Hatunca.NET Psikoloji ve Kadin Sitesi
 
 
 

Ana Menu

Anasayfa
Bize ulaşın
Forum
Yardım
Reklam Ver

Psikoloji

Kişilik Bozuklukları
Genel Psikoloji
Yeme Bozuklukları
Tüm Psikoloji Yazıları

İçerikler

Çocuk ve Aile
Kişisel Gelişim
Tüm Yazılar
Arşiv

Psikoloji Testleri

Eğlence Testleri
Kişilik Testleri

Yazarlar

Perihan Yazıcı
Çiğdem Alper
Rüya Yüksel
İnci İlhan
Süreyya Türkoğlu
Dr. Meltem Kavcar Sırmalı
Erim Cebeci
Leyla Draman
Füsun Budak
Derya Akkaya
Şadan Hergüner
Ümran Akça
Özden Bayraktar
Tüm Yazarlar
 
Anasayfa arrow Forum arrow Hatunca.net arrow Kişisel Gelişim arrow Öfkelenmek
 
 
Öfkelenmek
Merhaba, Ziyaretçi. Lütfen giriş yapın veya üye olun.
Ağustos 30, 2008, 08:47:34 am
Ana Sayfa Yardım Giriş Yap Kayıt

+  Hatunca.NET Forum
|-+  Hatunca.net
| |-+  Kişisel Gelişim
| | |-+  Öfkelenmek
0 Üye ve 1 Ziyaretçi konuyu incelemekte. « önceki sonraki »
Sayfa: 1 2 [3] Aşağı git Yazdır
Gönderen Konu: Öfkelenmek  (Okunma Sayısı 4572 defa)
şila
Asistan
**
Offline Offline

Mesaj Sayısı: 83


« Yanıtla #30 : Eylül 19, 2007, 02:18:12 am »

öfke;bedenin ve beynin olumsuz olaylara verdiği tepki olsa gerek.tanımını koymak zor. öfkelendiğim zaman,zangır zangır titrerim bazen,zırıl zırıl ağlarım bazende kaskatı kesilirim.
 yaşamın zorluklarındanmıdır bilemiyorum dayanma güçüm tükenmiş,olumlu yada ılımlı yaklaşamayorum .
  değerli admin örnekleriniz iyi güzelde bir laf vardır (anlayana sivri sinek saz,anlamayana davul zurna az) bazı insanlar böyle eldemidir öfkene sahip çıkmak yada ertelemek.yıllardır eşimin alkol bağımlılığı var,bunun getirdiği bir çok sıkıntıyı çocuklarımla beraber yaşadık yaşıyoruzda.,içmemeyede,tedaviyede yanaşmıyor,bizden bir çok şeyin alıp götürdüğünüde biliyor.yinede onu tüm sıkıntılarıma rağmen seviyorum,buna izinmi verdim yoksa savaşmı.tabiki savaş ve bu savaş bende öfke tahribatı yarattı.artık hiç bir şeyle baş edemiyorum.ben ben olmaktan çıktı,yerine gergin bir beden her gece acabalarla dolduran beyin aldı.mümkünmü öfkeyi aza indirgemek.
   çok geceler cılgınca cıkıp koşmak istedim sinirlendiğimde taki soluğum kesilene dek,bazen can almak ,bazende canıma kıymak,hatta ailece yok olmak,geride bir şey bırakmaksızın.işte benim öfkem.
      sonra nasıl sakinleşiyorum onuda bilmiyorum,öfkenindemi bir limiti var bitiyor ,anlamış değilim.
ben yukardaki sorulara pek cevap veremedim, sanırım ama iyi oldu sanki deşarj oldum.iyiki actınız böyle bir konuyu teşekkür ederim
Logged
ihsansari
Öğretmen
***
Offline Offline

Mesaj Sayısı: 222



« Yanıtla #31 : Eylül 19, 2007, 05:40:03 pm »

Öfkeli olduğunuzu nasıl anlarsınız?
  "vucudumun ve beynimin kontrolünü kaybettigimde"
Öfkelendiğinizde yaptığınız zararlı davranışlar nelerdir?
  "sürekli olarak oluyorsa kendime zarar veririm"
Öfkelendiğinizde uygulayabileceğiniz adımlar nelerdir?
  "eger zararsiz ve gündelik bir olay ise : beni huzurlu ve mutlu eden bir seyi düsünürüm"
Logged

GÖZÜ HER ZAMAN
YUKARIDA OLANIN
GÖNLÜ/KENDISI HER ZAMAN
ASAGIDA KALIR

IHSAN
admin
Super Administrator
Profesör
*****
Offline Offline

Mesaj Sayısı: 466


« Yanıtla #32 : Eylül 19, 2007, 08:14:36 pm »

Öncelikle bir konuyu açıklığa kavuşturmak gerekiyor...

Öfkenizi en şiddetli olduğu zaman kontrol etmeye çalışmak, imkansızı başarmaya çalışmak gibidir... Yanardağın patlamasını, orman yangınını yada depremi durdurabilir misiniz?

bu nedenle size önerim
a) Öfkelenmenize yol açacak durumlara önceden engel olun
b) Öfkelendiğinizde tahribatı en aza indirin...
c)  Durumu kabul edin ve savaşmayı bırakın...

Frida28 ilk iki seçenek için nefis örnekler vermiş... Birincisinde eşine limit koyarak, bir daha kendisini öfkelendirecek bir duruma devam etmeyeceğini bildirmiş.  Öyle ya, sırf kocanız, patronunuz, arkadaşınız kızıp üzülecek yada gerilecek diye siz niye öfkeleneceğiniz durumları yaşamaya devam etmelisiniz? Ayrıca eşinizin sizi rahatsız edecek davranışları yapmamasını beklemek yerine, kendi mutluluğunuzun sorumluluğunu üstlenebilirsiniz.  İkinci örnekte ise öfkelendiğiniz bir anda, kendinizi durdurup tepki vermeden önce iç dünyanı yoklamanız ve gerek vücud dilinizi kontrol ederek, gerek yapıcı olmaya çalışarak öfkenizin zararını en aza indirgemeniz mümkün olabilir... Bu iki seçeneği başarmak hiç kolay değil... Sürekli pratik yapmak, sürekli kendinizi gözlemlemeniz ve sürekli olarak neden öfkelenmemeniz gerektiğini hatırlamanız gerek...

Gelelim şu patron olayına: Susmak, geçiştirmek, öfkeyi bastırmak, ve bir an önce gitmeyi beklemek sadece pasifçe agresiflik göstermek demektir... Öfkenizi dışarıya yansıtmıyorsunuz ama kendi içinizde tüm şiddeti ile yaşıyorsunuz.  Burda amacımız öfkenizi başkalarına göstermemek için nasıl kontrol edeceğinizi konuşmak değil, size zarar vermesini önlemek... Sigarayı ele alın... Hiç kimse görmeden sigara içmekle, kapalı yerde bir sürü insanın arasında sigara içmek arasında bir fark yok... Size olan zararı aynı...  O halde bu yöntemin çok faydalı olmadığını görebilirsiniz...

Soruna biraz daha farklı bir gözle bakalım.  Ne söylediğiniz yada söylemediğiniz bir an için önemsiz olsun... Acaba patronunuz sizin vücud dilinize tepki gösteriyor olabilir mi? Eğer suratınız asılmış bir şekilde (elinizi çenenize dayamış, umursamaz bir tavırla otururken) toplantıya devam ediyorsanız muhtemelen çevrenizde bulunan herkes sizden gelen gerginliği ve rahatsızlığı hissediyor demektir... Diğer taraftan fikirlerinizi sert ve gergin bir tonla söylüyorsanız kişiler bu yaklaşımınızı rahatsız edici buluyor olabilir...
« Son Düzenleme: Eylül 20, 2007, 01:59:55 am Gönderen: admin » Logged
admin
Super Administrator
Profesör
*****
Offline Offline

Mesaj Sayısı: 466


« Yanıtla #33 : Eylül 20, 2007, 02:30:16 am »

Enteresaan anladığım kadarı ile olay dürüstlükle ilgili.  Olduğunuzdan farklı biri olmayı istemediğiniz için sorun yaşıyorsunuz.  Fakat olduğunuz gibi hareket edince tepki alıyorsunuz.  Adeta var olabilmek için başka bir kılığa bürünmeniz gerekiyormuş gibi hissedip, bu baskıya tepki veriyorsunuz. 
Anladığım kadarı ile eleştirilere ve başka insanların hakkınızda ne düşündüğüne önem veren birisiniz.  Bu nedenle birisi negatif bir tepki verdiğinde etkileniyor ve kendiniz olmaktan vazgeçiyorsunuz.  Sonrada sizi kendinizden vazgeçmeye zorladıkları için insanlara kızıyor gibisiniz... Bir dahaki sefere değil kaşlarını çatmak ve iki tane sindirici laf sarfetmek, açık açık başınızı keseceklerini söyleseler kendiniz olmaktan vazgeçmeyin... Fakat bunu yumuşacık bir ses tonu, gülümseyen gözler ve düşmanlıktan eser olmayan bir yaklaşım ile yapın ve kendi gerçeklerinizi doğal bir şekilde anlatın... Hiç kimseye yalan söylemeniz gerekmiyor, kendi gerçeklerinizi saklamanızda gerekmiyor, sadece bunu nasıl söylediğinize dikkat etmeniz yeterli olacaktır... 


Sevgili Şila
Öncelikle yaşadığınız zorlukları, öfkenizi ve mutsuzluğunuzu anladığımı bilmenizi isterim.  Yukarıda bahsettiğim öneriler sizin için hazırlanmadı.  İşin gerçeği sizin durumunuz bir çok kişinin durumunda farklı.  Sizin öfkenizi gerektiğinden bile daha fazla kontrol etmeyi ve ancak bu sayede eşiniz ile birlikte kalmayı başarabildiğinize eminim.  Dolayısıyla sizin sorununuz öfkenizi kontrol etmek değil, aşırı kontrol etmek olarak tanımlanmalı.  Eğer sizinle çalışıyor olsaydım, sistematik bir şekilde öfkenizi yaşamanızı ve hissetmenizi sağlardım.  Çünkü siz çok önemli bir parçanızı, alarm sisteminizi kapatmışsınız.  Bu alarmı sevgi adına nasıl neden ve ne zaman kapattığınızı söyleyebilir misiniz?
« Son Düzenleme: Eylül 20, 2007, 02:37:36 am Gönderen: admin » Logged
illüzyon
Profesör
****
Offline Offline

Mesaj Sayısı: 374


« Yanıtla #34 : Eylül 20, 2007, 04:28:03 pm »

http://www.hatunca.net/content/view/2333/59/
Alıntı

Herkes zaman zaman öfke hisseder. Fakat ilişkilere zarar veren öfkelenmek değil, öfke ile yapılan hareketlerdir. 

Öfke, öfke, öfke...

Aslında bu olumsuz gibi görünen duyguda açığa çıkan enerji doğru kanalize edilebilir doğru kullanılabilirse yıkıcı olma vasfını yitirip yapıcı birşeyler üretmeye bile sebep olabilir. Öfkelendiğim zamanları düşünüyorum şu anda. Genel hayatımı (ki duygularım dengedeyse) yapıcı olmak üzerine inşa etmeye çalışmışımdır. Bazen duygusal dengemi yitirdiğimde tersi olabiliyor tabi  Sırıtan Olsun ben böyle de güzelim  Sırıtan Sırıtan

Öfkelenmeye başladığım zaman ellerim ve ayaklarımın soğumaya başladığını hissediyorum. İlk önce biraz üşüyormuşum gibi oluyor ve bu bana vücuduma adrenalinin salınmaya başladığını haber veriyor. Biliyorum ki adrenalin kalp kapakçıklarının kasılamına sebep olurken tansiyon düşmesi yada yükselmesi gibi ani durumlara sebep oluyor. Ben de düşmesi şeklinde olur ve bu sebepten vücut ısım biraz düşer. Adrenalin kanıma karıştığı ve adaptasyon sağlandığı zaman vücut ısım ani şekilde yükselmeye ve kalp atışlarım hızlanmaya başlar. Ayak parmak uçlarımdan yayılan ısı vucüdumda ilerledikçe daha da hız kazanır ve bazen öyle olur ki tepemde bir delik olsa beynimin tavana yapışacağını falan düşünürüm  Sırıtan Allah tan delik değil. Korunaklı bir yerde. Tam bu vaziyetteyken bakışlarımın çok rahatsız edici olduğunu bildiğim için kimseye bakmamaya, ses tonumu ayarlayamayacağımı bildiğim için kimseyle konuşmamaya çalışırım. Derin derin nefes almaya çalışarak içimden 10'a kadar sayarım. Bu durumu biraz yatıştırabilir. Tabi yatıştırmayadabilir. Fakat bilirim ki gerçekte neler olup bittiğini anlayabilmem için bu durumun devinimini tamamlaması, bu enerjinin vücudumda dolaşması gerekir. Bir iki dakika kendime izin verdikten sonra sırf farklı bir şey yapmış olmak için yerimden kalkar ve yüzümü hafif ıslatırım. Yıkadığım zaman daha fazla öfkeleniyorum. Biraz sakinleştiğim zaman gerçekte beni öfkelendiren şeyin ne olduğunu anlamaya ve bunun daha önceki yaşadığım deneyimlerle bir ilgisinin olup olmadığını anlamaya çalışırım. Eğer çok öflendiysem bunun kesinlikle sadece o olaya ilişkin bir durum olmadığını bilirim. Sırf inadımdan bile olsa beni sinirden yumak yumak olma duruma getirmek çok kolay değildir. Geçmişte yaşadığım deneyimleri o anki tepkilerimden temizler ve tepkimin (ki illa tepki vermek zorunda değilim) ne kadar şiddetli olması gerektiğine karar veririm. Ve bir yıkımı daha önlemiş olurum. Fakat bildiğim bir şey var ki bu tamami ile benim seçimimdir. Öfkemi yıkıcı ve yapıcı olarak kullanmak tamami ile benim seçimimdir.... En azından ben böyle düşünüyorum 
« Son Düzenleme: Eylül 21, 2007, 07:42:10 pm Gönderen: admin » Logged

Ve de Öyledir...
şila
Asistan
**
Offline Offline

Mesaj Sayısı: 83


« Yanıtla #35 : Eylül 21, 2007, 02:02:51 am »

sistematik bir şekilde öfkenizi yaşamanızı ve hissetmenizi sağlardım.  Çünkü siz çok önemli bir parçanızı, alarm sisteminizi kapatmışsınız.  Bu alarmı sevgi adına nasıl neden ve ne zaman kapattığınızı söyleyebilir misiniz?


    yaşantımın çok yıllarını hakketmediğim ,yıpratıcı,beni aşan olaylarla geçirdim.aslında içimde öyle büyük bir öfke yumağı varki bazen kendim bile şaşarım.ben böyle kötümüyüm diye,ama kime akıtayım,kime sarayım ,bu yumağı. cevremdekiler hep sevdiklerim onlarda üzülüyolar yaşantımıza.
       eşim normalde çok iyidir, yumuşak,temiz,saf bir kalbi vardır.diceksiniz eee nedir o zaman bu öfken;eşimin bu saf çocuk ruhunun bilancosu ağıra patlıyor.her yaptığı iş zarar,kendi ailesinin alkol alıyor diye dışlaması,arkadaşlarının irdelemesi,çoçuklarının sürekli tepkisi, eşimi tamamen alkol alan,alınca canavarlaşan adi bir insan yapıyor.
  kendine geldiğinde bin pişman,ezik,bicare,zavallı.bana yaptığı her şey için kendini cezalandırıyor.sözler,yeminler......ve sürekli tekrarı devam edip duruyor.
     ona acıyormuyum,üzülüyormuyum,seviyormuyum bende şaşırdım.benden başka kimsesi yok.evet beni üzsede ben dayanağıyım,kolu kanadıyım,beni seviyorda bunu hissede biliyorum.
o nun sucu yok öyle görüyorum artık.cevrenin eseri çünkü,zayıftı ,zaafları vardı ve yenildi.
  tabii sade eşim değil sorun, çocuklarım ikiside büyükler.büyüdükcede büyük büyük sorunlar.hızla gelişen hayata karşı savaşan iki çocuk daha..ne kadar başarılı olurlar yada kaybederler mechul.
       bunlardan dolayıda  kendimi kilitledim.zembereği susturdum.sevdiklerimden,değer verdiklerimden sıra bana gelmiyorki,yumak ettim içimde öfkemi.

   kim bilir belki birgün.......
 sevgili admin..teşekkürler ilginiz için..
   
Logged
bilge
Öğretmen
***
Offline Offline

Mesaj Sayısı: 164



« Yanıtla #36 : Eylül 21, 2007, 11:12:33 am »

her zaman olmasada öfkelenirim zaman zaman sesim yükselir elim ayağım titrer karşımdakine bir şeyler söyleyemezsem oracıkta patlarım bende bir gün kalp krizi geçirmekten korkuyorum çünkü sinirlenince göğsüm ağrıyor
Logged
kikuri
Ziyaretçi
« Yanıtla #37 : Eylül 21, 2007, 12:09:42 pm »

Öfkeli olduğunuzu nasıl anlarsınız?
Öfkelendiğinizde yaptığınız zararlı davranışlar nelerdir?
Öfkelendiğinizde uygulayabileceğiniz adımlar nelerdir?


bakışlarım çok sert olur...tek kaşım havadadır genelde...

karşımdaki kişinin kalbini feci kırarım...kırmamak için ona kadar sayarım içimden...ama karşımdaki hala üstüme geliyorsa en can alıcı laflarla canını yakarım...

öfkemi kolay kolay kontrol edemem...fevriyim ben...ama öfkem çabuk geçer...
Logged
admin
Super Administrator
Profesör
*****
Offline Offline

Mesaj Sayısı: 466


« Yanıtla #38 : Eylül 21, 2007, 08:03:51 pm »

Nasıl kendinizi ifade ettiğiniz çok önemli çünkü araştırmalar, iletişimimizin %94'nün vücut dili ile yapıldığını gösteriyor.. Bunun anlamı, insanlar sadece %6 oranında ne söylediğinize bakıyor ve sizin hakkınızdaki tüm yargılarını vücud dilinize bakarak yapıyorlar... Etki-tepki ilişkisini unutmayın...

Bir önceki mesajımda kendinizi dürüstçe ifade etmenizi ama bunu gülümseyen gözlerle ve sakin bir vücud dili ile yapmanızı söylemiştirm.  Aslında tarif ettiğim yapı, kendine güveni tam olan, kendi ile barışık, korkusuz bir insan olmakla ilgiliydi... Elbetteki bir gecede bu değişimi sağlamak mümkün değil, ama dediğiniz gibi pratik yapmak çok önemli...

Burdaki konuyu dağıtmamak için kendine güven konusunda yeni bir başlık açacağım... Konuya ordan devam edebiliriz...

Hepinize paylaşımlarınız için teşekkür ederim...
« Son Düzenleme: Eylül 21, 2007, 08:17:07 pm Gönderen: admin » Logged
acı hayat
Öğrenci
*
Offline Offline

Mesaj Sayısı: 25


« Yanıtla #39 : Eylül 21, 2007, 11:49:33 pm »

öfkelendiğim zaman kaşlarım çatılır,ses tonum değişir karımdakıne kırıcı sözle söyleyebilirim suçsuz kişilerle bile bazen tartışabilirim o an gözüm hiçbir şey görmüyor tamamen kontrolümü kaybediyorum ama bu çok çok msinirlendiğim zamanlarda olur...
Logged
iilhan
Global Moderator
Profesör
*****
Offline Offline

Mesaj Sayısı: 475



« Yanıtla #40 : Eylül 22, 2007, 05:50:59 pm »


Öfkelendiğim zaman,

Sesimin tonunu ve kullandığım kelimeleri "öfkelenmediğim zamanlara göre" çok daha kontrollü ve dikkatli kullanırım..Genellikle gülümsüyor olurum..

Öfkeli olmadığım zamanlarda "yahu sen de .... falan filan.. " diye elimi kolumu kullanarak konuşmaktan çekinmememe rağmen öfkelendiğim zaman "sen.."le başlayan cümle ve ellerimi kullanmam..sözüme "bence ya da istersen.. " le başlarım...

Ve konu hakkında sakince düşünmek için kendime zaman tanırım...O zaman dolduğunda genellikle öfkem hafiflemiş olur..."Bir süre sonra unutacağın birşey için o anki öfkenle iyi ki  sonradan üzüleceğin ya da telafi etmek isteyeceğin , maksadını aşan cümleler kurmadın  da birkaç milyon beyin hücreni öldürmedin kıs inci .."  Sırıtan diye kendimi kutlarım..

Zaten çok nadir öfkelenirim...Kin tutamam...Kızdığım şeyleri birkaç saat içinde tamamen unuturum..Çoğunlukla da bu yüzden " kemiksiz " olduğum düşünülür..Ama unutuyorum hemen.. elimde değil..( konsantrasyon bozukluğu  Göz kırpan)

Çoooookkkkmu öfkeliyim ? Çok ama çookk mu  ? Öfkelendiren şey "yumuşak karnıma ve daha önceden birçok kez ( onlarca kez olabilir ) tepki verdiğim bir konuya " ait söz ya da eylemin fütursuzca tekrarı mı? Sınırlarımın aynı konuda bininci kez ve düşüncesizce zorlanmasından mı..?

"Seni  öfkelendireceğini bile bile bunu yapan biriyle ne işin var senin ?" sorusu bir an için aklımdan geçmişse...bırakır giderim..dönmemek üzere...

Gökyüzünü ya da denizi görebileceğim bir yerde kuşları seyrederim... Gülümseme

Logged
sayemm
Ziyaretçi
« Yanıtla #41 : Ekim 09, 2007, 08:54:37 pm »

gereksiz sonradan üzüleceğim tepkiler veriyorum.
Logged
keremcem3333
Profesör
****
Offline Offline

Mesaj Sayısı: 310


hayata tebessümle bakmalı...


« Yanıtla #42 : Aralık 14, 2007, 12:53:28 am »

ben genelde ani sinirlenirim ve çabuk geçer.sinirlendiğim zaman bir sigara yakarım.gerekiyorsa kızarım.çok aşırı sinirlenmişsem bulunduğum ortamı terk eder dışarıda 5-10 dk. hava alır ve ortama geri dönerek hiç bir şey yokmuş gibi devam ederim.
Logged

dostlar, beni martılarla konuşurken görüyormuş sürekli !
ben eski bir kaptanım, kağıt bir gemiden emekli ...
Sayfa: 1 2 [3] Yukarı git Yazdır 
« önceki sonraki »
Gitmek istediğiniz yer:  


Kullanıcı adınızı, parolanızı ve aktif kalma süresini giriniz

MySQL ile Güçlendirildi PHP ile Güçlendirildi Powered by SMF 1.1.1 | SMF © 2006, Simple Machines LLC XHTML 1.0 Geçerli! CSS Geçerli!
Bu Sayfa 3.271 Saniyede 17 Sorgu ile Oluşturuldu