğunun bilincindeyim çok şükür.O'na yöneliyorum.Ondan istiyorum.Ondan bekliyorum.Sorunlarımı O na yöneltmekle,yükümü hafifletiyorum.Bu da benim ilacım,iksirim,beni hayata bağlayan sebebim.
Logged
esin
Profesör
Offline
Mesaj Sayısı: 274
Ynt: günlüğüm...
«
Yanıtla #31 :
Aralık 06, 2007, 12:41:54 am »
Bir günün yarısına, bitimine dakikalar kaldı.Gün, koyu bir karanlığın,sessiz bir yanlızlığın içine gömülüp derin bir uykuya börünmek üzere.Ben ise bu karanlık gecenin,koytu bir köşesine çekilmiş,sessiz bir şekilde akan zamanın arkasından bakmaktayım.Ne yapacağımı bilemiyorum.Hem bu akıp giden değerli zamanın farkında olupta,hemde birşey yapmadan gitmesine izin verdiğime,onu iyi bir şekilde değerlendirmediğime yanarım.Gözle görülebilecek kalıcı,yararlı,gerçekten beni ben yapacak faaliyetlerde bulunmayı isterdim.Ama, işte hep istek vardı.Belkide varlığını yine sürdürecektir.Ama ne yararı var ki,eyleme,hayata dönüştürülmeyen isteğin...
Sevmek,ne kadar da güçlü bir duygu,bu sevgi eğer,yaşatmak istediğim istekte de gerçekten varlığını hakkıyla hissettirebilseydi,şuan keşkelerden,acabalardan uzak,hedefime yaklaşmış olacaktım.Sevmek sadece bir insana,bir maddi varlığa,doğadaki güzelliklere bağlanmakla sınırlı değildir.Sevginin bir sınırı yok.Sevgi evrenseldir.
Neden şimdi durduk yere sevgiden bahsettim,anlamış değilim.Sanırım demek istediğim,gerçekten yapılmak istenen şeye duyulan sevginin tanımıydı,duyulan sevginin kuvvetiydi.İşte içimden şuan geçenler bunlar.
Ben, bir daha günün akışını tekrar beynimde canlandırıpta buraya aktarmak istemem.Bir kere ben bu günü geçirene kadar,çok değişik duyguları bir arada yaşayarak geçirme zorluğunu yaşıyorum ve bunu birde yazarak,tekrar beynimde canlanmasını istemiyorum.Zaten geçen her gün,gelecek günlerin habercisi ve gelecek günlerde,gideni aratmıyor.Yazmamakta hak payı tanıyorum kendime,günlüğüm.
Zaman baya ilerledi,uyku gözlerimden akıyor.vedalaşma saati geldi.Tekrar görüşmek ve güzel,aydınlık,her anın hakkını vererek,kendimizden ve bize verilen her türlü nimetten sorumlu olduğumuzun bilincinde olmak üzere...hayırlı geceler
Logged
esin
Profesör
Offline
Mesaj Sayısı: 274
Ynt: günlüğüm...
«
Yanıtla #32 :
Aralık 08, 2007, 07:49:04 pm »
Önümüz kış,önümüz soğuk günlerin bekçisi.Kışa bir türlü ısınamadım:).Bana soğuk,bana uzak,olmasa olur dediklerimden.Her mevsiminde bir güzelliği vardır, muhakkak.Ama bir de burda kışa başlamak,kışı yaşamak biraz zor.Ama çok şükür ki,insan karşılaştığı herşeyi göze alabilecek,onu taşıyabilecek güçtedir.Şüphesiz ki,Allah,kişinin taşıyamayacağı yük yüklemez.
Güne erken başlamak istedim,böyle niyetliydim.Ama çoğu zaman uyku,niyetlediğim uyanıklığa ağır basıyor.Gene böyle oldu.Ama halbuki erken kalkmak,her açıdan yararımızadır.Ama işte, biz daha çok,yararımıza olanı değilde,bize zararı dokunanı tercih ederiz.Çünkü,bize daha çok çekici gelir.Ondaki tat,damağımızda kalır.Bir kere onu tercih ettik mi,bırakılması zor olur.Bize kardan çok zararı dokunan eylemlerin,hayatımızdan çıkarmayı bile düşünmeyi istemeyiz.Bu ne yazık ki,acı olan bir gerçek.Bu,bizi hayattan pozitif bir şekilde koparan,bizi bi boşluğa sürükleyen,güne'ne yapacağımızdan çok,nasıl olupta çabucak tüketeceğimizi'soracak bir hale düşeriz.Herşey o kadar açık ve belli ki,doğruyu ve yanlışı ayırt etmemek mümkün değildir.
O kadar değişik bir varlığız ki,en ufak bir şeyi gözümüzde büyütüp,hayatı kendimize zehir edebiliyor,yaşanmaz hale sokabiliyoruz.Bunu yapmak,sadece acı verir ve sadece bu acıyı da kendimiz çekeriz.Acıyı kendimizle birlikte yaşatıp,gittiğimiz her yere,bulunduğumuz her güzelliğe taşır ve gittiğimiz ortamıda,aydınlık bir alan bile olsa,biz o taşıdığımız acıyla kendimize bir gölgelik yapar ve bu gölgeliğin dışına çıkıpta güneşi görmeye,güneşin sıcaklığını hissetmek için , gölgeliğin dışına bile çıkmayı düşünmeyiz.Çünkü içinde bulunduğumuz acı,kendi fikirlerimizle büyüttüğümüz acı, sadece kendini düşünür ve bulunduğu durumdan kortulmayı düşünmez.
Logged
esin
Profesör
Offline
Mesaj Sayısı: 274
Ynt: günlüğüm...
«
Yanıtla #33 :
Ocak 18, 2008, 08:23:38 pm »
Merhaba günlüğüm,uzun zamandır senle görüşemedik.Seni özlemedim desem yalan olur.Bütün olumsuz yazılarıma rağmen,yine seni özledim.Ama sanırım sen beni özlemedin.Özlemesen de bunu anlayışla karşılarım.Çünkü seni göz önünde bulundurursam,yazdıklarımdan bıkmaman,usanmaman mümkün değil.Ama ne yapayım be günlüğüm,bir kere ben bu olumsuz yazılanları yazmaktan bıkmıyorum,bu yazdıklarım yarattığım düşüncelerim,yaşadağım hayatın yansımasıdır.Buna da yokmuş gibi bakmamak olmaz.Gerçek ne ise,o.Neyse,bunları bir kenara bırakıp günümün nasıl geçtiğine değineyim.
Günüm;soğuk,dondurucu bir havanın geçmesiyle beraber,güneşinde o eşsiz aydınlığını,o sıcak havasını hissettiriyordu kendisini.Günün o erken saatlerini,o bereketli,için, huzur dolu olduğu saatlerini ne yazık ki,kaçırıyorum.Geç kalkmayla,günün içinde yaşayacağım avantajları kaçırdım,kaçırıyorum.Geçmiş olan,kıymeti bilinmeden geçen her an gibi.
Soğuk bir günde ve burda geçen günde ne yapılır ki,evdeydim,evde boş boş oturup zamanı geçirmeye çalıştım.Zamanla baya çabuk geçiyor.Farkına varmadan,ama bende acı bir iz bırakarak gidiyor.
Günü anlatmak o kadar kolay değil.Günü anlatmak,kendine güzel görünen gün için kolaydır.Kendisini seven,kendisine değer veren,yarını iple çeken için, günü anlatmak kolaydır.
Logged
esin
Profesör
Offline
Mesaj Sayısı: 274
Ynt: günlüğüm...
«
Yanıtla #34 :
Ocak 24, 2008, 02:44:44 pm »
Merhaba günlüğüm,beni saran, iyice baktığımızda baya uzun;önemsemeyip,sıradan bir şeymiş gibi algılayınca çok kısa olan günün yarısındayım.Geçmiş olan günümün yarısında ne yaptım diye bakacak olursam,ev temizliği,dışarda sıcak güneşin ışınlarıyla, biraz ısınmak ve arkadaşa kadar gitmiş olan bir bedenin yapmış olduğu davranışlar ortaya konuluyor.Evet genelde yaşanmış,yaşanılacak olan hayatta insanın bedeni konuşur,ruhu ise susar,sessizliği ya tercih eder,ya da beden ruha hükmederek,ruhun üzerinde hakimiyetini ilan eder.Her ikisinin de yapmış oldukları,yapmak istedikleri farklıdır.Ruhun istemediği bir yaşam,bedenin ona yaşatmış olduğu bir hayat vardır.Ruh,mecburen buna uymak zorundadır.Ki,eğer uymazsa,bardağı taşıyacak son damlanın ruha ve bedene zarar vereceği ortadadır. İkisini birlikte yürütmem çok zor oluyor. Ben genel de ruhu, arkama atarım, bedenin uygulamış olduğunu önemsemesemde,ruhun sesini kendime bir türlü ulaştıramıyorum.Çok yanlız bir şekilde, yürüdüğü düz yoldan ilerlemektedir. Ne kendine kattığı bir şey, ne de mutluluğu arayıp,elde etmek isteyen bir tavrı var.Sadece sessiz bir şekilde,yürümeye devam ediyor.Ama çok yaşadığı hayatı bu duruma soktuğu için çok üzgün.Bildiğim bir şey var;o da,hakedilen şeyin yaşanması,yaşanmış olunan geçmişteki anın,şuanı tetiklediğini ve yaşanılan her anı hakettiğim için yaşıyorumdur.
Genel de,yaptığımız hatalardan çok pişmanlık duyarız.Bu durum her insanın şükretmesine vesile olmasının gerektiğini düşündüğüm bir haldir.Bu çok önemli bir nimettir.Ama bu pişmanlığı yaşayarak gaflet uykusundan uyanıldıktan sonra,yaşanılanı bir daha yaşatmamak için hatalardan ders alınmalıdır.
Günümün bitmesine daha çok saatler var.Ben kalan günümü, bedenimi,bedenimdeki bütün organları ve ruhumu sadece Allah(c.c)rızası için geçirmek isitiyorum,ve kalan ömrümüde bu yolda harcamayı Rabb'im nasip eder,inşAllah.
Logged
esin
Profesör
Offline
Mesaj Sayısı: 274
Ynt: günlüğüm...
«
Yanıtla #35 :
Ocak 27, 2008, 10:26:44 pm »
Günün sonuna doğru gitmekteyim.Günün sonu ne kadar da bana güzel görünüyor.Günün sonu,karanlık bir ortam olmasına rağmen,bana o kadar aydınlık görünüyor ki.Sanki beni bu yaşadığım ortamdan alıpta,başka diyarlara sürüklüyormuş gibi.Günün sonuna güzel baktığım için,günün sonunu hakkını vererek,içime sindirerek yaşamak istiyorum.
Gün içinde yaşadıklarım,bir ömür yaşadığım, bir saatten ibaret.Ne yazacağımı bilemiyorum.Bazen düşünceler donuyor.Parmaklar hareketsiz kalıyor.Kelimeler yazmakta aciz.Aslında bunun sebebi de,bulunduğum ortamda,bana yaşatan düşüncelerden de olabilir.Sakin bir kafaya,sakin bir ortama ihtiyacım var.Ortam o kadar insanı bonaltabiliyor ki,duymak istemediklerimi duyuyor,görmek istemediklerimi görüyor,yaşatmak istemediğim düşünceleri hayatımda yaşatabiliyorum.Olmaması gereken bir durumla karşı karşıyayım.Ben hayallerimde bambaşka bir hayat düşünmüştüm.Ama şunu da unutmamam gerekiyor.Hayat bir imtihandan ibaret.Sabret gönlüm der,geçen her ana şükretmem gerekiyor.Ama işte demekle de,istenilen olmuyor.Offff! gene çok olumsuz cümleler kullandım.Allah'ım bundan dolayı,beni affet.Ben günahkar,hayatı hatalarla dolu,verilen nimetleri şükürsüzlükle karşılayan,musibetleri de isyan ederek karşılık veriyorum.Ama bu bir müslümana yakışmayan eylemlerdir.Bir müslümana ne karamsarlık,ne olumsuz düşünceler,ne yaşananlardan duygulanıp üzülmek,ağlamak ve ne de umudu kesmek yakışır.
Logged
esin
Profesör
Offline
Mesaj Sayısı: 274
Ynt: günlüğüm...
«
Yanıtla #36 :
Ocak 31, 2008, 11:05:07 pm »
Sevgili günlüğüm,günüm daha çok ev de kitap okumakla geçti. Kitap okumak güzeldir de,kişiye bir şey katmadan, sayfaların ardı sıra sürüklenip gitmesi acı veriyordur, şahsen bana acı veriyor.Okuyanı anlıyor,hatta bazen ilgimi çeken noktalarını da not alıyorum. Ama işte bazı şeylerden ders alınmazsa, yapılanın,öğrenilen bilginin kişiye ne faydası var ki.Ben de bugün kitap okumakla ve hayatıma aksetmemekle çok şey kaybettiğimi öğrendim.Bunu bilmekle,farkına varmakta güzel bir şey.Belki de hatamın bana ders vereceği yönü bulurum.
Saatler ne kadar da çabuk geçiyor.Sabah kalkıyorsun, oraya buraya koşarak, sırf başkaları memnun olsun diye güzel hareketlerde bulunursun ve birden arkandan geçmişe baktın mı ki,kendine hiç yönelmeden, saatler başını alıp gitmiş,gün karanlığa boyun eğmiştir.Ve karanlığıa gümülen günün sonlarında kendi varlığımızın farkına varır ve kendi isteklerimizin, kendi için düşündüğümüz hayallerimizin,asıl,gerçek olan hakkaniyetin beynimizde, ruhumuzda,yüreğimizde canlandığını hissederiz. Günün içinde bunca koşuşturmadan sonra,gecenin içinde kendimize ayırabileceğimiz bir saat,ya da 20 dakikalık bir zaman dilimi,hayatımıza çeki-düzen vermek için kullanmak ve bu dakikalara Allah'ın varlığına imanı ve yaşadığımız hayatı, insanoğlunun güvenini,sevgisini,sırf onlar memnun olsun diye çabalayıp durmayı bırakmak ve sadece Allah'ın rızasına nasıl olurda erişirim diye düşünmek ve sadece hayatımızı O'nun rızası dahilinde sürdürmek.Evet,asıl gayemiz bu olmalıdır.
Logged
esin
Profesör
Offline
Mesaj Sayısı: 274
Ynt: günlüğüm...
«
Yanıtla #37 :
Şubat 01, 2008, 05:03:33 pm »
Günümü doldurmak istedim,en sevdiğim Sen le birlikte,
Gün o kadar acımasız davrandı ki, Seni benden uzaklaştırdı.
Ama ben Sen den ayrı geçen her anı belleğime kazıdım,
Ben seni yaşamasam da,Seni benden uzaklaştıran her anın acısını kendimden çıkardım.
Ben Sana ulaşmak, yolunda kol, köle olmak istedim.
Ben sadece istedim, ama isteklerim hep bana kamçı vurarak karşılık verdi.
Gün, o kadar berrak, güzel bir şekilde doğdu ki,
O na bakmamak, onun yaratılışını tefekkür etmemek,gözlere de, yüreğimizede birer cefadır.
Ben Seni buldum,yüreğimin derinliklerin de,
Ben Seni isteyerek, vuslata eriştim.
Sen yaşanan,yaşanmayan her yerdesin
Ben Sen le birlikte, yaşamak; senle birlikte ölmek isterim.
İçimden geçenleri bir kaç satırla parmaklara aktarmak istedim.Günlerim o kadar monoton bir şekilde geçiyor ki.Hep aynı olan şeyleri, hep aynı olan dakikaları, saatleri anlatmak gerçekten bana zor geliyor. Hayat, yaşamış olduğumuz hayatımızdır. Her insanın kendine özgü bir yaşamı vardır. Acaba onu değiştirmek,Şuan bulunduğumuz durumdan çok farklı bir konuma gelsek bile memnun ya da başka bir değişle kendi hayatımızı sevecekmiyiz, ona sıkıca bağlanıp, hayatımıza destek verecekmiyiz. Bilmiyorum ama sanırım, biz nankör olduğumuz için,elimizde bulunanlardan yetinmeyerek, bize uzak düşen isteklerin peşinden gitmeyi, ya da o istekleri arzulayarak şuan da bulunanları yadırgama eyilimi içerisindeyiz.
Logged
esin
Profesör
Offline
Mesaj Sayısı: 274
Ynt: günlüğüm...
«
Yanıtla #38 :
Şubat 04, 2008, 11:38:04 pm »
Şuan da duymuş olduğum söz ne kadar acı veren, ne kadar gaflette oluşun bir belirtisi. "Allah ruhumu alsa da kurtulsam" sözü. Genelde insanların ağzının içinde bir köşeye koydukları ve bazen de unuttukları ama hep sıkıntıya, musibete uğrayınca, bir yılanın zehirli dilini çıkardığı gibi, insanlarda aniden, düşünmeden bu sözü saklandığı koytudan çıkartır. Bu söz hiç hoşuma gitmedi. Ne diye kendi ölümünü diliyebilir ki. Hayatı bu kadar ucuz bir şekilde sonlandırma düşüncesini yaşatmamak gerekir. Ölmek istiyorum! Ne garip bir şey.Hem yaşıyorsun, hem de yaşadığın yaşamı öldürmek istiyorsun. Aklı başında olan hiçbir insan bunu söyleyemez, ya da daha önemlisi, Allah'a olan güvenen, O na dayanan, O ndan bekleyen sadece O nu tefekkür edecek biri bunu düşünmez. Neyse, olan olmuştur. Söz bir kere ağızdan çıkmıştır, ne mümkündür geri gelmesi. Her sözümüzden sorumlu olduğumuz gibi, bundan da sorumludur insan. Dileğim, söylenen her olumsuz sözlerden, hele bir de Allah'ın belirli bir zamana ayırmış olduğu ölümü, erkene almak gibi sözlerden, böyle şeytanın vesveselerinden bizleri korusun.
Bir başka düşünce olayıda gerçekleşti bu akşam. Olan olmuş olayları, göndeme getirmek ve bunları tekrar yaşayarak, yara almak. Bu da diğeri gibi, olumsuz bir vaka. İnsanoğlu ne kadar da olumsuz, ruhu daraltan, strese zemin hazırlayan düşüncelere açık. Sonuçta, bu düşünceler insanı çaresizlikle, yanlızlıkla, gözyaşlarıyla başbaşa bırakıyor.
Haksızlık hiç bir yerde kabul edilmemesi gereken bir davranıştır. Ben bunu yaşamak istedim, yani haksızlığa gözyumamam.Doğru neyse, onu söylerim. Ama ben doğru söyleyince, kınandım. Ben sonuna kadar doğrunun, dürüstlüğün ve haklının yanında olacam. Sonuç ne olursa olsun,farketmez.
Logged
esin
Profesör
Offline
Mesaj Sayısı: 274
Ynt: günlüğüm...
«
Yanıtla #39 :
Şubat 08, 2008, 11:07:53 pm »
Günlüğüm, duygular o kadar yoğun, o kadar hassas, o kadar karmakarışık ki. Ne bunu anlayabiliyor, ne de anlamaya yanaşıyorum. Yaptığım bir şey var, o da birlşey yapmadığımdır. Bunu yapmak o kadar kolay ve bir o kadar da çekilmesi zahmet ve yıpratıcı ki, bunu ancak yaşayan anlar.Herşey de olduğu gibi, yaşayan, tadını alan, ancak anlar.
İçimde bir his var. Uzaklara, çok ama çok uzaklara gideceğime dair bir his. Kim bilir, belki bu duygular, gideceğimin habercisidir. Ben de gitmek istemiyor, değilim. O istek var. O isteği dilemek var. Sadece o isteğin eyleme dönüşümü kaldı. Onu da hissediyorum. Gideceğim, gideceğim günlüğüm, kim bilir belki, veda etmeden senden ayrılacağım. Allah bilir. Ama bunun için özülme günlüğüm, bilesin ki, bu benim bir isteğimdi ve gerçekleşince, senin benden daha çok sevinmen gerekir.Düşünsene, ben gibi birinden kortuluyor, ve güzel diyarlara yol alıp gidiyorum. Sevin, sevinmeye en değer gün, benim gittiğim gündür, bunu bil.
Gözlerden akan her damlanın bir sebebi vardır. Bu gözler ağlamayı, sadece bir sebebe bağladı. O sebep olmasa, göz yaşları haramdır, gözlerime. Gözler hasret kalmış, yarinin vuslatına; Ruh, delidivana gibi, arayıp durur, sevdiğinin gölgesini; dil, söyler söyler, kulak tatmin olmaz havaya karışan seslerden.Dil de, kulak ta O nu zikretmek, O nu duymak isteği peşinde. Bütün ruhumla, bedenimle seni arzularken, ben kendi nefsimle beraber buna birer engeliz. sevgiliye giden yola,kösteğiz.O'na gidemedim, bütün organlarımın istediği sevgiyi, aşkı, mutluluğu bulamadım. Kaybettim, kaybetmeye gözyumdum. Ben çekiliyorum. Ben yolunuzu açık tutmak için, ayrılıyorum. Nereye gideceğini tahmin etse bile, ne yapacağını bilmeyen bir durum da...
Logged
esin
Profesör
Offline
Mesaj Sayısı: 274
Ynt: günlüğüm...
«
Yanıtla #40 :
Mart 28, 2008, 07:09:45 pm »
Merhaba günlüğüm, seni unutmam, kendinle baş başa bırakmam baya uzun zaman oldu. Sensiz geçen her gün, sende ifade ettiğimden farksız geçti. Ama bu aralar baya bir kararsızlıklar içerisinde bocalanıp duruyorum. Allah'a iman eden bir kulun, bir müslümanın bütün olumsuz düşüncelerden arınmış olması gerektiği gibi, kararsızlığa da düşmemesi gerekir. Bunun nedeni, gerçek olan hakikatı bilmememizdir.
Yaşadığımız hayatı genelde, istediğimiz gibi, düşündüğümüz gibi bulmak isteriz. Eğer gerçekten o istenilen şeyi arzu edip, peşinden koşarsak, bir gün mutlaka arzuladığımız şeye varacağız. Ama bazen de, istediğimiz şey gerçekleşmez, bunun nedeni ise; istenilen şeyin hedef yerine koymayarak, sadece ufukta bir gölge olarak görüp ve önem vermememizdir.
Yaşadığımız hayat sadece düşünceden ibaret, şuan da bir kararsızlık içerisinde olmam bile, kendi isteğimle oluşmuş ve ben istediğim sürece varlığını sürdürecektir. Bunun farkında olupta, doğru olanı seçmemek ne garipsenecek bir durum. Bunların asıl gerçek nedeni ise; Allah'a olan imanımızın zayıf olduğu, müslümanlık gerçeğini hakettiği gibi yaşamadığımız içindir.
Ey sevgili günlüğüm! Senle birlikte ele ele verip gittiğimiz yol, yarın ulaşacağımız ebedi diyarın başlangıcıdır. Şuna çektiğimiz karamsarlığın, kararsızlığın nedeni, karanlık bir gecenin habercisi olmasıdır. Düşüncelerimiz iyi veya kötü bir hayatın zeminidir. Bunu bilerek, bilmenin bilincinde olarak, yolu seç ve sonuna kadar yürü...
Logged
esin
Profesör
Offline
Mesaj Sayısı: 274
Ynt: günlüğüm...
«
Yanıtla #41 :
Mart 29, 2008, 10:09:10 pm »
Biz günlüğüm, bu dünya da birer yolcuyuz. Her geçen gün, ömrümüzdendir. Her geçen gün bizi bir adım daha ölüme, bu garip diyardan ebedi olan diyara doğru ilerletmekte. Hani bir gün, sahabilerden biri Allah Resulünü(s.a.v) bu dünya hakkıında şöyle dediğini duymuştun:
"Bir gün Allah Resulü, bir hasır üstünde uyumuş, bu yüzden de o hasır göğsünde iz bırakmıştı. Uyanınca göğsünü ovuşturdum ve:
'Ya Resulullah!. Anam baban sana feda olsun! Keşke bize haber verseydin de, o hasırın üzerine yumuşak bir şeyler serseydik! dedim.
'Ey Abdullah!. Dünyaya ait şeyler benim neyime gerek? Benim bu dünyayla olan ilişkim, bir ağacın altında biraz gölgelendikten sonra, onu bırakarak yoluna devam eden bir süvari gibidir.' cevabını vermişti.
İşte görüyorsun günlüğüm, dünyanın hilelerine, nefsi arzularına kapanıpta nasıl bir yaşam ortaya koyduğumuzu görüyorsun, günüm. Dünyanın her meşakatine, her sıkıntısını içimize, ya da dışa yansıtarak nasıl da alınan nefesin bir daha çıkmaması için kendimizi ona dayatıyoruz. Hayır günlüğüm, sen bu kainatın ne (haşa) sahibisin, ne de yaradanısın. Sen gölgelik olan bir diyarın içindesin. Gün gelecek bu gölge sana ya el uzatacak, ya da kendinden uzaklaştırmak için itecek. Ne olursa olsun, biz gölgesi gerçek olan, devamlı olan bir diyarın izinde olmalıyız. Bu simgelerden, sembollerden oluşan sahte, aldatıcı, çekici diyara bağlanmak neyimize...
Logged
esin
Profesör
Offline
Mesaj Sayısı: 274
Ynt: günlüğüm...
«
Yanıtla #42 :
Nisan 04, 2008, 12:16:48 am »
Bugün hafiften rüzgarlı, güneşli ama soğuk bir havanın ortamında yeni güne merhaba dedim. Monoton bir yaşam sürdürdüğüm için; güne, dün gibi başladım.Günlük ev işleri, aynı insanlar, küçük bir çevre ama gittikçe de daralaşan bir ortam. Ama çok şükür ki, nerede olursam olayım, hangi durumda bulunursam bulunayım, ne yaşarsam yaşayayım, O'nun varlığını hissederek, yaşanan, varolan, görülen herşeyin O'dan olduğunu bilmem, beni rahatlatıyor, tatlı bir huzur veriyor.
Ben genelde karamsar bir tablo çizerim, ya da çizerdim. Ama şimdi öyle olmadığını hissediyorum. Belki, şimdi hayatımda herhangi bir değişiklik olmadığını bilsemde, düşüncelerimde bunu hissedebiliyorum. İyi olacak diye düşünüyorum ve umuyorum ve her an bekliyorum. İyi olmakla şunu kastetmiyorum; yani huzuru bularak, mutluluğu herhangi bir maddiyatta ayarak kazanmayı, iyi olmak için,kendi nefsimi tatmin etmeyi düşünmüyorum. Burdan amaçladığım şey, hayallerime kavuşmak, arzuladığım sevgiye, ulaşmak, istediğim ufuklara varmak. Bu yolda ne kadar sıkıntılar olsa da, engeller dağ gibi sıra sıra dizilse de, benim için, O'na gidecek her adım, hedefime ulaşmam için, yaşanacak her acı, tatlıdır. Şuan beni ayakta tutanda, beni düyaya bağlayan da, bu sevgidir.
Gün gelecek günlüğüm, senle birlikte yol aldığımız yolun, sonuna varacağız, işte o gün, benim gerçekten yaşayacağım gün olacaktır. İşte yeni doğdum, yaşamın tadını yeni aldım. Hayat, hedef koyduğum yolda can buldu diyebileceğim.
Logged
esin
Profesör
Offline
Mesaj Sayısı: 274
Ynt: günlüğüm...
«
Yanıtla #43 :
Nisan 05, 2008, 07:21:02 pm »
Bugün de soğuk, dünden kalma karın etkisiyle daha da soğuyan ve güneşinde bir ara gidip gelmesiyle, az da olsa bedenimizi ısıtan, baharın kokusuyla kendini hissettirdiği bir güne" Allah'ım hayırlı bir gün nasip eyle" dememle başladım, doğan, güzel yaratılmış güne...
Ben okuduğum kitapta çok güzel bir konuyu farkettim ve beni gerçekten etkiledi, tam da benim ilgi alanım olunca etkilenmemek mümkün olmuyor. Ordaki söyleneni aktarmıyacam ama ordaki ana düşünceyi, kendime göre yorumlamaya çalışacam.
İnsan her nerde olursa olsun; en sıkıntıdan tutunda, en ferahlığında bulunsun, Yaradanla birlikte olduğunu farkedince, bütün derdu tasalar, bütün dünya zevku sefası gider, O nunla olan, muhteşem anın hiç bir şeyle kıyaslanmayacağı kadar değerli olduğunu anlatmakta. ve sevilen en iyi insan yanınızdan kaybolsa bile, sevilen dünya malı elinizden gitse bile, O nunla dolu olan yürek, hiçbir zaman hüzne kapılmaz, karamsarlığa düşmez. Ben bunları okuyarak hayatıma, yaşadığım şu ana bir göz attım. Gerçekten de kendi hayatıma yansıtarak, bunun doğru olduğuna hem davranışlarımla hem de en önemli kanıt olan yüreğimle bunu doğruladım. Yüreğim, O nsuz bir nefes alıp vermeyede razı değil. Çünkü yürek hep O nu arar, O nu anarak görmeye başlar.
Bilmiyorum, genelde ben hep "Yaradanı" konuşurum. Düşüncelerim hep O na akıyor. Olumlu veya olumsuz düşüncelerimde, mutlaka O nu bulup, çıkartıyorum. Aslında şimdi şu cümleleri yazacaktım( acaba bunları yazarak birine, birilerine rahatsızlık veriyormuyum diye, inşallah rahatsız etmiyorumdur) diyecektim. Ama pişman oldum. Ve sözümü, düşüncemi geri alıyorum. Ben, ben olduğum müddetçe ve bu esin bu sitede olduğu, ve bu günlük bana ait olduğu sürece, yazdıklarımın, düşüncelerimin arkasında duracağım. Ben yanlış birşey yapmadım.
Ya şimdi, böyle kendi kendime tartışarak, günlüğüm günlük olmaktan çıktı. Neyse, hayat devam ediyor, ben de bu hayatın bir yerinde hayatımı yaşamaya devam ediyorum. En güzel bir şekilde, hayırlarla dolu, sadece Allah rızasını gözeterek hep birlikte yaşayacağımız günler temenni ediyorum.
Logged
esin
Profesör
Offline
Mesaj Sayısı: 274
Ynt: günlüğüm...
«
Yanıtla #44 :
Nisan 08, 2008, 06:51:17 pm »
Acı çekmek, ne kadar da zor. İnsanın bir yeri ağrıya dursun, bü sürede dünyadaki hiçbir şey umrunda değildir. Göz ne malda, ne para pulda, ne mutlulukta ne de başka bir şeydedir. Hiçbir şey sağlık kadar önemli olmadığını anlamak için, bedenin acı duyması gerekirmiş. Ben bunu anlıyorum ama maalesef tekrar sağlığa kavuşulunca, acı çekilen dönem unutulur, şuan ki sağlıklı ana odaklanarak, bir sn. sonra ne olacağı düşünülmez. Ya sağlıklı olduğumuz kadar, hasta olsaydık ne olurdu. Her anımız için şükretmeliyiz. Şükretmeliyiz ki, elde bulunan nimeti güvence altına alabilelim.
Logged
Sayfa:
1
2
[
3
]
4
« önceki
sonraki »
Gitmek istediğiniz yer:
Gitmek istediğiniz yer:
-----------------------------
Hatunca Yönetim
-----------------------------
=> Hatunca Yönetim
-----------------------------
Hatunca.net
-----------------------------
=> Günlük
=> Hatunca.net Yazılar
=> Kişisel Gelişim
=> Kişisel Gelişim ve Seminer Duyuruları
=> Yardım Merkezleri
=> Aile, Evlilik ve Çocuklar
=> İnsan İlişkileri
=> Kadınlar ve Erkekler
=> Dertler ve İtiraflar
=> Düşünüyorum
=> Kültür-Sanat
=> Kitap
=> Bilim ve Araştırma
-----------------------------
Psikoloji-Terapi
-----------------------------
=> Dr. Meltem Kavcar Sırmalı'ya Sorun
=> Kişilik Bozuklukları
=> Çocuk Psikolojisi
=> Bulimia ve Anoreksiya
=> Tecavüz, Şiddet ve Cinsellik
=> Madde bağımlılığı
=> Fobiler, Anksiyete, Panik Attak
=> Stres, Depresyon, Kayıp
1 Saat
1 Gün
1 Hafta
1 Ay
Her zaman
Kullanıcı adınızı, parolanızı ve aktif kalma süresini giriniz
Powered by SMF 1.1.1
|
SMF © 2006, Simple Machines LLC
Bu Sayfa 1.325 Saniyede 17 Sorgu ile Oluşturuldu
Yükleniyor...