Hatunca.NET Psikoloji ve Kadin Sitesi
 
 
 

Ana Menu

Anasayfa
Bize ulaşın
Forum
Yardım

Psikoloji

Kişilik Bozuklukları
Genel Psikoloji
Yeme Bozuklukları
Tüm Psikoloji Yazıları

İçerikler

Çocuk ve Aile
Kişisel Gelişim
Tüm Yazılar
Arşiv

Psikoloji Testleri

Eğlence Testleri
Kişilik Testleri

Yazarlar

Perihan Yazıcı
Çiğdem Alper
Rüya Yüksel
İnci İlhan
Süreyya Türkoğlu
Dr. Meltem Kavcar Sırmalı
Erim Cebeci
Leyla Draman
Füsun Budak
Derya Akkaya
Şadan Hergüner
Ümran Akça
Özden Bayraktar
Tüm Yazarlar
 
Anasayfa arrow Forum arrow Hatunca.net arrow Aile, Evlilik ve Çocuklar arrow evlikte mutluluğun sırrını çözebilen varmı
 
 
evlikte mutluluğun sırrını çözebilen varmı
Merhaba, Ziyaretçi. Lütfen giriş yapın veya üye olun.
Ekim 14, 2008, 02:29:01 am
Ana Sayfa Yardım Giriş Yap Kayıt

+  Hatunca.NET Forum
|-+  Hatunca.net
| |-+  Aile, Evlilik ve Çocuklar
| | |-+  evlikte mutluluğun sırrını çözebilen varmı
0 Üye ve 1 Ziyaretçi konuyu incelemekte. « önceki sonraki »
Sayfa: [1] 2 3 Aşağı git Yazdır
Gönderen Konu: evlikte mutluluğun sırrını çözebilen varmı  (Okunma Sayısı 3092 defa)
Aylinden
Öğrenci
*
Offline Offline

Mesaj Sayısı: 2


« : Temmuz 27, 2007, 04:29:43 pm »

Arkadaşlar msn den bana gelen hoş bir hikayeyi sizlerle paylaşmak istedim alıntıdır. Biraz uzun ama umarım hoşunuza gider...

Bülent, avucunu açmış kendisine doğru elini uzatan adama ters ters baktı.
Elli yaşlarında gösteren adam, görmeye alıştığı hırpani kıyafetli dilencilere benzemiyordu. Üzerindeki giysiler eski fakat temizdi. Eli yüzü temiz ve sağlıklı görünüyordu. "Sapa sağlam adam gidip çalışacağına
dileniyor, belki benden daha zengindir" diye düşündü. Zaten canı çok sıkkındı, birde sinirlenmişti.
Alaycı bir ses tonuyla:
- Ekmek parası mı istiyorsun ? diye sordu.
- Hayır çikolata parası lazım!
Bülent'in kızgınlığı şaşkınlığa döndü. Espri yeteneği olan dilencinin hali de başka oluyor diye düşündü.
- Niye siz ekmek bulamayınca çikolata mı yiyorsunuz?
- Hayır. Ekmek bulamadığımız günler genellikle bulgur pilavı yeriz, onu da bulamadıysak aç yatarız.
Bülent adamın ciddi mi konuştuğunu yoksa dalga mı geçtiğini anlayamamıştı.
- Bu gün karnınız doydu üstüne tatlı mı istedi canınız?
- Fakirin canı mı olur ki, tatlı istesin beyim.
- Bu bir kamera şakası mı yoksa sen iş bulamamış stendapçı mısın?
- Hiçbiri değil. Sadece fakirim. Bugün karımın doğum günü, ona çikolata götürmek istiyorum.
- Doğum gününde yaş pasta alınır bildiğim kadarıyla.
- O bizim için değil zenginler için. Otuz yıllık evliliğimiz boyunca ona bir kez bile yaş pasta alamadım. Ama her doğum gününde mutlaka çikolata götürdüm. Çikolatayı çok sever.
Adamın söyledikleri Bülent'in dikkatini çekmişti. O akşam karısıyla kavga etmiş, kapıyı çarpıp kendini sokağa atmıştı. Arabasına da binmemiş sahile kadar yürümüştü. Denizi seyretmek de onu rahatlatmamıştı. Oysa eskiden denizi seyrederken çok rahatlardı. Dalgalar sıkıntısını alıp götürürdü.
Fakat karısının evde ağlıyor olduğunu bildiği için olsa gerek, hiçbir şey onu rahatlatmıyordu.
Dilenciyle konuşurken biraz kafası dağılmıştı. "Acaba söyledikleri gerçek mi, yoksa uyduruyor mu" diye düşündü.
- Cebinde bir çikolata alacak para yok mu şimdi?
Bülent'in sorusu üzerine adam ceplerini boşalttı, bir nüfus cüzdanından başka bir şey çıkmadı.
- Ben dilenci değilim. İşim yok. Günlük çalışırım, ne iş bulursam yaparım. Fakat bu gün bütün gün iş aradım, aksilik bu ya, hiçbir iş bulamadım.
Bülent oturduğu bankı işaret ederek yer gösterdi.
- Oturun biraz dertleşelim bari, dedi.
Adam çekingen çekingen oturdu yanına.
- Yokmu eşin dostun, borç alacak akraban?
- Fakirin akrabaları da fakir olur beyim. Bulurlarsa kendi karınlarını doyururlar.
- Dilenecek kadar çok mu seviyorsun karını ?
- Hem de çok seviyorum. Otuz yılımı aydınlattı o benim.
- Hımmmm. Aşk hemde otuz yıl süren aşk. Hayret doğrusu! Aşkın ömrü en fazla üç yıl diyorlar oysa. Sen otuz yıldan bahsediyorsun.
- Evet. Geçen yıllar sevgimi azaltmadığı gibi artırdı.
- Söyle o zaman nedir evlilikte mutluluğun sırrı?
Söylediklerine bakılırsa sen mutluluğun formülünü bulmuş gibisin.
- Ben ilkokulu bile bitirmedim. Öyle formül falan bilmem.
- Formül dediysem kimya formülü sormuyorum canım. Bende altı yıllık evliyim. Sevdiğim kadınla evlendim, fakat mutlu değilim. Sürekli kavga ediyoruz. Daha iki saat önce kapıyı çarptım çıktım.
Evimiz, arabamız, işimiz, gücümüz, her şeyimiz var, ama mutlu değiliz. Senin hiçbir şeyin yok, ama mutlusun. Para mı acaba bizi mutsuz eden?
- Hiçbir şeyim yok mu? Hayır benim her şeyim var. Benim karım her şeyim. Sevgilim, eşim, arkadaşım, hayat yoldaşım. Hayatımı paylaştığım insandan daha değerli ve daha önemli ne olabilir ki dünyada?
Sizin ev, araba, iş diye her şey dediğiniz şeylerdir aslında hiçbir şey olan.
- Öyle deme, şu kadar varlığın içinde bile karım her şeyden şikayet ediyor. Bir de fakir olsam kim bilir ne olur?
- Altın tasın, kan kusana faydası yoktur beyim. Sen kadın ruhunu hiç anlamamışsın. Hiçbir kadın iyi bir evde oturduğu, hergün çeşit çeşit yiyecekler yediği için mutlu olmaz. Bir kadın, kocasının her şeyi olduğunu bildiğinde ancak mutlu olur.
- Sizin mutluluğunuzun sırrı bumu ?
- Olabilir. Ben karıma değerli şeyler alamıyorum ama ona benim için ne kadar değerli olduğunu hissettiriyorum. O da çok mutlu oluyor.
- Bir kadına değerli olduğunu nasıl hissettirilir?
- Küçük kızı severek.
- Küçük kız mı ? Hangi küçük kız ?
- Yaşı kaç olursa olsun her kadının içinde hiç büyümeyen bir küçük kız vardır. O kızı ne kadar çok sever, ne kadar çok mutu edersen, o kadını da o kadar mutlu edersin.
- Nasıl yani ?
- Küçük kız neleri sever, nelerden hoşlanır bir düşünün. Küçük kızlar hep beğenilmek, ilgi görmek isterler. Güzel olduklarını duymaya bayılırlar. Kendilerine prensesmiş gibi davranılmasını beklerler. Küçük kızlar hep prenses olmayı hayal ederler. Sürprizlerden hoşlanırlar. Biraz şımartılmak isterler. Sevilmek ve sevildiklerini hep duymak isterler. İltifata doymaz küçük kızlar. Öyle değil mi?
- Haklısın. Benim dört yaşımda bir kızım var. Adı Aylin. Her akşam boynuma sarılır "babacığım beni ne kadar seviyorsun?" diye sorar. Giysisini değiştirdiği zaman etrafımda "Baba güzel olmuş muyum?" diye
sorar durur. Güzelsin demem de yetmez ona. " Harikasın prenses gibi olmuşsun" demeliyim. Dünyanın en güzel kızı demeliyim.
- İşte kadınlar bir ömür boyu bunu duymak isterler. Ben elli yaşındaki karıma böyle davranıyorum. Ömrümüz olurda seksen, doksan yıl da yaşarsak ben ona böyle davranmaya devam edeceğim. Ona
"bebeğim" diye hitap ediyorum çok hoşuna gidiyor. "Bebeğim bana bir çay yapar mısın?" dediğimde çay yapmak için nasıl koşturduğunu görmelisiniz.
- Hiç kavga etmezmisiniz siz?
- Kavga evliliğin tadı tuzu. Arada biz de tartışırız. Küsüp barışmanın tadı ayrıdır. Benim karım bir keçi kadar inatçıdır. Onunla barışmak için uğraşmak ayrı bir keyif verir bana.
- Benim eşim çok ciddi kadındır. Hiç küçük kız havası yok onda.
- Küçük kızlar büyüdükleri zaman artık sevgi, ilgi istemeye utanırlar. En ciddi yada en yaşlı kadının bile o küçük kız mutlaka vardır. Yeter ki sen o tatlı kızı sevindirmeyi, mutlu etmeyi bil. Ve o küçük kızı asla
aldatma. Yoksa bir daha sana güvenmez ve ne yaparsan yap hep kuşkuyla bakar. Küçük kızlar hem çabuk mutlu olurlar hemde çabuk kırılırlar. Çok narindir onlar. Hoyrat elleri sevmezler. Yumuşak
dokunuşları severler.
- Bu tavsiyeni deneyeceğim. Fakat her zaman yapabilir miyim bilmiyorum. Bazen işlerim çok yoğun oluyor o zaman eve çok yorgun gidiyorum.
- Bu sadece bir bahane. O küçük kızı mutlu etmek dünyanın en kolay işi. Çoğu zaman birkaç tatlı söz yeterli olur. Sen o küçük kızı mutlu ettiğinde karşılığını fazlasıyla alırsın. Artık o seni rahat ettirmek
için elinden gelen gayreti gösterir. Karısı mutlu olmayan erkek mutlu olamaz. Mutlu olmak isteyen erkek önce hayat arkadaşını mutlu etmelidir. Düşünsene somurtkan, mutsuz, sürekli söylenen biriyle yolculuğa çıksan ne kadar mutlu olabilirsin.
- Haklısında bende bütün gün ailem için çalışıp yoruluyorum.
- Yine para, yine dış sebepler. Evet para önemli ve gerekli ama kadınlar para için erkekleri sevmezler. Para geçici mutluluklar verir. Kadınlar hediye almayı severler. Paran varsa hediye al tabi. Ama
hediyeyle mutlu olmasını bekleme. Hediyenin yanına sevgini katmazsan hediyenin bir anlamı yoktur. Benim hiçbir zaman çok param olmadı. Günlük kazandım günlük yedik. Bazen aç kaldığımız günler oldu.
Hiçbir zaman karımın kulaklarına altın küpe takamadım ama her zaman aşk sözleri fısıldadım. Hiçbir zaman boynuna pırlanta gerdanlık alamadım ama hep öpücüklerle sevdim boynunu. Hiçbir zaman ona ipek elbiseler giydiremedim ama kendi bedenimle ipek elbise gibi yumuşacık sardım bedenini ve mutlu ettim onu.
Adam ayağa kalktı.
- Bana müsaade, artık gitmeliyim, karım merak eder. Sende git evine küçük kızın gönlünü al, belki o küçük kız şimdi evde ağlayıp duruyordur.
- Bülent de ayağa kalktı. Kuvvetlice elini sıktı.
- Sizi tanıdığıma çok memnun oldum.
Elini bıraktı koluna girdi. Yolun karşısındaki pastaneyi gösterdi.
- Hadi gel eşin için şuradan çikolatalı pasta alalım, dedi.
Pastayı aldılar. Adam hayatında ilk defa karısına yaş pasta götürmenin mutluluğuyla, bin
bir teşekkür ederek evginin yolunu tuttu. Bülent de pastanenin yanındaki manavdan karısının en sevdiği meyvelerden aldı.
Evine geldiğinde karısı şişmiş gözlerle mutfak masasında oturmuş su içiyordu. Bülent hiç konuşmadan meyveleri büyükçe bir tabağa döküp yıkadı., sonra eşinin önüne koydu.
- Bunlar dünyanın en şanslı meyveleri, dedi.
İnci hiç konuşmadı.
- Sorsana "niye" diye.
İnci kızgın kızgın:
- Niye? Diye sordu.
- Çünkü dünyanın en güzel ve en tatlı kadının midesine gidecek, dedi gayet ciddi bir ses tonuyla. İnci şaşırmıştı. Bir anda yüzünün ifadesi yumuşamıştı.
- Bunlar senin sevdiğin meyveler, senin için aldım.
- Hayret bir şey! Her zaman kendi sevdiğin meyveleri alırdın. Benim hangi meyveleri sevdiğimi iyi hatırlamışsın. Aslında bu beklediğim istediğim bir şeydi. "bak senin sevdiğin meyveleri aldım"
Ama şimdi kıymeti yok. Çünkü sana çok kırgınım, meyve alarak gönlümü alamazsın.
- Özür dilerim seni kırdığım için.
Sonra Bülent yere diz çöktü.
- Cezam neyse razıyım. Ama bir tek şey istiyorum senden. Seni delice
seven bu adamı senden mahrum etme.
- Bülent yere çömelmiş, boynu bükük bir vaziyette çok komik görünüyordu.
İnci kıkır kıkır gülmeye başladı.

- Affetmek o kadar kolay değil. Bakalım hangi cezalara katlanabileceksin, dedi.

Bülent işte o zaman ona muzip muzip bakan eşinin içinde sakladığı küçük kızı gördü.
Bundan sonra her şey daha farklı olacak diye düşündü.

Logged
nazo
Ziyaretçi
« Yanıtla #1 : Temmuz 28, 2007, 04:14:52 pm »

Güzel d1!
Göremeğen erkeklerin,kadınlarının içindeki küçük kızı geç kalmadan
bulup,görmeleri dileğiyle Göz kırpan
Logged
pembepanter
Profesör
****
Offline Offline

Mesaj Sayısı: 429



« Yanıtla #2 : Temmuz 30, 2007, 01:26:28 pm »

Aylin çok güzel,duygusal,romantik bir yazıydı.Paylaştığın için saol. Gülümseme
Logged

MUTLULUK YANIBAŞINDA,GÖREBİLSEN UZANACAKSIN,ÇABALASAN TUTACAKSIN...
_Tuna_
Ziyaretçi
« Yanıtla #3 : Ağustos 09, 2007, 11:49:06 am »

yıllerdır evliyim.kısa mutluluklar yaşadım.sorunda bu zaten mutluluklar çooooooooooooooook kısa
Logged
yalnizkiz
Profesör
****
Offline Offline

Mesaj Sayısı: 425



« Yanıtla #4 : Ağustos 09, 2007, 05:09:52 pm »

kadının ne olursa olsun herseye boyun egip susup oturmasi, hicbr beklenti icinde olmamasi, boylece birsey gelirse onla mutlu olmasi, eskilerin yaptigi gibi...

cozmus muyum?  Sırıtan
Logged
_Tuna_
Ziyaretçi
« Yanıtla #5 : Ağustos 09, 2007, 05:36:47 pm »

sence fazla olmadımı
Logged
gihtiyar
Öğrenci
*
Offline Offline

Mesaj Sayısı: 5



« Yanıtla #6 : Kasım 04, 2007, 10:59:58 pm »

Bir bilen varsa yazsın da bizde öğrenelim. Bence bulduklarınla yetinmek herşeyi idare etmek yani her durumda sorunları çözen olmak sonuçta kendimden hep birşeyler verirsem hayat sorunsuz ancak ne zaman yeter diyecek olsam mutsuzluk o kadar yaklaşıyor ki   neyse dediğimde boşvermesemde boşvermiş gibi yaptığımda yani yaşanılan tüm aksiliklerin üzerini katkat örtebildiğimde hayat normal devam ediyor malesef ama böyle.
Logged

Oyun bitince Şahta piyonda aynı kutuya konur
sacide
Ziyaretçi
« Yanıtla #7 : Kasım 05, 2007, 08:35:33 pm »

             Mutluluk evlilikte degildir mutlu olmayi bilen insan her ortamda mutlulugu yakalar.kimse bize mutluluk veremez ,mutlulugu sartlara baglamisiz söyle olursa ,böyle olursa mutlu oluruz diye .duygusal zekanizi kullanin evliginizde esinizin yapmadigi yada yapamadigi güzellikleri degil,azda olsa yaptigi hos davranislari görmeye calisin .Beklentiniz ne kadar büyük olursa hayal kirikliginizda büyük olur.Kisi kendi mutlu olmayi ögrendiginde cevresindekilerede yansiyor bu mutluluk ...
Logged
sayemm
Ziyaretçi
« Yanıtla #8 : Kasım 07, 2007, 03:00:03 pm »

bende çözenlerden degilim sır galiba bu hala
Logged
kardeniz
Öğrenci
*
Offline Offline

Mesaj Sayısı: 23


« Yanıtla #9 : Kasım 08, 2007, 09:20:04 pm »

 Bu gerçekten çok büyük bir SIR.
 Çözebilene bravo.
Logged

İnsan balıklama dalmalı hayatın içine
Bir kayadan zümrüt bir denize dalarcasına
Baba-Abi
Profesör
****
Offline Offline

Mesaj Sayısı: 299


@ YASATARAK @ YASAYIN @


« Yanıtla #10 : Kasım 08, 2007, 09:40:58 pm »

yıllerdır evliyim.kısa mutluluklar yaşadım.sorunda bu zaten mutluluklar çooooooooooooooook kısa
Bende uzun zamandir lotto oynuyorum hep 3 yakaliyorum ama 6 yi bilemedim daha bana sanki bu haftaki lotto Da cikacak sayilari istiyorsun gibi geldi genede sizi kirmadan 6 tane sans sayisini yazacagim Ama  evlilikteki mutluluk konusunda size sadece 2 kelime önerebilirim  buda benim tecrübelerimden kaynaklanan bir davranistir ve beni 28 senedirde mutlu etmistir isterseniz bir deneyin yillardir evli olmaniza ragmen belki  denememis olabilirsiniz bir deneyin bakin nasil mutlu olacaksiniz  Ayriyaten size bu haftaki lotto sayilarini vermis oluyorum dikkat (3-11-24-38-44-49)  Tabiki hic aliskin olmama ragmen bende bir saka yapmak istedim lotto sayilari ile.Evlilik konusunda mutlulugun iste 2 altin hareketi "YASATARAK YASAYIN"
Logged

Kendin icin istemedigin birseyi baskasi icinde isteme.
tekbaşina
Asistan
**
Offline Offline

Mesaj Sayısı: 71



« Yanıtla #11 : Kasım 10, 2007, 04:25:57 pm »

çözülebilseydi kimse bukadar uğraşmazdı herhalde
sevgi de mutlulukda emek isteyen seyler
formülünü buldum uygulayayım diye birşey olamaz bence
her kesin mutluluk tarzı farklıdır
eğer iki insan aynı şeyleren mutlu olmaya başlamış ve ortak zevkler edinmişlerse
bir şeyler yolunda demektir
Logged

NE MUTLU TÜRKÜM DİYENE!!!!!!!!!
suufi
Ziyaretçi
« Yanıtla #12 : Kasım 10, 2007, 04:56:45 pm »

Evlilikte mutluluğun sırrı sevgi ve saygıyı asla yitirmemek..hoşgörülü olup iyi empati yapabilmektir bence.
Logged
konya2000
Öğrenci
*
Offline Offline

Mesaj Sayısı: 8


« Yanıtla #13 : Kasım 14, 2007, 03:29:25 pm »

Ben esimle mutlu olmak icin cabaliyorum, ama o hic ugrasmiyor, ama mutluyoz bazi is ve beraber oturma sorunlarida olmasada mutluyoz, ama sadece ben cabaladigim icin, mesela o üzgün oldugu zaman ben teseli ederim ama ben üzgün oldgum zaman o teselli yerine ne ldu niye astin suratini der. Neden hep kadinlarr mutlu olmanin yollarini ariyorlarki ?
Logged
hone
Profesör
****
Offline Offline

Mesaj Sayısı: 414



« Yanıtla #14 : Kasım 14, 2007, 04:45:33 pm »

Hep arıyoruz mutluluğu.Neden?
Sacide arkadaşımız bence konuyu güzel özetlemiş.Ama hep ben yapıyorum ben taviz veriyorum eşim hiçbir şey yapmıyor birazda o yapsın o uğraşsın diye düşünürsek biz daha çok bekleriz mutluluğu  Gülümseme
Logged

Kurduğun hayalleri ayazlar yıksada,sen yeter ki hep ümit et hayat döner sana...
Sayfa: [1] 2 3 Yukarı git Yazdır 
« önceki sonraki »
Gitmek istediğiniz yer:  


Kullanıcı adınızı, parolanızı ve aktif kalma süresini giriniz

MySQL ile Güçlendirildi PHP ile Güçlendirildi Powered by SMF 1.1.1 | SMF © 2006, Simple Machines LLC XHTML 1.0 Geçerli! CSS Geçerli!
Bu Sayfa 2.276 Saniyede 17 Sorgu ile Oluşturuldu