Ana Menu
Anasayfa
Bize ulaşın
Forum
Yardım
Psikoloji
Kişilik Bozuklukları
Genel Psikoloji
Yeme Bozuklukları
Tüm Psikoloji Yazıları
İçerikler
Çocuk ve Aile
Kişisel Gelişim
Tüm Yazılar
Arşiv
Psikoloji Testleri
Eğlence Testleri
Kişilik Testleri
Yazarlar
Perihan Yazıcı
Çiğdem Alper
Rüya Yüksel
İnci İlhan
Süreyya Türkoğlu
Dr. Meltem Kavcar Sırmalı
Erim Cebeci
Leyla Draman
Füsun Budak
Derya Akkaya
Ümran Akça
Özden Bayraktar
Anasayfa
Forum
Hatunca.net
Günlük
Sevgili Günlük...
Sevgili Günlük...
Merhaba,
Ziyaretçi
. Lütfen
giriş yapın
veya
üye olun
.
Ekim 15, 2008, 09:56:46 pm
Hatunca.NET Forum
Hatunca.net
Günlük
Sevgili Günlük...
0 Üye ve 1 Ziyaretçi konuyu incelemekte.
« önceki
sonraki »
Sayfa:
[
1
]
2
Gönderen
Konu: Sevgili Günlük... (Okunma Sayısı 1765 defa)
benfeslegen
Profesör
Offline
Mesaj Sayısı: 380
Sevgili Günlük...
«
:
Temmuz 24, 2007, 11:05:12 am »
Tam 19 yıl önce başlamıştım yazmaya. Pek düzenli olmasada aklıma estikçe, canım sıkıldıkça, kendimi yalnız ve mutsuz hissettikçe...
Genelde sıkıntılı, bunalımlıdır benim günlüğüm. Çok azdır içinde mutluluk anları.
Hiç mutlu olmadığımdan değil, sadece mutsuz anlarımda ona ihityaç duyduğumdan.
Çok uzun zaman oldu yazmıyorum, korkuyorum, okumuyorum bile...
Kaçış bu, kendinden, duygularından, acılardan, daha fazla acımaktan...
"Sevgili Günlük" diye başlardı cümleler.
Sanırım arkadaşımdı o benim. Sırdaşımdı, güvenirdim.
Şimdi yazamıyorum, paylaşamıyorum.
Dedim ya cesaretim yok.
Bazı duyguları dile getirmek bile çok zor. Sanıyorum ki konuşursam, anlatırsam daha bir gerçek olacaklar, büyüyecekler, beynimi yiyecekler.
Bu sıralar en ihtiyacım olan şey beynim.
Logged
benfeslegen
Profesör
Offline
Mesaj Sayısı: 380
Ynt: Sevgili Günlük...
«
Yanıtla #1 :
Ağustos 03, 2007, 01:38:38 pm »
GÜNLÜK...
Ne anlamlı bir kelime. Benim gibi uzun vade hayalleri olan, buna rağmen sadece günü kurtarmak çabasıyla yaşayan biri için.
GÜNLÜK...
Günlük yaşıyorum değilmi. Her gün bir problem, her gün bir sıkıntı. Bana düşen o günü kurtarmak.
Kaç günüm var acaba böyle günlük yaşayacağım.
Dur biraz kavga edelim bakalım.
İlk sıra patronun...
Be adam sen kendini ne sanıyorsun. Farkında değilsin aklını başına almazsan çuvallayacaksın. Kendini çok akıllı sanıyorsun ama yanılıyorsun. Eskiden sana acıyor, hatalarını kapatmak için seninle kavga etmeyi bile göze alıyordum. Ama sende hala tık yok. Burnun biraz fazlaca havada. Senin eline verdikleri, seninde her fırsatta dile getirdiği diploman varya. Sökmez bu sektörde. Millet arkandan alay etmeye başladı bile ama senin burnun kaf dağında hala farkında değilsin.
Üstelik ne karın nede sevgilin. Bıktım hepinizden. Önce patron karısı sevgili hanımefendiden başlayalım.
Bak güzelim kocandan beni kıskanmana gerek yok. Ona bu kadar yakın olmamın, attığı her adımdan haberdar olmamın tek sebebi; senin kocanın koca bir beceriksiz olmasından. eğer ben arkasını toplamasam, inan bana şu an rahatlıkla yediğin o paraların kuruşuna bile sahip olamaz, üstelik birde pisliklerini temizlemeye uğraşıyor olurdun.
Ayrıca şunuda söylemek isterimki bu adam evli olmasa dahi ben ona bakmazdım...
Bilmem hiç duydunmu? "Sınıf farkı"
Bence artık ofise gelip, o yukarıdan aşağıya komplekse batmış halinle benimle yakınlaşmaya, rekabet etmeye kalkma.
Logged
benfeslegen
Profesör
Offline
Mesaj Sayısı: 380
Ynt: Sevgili Günlük...
«
Yanıtla #2 :
Ağustos 04, 2007, 04:38:33 pm »
Akşama misafir gelecek...
Nasıl bir emrivaki bu?
Arkadaşlarımızmış.
Kimki onlar?
Biliyormusun bir iki ay öncesine kadar yalnızdım. hemde yapayalnız. Ben o eve nasıl girdim, nasıl çıktım, neler yaşadım, neler hissettim...
Ne senin nede arkadaşlarımızın haberi bile yoktu.
Şİmdi herşey düzeldi değilmi?
Ne sanıyorsun, susuyor, konuşmuyor, idare ediyor olmam benim herşeyi unuttuğum, normal olduğum anlamınamı geliyor.
Ha ben evin hanımıyım ya...
Misafirde ağırlamam lazım değilmi...
Şimdi işten çıkıp alışveriş yapmam, size masa kurmam, içki almam...
Hiçbiriniz hiçbir şeyin farkında değilsiniz.
Eriyorum, bitiyorum ben. Ve hiçbirinizdede varolmak istemiyorum.
Sıradan, aptal problemlerinizi dinlemek, teselli vermekte istemiyorum artık. Bıktım, yoruldum hepinizden...
Biliyormusunuz, ben çocuklarımdan ayrıyım, hayatımı toparlayabilmek için göbeğimi çatlatıyorum...
Umrunuzda bile değil ama acı çekiyorum...
Ve hiçbirinizi ne evimde nede hayatımda istemiyorum.
Logged
benfeslegen
Profesör
Offline
Mesaj Sayısı: 380
Ynt: Sevgili Günlük...
«
Yanıtla #3 :
Ağustos 09, 2007, 12:00:17 pm »
Oğlum,
Güzel çocuğum benim.
Sen benim hayatımı, dünya görüşümü, herşeyimi değiştirdin. Farklı, hiç tanımadığım, bilmediğim duyguların kapılarını açtın bana...
Köşelerimi törpüledin, güç verdin, gücüm oldun. 30 yaşıma kadar bekledim seni çağırmak için. Güya bütün taşları yerine oturtacaktım, hayatımı maddi manevi yoluna koyacaktım. Güya senin için en iyi şartları oluşturacaktım...
Yapamadım be çocuğum. Kendimce en iyilerini hayal ettim, çalıştım, çabaladım...
Senin annnen koca bir hayalperest çıktı. Yanlış insanlara güvendi, inandı...
Kaybettiğim hiç bir şeyde gözüm yok, umrumdada değil ama kayıplarım sizi elimden aldı. Seni ve kardeşini...
Hatırlıyorumda doğduğun günü...
Bütün bir gece uyumamıştım hastanede. Ağlarsan duyamam, yada odaya biri gelir seni götürür korkumdan...
Evimize döndüğümüzde de gecede kimbilir kaç defa kalkar nefesini kontrol ederdim. Korkardım seni kaybetmekten, sana bir şey olmasından...
Uyurken bile seyrederdim seni. Gurur duyardım seninle ve kendimle. Dışardan bakan çoğu insan için anlamsız ve sıradan olan her bir hareketin benim için o kadar anlamlı o kadar özeldiki...
Hep yanında olmak, sevgiyle, şefkatle annelik yapmaktı hedefim.
Beceremedim...
Senin annen koca bir beceriksiz çıktı maalesef. Tam bir yıl olacak sizden ayrılalı. Oysa ben böyle hesap etmemiştim.
Yaşadığım her şeyin hesabını verebilirim. Vicdanım rahat. Bir tek sana ve kardeşine yaşattığım annesiz günlerin hesabı yakıyor yüreğimi. Bunun hesabını size nasıl veririm onu bilemiyorum.
Çocukluğunuzun en güzel günleri, bana en çok ihtiyaç duyduğunuz günleri bensiz ziyan ettim. Nasıl telafi ederim bilemiyorum. Telafisi olmaz bunu biliyorum belkide.
Affedin beni. Anneler çocukları için hep iyi olanı isterler. Onlar hiç üzülmesin kırılmasın isterler...
Affet beni annem. Daha çok küçüksün biliyorum ama dua et annen için bebeğim. Güzel günler bizim için olsun inşallah. Sen, ben, kardeşin. Hep birlikte, yan yana, aynı evde...
Canım oğlum, güzel çocuğum...
Yaşattığın, hayatıma kattığın her şey için binlerce teşşekkür sana ve Allahıma.
Logged
benfeslegen
Profesör
Offline
Mesaj Sayısı: 380
Ynt: Sevgili Günlük...
«
Yanıtla #4 :
Ağustos 13, 2007, 11:23:07 am »
Yeni bir gün, yeni iki problem...
İnadına yapar gibi. Ben inat ediyorum hayatla "sen ne yaparsan yap, bak ben yine tutunacak bir umut kırıntısı, bir hayal buluyorum" diye. Hayat kavga ediyor benimle "dur bakalım bende sürpriz bitmez, ben sadece sana çalışıyorum" diye.
Tam bitti, bitiyor, güzel şeyler geliyor derken bir dalga, kumdan kale yerle bir.
Bu bir oyunmu yoksa? Sınavmı? Sınamamı?
Ama yeter artık ha...
Bak benimde gücümün sınırları var. Ve sanırım ben bu sınırı fazlaca zorladım zaten.
Çok fazla şey istemiyorum. En azından biraz zaman istiyorum. Çok değil kısa bir zaman ama nefes alıp kendime gelebileceğim kadar.
Tamam yine oynayalım. Razıyım ben. Ama nefes alamazsam senin işine yaramamki. Bilirsin nefes alamayan insana ne olur. Allah muhafaza boğulurum, moğulurum. Bu eğlenceli oyuncağıda kaybedersin sonra.
Logged
Tracker
Profesör
Offline
Mesaj Sayısı: 477
HİÇ BİR ZAFERE ÇİÇEKLİ YOLLARDAN VARILMAZ.
Ynt: Sevgili Günlük...
«
Yanıtla #5 :
Ağustos 13, 2007, 11:28:55 am »
fesleğen güzel bir günlük yazmışsın?
dertleri tiye alıyorsun bu çok güzel bir karakter...
zorladım sınırları diyorsun ama zorlamamışsın...
daha çok dayanırsın...
her çıkışın bir inişi oluyor... dayanabilirsen tepeden diğer tarafa dayanamazsan aynı yere geri gelirsin...
ben yazdıklarından ve kelimelerinden sen tepeden diğer tarafa güneşin doğduğu tarafa geçeceğini düşünüyorum... sen hayatın değil hayat senin oyuncağın... sen kararlı ol o sende boğulsun...
Logged
NE DESEMKI HERSEYE RAGMEN HAYAT DEVAM EDIYOR...
benfeslegen
Profesör
Offline
Mesaj Sayısı: 380
Ynt: Sevgili Günlük...
«
Yanıtla #6 :
Ağustos 14, 2007, 10:57:44 am »
Ne uzun, ne zorlu bir yolmuş bu...
Her gün yeni bir sıkıntı, problem...
Hep dua ediyorum "Allah'ım sağlığımı koru" diye. En büyük korkum sağlığımı kaybetmek.
Ama sanırım yavaş yavaş gücüm tükeniyor. Dün gece saatlerce sol ayak ve elimin uyuşmasını durduramadım. Önce yok saydım, kısa süreli bir uyuşma diye. Baktım geçmiyor düşünmemeye çalıştım, kendime pozitif enerji yükledim falan. Tanrıyım ya ben...
Bunları yapan beynim ya. Duruduranda beynim olacaktır nasılsa değilmi?
Kendime acıdım sonra. Öyle yalnız, öyle çaresiz ve mutsuzumki.
İçim cayır cayır yanıyor. Mideme sıkı bir yumruk yemiş gibiyim. nefesim kesiliyor. Kimseyle konuşamıyorum, kimseye anlatamıyorum. Öyle aptal aptal balkonda oturup, sigara, ayran içip kendi kendime mutluluk oyunları oynuyorum. gelecek güzel günlerin hayalini kurmaya çalışıyorum ama olmuyor işte. İnsan acı çekerken hayalde kuramıyor.
Kendim konuşup, kendim dinliyorum. kendi kendime veriyorum tesellilerimi.
Hayvanlar yaralanınca kendi yaralarını tamir etmeye çalışırlar yalayarak.
Onlara benziyorum işte. Koca dünya, koca orman, yapayalnız ben. Kendi yaralarımı sarmaya çalışıyorum...
Güçlenmek dedikleri bu olsa gerek... Daha nereye varacaksa.
Logged
benfeslegen
Profesör
Offline
Mesaj Sayısı: 380
Ynt: Sevgili Günlük...
«
Yanıtla #7 :
Ağustos 31, 2007, 10:44:03 am »
Sinirlimiyim bugün ne?
Yada üzgün, mutsuz...
Her bir duygu üstümde mutluluk hariç. Kelimeleri nasıl sıraya koyarım, nasıl cümleler kurarım bilmiyorum. Herşey karmakarışık.
İşimden nefret ediyorum öncelikle. Ama iyi bir gelişme hayatımda güçlü, iyi, nazik birilerinden iyi bir iş teklifi alıyorum.
Etkiliyor tabi bu beni. Yeni bir umut, yeni bir iş. Üstelik iyide para veriyorlar.
Her şey ne güzel gelişiyor değilmi?
Patronlardan biriyle bir iki görüşme daha yapıyorum. Sohbet ediyoruz. Kanımda ısınıyor adama. Çok samimi, komplekssiz, rahat bir adam. üstelik danada değil.
İyi bir şeyler hissetmeye başlıyorum. Şansım dönüyormu ne?
Bu arada bu adamla görüşmelerimi bilen eskiyen kocam, zırt pırt ofisime gelmeye başlıyor. Çaktırmıyor ama yeni birileriyle görüşüyor olmam onda kıskançlığa sebep oluyor. Gün sonu programımı öğrenip dahil olabilmek için elinden geleni yapıyor.
Ben ona hesap vermek zorunda değilimki. Eğer hala onu hayatımın içinde tutuyorsam onu koca gördüğümden değil. Sadece çocuklarımın hatırına onunla yüz göz olmamak adına sinirimi bozan bir çok şeyine susuyorum,idare ediyorum. Oysa onun yüzünü görmek bile istemiyorum. Sinirlerimi bozuyor etrafımda olması.
Her şey bir tarafa çocuklarımı özledim. Yanlarına bile gidemiyorum. Önümüzdeki hafta gelecekler ama evde eşyam bile olmadığından habire bahaneler uyduruyorum annemlere.
Bir taraftan içim cayır cayır yanıyor. Bir taraftan kuyruğu dik tutmaya çalışıyorum. Kimse bilmiyor, hissetmiyor nasıl yandığımı. Nasıl ağlayasım, dağıtasım var. Kimseye bir şeyde söyleyemiyorum.
Ben böyle cayır cayır yanarken kocanın umrunda değil benim nasıl acı çektiğim. Yeni bir iş buldum seviniyorum derken görüştüğüm patrondan gece bir mesaj alıyorum. "Bugün içimde bir eksiklik var seninle görüşmedim diye" gibi bir mesaj alıyorum.
Darmadağınım ben.
Hepsi bir tarafa sevgili eskiyen kocama dün para verip parfüm almasını söylüyorum. Adam gidip yanlış parfüm alıyor.
Bugün bana ait olmayan bir kokuyla dolanıyorum ortalıkta. Her şeye katlanıyorumda bu iğrenç, bana ait olmayan kokuya katlanamıyorum işte. Öyle emanet, öyle sinir bozucu duruyorki üstümde.
Elim ayağım titriyor. Ağlayasım var. Boğazım düğüm düğüm. Biriyle, birileriyle kavga edesim var.
Mutsuzum ben mutsuz.
Bu koku benim değil.
Logged
EsLeem
Ziyaretçi
Ynt: Sevgili Günlük...
«
Yanıtla #8 :
Ağustos 31, 2007, 11:02:12 am »
ne diyim bilemiyorum.. bi insan hayatını nasıl ukadar samimi anlatabilirki başka türlü..nasıl içten sıcacık..iyisi ve kötüsüyle..kendinizi yargılamanıza bayıldım ..bu süper bişi..dilerim herşey bir an önce yoluna girer...rabbim daha büyük sıkıntılar vermesin..ve lütfen sağlığınıza dikkat edin olur mu?
Logged
benfeslegen
Profesör
Offline
Mesaj Sayısı: 380
Ynt: Sevgili Günlük...
«
Yanıtla #9 :
Ağustos 31, 2007, 11:20:38 am »
Bir arkadaşım bana KONTROL MANYAĞISIN demişti. Bu kontrol deliliğim yüzünden bir yudum içki bile içemiyorum bu sıralar. Hatta uzun zamandır. Aman zaten kötüyüm, yanlış bir şey yapmayım, çözülmeyim, dağılmayım diye.
Bu gün ofiste kimse yok. Patron tatilde, büyük bir ihtimallede o olmadığından kimse gelmez.
Diyorumki şöyle iki şişe şarap alsam, kapılarıda kimseye açmasam, açsam müziğimide.
İki şişe şarap...
Sanıyorumki beni darmadağın edecek. Belki de iyi gelir.
Kim bilebilirki.
Logged
benfeslegen
Profesör
Offline
Mesaj Sayısı: 380
Ynt: Sevgili Günlük...
«
Yanıtla #10 :
Ağustos 31, 2007, 05:45:51 pm »
Gittim aldım şarabı.
Müzikte tamam. Ufaktan takılıyorum işte.
Bildiğim çilingir sofraları arkadaşlarla kurulurdu. İçilir dertleşilirdi. Ne kalabalık, ne güzel günlerdi onlar.
O zamanlarda bunalırdım sık sık. Ne şımarıkmışım...
Aradım asılan patronu. Şaka yollu "siz bana asılıyormusunuz" diye sordum. Şok oldu herif. Hık mık...
Neyseki diğer telefonu çaldıda bana cevap vermekten kurtuldu.
Sanırım bu şekilde yeni iş umudumda suya düştü.
Aslında herşey ne kadarda kolay olurdu biraz umut versem. Niyetli olsamda acık naz yapsam...
Sonra işe başlasam. Uyumlu, sormayan, sorgulamayan bir sevgili olsam.
Kariyer basamaklarını hızla tırmansam...
Böyle bir yolda var değil mi?
Logged
benfeslegen
Profesör
Offline
Mesaj Sayısı: 380
Ynt: Sevgili Günlük...
«
Yanıtla #11 :
Eylül 10, 2007, 04:56:57 pm »
Son bir kaç gün...
İnanılmaz, İlginç, garip, karmakarışık...
Kendime dışarıdan baktım da...
SEnaryoya bakın. Üstelik bunlar patronuma yazılan senaryolar ve ben bu senaryonun neresindeyim, neresi gerçek anlayamadım...
Şu bana asılan adam. İş yaptığımız başka bir adamında tanıdığı. Bir şekilde bizimde tanıştığımızı öğreniyor ve hikaye bundan sonra başlıyor.
Neymiş efendim, bu herif bir istihbarat'ın adamıymış. Benimle bağlantı kurmasının sebebi ise buymuş. Şu anda elimizde olan dosyalar iki grubun ilgisini çekmiş. Bende bu anlamda kullanılmışım. Hatta benimde bu adamlarla bağlantım varmış ve ben dosya satıyormuşum gibi... İşin ilginci birileri hangi saatte nerede oturduğumu bile rapor ediyor. Ne önemliymişim bende yeni anladım.
Aklım karıştı inanamadım, sinirlendim, bağırdım, çağırdım, istifa ettim. Zaten istedikleri buydu ama bu seferde herifler tırsmaya başladılar. İşlerine zarar veririm korkusu içindeler.
Düşünmedim değil. Üç iş ortağının ayrı ayrı sırları bende. Hepsi bana dedikodu yaparlar. Hani çirkef kadın muhabbetleri vardır "ağzımı bir açarsam" diye başlar.
Bu cümleyi kurabilmeyi çok istedim, ama kendime yakıştıramadım. Kafam karmakarışık, ruhum yorgun. Benim kafam basmazki böyle paranoyak hikayelere.
Üç kuruş çıkarlar insanları ne hale getiriyor. Dağıttı bı herifler beni. Darmadağın etti. Bütün hafta sonu neredeyse ağlayarak geçti. Sinirimden ne yapacağımı bilemedim.
Bir tarafta iftiraya uğramışım, onurum söz konusu.
Diğer tarafta birileri bana güvenmiş, ticari sırlar vermiş, sonrada ilk beni satmış konuşamıyorum.
Anlayamıyorum, bilemiyorum ne yapmalıyım.
Logged
benfeslegen
Profesör
Offline
Mesaj Sayısı: 380
Ynt: Sevgili Günlük...
«
Yanıtla #12 :
Eylül 14, 2007, 02:45:12 pm »
Sanırım en büyük erdem sabır olsa gerek.
Gerçi ben bu erdemden yoksunum ama iyiki yapmak istediklerimi anında yapmamışım, iyiki yinede sabırlı davranmışım.
Hep kendimle barışık olabilme, kendimle gurur duyma kavgası verdim hayatta. İstisna durumlar hariç hiç iki yüzlü ve çıkarcı davranmadım. Saftım ben. Kötülük aklımdan geçmezdi.
Hataymış demeyeceğim. Bunlar benim doğrularımdı.
Artık biraz daha farklı düşünüyorum, kafam karışık, doğrumu yapıyorum bilmiyorum ama bu oyunun kuralı böyleyse bende oynuyorum.
Hadi bakalım Oscar'ı kim alacak.
Logged
benfeslegen
Profesör
Offline
Mesaj Sayısı: 380
Ynt: Sevgili Günlük...
«
Yanıtla #13 :
Ekim 02, 2007, 06:30:43 pm »
Kızımın 3. doğum günüydü dün...
Ve maalesef bensiz geçen ikinci doğum günü. Tam bir yıl bir aydır ayrıyım çocuklarımdan. Akraba ziyareti gibi ziyaretlerim olabiliyor yalnızca.
Canım kızım. Bensiz bir mum daha üfledin. Güzel yüzlü çocuğum. Öyle güleç, öyle sıcakkanlısınki. Seni tanıyan herkes senden bahsediyor bana. Buradada öyleydin zaten. Bütün komşularımız bayılırdı. Biz gidemesekte akşamları muhakkak birileri gelir seni alırdı. Öyle sevimli öyle şefkatlisinki.
Köydeki nineler dedeler bayılıyorlar sana mesela. Ellerini öpüyormuşsun, dedem deyip sarılıyormuşsun.
Kızım...
Güzel, güleç yüzlü çocuğum...
Ben bunları hep başkalarından dinliyorum, kendi çocuklarımın hayatını uzaktan seyredebiliyorum. Sizsizlik içimi nasıl yakıyor bir bilsen. Senin ve ağbinin resimlerinize bile bakamıyorum artık. İçim öyle yanıyorki.
Figüran anne...
Maalesef ben buyum işte.
Doğum günlerinizde, düşüp biryerlerinizi acıttığınızda, korkup sığınmak istediğinizde ve daha bir sürü olayda yanınızda olamayan, telefonlarda anne diyebildiğiniz, gününüz hakkında kısa görüşmeler yaptığınız telefon anneyim ben.
Affedin beni kuzularım.
Ve sabredin.
Çok değil az kaldı. Ben inanıyorum ve dua ediyorum.
Sizde inanın ve dua edin küçük kuzularım benim.
Sizleri çok seviyorum.
Hemde çok.
Logged
benfeslegen
Profesör
Offline
Mesaj Sayısı: 380
Ynt: Sevgili Günlük...
«
Yanıtla #14 :
Ekim 09, 2007, 05:57:47 pm »
Günlük...
Güzel günlük...
Herhalde bir seneye yakındır bu sitedeyim. Eskiler bilir ne sıkıntılı günler yaşadım. Öyle umutsuz zamanlarım olduki çok zaman ölümün kıyısında gezindim. Dualar ettim, buradaki dostlar dualar etti benim için...
Yarın Ankara'ya çocuklarımın yanına gidiyorum. Ve dönüşte onlarla dönüyorum.
Bundan daha güzel şeymi olur. Artık akşamları eve gidiş amacım olacak...
Mutluyum, çok mutlu...
Logged
Sayfa:
[
1
]
2
« önceki
sonraki »
Gitmek istediğiniz yer:
Gitmek istediğiniz yer:
-----------------------------
Hatunca Yönetim
-----------------------------
=> Hatunca Yönetim
-----------------------------
Hatunca.net
-----------------------------
=> Günlük
=> Hatunca.net Yazılar
=> Kişisel Gelişim
=> Kişisel Gelişim ve Seminer Duyuruları
=> Yardım Merkezleri
=> Aile, Evlilik ve Çocuklar
=> İnsan İlişkileri
=> Kadınlar ve Erkekler
=> Dertler ve İtiraflar
=> Düşünüyorum
=> Kültür-Sanat
=> Kitap
=> Bilim ve Araştırma
-----------------------------
Psikoloji-Terapi
-----------------------------
=> Dr. Meltem Kavcar Sırmalı'ya Sorun
=> Kişilik Bozuklukları
=> Çocuk Psikolojisi
=> Bulimia ve Anoreksiya
=> Tecavüz, Şiddet ve Cinsellik
=> Madde bağımlılığı
=> Fobiler, Anksiyete, Panik Attak
=> Stres, Depresyon, Kayıp
1 Saat
1 Gün
1 Hafta
1 Ay
Her zaman
Kullanıcı adınızı, parolanızı ve aktif kalma süresini giriniz
Powered by SMF 1.1.1
|
SMF © 2006, Simple Machines LLC
Bu Sayfa 1.255 Saniyede 16 Sorgu ile Oluşturuldu
Yükleniyor...