Hatunca.NET Psikoloji ve Kadin Sitesi
 
 
 

Ana Menu

Anasayfa
Bize ulaşın
Forum
Yardım
Reklam Ver

Psikoloji

Kişilik Bozuklukları
Genel Psikoloji
Yeme Bozuklukları
Tüm Psikoloji Yazıları

İçerikler

Çocuk ve Aile
Kişisel Gelişim
Tüm Yazılar
Arşiv

Psikoloji Testleri

Eğlence Testleri
Kişilik Testleri

Yazarlar

Perihan Yazıcı
Çiğdem Alper
Rüya Yüksel
İnci İlhan
Süreyya Türkoğlu
Dr. Meltem Kavcar Sırmalı
Erim Cebeci
Leyla Draman
Füsun Budak
Derya Akkaya
Şadan Hergüner
Ümran Akça
Özden Bayraktar
Tüm Yazarlar
 
Anasayfa arrow Forum arrow Hatunca.net arrow Hatunca.net Yazılar arrow Türkiye ve Batı Dünyası
 
 
Türkiye ve Batı Dünyası
Merhaba, Ziyaretçi. Lütfen giriş yapın veya üye olun.
Temmuz 21, 2008, 12:45:22 am
Ana Sayfa Yardım Giriş Yap Kayıt

+  Hatunca.NET Forum
|-+  Hatunca.net
| |-+  Hatunca.net Yazılar
| | |-+  Türkiye ve Batı Dünyası
0 Üye ve 1 Ziyaretçi konuyu incelemekte. « önceki sonraki »
Sayfa: [1] Aşağı git Yazdır
Gönderen Konu: Türkiye ve Batı Dünyası  (Okunma Sayısı 1443 defa)
RMÇ
Ziyaretçi
« : Ağustos 19, 2007, 02:07:51 pm »

http://www.hatunca.net/content/view/80/120/
Alıntı

Kaynak:  Geert Hofstede, Cultures Consequences

[/f. . .
Logged
RMÇ
Ziyaretçi
« Yanıtla #1 : Ağustos 19, 2007, 02:11:33 pm »

MÜKEMMEL  KIYASLAMA AMA TÜRK KÜLTÜRÜ SANIRIM BU KÜLTÜRÜ KALDIRAMAZ BENİM AMACIM BAŞKA KÜLTÜRLERE ÖZENMEK DEĞİL SADECE O DÜŞÜNCELERİ ÇOK MANTIKLI VE DOĞRU BULDUĞUMDUR
Logged
nazo
Ziyaretçi
« Yanıtla #2 : Ağustos 20, 2007, 01:37:26 am »

Zaten özenti duyduğumuz için iki kültür arasında sıkışıp kalmadık mı? Üzgün
Logged
çitçit
Bilge
*****
Offline Offline

Mesaj Sayısı: 688



« Yanıtla #3 : Mayıs 30, 2008, 01:59:47 am »

yazıya hak vermemek elde değil. avrupanın refahı ile yaşamak kulağa hoş gelirken, biz bunlarıda abartmayı başarıp boşanmalara hız verir, bayram seyran tanımaz, kültürümüzün nice güzelliklerini ve aile birliğini linç edermiyiz? bence ederiz.

hali hazırdaki trafik kurallarına bile uymak eziyetken vatandaşımıza...
Logged

HER KİŞİ KENDİNE EDER İŞİ
paralelevrenler
Moderator
Bilge
*****
Offline Offline

Mesaj Sayısı: 807



« Yanıtla #4 : Mayıs 30, 2008, 03:24:52 am »

Bu karşılaştırmayı yapanlar doğu kültürü aleyhine ıkına sıkına 19 – 20 madde çıkarmış.  Bizim araştırmacılarımız batı kültürü aleyhinde bunun iki katı madde çıkarabilirler, çıkarıyorlar, ama sorun şu ki onların doğu kültürü ile ilgili tespitleri buralarda yayınlanırken, bizim batı kültürü ile ilgili tespitlerimiz oralarda yayınlanacak mı?
Logged
admin
Super Administrator
Profesör
*****
Offline Offline

Mesaj Sayısı: 441


« Yanıtla #5 : Mayıs 30, 2008, 06:17:29 pm »

Yazıyı okuyan herkeste bir yargılama yapıldığı düşüncesi hakim.  Bu karşılaştırma kimin daha iyi kimin daha kötü, yada kimin daha aşağı yada üstün olduğunu göstermek için yapılmadı.  Sadece basitçe arada ki farklar ortaya koyulmaya çalışıldı. 

Karşılaştırma sadece Türkler için değil, bütün doğu dünyası için geçerli.  Geert Hofstede dünyaca ünlü bir bilim adamı ve kültürler arası farklar üzerine çok ciddi araştırmalar yapan birisi.  Bu yazıyı yazarken Geert Hofstede'nin Doğu kültürü üzerine yaptığı araştırmaları Türk kültürüne uyarlamaya ve kendi bakış açımdan belirgin olduğunu düşündüğüm farklılıkları aktarmaya çalışmıştım.

Fakat bu yazı Türkler daha kötüdür mesajı vermek için yazılmadı...  Nitekim yazının hiç bir yerinde her hangi bir değer yargılaması yapılmıyor.  Sadece bir ülkenin sistemi başka bir sistem ile kıyaslanarak farklılıklar ortaya çıkarılıyor.

İlkginç olan eşit bir platformda, eşit bir kıyaslama yapıldığında bile, sizlerin kendinizi suçlanıyor gibi hissetmeniz, ve hatta kendinizi suçlamaya başlamanız, başka bir kültürün sizi yargıladığını hissetmeniz ve savunmaya geçmeniz...  Onların ne düşündüğü, bizim tespitlerimizin yayınlanıp yayınlanmayacağı önemli değil aslında...

Batı dünyasının özellikleri Türk kültüründen daha üstün değil, sadece farklı... Her sistem gibi onunda eksikleri, sorunları, problemleri var. Aynı şekilde Türk kültürünün kendi geçmişinden bu güne kadar gelişmiş ve değişen bir sistemi var.  Ve bu sisteminde eksikleri, sorunları, problemleri bulunuyor...

Önemli olan bu sorunların bulunup giderilmesi... Ama bu başkalarını suçlayarak yapabileceğiniz bir durum değil.  Önce kendi sisteminizi benimsemeniz, kabul etmeniz ve değerli kılmanız gerek... Siz bunu yapmıyorsanız kimse sizin adınıza yapacak değil...
Logged
keremcem3333
Profesör
****
Offline Offline

Mesaj Sayısı: 271


hayata tebessümle bakmalı...


« Yanıtla #6 : Mayıs 30, 2008, 06:30:46 pm »

Siz bunu yapmıyorsanız kimse sizin adınıza yapacak değil...

sorunlar bulunup düzeltilmiş olsaydı AB kriterlerini bizim için dayatmazlardı diye düşünüyorum.
Logged

dostlar, beni martılarla konuşurken görüyormuş sürekli !
ben eski bir kaptanım, kağıt bir gemiden emekli ...
admin
Super Administrator
Profesör
*****
Offline Offline

Mesaj Sayısı: 441


« Yanıtla #7 : Mayıs 30, 2008, 11:04:42 pm »

Sorunların düzeltilmesi AB için olmamalı... Sorunların düzeltilmesi Türk halkı için yapılmalı.  AB ye girilsin yada girilmesin önemli olan halkın daha refah bir düzeye ulaşmasını sağlamak olmalı.  Eğer ülke kendi halkına, sistemine, kaynaklarına, tarihine, kültürüne, sahip olduklarına değer verirse ve kimseye bağımlı olmadan kendini güçlü yapmayı başarabilirse o zaman AB'ye girmek yada girmemek Türkiye'nin vereceği bir karar olur... Başka ülkelerin vereceği bir karar olmaz...

Bizim önce kendi değerimize inanmaya başlamamız, Batı gibi olma çabamızdan, özentimizden ve kendimizi sürekli yerme alışkanlığımızdan vazgeçmemiz lazım... Gurur duyacak ve kendimizi sevecek pek çok değerimiz var.  Fakat kendimizi güçlü ve değerli hissedemediğimiz için sürekli başkalarının bu değeri bize vermesi gerektiğine inanıyoruz. 

Eskiden güçlü bir kültürdük, çünkü bilim, sanat, ekonomi ve politik açılardan dünyada liderliği elimizde tutuyorduk, buluşlar yapıyorduk, bilgimizi arttırıyor, araştırıyor, öğreniyor ve kültürümüzün zenginleşmesi için çaba sarfediyorduk... Şu anda kısa yoldan zengin olmak dışında öğrenmek, üretmek, kendini geliştirmek, bir konuda uzmanlaşmak, toplumun iyileşmesi için bir çaba sarfetmek gibi kavramlar yok olmuş durumda. 

Bir ülkenin uluslararası platformlarda saygı kazanması, o ülkenin ürettiklerine, sahip olduğu değerlere, güçlü olup olmadığına bağlıdır. 

Sorunlar bulunup düzeltilmiş olsaydı cümlenize bir daha bakarsanız, bu cümlede sorumluluk bende değil, başkaları yapsın dediğinizi farkedebilirsiniz... Eğer bir sorun olduğunu düşünüyorsanız ve bu sorunun çözümlenmesi gerektiğini düşünüyorsanız o zaman siz niye bir şeyler yapmıyorsunuz?... Gidin okuyun, konu hakkında bilgi edinin, öğrenin, geçmişte ne yapıldığını, nerede hata olduğunu, hangi sorunlar ile karşılaşıldığını belirleyin.  Öyle bir noktaya gelin ki bu konuda uzmanlaşın.  Hatta bu uğurda çalışan guruplar ile iletişime geçin ve onlarla birlikte çalışın.  Kısaca keremcem3333 eğer bu konu gerçekten sizin için önemli ise, o zaman başkalarının bir çözüm üretmesini beklemeyin, siz bir şeyler yapmak için harekete geçin... Herkes parmağı başkasına göstermek yerine, acaba ben bu sorun için ne yapabilirim diye düşündüğü gün bahsettiğimiz sorunlarımız yavaş yavaş çözüme ulaşmaya başlayacaktır...  Ülkenin sorunlarının çözümlenmesi başta bulunan bir kaç yüz insanın yapabileceği bir iş değildir.  Bütün ülkenin, her bireyin sorumluluğu alması ile gerçekleşebilir ancak...
« Son Düzenleme: Mayıs 30, 2008, 11:08:45 pm Gönderen: admin » Logged
keremcem3333
Profesör
****
Offline Offline

Mesaj Sayısı: 271


hayata tebessümle bakmalı...


« Yanıtla #8 : Mayıs 30, 2008, 11:21:58 pm »

kurduğum cümleden kastım cevabınızda yer alıyor aslında.aynı şeyleri söylemeye çalışıyoruz.yanlış anladınız galiba.
kimseye parmakla göstermek gibi bir niyetim yok.işim gereği belki siyaset yapamıyorum ama yanlış gördüğüm noktalarda kendi adıma her türlü girişimde bulunuyorum.geçmişimi de yeterince okudum.geçmişini bilmeyen geleceğine yön veremez zaten.keşke herkes böyle bir konuya hassas yaklaşabilse sorun kalmazdı zaten.
« Son Düzenleme: Mayıs 30, 2008, 11:25:24 pm Gönderen: keremcem3333 » Logged

dostlar, beni martılarla konuşurken görüyormuş sürekli !
ben eski bir kaptanım, kağıt bir gemiden emekli ...
admin
Super Administrator
Profesör
*****
Offline Offline

Mesaj Sayısı: 441


« Yanıtla #9 : Mayıs 31, 2008, 06:20:47 am »

Keremcem amacım sizi suçlamak yada yeterince çaba sarfetmediğinizi söylemek değildi.  Sadece bu ülkede bir sorundan bahseden herkesin, sorunu ortaya koymak kadar o sorunun çözümünde kendi sorumluluğunu da üstlenmesi gerektiğini anlatmaya çalışmıştım.  Eğer siz kendi üzerinize düşeni yapıyorsanız ne mutlu size.  O halde bahsettiğiniz sorunun çözümü için gereken bilince ulaşmaya başladınız demektir.  Bunun anlamı sadece okumanız ve bilgi sahibi olmanızın yeterli olmadığı ayrıca o bilgileri kullanarak çözüm üretmeye başlamanız demektir. 

Yani bir daha ki sefere sorunu ortaya koyarken, kimin o sorunun çözümüne nasıl katkı sağlayabileceği konusunda da okurları aydınlatmak üzere bilgi paylaşımında bulunabilirsiniz... Eğer herkes bu şekilde yaklaşırsa eminim sorunlar çözüme daha kolay ve hızlı bir şekilde ulaşır.
Logged
çitçit
Bilge
*****
Offline Offline

Mesaj Sayısı: 688



« Yanıtla #10 : Mayıs 31, 2008, 10:42:55 am »

kendimize bakalım. otobüste gördüğüm kadın, ileriki durakta binen yaşlı kadına yer vermek isteyen kızını çekiştirerek, paranı verdik otur yerine diyerek kızına delici bakışlarla baktı. ben sadece  yargıladım. oysa şimdi anlıyorumki onu uyarmalıydım. yolculukları bitene kadar sıkılarak oturan kızına sadece acıdım ve içimden kadına neler söyledim. çünkü korkutulmuştum. adım hep enayiydi. şimdide huysuz kadına çıksın istemedim sanırım. torpil peşinde koşmayan, işini gerekmediği yerde bile yorularak yapıp aldığı parayı haketmeye çalışan, çocuklarına hep dürüstlükten taviz vermeyerek örnek olan(afedersiniz bunada herşeyi kıllıyon diyorlar) ben dışlandığım için.

başarı aile içinde başlar. ben bunu başarmıştım. evlenincede devam etti ve ediyor. ancak topluma geçince takıldım. oysa hayallerimde sırasıyla ülkem ve dünya vardı. eşiminde baskılarıyle ve boşanmış aile çocukları olmasın diye çocuklarım için toplumda kaldım. dilerim en azından herkes aileyi geçerse, geçebilirse toplumu geçmeyi ve benim gibi pek çoğu toplumu geçip ülkeye ve dünyaya ulaşacak. ben şanslıydım bir nebze bana durmamam gerektiğini söyleyen bir babam var. annem durmamam gerektiğini söylerken aile birliğini korumam gerektiğinide söylüyor. ben yapamadıklarımı çocuklarıma bırakıyorum. onlar gönlünce gidebilsin gittiği yere kadar. destek arkalarında sonsuz olacak. sizi destekleyen sığınabileceğiniz bir aileniz varsa toplumuda ülkeyide dünyayıda geçer sözünüzü dinletirsiniz. işte bu yüzden sağlıklı ve eğitimin yüksek verildiği aile hayatlarımızın olması gerek. buda okutulan kız çocukları ile mümkün.
Logged

HER KİŞİ KENDİNE EDER İŞİ
admin
Super Administrator
Profesör
*****
Offline Offline

Mesaj Sayısı: 441


« Yanıtla #11 : Mayıs 31, 2008, 11:47:28 am »

Size katılıyorum çitçit
Bir zamanlar otobüste yaşlılara yer vermemek tepki ile karşılanan, herkesin gözünü üzerinizde hissettiğiniz ve yer vermezseniz bir iki kişi tarafından sesli olarak ayıplandığınız bir durumdu.  Bu halkın bir kuralına sahip çıkması, insanların manevi değerlerini uygulatma yöntemiydi.  Bana dokunmayan yılan bin yaşasın mentalitesi içine girdiğimiz anda, değerlerimizin gözümüzün önünde yitmeye başladığına şahit oluruz.

« Son Düzenleme: Mayıs 31, 2008, 11:50:09 am Gönderen: admin » Logged
paralelevrenler
Moderator
Bilge
*****
Offline Offline

Mesaj Sayısı: 807



« Yanıtla #12 : Haziran 01, 2008, 01:56:18 am »

Düşüncelere  katılıyorum, ayrıldığımız bir yer yok.  Ben, batı ülkelerinin kendileriyle ilgili yabancı kaynaklı yayınlara sansür uygularken burada yani doğuda batı ilminin okutulması durumunun aslında ne kadar ironik olduğuna dikkat çekmek istedim. Evet bahsettiğim şey  konuyla doğrudan alakalı değildi, dolaylı olarak alakalıydı bu nedenle kafalar karışmış olabilir. Admin çalışmalarını bizlerle paylaştığın için teşekkürler.

sorunlar bulunup düzeltilmiş olsaydı AB kriterlerini bizim için dayatmazlardı diye düşünüyorum.

Sevgili arkadaşım Kophenag Kriterleri evrensel insan haklarını ve genel kabul görmüş çağdaş yaşam standartlarını içerdiği için bunlarda dayatma olmaz, biz bunarı AB’ye girmesek de yapacağız. Bize dayatılan konular kriterlerin içinde yer almıyor.

Logged
Sayfa: [1] Yukarı git Yazdır 
« önceki sonraki »
Gitmek istediğiniz yer:  


Kullanıcı adınızı, parolanızı ve aktif kalma süresini giriniz

MySQL ile Güçlendirildi PHP ile Güçlendirildi Powered by SMF 1.1.1 | SMF © 2006, Simple Machines LLC XHTML 1.0 Geçerli! CSS Geçerli!
Bu Sayfa 2.182 Saniyede 17 Sorgu ile Oluşturuldu